6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati haciz talebinde muaccel alacağın yaklaşık ispatının bulunmaması

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1167 E. 2023/907 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: İtirazın İptali Davasına Bağlı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talep edenin İİK 257/1 kapsamında rehinle temin edilmemiş, muaccel bir para alacağının alacaklısı olduğunu yaklaşık ispat düzeyinde ortaya koyması gerekir; alacağın varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç ise muaccel bir para alacağının bulunduğu kabul edilemez. Karşı yanın beyanı alınmadan, henüz layihalar aşamasında ve delillerin toplanmadığı bir evrede yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesi sağlanmamışsa ihtiyati haciz talebi reddedilir; ayrıca istinaf incelemesinde dava açıldığı tarihten sonraki olgular dikkate alınamayacağından değerlendirme talep ve karar tarihi itibariyle mevcut delillerle sınırlıdır.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinin İİK 257/258 koşulları yönünden değerlendirilmesi → ret

İddia: Davacı vekili, davalının borca soyut itiraz ettiğini, ödemenin iade edildiğine ilişkin somut delil sunamadığını, İİK 257 uyarınca ihtiyati haciz için yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, ilk derece mahkemesinin bu hususları değerlendirmediğini ileri sürerek ara kararın kaldırılıp ihtiyati haciz kararı verilmesini istemiştir.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talep edebilir; İİK 258/1'in 2. cümlesine göre ihtiyati haciz talep eden, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermek zorundadır. Bu kapsamda talep eden, İİK 257/1 anlamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve vadesinin geldiğini yaklaşık olarak ispat etmelidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının varlığı ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç bir alacak yönünden muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. Somut olayda davacı, davalıya gönderilen havale makbuzuna dayanmaktadır. İhtiyati haciz talebi dava dilekçesiyle birlikte yapıldığından, istinaf incelemesinde dava açıldığı tarihten sonraki olgular dikkate alınamaz; inceleme, ihtiyati haciz talep ve karar tarihi itibariyle mevcut deliller kapsamında yapılır. İcra takibine itirazda sebep gösterilmemesi, davaya cevap dilekçesiyle savunma ve delillerin ileri sürülmesine engel değildir. Karşı yanın beyanının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, ihtiyati haciz talebinde muaccel alacağın varlığının yaklaşık ispat düzeyinde ortaya konulması gerektiği ve istinaf incelemesinde dava açıldığı tarihten sonraki olguların dikkate alınamayacağı yönündeki değerlendirme, benzer ihtiyati haciz taleplerinde bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz yaklaşık ispat muaccel para alacağı İİK 257 İİK 258 itirazın iptali kanaat verici delil

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K 257/1İ.İ.K 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1167

KARAR NO 2023/907

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 31/03/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/303 Esas

İHTİYATİ HACİZ/TEDBİR

TALEP İhtiyati Haciz ve Tedbir

İhtiyati haciz ve tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA VE TALEP

Davacı vekili; müvekkil, firma davalı (borçlu) ...'ne aralarında gerçekleştirilmesi taahhüt edilen fıstık ticari işine istinaden 21/11/2022 tarihinde üç parça halinde davalı firma ad ve hesabına toplam 146.250-TL ödeme gönderildiğini, davalının banka hesabına gönderdiği ödemelere açıklama kısmında ''fıstık ödemesi'' açıklaması ile gönderildiğini, müvekkil firma tarafından yapılan ödemelerin mal karşılığı müvekkil firmaya teslim edilmediğini ve yapılan ödemelerin iade edilmediğini, müvekkilin alacağına karşılık Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı/borçlu aleyhinde icra takibi başlatıldığını, borçlu şirket tarafından gönderilen ödeme emrindeki borca mesnetsiz olarak itiraz edildiğini, itiraz üzerine tarafınca zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ancak taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, haksız olarak yapılan itirazın iptali ile, takibin devamına karar verilmesini, davalının itirazında ''Alacaklı görünen şirkete, yetkilisi olduğum şirketin hiç bir borcu bulunmamaktadır.'' beyanına yer verdiğini, davalı şirketin bu ödemeyi iade ettiğine ilişkin herhangi bir yazılı delil ileri süremediğini, salt beyanla borca itiraz ettiğini belirterek İİK 257 maddesinde ihtiyati haciz kararının verilmesi için gerekli şartların oluştuğunu, müvekkilinin herhangi bir hak kaybına uğramaması adına ihtiyati haciz talebimizin kabulüne, ayrıca, yine aynı şekilde HMK 389-400 maddeleri arasında ihtiyati tedbir hususunun düzenlendiğini, işbu amir hükümler gereğince de müvekkilinin herhangi bir hak kaybına uğramaması adına davalının malvarlıklarına ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI

Mahkemece; davacı tarafça davalı taraf adına kayıtlı malvarlıkları üzerine ihtiyati haciz konulması talep edilmiş ise de, dava dosyası henüz layihalar aşamasında olup, tarafların iddia ve savunmalarını ispatlayacak deliller tam olarak toplanmamış, alacağın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği ve yaklaşık ispat koşulu henüz gerçekleşmediği gerekçesiyle koşulları oluşmadığından ihtiyati haciz talebinin reddine; ihtiyati tedbir talebinin davalı taraf adına kayıtlı malvarlıklarının davanın konusu olmaması nedeni ile HMK 389/1 hükmü gereği reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; davalı şirketin mali sıkıntılar çeken ve iflasın eşiğinde olan güvensiz bir firma olduğunu, basiretli tacir olarak ifasını yerine getirmeyerek sebepsiz zenginleştiğini, davalı tarafın soyut iddialar çerçevesinde borca itiraz edip borcun ödendiğine dair gerçek ve somut delilleri sunamadığını, müvekkilinin alacağını alamamasının ticari anlamda şirketi zora sokacağını, Yargıtay kararlarında ihtiyati haciz istemlerinin İİK 257.maddesi uyarınca yaklaşık ispatla ispatlanacağı, kesin ispat aranmayacağı, faturalarla ve hesap mutabakatı ile ispatlanacağının belirtildiğini, Yargıtayın genel yaklaşımına bakıldığı zaman, İİK 257. Maddedeki hususların gerçekleşip gerçekleşmediğinin değerlendirilmesi gerektiği, alacağın risk altında olup olmadığı, alacağa ilişkin dayanakların sunulup sunulmadığı hususların mahkemece değerlendirilmesi gerektiği, mahkemece bu hususların hiçbirine riayet edilmediğini, ara kararın kaldırılarak ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, davalıya fıstık bedeli olarak gönderilen bedelin iadesi istemiyle başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında ihtiyati haciz /tedbir kararı verilmesine ilişkindir. İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.

İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; davacı tarafından davalı adına gönderilen havale makbuzuna dayalı olarak ihtiyati haciz talebinde bulunulmaktadır.İhtiyati haciz talebi dava dilekçesi ile birlikte yapılmış olup; istinaf incelemesinde davanın açıldığı tarihten sonra ki olgular dikkate alınamayacağından; inceleme ihtiyati haciz talep ve karar tarihi itibariyle mevcut deliller kapsamında yapılmaktadır. İcra takibine itirazda sebep gösterilmemesi ,davaya cevap dilekçesi ile savunmalarını ispat zımnında delillerini ileri sürmesine engel teşkil etmez.Karşı yanın beyanının alınmadığı bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda yaklaşık ispat düzeyinde delil bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; mahkemece, ara karar tarihi itibariyle ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/06/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/65938 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.