Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4994 E. 2021/3138 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahsilat makbuzu↗ temerrüt faizi↗ tacir↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozmaya uyularak tüm dosya kapsamına göre, davaya konu malların davalı tarafından iadesinin kabul edildiğinden davacının ödediği mal bedeli olan 10.799,79 TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 10.799,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, satıma konu malın ayıplı olması nedeniyle mal bedelinin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Davacı dava konusu ürünlerin bedelinin 18.699,79 TL olduğunu belirterek buna ilişkin davalının düzenlediği faturayı ve ödemeye yönelik 7.900,00 TL'lik tahsilat makbuzu ile 10.799,79 TL'lik banka dekontunu dava dilekçesi ekinde dosyaya sunmuştur. Mahkemece, davacının sunduğu tahsilat makbuzuna ilişkin belge değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi taraflar tacir olup davacının ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talep etmesi mümkün olduğundan dava dilekçesinde talep edilen ticari faizden 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca avans faizinin kasdedildiğinin düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2730 E. 2023/2370 K.
Ortak:tahsilat makbuzu · temerrüt faizi · tacir · yasal faiz · avans faizi · temerrüt · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının sunduğu «tahsilat makbuzuna» ilişkin belge değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi taraflar «tacir» olup davacının ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizi» talep etmesi mümkün olduğundan dava dilekçesinde talep edilen ticari faizden 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca «avans faizinin» kasdedildiğinin düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak tüm dosya kapsamına göre, davaya konu malların davalı tarafından iadesinin kabul edildiğinden davacının ödediği mal bedeli olan 10.799,79 TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 10.799,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı dava konusu ürünlerin bedelinin 18.699,79 TL olduğunu belirterek buna ilişkin davalının düzenlediği faturayı ve ödemeye yönelik 7.900,00 TL'lik «tahsilat makbuzu» ile 10.799,79 TL'lik banka dekontunu dava dilekçesi ekinde dosyaya sunmuştur.
Benzer bu kararda… dedilerek; davacının dava konusu ürünlerin bedelinin 18.699,79 TL olduğunu belirterek buna ilişkin davalının düzenlediği faturayı ve ödemeye yönelik 7.900,00 TL'lik «tahsilat makbuzu» ile 10.799,79 TL'lik banka dekontunu dava dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu, Mahkemece davacının sunduğu tahsilat makbuzuna ilişkin belge değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı, taraflar «tacir» olup davacının ticari işlerde uygulanan «temerrüt faizi» talep etmesi mümkün olduğundan dava dilekçesinde talep edilen ticari faizden 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un (3095 sayılı Kanun) 2 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca «avans faizinin» kasdedildiği gerekçesiyle hüküm davacı yararına bozulmuştur.
… ya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın satıma konu malın ayıplı olması nedeniyle mal bedelinin iadesine ilişkin «alacak davası» olduğu, bu kapsamda dava konusu ürünlerin bedelinin 18.699,79 TL olduğu, davacı tarafından belirtilerek buna ilişkin olarak davalının düzenlediği faturayı ve ödemeye yönelik 7.900,00 TL'lik «tahsilat makbuzu» ile 10.779,79 TL'lik banka dekontunun birlikte değerlendirildiği gerekçesiyle tazminata yönelik verilen karar Mahkemenin 06.04.2017 tarih, 2016/353 E. ve 2017/153 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar ittihazına yer olmadığına, dava konusu yapılan ve talep edilen banka dekontu ile ödenen 10.799,79 TL ile elden tahsilat makbuzu ile ödenen 7.900,00 TL'nin toplamı olan 18.699,79 TL'nin dava tarihinden geçerli olmak üzere «ticari temerrüt faizi» ile (avans) birlikte davalıdan alınarak davacı yana verilmesine karar verilmiştir.
… deli olan 10.799,79 TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 10.799,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ayıplı mal · uygun illiyet bağı · ticari temerrüt faizi · denetime elverişli rapor · i̇i̇k 266 · illiyet bağı · şirket zararı · denetime elverişlilik
Benzer bu kararda… ılı Kanun'un 229 uncu maddesi gereği mal bedeli dışında upranılan diğer zararın da tazmininin gerektiğini, somut olayda tazmini istenen zararının tamamının doğrudan «ayıplı mal» satışından kaynaklandığından «kusurun» ayıplı mal satan davalıda olduğunu, davalının yükümlülüklerini ihlal etmesi ve müvekkili «şirketi zarara» uğratması «sebebi» menfi bir zararın ortaya çıktığı hususunda ihtilaf olmadığını, davalı eylemi ile oluşan zarar arasındaki «uygun illiyet bağının» da ispatlandığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
… 282 nci maddesi uyarınca hakim bilirkişi raporu ile bağlı olmayıp bilirkişinin oy ve görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirir ise de aynı Kanunun «266» ncı maddesine göre mahkemece çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verileceği, somut olayda, bilirkişi raporunda belirtilen soğutuculu araç ile gıda nakliyesi ve nakliye sırasında alınması gereken önlemler teknik bilgiyi gerektiren hususlardan olup mahkemece iddia ve savunma çerçevesinde 6100 sayılı Kanun'un 266 ncı maddesi uyarınca konusunda uzman bir bilirkişi ya da bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve Yargıtay «denetimine elverişli rapor» alınıp tüm deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
… ya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın satıma konu malın ayıplı olması nedeniyle mal bedelinin iadesine ilişkin «alacak davası» olduğu, bu kapsamda dava konusu ürünlerin bedelinin 18.699,79 TL olduğu, davacı tarafından belirtilerek buna ilişkin olarak davalının düzenlediği faturayı ve ödemeye yönelik 7.900,00 TL'lik «tahsilat makbuzu» ile 10.779,79 TL'lik banka dekontunun birlikte değerlendirildiği gerekçesiyle tazminata yönelik verilen karar Mahkemenin 06.04.2017 tarih, 2016/353 E. ve 2017/153 K. sayılı ilamı ile kesinleştiğinden bu hususta yeniden karar ittihazına yer olmadığına, dava konusu yapılan ve talep edilen banka dekontu ile ödenen 10.799,79 TL ile elden tahsilat makbuzu ile ödenen 7.900,00 TL'nin toplamı olan 18.699,79 TL'nin dava tarihinden geçerli olmak üzere «ticari temerrüt faizi» ile (avans) birlikte davalıdan alınarak davacı yana verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4994 E. , 2021/3138 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.09.2018 tarih ve 2018/324-2018/339 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından duruşmalı, davalı vekili tarafından duruşmasız olarak istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 29.03.2021 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı şirket yetkilisi ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıdan aldığı dondurmaları Suriye'nin Şam şehrinde satmak üzere işyeri açtığını, dondurmalarda koloniyel koliform oranı yüksek olduğu belirlendiğinden Suriye gümrüğünden geçişine izin verilmediğini, davacının dondurmaların bedelini ödediğini, söz konusu ihracaat için masraflar yaptığını ileri sürerek toplam 55.684,98 TL zararın ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının gümrükteki analizlerden geçebilecek ürün teslimi konusunda bir taahhüdünün bulunmadığını, tarafların malların iadesi ile nakliye masraflarını dahi davacı tarafından karşılanması hususunda anlaştığını, davacının haksız kazanç elde etmek için bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak tüm dosya kapsamına göre, davaya konu malların davalı tarafından iadesinin kabul edildiğinden davacının ödediği mal bedeli olan 10.799,79 TL'nin davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 10.799,79 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, satıma konu malın ayıplı olması nedeniyle mal bedelinin iadesine ilişkin alacak davasıdır. Davacı dava konusu ürünlerin bedelinin 18.699,79 TL olduğunu belirterek buna ilişkin davalının düzenlediği faturayı ve ödemeye yönelik 7.900,00 TL'lik tahsilat makbuzu ile 10.799,79 TL'lik banka dekontunu dava dilekçesi ekinde dosyaya sunmuştur. Mahkemece, davacının sunduğu tahsilat makbuzuna ilişkin belge değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi taraflar tacir olup davacının ticari işlerde uygulanan temerrüt faizi talep etmesi mümkün olduğundan dava dilekçesinde talep edilen ticari faizden 4489 sayılı Kanun ile değişik 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesi uyarınca avans faizinin kasdedildiğinin düşünülmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 31.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657705700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz