6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Meşru hamile karşı keşidecinin şahsi def'ilerini ileri sürememesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3034 E. 2021/3694 K. · · İlk derece: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Çeki ciro yoluyla devralan meşru hamil, keşideci ile lehtar arasındaki temel ilişkinin tarafı olmadığından, keşideci bu temel ilişkiden doğan şahsi def'ilerini kural olarak devralan hamile karşı ileri süremez. Bu def'iler ancak hamilin çeki bile bile borçlu zararına iktisap ettiğinin ispatlanması halinde ileri sürülebilir; bu ispat edilemediğinde keşidecinin menfi tespit ve istirdat talebi devralan hamiller yönünden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Ciro ile devralan meşru hamile karşı keşidecinin temel ilişkiden doğan şahsi def'ilerini ileri sürüp süremeyeceği → ret

İddia: Davacı keşideci, malların teslim edilmediğini ve davalının çekleri kötüniyetle üçüncü kişilere devrettiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve çeklerin istirdadını talep etmiştir.

Gerekçe: Çeki ciro yoluyla devralan hamil, temel ilişkinin (davacı ile lehtar arasındaki satış/sözleşme ilişkisinin) tarafı olmadığından, keşidecinin bu ilişkiden doğan şahsi def'ileri kural olarak devralan hamile karşı ileri sürülemez. Bu def'ilerin ileri sürülebilmesi için hamilin çeki bile bile borçlu (keşideci) zararına iktisap ettiğinin ispatlanması gerekir; somut olayda ciro alacağına mahsuben yapılmış olup, hamilin çeki bile bile borçlu zararına iktisap ettiği yönünde delil sunulamadığından, keşidecinin def'ileri devralan hamillere karşı ileri sürülemez ve talep bu davalılar yönünden yerinde değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay kendi esas muhakemesini kurmadan onama yapmıştır; emsal değeri, benimsenen İlk Derece Mahkemesi gerekçesindeki 'keşidecinin temel ilişkiden doğan şahsi def'ilerini, çeki bile bile borçlu zararına iktisap ettiği ispatlanmadıkça ciro ile devralan hamile karşı ileri süremeyeceği' holding'i üzerinden doğar.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit çekin istirdadı meşru hamil şahsi def'iler ciro bile bile borçlu zararına iktisap temel ilişki (illi ilişki)

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3034 E.  ,  2021/3694 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 28.12.2017 tarih ve 2014/1011 E. - 2017/1090 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 23.05.2019 tarih ve 2018/1163 E. - 2019/739 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile davalı Mekal Makine Ltd. Şti. arasında akdedilen 25.09.2013 tarihli sözleşme uyarınca davalıdan satın alınan mallara karşılık toplam 433.500-TL tutarlı 9 adet çek verdiğini, ancak davalının malları teslim etmediğini, yapılan araştırma neticesinde ise davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğinin ve çekleri tahsil etmek amacıyla kötüniyetli 3.şahıslara devrettiğinin öğrenildiğini, davalıların birlikte hareket ederek davacının zarara uğramasına neden olduklarını ileri sürerek davacının dava konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, çeklerin istirdatına, aksi halde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 12.02.2014 tarihli dilekçesi ile davalı ... hakkındaki davalarından, 23.12.2014 tarihli dilekçesi ile davalı ... Aksesuar Ltd. Şti. hakkındaki davalarından feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davalı Gülderen Sac A.Ş. vekili, davalının meşru hamil olup davacının davalı Mekal Makine Ltd. Şti. ile arasındaki şahsi def’ileri davalıya karşı ileri süremeyeceğini, davalının cari hesap alacağına mahsuben bu çeki aldığını, dolayısıyla davalının, davacı ile davalı Makel Makine Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin mahiyetini bilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı LTS Tekstil Ltd. Şti. vekili, davalının çekte 3.kişi olup davacının şahsi defilerinin davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının, davalı Makel Makina Ltd. Şti.’nden leasingli olarak bir taşınmaz satın aldığını ve leasing çıkana kadarki dönem için davalıya teminat çekleri verdiğini, davalının çeklerin bir kısmını kullandığını, bu arada leasingden para bu davalının hesabına geçince davalının kullandığı teminat çeklerinin yerine dava konusu çeki verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, 25.09.2013 tarihli sözleşmenin bağlantı satış sözleşmesi başlığı ile ve davacı Mega Mobilya ile davalılardan Mekal Makine arasında imzalandığı ve alıcı Mega Mobilya tarafından toplam tutarı 433.500,00-TL olan 9 adet çekin satıcıya verildiğinin hüküm altına alındığı, davacı tarafından keşide edilip davalı Mekal Makine'ye verilen 9 adet çekin; tümünde keşideci davacı ve Mekal Makine lehtar olduğu, davalı LTS Tekstil'e davalı Mekal Makine tarafından ciro edilen 15.01.2014 tarihli ve 65.000,00-TL bedelli çekin, LTS Tekstil'in adı geçen davalı şirketten olan alacağına mahsuben ciro edilmiş olduğunun tespit edildiği, davacı vekili davalı ...

Aksesuar ve davalı ... yönünden çekleri teslim aldıklarını beyanla bu davalılar açısından davadan feragat ettiklerini bildirdiği, davalı Mekal Makine tarafından diğer davalı Gülderen Sac A.Ş'ye ciro edilen çek bakımından hamilin çeki bile bile borçlu keşideci zararına iktisap ettiği yönünde bir delil sunulamadığı, davalılar LTS Tekstil, Gülderen Sac, ... yönünden talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ... Aksesuar ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davanın davalı Mekal Makine yönünden kabulü ile davacı ve bu davalı arasındaki 25/09/2013 tarihli sözleşmenin feshi ile sözleşmeye konu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, diğer davalılar LTS Tekstil, Gülderen Sac ve ...

yönünden yerinde görülmediğinden davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 15.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/659577600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1163 E. 2019/739 K.

Çekte şahsi def'i ve kötüniyet iddiasının ispatlanamaması

Gerekçe özeti

Çekte şahsi def'ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olduğunun keşideci/davacı tarafça ispatlanması gerekir; bu husus ispatlanamadığında hamilin iyiniyeti korunur ve def'i kendisine karşı ileri sürülemez. Çek istirdadı talebinde ise çekin rıza dışı elden çıkmış olması ön şarttır; bu iddia bulunmadıkça istirdat talebi incelenmeksizin reddedilir.

Emsal değeri

Çekte hamile karşı şahsi def'i ileri sürülebilmesi için hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin ispatı gerektiğine ve bu ispat yükünün def'iyi ileri süren tarafa ait olduğuna ilişkin TTK 687/1 ve 818/1-e madde yorumu; ayrıca TTK 792 uyarınca çek istirdadı için rıza dışı elden çıkma koşulunun arandığına ilişkin tespit yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: şahsi def'i bedelsizlik def'i çek istirdadı kötüniyetli iktisap ispat yükü ciro

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1163

KARAR NO 2019/739

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/12/2017

NUMARASI 2014/1011 E.- 2017/1090 K.

DAVA

Menfi Tespit-Çek İstirdatı

İSTİNAF KARAR TARİHİ 23/05/2019

Davanın kısmen kabul, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkili ile davalı ...Ltd. Şti. arasında akdedilen 25.09.2013 tarihli sözleşme uyarınca davalıdan satın alınan mallara karşılık toplam 433.500-TL tutarlı 9 adet çek verdiğini, ancak davalının malları teslim etmediğini, yapılan araştırma neticesinde ise davalı şirketin kötüniyetle hareket ettiğinin ve çekleri tahsil etmek amacıyla kötüniyetli 3.şahıslara devrettiğinin öğrenildiğini, davalıların birlikte hareket ederek müvekkilinin zarara uğramasına neden olduklarını ileri sürerek müvekkilinin dava konusu çekler nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, çeklerin istirdatına, aksi halde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 12.02.2014 tarihli dilekçesi ile davalı ...

hakkındaki davalarından, 23.12.2014 tarihli dilekçesi ile davalı ... Ltd. Şti. hakkındaki davalarından feragat ettiklerini bildirmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili, müvekkili meşru hamil olup davacının davalı ... Ltd. Şti. ile arasındaki şahsi def’ileri müvekkiline karşı ileri süremeyeceğini, müvekkilinin cari hesap alacağına mahsuben bu çeki aldığını, dolayısıyla müvekkilinin davacı ile davalı ...Ltd. Şti. arasındaki ilişkinin mahiyetini bilmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... Ltd. Şti. vekili, müvekkili çekte 3.kişi olup davacının şahsi defilerinin müvekkiline karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilinin davalı ... Ltd. Şti.’nden leasingli olarak bir taşınmaz satın aldığını ve leasing çıkana kadarki dönem için davalıya teminat çekleri verdiğini, davalının çeklerin bir kısmını kullandığını, bu arada leasingden para bu davalının hesabına geçince davalının kullandığı teminat çeklerinin yerine dava konusu çeki verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.Diğer davalılar usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen davaya cevap vermemişlerdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, TTK'nun 818. maddesi yollaması ile 687.maddesi hükmü uyarınca davacı keşideci ile davalı lehtar ... arasındaki hukuki ilişkiye dayalı şahsi def'ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin çeki iktisap ederken bile bile borçlu zararına hareket etmiş olduğunun kanıtlanması gerektiği, yine istirdat talebi bakımından da TTK 792 maddesi uyarınca çek eline geçmiş bulunan yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olması veya iktisaptan ağır bir kusurunun bulunması halinde iade ile yükümlü olacağı, ancak bu yönde bir delil sunulmadığından lehtar davalı ve feragat edilen davalılar dışındaki diğer davalılar ..., ..., ... yönünden talebin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı ...

ve ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, davalı ... yönünden davanın kabulü ile, davacı ve bu davalı arasındaki 25/09/2013 tarihli sözleşmenin feshi ile sözleşmeye konu çekler nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalılar ..., ... ve ... yönünden yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Davalı ...’nun davalı olan ... şirketinin finans işlerini yürüten, ... çeklerini finans kuruluşlarına veren ve bu iş için ücret alan bir çalışan olduğunu, ...’in ise dava konusu ... ve .. nolu çekleri bu davalıya ciro ve teslim ettiğini, bu cironun müvekkilinin zararına yapıldığının aradaki ilişki gözönünde tutulduğunda açık ve net bir şekilde görülmekte olduğunu, kaldı ki bir çalışanın işvereninden 130.000,00 tl alacaklı olmasının hayatın olağan akışına ters düşmekte olduğunu, bu durumda ispat yükünün, hayatın olağan akışına aykırı durumu iddia eden ya da savunmada bulunan kimseye düşeceğini, oysa davalının savunmada bulunmadığını ve iddianın aksini ispat edemediğini, 2-Davalı ... ise davalı ...

ile ayrı ayrı sektörlerde ticari faaliyet sürdüren ve davalı ... ile ticari bir alışverişi bulunmayan bir şirket olduğunu, taraflarınca yapılan araştırmalara göre iki taraf arasındaki tek alışverişin davalı ... ait olan gayrimenkulün satış işlemi olduğunu, alacaklı konumda olan ...’in borçlu olmadığı halde ... nolu çeki ... ciro ve teslim etmiş olmasının müvekkilinin açıkça zararına hareket edildiğinin bir göstergesi olduğunu, oysa yerel mahkemenin çekin ne için düzenlendiği hakkında yeterli ve gerekli araştırmaları yapmadan karar verdiğini, 3-Davalı ... A.Ş. ise bir diğer davalı olan ... şirketinin mal tedarik ettiği bir şirket olup hem müvekkilini hem davalı ... yakından tanımakta olduğunu, üretimi durdurduğunu iddia eden davalı ...

şirketinin üretimi gerçekten durdurmuş olması halinde ... herhangi bir mal almamış olması ve dolayısıyla borçlu olmaması gerektiğini, aksi halde üretimin durdurulduğu ve şirketin zorlu bir dönemden geçtiği iddiasının çürüyeceğini, geçmiş bir borç için ödeme yapıldığı iddiasında ise ...’ın bu durumunu biliyor olması gerektiğini, bu durumu bilerek ... nolu 65.000,00 tutarlı ve 31.01.2014 keşide tarihli çeki ciro ve teslim etmesini kabul eden ...’ın bilerek müvekkilin zararına hareket ettiğini, ayrıca ...’ın sunduğu çeke ilişkin kayıtların da iddialarını doğruladığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve bu davalılar yönünden de davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesi uyarınca avans olarak verildiği ancak bedelsiz kaldığı ve kötüniyetli olarak iktisap edildiği ileri sürülen çekler nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti ve çeklerin istirdatı istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davalı ... Ltd. Şti.’ne yönelik davanın kabulüne, davalılar ... Ltd. Şti. ve ...’ya yönelik davanın feragat nedeniyle reddine, davalılar ...Ltd. Şti, ... A.Ş. ve ...’na yönelik davaların esastan reddine karar verilmiş olup, davacı vekilince esastan red kararına yönelik hüküm istinaf edilmiştir. Öncelikle TTK 792.maddesi uyarınca çek istirdatı isteminde bulunulabilmesi için çekin rıza dışı elden çıkması gerekmekte olup, somut olayda davacının bu yönde bir iddiası bulunmadığından bu istemi yerinde görülmemiştir.Öte yandan İİK 72.maddesi uyarınca menfi tespit isteminin değerlendirilmesi gerekirse;

davacı, davalı ...Ltd. Şti.’nden satın almış olduğu mallara karşılık avans çekleri verdiğini ancak karşılığında mal teslim edilmediği gibi çeklerin de iade edilmediğini, daha sonra kötüniyetli olarak diğer davalılara ciro edildiğini ileri sürmüş, davalı ... Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir. Bununla birlikte ilk derece mahkemesince davacının bedelsizlik def’i haklı görülerek davalı ... Ltd. Şti.’ne yönelik dava kabul edilmiş ve adı geçen davalı tarafından istinaf edilmemiş olduğundan, artık bedelsizlik def’inin ispatlandığının kabulü gerekmiştir. Bununla birlikte TTK 687/1 maddesi “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def'ileri başvuran hamile karşı ileri süremez;

meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun.” hükmünü haizdir. Aynı yasanın 818/1-e maddesi uyarınca aynı hüküm çekler hakkında da geçerlidir.Somut olayda ise, davacı, davalı ...’nun davalı ... Ltd.Şti.’nin çalışanı olduğunu veya çalışanı gibi hareket ettiğini, dolayısıyla çekleri iktisabında bile bile davacının zararına hareket ettiğini ispat edememiştir. Ayrıca davalı ... A.Ş. kendisine ... nolu çekin değil ... nolu çekin ciro edildiğini,bu çekin cari hesap alacağına mahsuben alındığını ve 28.08.2013 tarihinde bankaya teslim edildiğini ileri sürmüş, ticari defter kayıtları ve banka yazı cevabı da bu iddiayı desteklemiştir. Oysa davacı dava konusu çeklerin davalı ...

firmasına 01.10.2013 tarihinde teslim edildiğini ileri sürmüş olup, banka kayıtları karşısında davacının bu davalıya yönelik kötüniyet iddiasına da itibar edilmemiştir. Davalı ... ise davalı ...’den leasingli olarak bir taşınmaz satın aldığını ve leasing çıkana kadarki dönem için davalıya teminat çekleri verdiğini, davalının çeklerin bir kısmını kullandığını, bu arada leasingden para bu davalının hesabına geçince davalının kullandığı teminat çeklerinin yerine dava konusu çeki verdiğini savunmuştur. Davalının savunması hayatın olağan akışına uygun olduğu gibi , ispat yükü üzerinde olan davacı bu davalının bile bile kendisinin zararına hareket ettiğine dair herhangi bir delil sunamamıştır. O halde ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 35,90- TL nin mahsubu ile bakiye 8,50- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi .

23. 05.2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.