Endüstriyel Tasarım Hakkına Tecavüz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1422 E. 2021/1612 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yoksun kalınan kâr↗ ceza zamanaşımı↗ tescilsiz tasarım↗ zamanaşımı def'i↗ reeskont faizi↗ olumsuz oy↗ tbk 99↗ def'i↗ maddi ve manevi tazminat↗ ıslah↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ kusur↗ eksik inceleme↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar tarafından davacı adına 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara tecavüz edildiği, davacının 2012 ve 2013 yıllarında dava konusu ürünleri üretip sattığını gösteren belge sunulamadığından, yoksun kalınan kazancın olmadığı, aksi kanaate varılması halinde, yoksun kalınan kazanç tutarının her iki ürün için toplam 7.243,68 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara davalılar tarafından yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin ilanına, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince 554 sayılı KHK'nın 52/2-a maddesi uyarınca, davalıların satış adedine göre davacının yoksun kaldığı kar tutarının belirlenmesinde isabetsizliğin olmadığı, yine her ne kadar mahkemece davalı şirket vekilinin, davanın ıslahı talebine karşı bulunduğu zamanaşımı def'i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil ise de, davacının 14.06.2012 tespit tarihine göre 25.03.2016 tarihli ıslah talebinin, 554 sayılı KHK'nın 57. maddesi yollaması ile uyuşmazlığa uygulanması gereken TBK'nın 60/2. maddesi uyarınca 5 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde olduğundan, davalı şirketin zamanaşımı def'inin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı EST Marjinal Medikal Tanıtım Ltd. Şti. vekilinin diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddiyle davacı vekili ile davalı EST Marjinal Medikal Tanıtım Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; davacı adına tescilli 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı endüstriyel tasarımlara davalılar tarafından yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men’i, önlenmesi ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan ... ve ...’un üreticisi olduğu malların davalı şirketçe internet alışveriş sitesi üzerinden satılmasının tasarım hakkına tecavüz olduğunun tespiti, men’i ve önlenmesine karar verilmesi isabetli olmuştur. Ancak, taklit tasarımlı malların satıcıları yönünden, men ve ref sorumluluğu ile tazminat sorumluluklarını birbirinden ayırmak gerekir. Taklit tasarımlı malların üreticileri kural olarak gerek men ve ref, gerekse tazminat sorumluluğu yönünden sorumlu olduklarının kabulü gerekirken, bu malları başkasından satın alarak kendileri satışa arz edenlerin men ve ref sorumlulukları yönünden kusurlu olup olmadıklarına bakılmazken, tazminat talepleri yönünden sorumlulukları kusur esasına dayalıdır. Nitekim olaya uygulanacak Mülga 554 sayılı Tasarım KHK’nın 50. maddesi uyarınca tazminat sorumluluğu kusur esasına dayalı olup, taklit tasarımlı malların satıcısı yönünden tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için; satıcının bu malların taklit olduğunu bilerek satması ve bu hususu bilebilecek durumda olması gerekir.
Bu durumda taklit tasarımlı malları üretenlerin ürettikleri malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilmeleri gerekirken, satıcılar yönünden ise sektörel araştırma yapılarak malın türü, niteliği, tüketilme sıklığı ve ait olduğu sektör itibariyle satıcıların satışa sundukları tasarıma konu malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilip bilmedikleri veya bilebilecek durumda olup olmadıkları hususları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde tazminat isteminin kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı şirket lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Tasarım Hakkına Tecavüz ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4354 E. 2023/3357 K.
Ortak:yoksun kalınan kâr · ceza zamanaşımı · tescilsiz tasarım · zamanaşımı def'i · reeskont faizi · olumsuz oy · def'i · maddi ve manevi tazminat · zamanaşımı var
İncelediğiniz kararda… arın satış adedine göre davacının yoksun kaldığı kar tutarının belirlenmesinde isabetsizliğin olmadığı, yine her ne kadar mahkemece davalı şirket vekilinin, davanın «ıslahı» talebine karşı bulunduğu «zamanaşımı def»'i hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru değil ise de, davacının 14.06.2012 tespit tarihine göre 25.03.2016 tarihli ıslah talebinin, 554 sayılı KHK'nın 57. maddesi yollaması ile uyuşmazlığa uygulanması gereken TBK'nın 60/2. maddesi uyarınca 5 yıllık «ceza zamanaşımı» süresi içinde olduğundan, davalı şirketin zamanaşımı def'inin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı EST Marjinal Medikal Tanıtım Ltd.
… 0 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara tecavüz edildiği, davacının 2012 ve 2013 yıllarında dava konusu ürünleri üretip sattığını gösteren belge sunulamadığından, «yoksun kalınan» kazancın olmadığı, aksi kanaate varılması halinde, yoksun kalınan kazanç tutarının her iki ürün için toplam 7.243,68 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara davalılar tarafından yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… sine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… arın satış adedine göre davacının yoksun kaldığı kar tutarının belirlenmesinde isabetsizliğin olmadığı, yine her ne kadar mahkemece davalı şirket vekilinin, davanın «ıslahı» talebine karşı bulunduğu «zamanaşımı def»'i hakkında olumlu veya «olumsuz» bir karar verilmemesi doğru değil ise de, davacının 14.06.2012 tespit tarihine göre 25.03.2016 tarihli ıslah talebinin, 554 sayılı KHK'nın 57'nci maddesi yollaması ile uyuşmazlığa uygulanması gereken 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 60 ıncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıllık «ceza zamanaşımı» süresi içinde olduğundan, davalı şirketin zamanaşımı def'inin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı EST Marjinal Medikal Tanıtım Ltd.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2017 tarih, 2018/138 E. ve 2018/«167» K. sayılı kararı iledavalılar tarafından davacı adına 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara tecavüz edildiği, davacının 2012 ve 2013 yıllarında dava konusu ürünleri üretip sattığını gösteren belge sunulamadığından, «yoksun kalınan» kazancın olmadığı, aksi kanaate varılması halinde, yoksun kalınan kazanç tutarının her iki ürün için toplam 7.243,68 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara davalılar tarafından yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… sine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 167 · delil tespiti · kazanılmış hak · ihtar · ihtarname
Benzer bu kararda… lde bir takibin müvekkilinden beklenmesinin hayatın olağan akışına da aykırı olduğunu, rapor tanzim edilirken dayanaksız genel varsayımlarla rapor tanzim edilmiş ve «eksik inceleme» yapıldığını, davacı tarafın üretmemiş olduğu bir ürün ile ilgili nasıl fuarlarda vs. boy gösterip müvekkilinin bu yolla haberdar olabileceğini, raporun keyfi varsayımlar üzerine kurulu olduğunu ancak bu varsayımların da genel mantık kurallarına, dosyadaki somut delil durumuna ve maddi gerçeğe aykırı olduğunu, bilirkişi raporunu tanzim eden heyetin müvekkili şirket ile ilgili önde gelen muhafazakar giyim e-ticaret sitesi olduğuna dair değerlendirmelerini 2022 yılı itibariyle yapıldığını, ancaksefamerve.com projesini 2012 yılında kurulduğunu, davanın ise 2013 yılında açıldığını, dava tarihi itibariyle 1 yıllık bir firma nasıl olur da Türkiye'nin en önde gelen muhafazakar giyim e-ticaret sitesi olarak raporda kabul edilebileceğini, tedarikçilerin ve ürünlerin bolluğu sebebiyle müvekkil şirketten, her satışı yapılan ürünün bir tasarımı ihlal edip etmediğini kontrol etmesinin beklenmesi hayatın olağan akışına uygun olmadığını, davacının müvekkil firmaya durumla alakalı «ihtarda», bildirimde bulunulmadığını, ilgili ürünler kısa bir süre müvekkil şirket internet sayfasında bulunduğunu, davaya konu ihtilafı öğrendiği anda, ilgili ürünleri internet sayfasından kaldırıp, satış işlemlerini sonlandırdığını, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kesinleşmiş bir yargılama olarak atıfta bulunulan bu kararın yargılaması halen devam ettiğini,«delil tespitlerinin» dava mahiyetinde ve/veya «ihtarname» mahiyetinde olmadığını, tek taraflı bir talep ile davacı tarafça yaptırılan delil tespitinden yola çıkara müvekkilim şirkete «kusur» atfetmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.05.2017 tarih, 2018/138 E. ve 2018/«167» K. sayılı kararı iledavalılar tarafından davacı adına 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara tecavüz edildiği, davacının 2012 ve 2013 yıllarında dava konusu ürünleri üretip sattığını gösteren belge sunulamadığından, «yoksun kalınan» kazancın olmadığı, aksi kanaate varılması halinde, yoksun kalınan kazanç tutarının her iki ürün için toplam 7.243,68 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara davalılar tarafından yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin «ilanına», fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
… aya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla; davalı şirket vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ka …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1422 E. , 2021/1612 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.05.2018 tarih ve 2018/138 E. - 2018/167 K. sayılı kararın davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 26.12.2019 tarih ve 2018/1764 E. - 2019/1331 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil sektöründe "KAYRA" markası ile tanındığı, müvekkiline ait 2011/05557-54 ve 2011/054440-30 numaralı endüstriyel tasarım tescil belgesindeki giysi tasarımların davalılarca "BERRİNCE" markası ile üretilip satılmak suretiyle tasarım hakkına tecavüzde bulunulduğunu iddia ederek davalıların endüstriyel tasarım hakkına tecavüzünün tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine, şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın delil tespitinin yapıldığı 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 31.03.2016 havale tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 17.457,68 TL'ye artırmıştır.
Davalı şirket vekili, kusuru olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Diğer davalılar ... ve ..., savunmada bulunmamıştır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davalılar tarafından davacı adına 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara tecavüz edildiği, davacının 2012 ve 2013 yıllarında dava konusu ürünleri üretip sattığını gösteren belge sunulamadığından, yoksun kalınan kazancın olmadığı, aksi kanaate varılması halinde, yoksun kalınan kazanç tutarının her iki ürün için toplam 7.243,68 TL olabileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı adına 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı tescilli endüstriyel tasarımlara davalılar tarafından yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline, hüküm özetinin ilanına, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı şirket vekili istinaf kanun yoluna başvuruda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince 554 sayılı KHK'nın 52/2-a maddesi uyarınca, davalıların satış adedine göre davacının yoksun kaldığı kar tutarının belirlenmesinde isabetsizliğin olmadığı, yine her ne kadar mahkemece davalı şirket vekilinin, davanın ıslahı talebine karşı bulunduğu zamanaşımı def'i hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru değil ise de, davacının 14.06.2012 tespit tarihine göre 25.03.2016 tarihli ıslah talebinin, 554 sayılı KHK'nın 57. maddesi yollaması ile uyuşmazlığa uygulanması gereken TBK'nın 60/2. maddesi uyarınca 5 yıllık ceza zamanaşımı süresi içinde olduğundan, davalı şirketin zamanaşımı def'inin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davalı EST Marjinal Medikal Tanıtım Ltd.
Şti. vekilinin diğer istinaf itirazlarının esas yönünden reddiyle davacı vekili ile davalı EST Marjinal Medikal Tanıtım Ltd. Şti. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıyla davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine; davacı adına tescilli 2011/05557-54 ve 2011/05440-30 sayılı endüstriyel tasarımlara davalılar tarafından yapılan tecavüzün tespitine, önlenmesine ve durdurulmasına, davacının tazminat talebinin kısmen kabulü ile 7.243,68 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın, 14.06.2012 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, tasarım hakkına tecavüzün tespiti, men’i, önlenmesi ve maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece davalılardan ... ve ...’un üreticisi olduğu malların davalı şirketçe internet alışveriş sitesi üzerinden satılmasının tasarım hakkına tecavüz olduğunun tespiti, men’i ve önlenmesine karar verilmesi isabetli olmuştur. Ancak, taklit tasarımlı malların satıcıları yönünden, men ve ref sorumluluğu ile tazminat sorumluluklarını birbirinden ayırmak gerekir. Taklit tasarımlı malların üreticileri kural olarak gerek men ve ref, gerekse tazminat sorumluluğu yönünden sorumlu olduklarının kabulü gerekirken, bu malları başkasından satın alarak kendileri satışa arz edenlerin men ve ref sorumlulukları yönünden kusurlu olup olmadıklarına bakılmazken, tazminat talepleri yönünden sorumlulukları kusur esasına dayalıdır.
Nitekim olaya uygulanacak Mülga 554 sayılı Tasarım KHK’nın 50. maddesi uyarınca tazminat sorumluluğu kusur esasına dayalı olup, taklit tasarımlı malların satıcısı yönünden tasarım hakkına tecavüz nedeniyle maddi ve manevi tazminata hükmedilebilmesi için; satıcının bu malların taklit olduğunu bilerek satması ve bu hususu bilebilecek durumda olması gerekir.
Bu durumda taklit tasarımlı malları üretenlerin ürettikleri malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilmeleri gerekirken, satıcılar yönünden ise sektörel araştırma yapılarak malın türü, niteliği, tüketilme sıklığı ve ait olduğu sektör itibariyle satıcıların satışa sundukları tasarıma konu malların tescilli tasarıma konu olup olmadığını bilip bilmedikleri veya bilebilecek durumda olup olmadıkları hususları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde tazminat isteminin kabulü doğru görülmemiş, kararın davalı şirket lehine bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalının temyiz itirazının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı şirket yararına BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı şirkete iadesine, 23/02/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/657303800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz