6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusuna birlikte ihtar tebliği dava şartıdır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3023 E. 2021/3418 K. · · İlk derece: 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, TMK 887 uyarınca ödeme isteminin ona karşı etkili olması hem borçluya hem malike yöneltilmesine bağlıdır; asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğundan teminat ipoteğinin paraya çevrilmesinde takipten önce ipotek borçlusuna asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliği takip ve dava şartıdır ve re'sen gözetilir; ihtar yapılmamışsa geçerli takip bulunmadığından dava, dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Borçtan şahsen sorumlu olmayan malike ait taşınmaz üzerindeki teminat ipoteğinin paraya çevrilmesinde geçerli takip için birlikte ihtar tebliğinin dava şartı olup olmadığı → ret

İddia: Davacı, temlik aldığı ipotekli alacağa dayalı takibe davalıların haksız itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatını istemiştir.

Gerekçe: TMK 887. maddesi uyarınca ipotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması bu istemin hem borçluya hem malike karşı yapılmış olmasına bağlıdır; asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı vardır. Buna göre, borçtan şahsen sorumlu olmayan kişiye ait taşınmaza ilişkin teminat ipoteğinin paraya çevrilebilmesi için takipten önce ipotek borçlusuna, asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliği gereklidir; bu husus takip ve dava şartı olduğundan re'sen gözetilir. Davacı bu yönde ihtarname göndermediğinden geçerli bir icra takibi ve bu davaya özgü dava şartı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Borçtan şahsen sorumlu olmayan malike ait teminat ipoteğinin paraya çevrilmesinde asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliğinin takip ve dava şartı sayılması ve eksikliğinin re'sen usulden retle sonuçlanması yönündeki kabul, benzer ipotek takiplerinde doğrudan uygulanabilir bir dayanaktır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Şahsen sorumlu olmayan malike ait teminat ipoteğinin paraya çevrilmesinde takipten önce ipotek borçlusuna asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliği (geçerli takip ve dava şartı, re'sen gözetilir)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teminat ipoteği ipoteğin paraya çevrilmesi şahsen sorumlu olmayan malik zorunlu takip ve dava arkadaşlığı dava şartı re'sen gözetme

Atıf yapılan mevzuat: TMK — TMK 887

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3023 E.  ,  2021/3418 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 27.12.2017 tarih ve 2014/467 E. - 2017/1228 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 16.05.2019 tarih ve 2018/1106 E. - 2019/689 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı şirkete icra dosyasını temlik eden şirketin, davalılardan ... ile olan ticari ilişkileri nedeniyle verdiği bonolar ve çekleri ödemediğini, diğer davalının da davalı ... Kaçmazın borçlarının teminatı olarak ipotek verdiğini, borcun ödenmemesi üzerine davalılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe davalıların haksız itiraz ettiklerini ve icra dosyasının 10.4.2013 tarihli temlikname ile temlik alındığını belirterek davalıların itirazlarının iptali ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davalı ... ile dava dışı Kodamanlar Ev Gereçleri.. Ltd. Şti. arasında 2008 yılında başlayan ticari ilişkiye teminat olarak, diğer davalının taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiğini, ancak davalı ... tarafından 2010 yılında borcun ödenerek ibra metninin fakslandığını bu nedenle herhangi bir borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İlk derece mahkmesince yapılan yargılama sonunda, davacı tarafça ipotekli alacağa konu edilen bonolar ve çeklerin ciro edilerek davalı tarafa verildiği ancak çeklerin bedellerinin tahsil edilemediği, borcu ödediğini ileri sürerek ispat yükünü üzerine alan davalının bu savunmasını ispatlayamadığı, öte yandan davalı tarafça borcun 70.988-TL’lik kısmının kabul edildiği ve davacının bu tutar üzerindeki alacak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.

Karara karşı taraf vekilleri istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Bölge adliye mahkemesince, TMK'nun 887. maddesinin "İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır." şeklinde düzenlenmiş olduğu, aynı zamanda asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunduğu, buna göre borçtan şahsen sorumlu olmayan bir şahsa ait taşınmaza ilişkin teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi yapılabilmesi için, icra takibinden önce ipotek borçlusuna, asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliğinin gerekli olduğu ve bu husus takip ve dava şartı olduğundan re’sen gözetilmesi gerektiği, davacı tarafından bu yönde ihtarname gönderilmediğinden geçerli bir icra takibinin ve bu davaya özgü dava şartının bulunmadığının kabulü gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine davalıların istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.04.2021 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/656520200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/1106 E. 2019/689 K.

İpotek borçlusuna ihtar tebliğ edilmemesi dava şartı yokluğu sayılır

Gerekçe özeti

Borçtan şahsen sorumlu olmayan bir kişiye ait taşınmaz üzerinde tesis edilmiş teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi yapılabilmesi için, icra takibinden önce ipotek borçlusuna asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliğ edilmesi gerekir; asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Bu ihtar tebliği takip ve dava şartı niteliğinde olup mahkemece re'sen gözetilmelidir; ihtarnamenin bulunmadığı hallerde geçerli bir icra takibi ve dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddi gerekir.

Emsal değeri

Borçtan şahsen sorumlu olmayan ipotek borçlusuna icra takibinden önce ihtar tebliğinin dava ve takip şartı olduğu, bu hususun re'sen gözetilmesi gerektiği yönündeki tespit, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla açılan itirazın iptali davalarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: ipoteğin paraya çevrilmesi itirazın iptali dava şartı zorunlu dava arkadaşlığı ihtar tebliği re'sen gözetme kötüniyet tazminatı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/1106

KARAR NO 2019/689

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 27/12/2017

NUMARASI 2014/467 E.-2017/1228 K.

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 16/05/2019

Davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, davalı ... ile dava dışı ....Ltd. Şti. arasındaki ticari ilişkide davalının bu şirkete olan borcuna karşılık toplam 150.000-TL bedelli 24 adet senet ile toplam 16.750-TL bedelli 3 adet müşteri çeki verdiğini, diğer davalının ise borcu teminen bir taşınmazını alacaklı şirket lehine ipotek ettiğini, ancak senetlerin vadeleri gelmesine rağmen ödenmediğini ve tamamının protesto edildiğini, aynı şekilde çeklerin de karşılıksız çıktığını ve ayrı ayrı icra takibine konu edilmesine rağmen bedellerinin ödenmediğini, bu nedenle davalılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını ve takibin davalıların haksız itirazları ile durduğunu, icra takibi sırasında ...

Ltd. Şti’nin bu alacağını müvekkiline temlik ettiğini ileri sürerek itirazların iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, müvekkili ... ile dava dışı ...Ltd. Şti. arasında 2008 yılında başlayan ticari ilişkiye teminat olarak, diğer müvekkilinin taşınmazı üzerine ipotek tesis edildiğini, ancak müvekkili ...’ın herhangi bir borcunun olmadığını savunarak davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı tarafça ipotekli alacağa konu edilen bonolar ve çeklerin ciro edilerek davalı tarafa verildiği, ancak çeklerin bedellerinin tahsil edilemediği, borcu ödediğini ileri sürerek ispat yükünü üzerine alan davalının bu savunmasını ispatlayamadığı, öte yandan davalı tarafça borcun 70.988-TL’lik kısmının kabul edildiği ve davacının bu tutar üzerindeki alacak iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kısmen iptaline, takibin 70.988-TL asıl alacak üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin gerekçeli kararında davalının ödeme savunmasında bulunarak ispat yükünü üzerine aldığı ifade edildiği halde davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığını, oysa tüm borcun davalının kabulünde olduğunu ve ödemeye ilişkin delil sunamadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir. Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkillerinin davalıya borçlu olduğunun kabul edilmediğini, borcun ödendiğinin ifade edildiğini, ayrıca delil olarak dayandıkları ibraname yazılı delil başlangıcı niteliğinde olup tanık vs gibi delilerinin kabulünün gerektiğini, alacağını temlik eden şirketin ihtarlara rağmen ticari defterlerini de sunmadığını, ayrıca koşulları oluşmayan icra inkar tazminatına hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vâki itirazların iptali istemine ilişkindir.Somut olayda, dosya kapsamında mevcut belgelerden davacıya alacağını temlik eden dava dışı ....Ltd. Şti.’nin davalı ...’dan olan alacağını teminen davalı ... adına kayıtlı taşınmaz üzerine ipotek tesis edildiği ve borcun ödenmemesi üzerine dava konusu ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin başlatıldığını anlaşılmaktadır.Ne var ki TMK'nun 887. maddesi, "İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır." şeklinde düzenlenmiş olup, aynı zamanda asıl borçlu ile ipotek borçlusu arasında zorunlu takip ve dava arkadaşlığı bulunmaktadır.

Buna göre borçtan şahsen sorumlu olmayan bir şahsa ait taşınmaza ilişkin teminat ipoteğinin paraya çevrilmesi yönünde icra takibi yapılabilmesi için, icra takibinden önce ipotek borçlusuna asıl borçlu ile birlikte ihtar tebliği gerekir. Bu husus takip ve dava şartı olup re’sen gözetilmelidir(Yargıtay 19.Hukuk Dairesi’nin 10.10.2016 tarihli 2016/3763 E., 2016/13155 K. sayılı ve 05.04.2016 tarihli 2015/13315 E., 2016/5930 K. sayılı emsal kararları). Dosya kapsamında bu yönde bir ihtarnameye rastlanılmamış olup, bu durumda geçerli bir icra takibinin ve bu davaya özgü dava şartının bulunmadığının kabulü gerekir.O halde ilk derece mahkemesince yukarıda belirtilen hususlar dikkate alınarak davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden davalılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 353(1)b-2 m.

uyarınca hükmün kaldırılmasına ve davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine, davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/467 Esas- 2017/1228 Karar sayılı ve 27/12/2017 tarihli hükmünün HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,Davalı tarafın şartları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine,”İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 44,40-TL harcın, toplam 2.014- TL harçtan mahsubu ile 1.969,60- TL fazla harcın talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,Davalı tarafça yapılan 79,15- TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine,Davalılar vekili için AAÜT 7/2 m.

uyarınca takdir olunan 2.725-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınması gereken 44,40-TL istinaf karar harcının, davacı tarafça yatırılan toplam 1.248,20-TL peşin istinaf harcından mahsubu ile 1.203,80-TL fazla harcın istek halinde kendisine iadesine, istinaf başvuru harcı olarak yatırılan 98,10- TL’nin hazineye irad kaydına, İstinaf yoluna başvuran davalı tarafça yatırılan toplam 1.212,30-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendilerine iadesine, istinaf başvuru harcı olarak yatırılan 98,10- TL’nin hazineye irad kaydına,Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, davalı tarafça yapılan 35-TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.16/05/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.