6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Temyiz sınırı altındaki miktarlar için temyiz isteminin reddi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/5326 E. 2021/3319 K. · · İlk derece: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Temyiz istemi usulden reddedildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına karşı, temyiz edilen miktar HMK 362/1-a'daki (karar tarihindeki güncel) temyiz sınırının altında kalıyorsa temyiz yolu kapalıdır; kesin nitelikteki bu kararlara yönelik temyiz istemleri hakkında, kural olarak BAM'ca karar verilmesi gerekse de HMK 366 delaletiyle 346/2 uyarınca Yargıtay tarafından da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.

Ele alınan sorunlar

Tarafların temyize konu ettikleri miktarların temyiz (kesinlik) sınırının altında kalıp kalmadığı → ret

Gerekçe: HMK 362/1-a maddesi uyarınca, Bölge Adliye Mahkemelerince verilen ve miktar veya değeri belirli tutarı geçmeyen davalara ilişkin kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamaz; bu sınır karar tarihi itibariyle 72.070,00 TL'dir. Her iki tarafın temyiz ettikleri miktarlar ayrı ayrı bu sınırın altında kalmaktadır. HMK 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanan 346/2. madde uyarınca kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında kural olarak Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmesi gerekmekle birlikte, bu yolda Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinden, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Temyiz sınırı altında kalan BAM kararlarında kesinlik nedeniyle temyiz isteminin reddedileceği ve bu red kararının HMK 366/346-2 uyarınca Yargıtay'ca da verilebileceği yönündeki kabul, temyiz edilebilirlik değerlendirmeleri için uygulanabilir bir dayanaktır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temyiz sınırı kesin karar erken kapama komisyonu

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 362/1-aHMK 366HMK 346/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/5326 E.  ,  2021/3319 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04.12.2017 tarih ve 2015/923 E- 2017/861 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce bozmaya uyularak verilen 05.02.2020 tarih ve2019/2408 E- 2020/140 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyon bedelinin tahsiline ilişkin olup, davacı tarafından 10.000 TL üzerinden açılmışsa da, 15.11.2017 tarihi itibariyle, yatırılan harç dikkate alındığında, ıslah yolu ile 66.318.- TL artırılarak toplamda 76.318.- TL ödenmesi talep ve dava edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulüne, 61.476,94 TL erken kapama komisyonunun dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine karar verilmiş olup, hükmü davacı vekili reddedilen kısım yönünden, davalı vekili ise kabul edilen 61.476,94 TL yönünden temyiz etmiştir.

6100 sayılı HMK’nın “Temyiz Edilemeyen Kararlar” başlığını taşıyan 362/1-a maddesiyle, Bölge Adliye Mahkemelerince verilen ve miktar veya değeri 40.000,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin olarak verilen kararlara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağı hüküm altına alınmıştır. Bu miktar, karar tarihi olan 05.02.2020 tarihi itibariyle 72.070,00 TL’dir. Her iki tarafın temyiz ettikleri miktarların, ayrı ayrı yukarıda yazılı madde hükmüne göre temyiz sınırının altında kaldığı anlaşılmaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 366. maddesi delaletiyle kıyasen uygulanması gereken aynı Kanunun 346/2. maddesi hükmü uyarınca, kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesince bir karar verilmesi gerekmekle birlikte, Yargıtay tarafından da bu yolda karar verilebileceğinden, taraf vekillerinin davaya ilişkin karara yönelik temyiz istemlerinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12 Hukuk Dairesi tarafından verilen hükme yönelik TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 05.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/649297300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Temyiz istemi usulden reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2408 E. 2020/140 K.

Erken kapama komisyonu ve kredi tahsis ücretinin iadesi istemi

Gerekçe özeti

Ticari kredi sözleşmelerinde erken ödeme komisyonu ve kredi tahsis/istihbarat ücretine ilişkin sözleşmede açık bir oran veya tutar kararlaştırılmamışsa, öncelikle bankanın Merkez Bankasına bildirdiği oranların, bildirim yoksa emsal banka uygulamalarının araştırılması ve alınan bedelin bu uygulamalara göre orantılı ve makul olup olmadığının değerlendirilmesi gerekir; makul oranı aşan kısım iadeye konu olur. Ayrıca, konusu para olan bir alacakta davacı yargılama sırasında yabancı para veya ülke parası arasında seçimlik hakkını bir kez kullandıktan sonra, ıslah yoluyla da olsa bu tercihinden dönerek diğer para birimi üzerinden talepte bulunamaz.

Emsal değeri

Ticari kredilerde sözleşmede oran belirtilmemiş erken ödeme komisyonu ve kredi tahsis/istihbarat ücretinin makullüğünün, Merkez Bankası bildirimi ve emsal banka uygulamaları üzerinden denetlenmesi gerektiği yönündeki tespit ile, yabancı para alacağında seçimlik hakkın bir kez kullanılmasından sonra ıslah yoluyla dönülemeyeceği yönündeki (Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda benimsenen) tespit bakımından emsal niteliktedir; bölgesel ve ikna edici etkiye sahiptir.

Kavramlar: erken ifa erken kapama komisyonu kredi tahsis ve istihbarat ücreti seçimlik hak belirsiz alacak davası ıslah emsal banka uygulaması Merkez Bankası bildirimi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2408

KARAR NO 2020/140

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/12/2017

NUMARASI 2015/923 Esas- 2017/861 Karar

DAVA

Alacak (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/02/2020

Taraflar arasında görülen dava neticesinde; Dairemizce verilen hükmün Yargıtay 11. HD tarafından bozularak iadesi üzerine yapılan duruşma sonunda dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin davalı bankadan 1.100.000,00 TL tutarında kredi kullandığını, bankanın haksız olarak müvekkilinden kredi tahsis ve istihbarat ücreti tahsil ettiğini, müvekkilinin 25/12/2013 tarihinde çekilen kredinin tamamını kapatmak istediğini, ancak davalı bankanın anaparaya işletilen faiz ödemesi dışında erken kapama komisyon ücreti talep ettiğini, talep edilen bedellerin ödenmemesi halinde kredinin kapatılamayacağının belirtilmesi nedeniyle müvekkilinin de talep edilen tutarı ödemek zorunda kaldığını, tahsil edilen tutarların hiçbir kanuni gerekçesi olmayıp hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline matbu bir kredi sözleşmesinin ve eki evrakların imzalatıldığını, ancak sözleşmenin bir örneğinin verilmediğini, ayrıca kredi çekilirken komisyonlara ve ücretlere ilişkin bilgi verilmediğini ileri sürerek bilirkişi incelemesinden sonra artırılmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL’nin tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 03/11/2016 tarihli duruşmada, kullandırılan kredi Euro cinsinden olduğu halde dava dilekçesinde dava değerinin maddi hata yapılarak TL cinsinden gösterildiğini belirtmiş, 15/11/2017 tarihli ıslah dilekçesinde ise 10.000,00 Euro üzerinden açılan davalarını ıslahla 19.391,49 Euro artırmak suretiyle 29.391,49 Euro olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, davacının kullanmış olduğu krediye ilişkin tüm tahsilatların davacının bilgisi ve onayı dahilinde yapıldığını, sözleşmenin 6/1-2-3.maddesinde bankanın komisyon ücreti ile krediden kaynaklanan tüm masraf ve ücretleri talep edebileceğinin ve müşterinin bu ücretleri ödemeyi taahhüt ettiğinin düzenlendiğini, yine 6/4 maddesinde kredinin vadesinden önce ödenmek istenmesi ve bankanın erken ödemeyi kabul etmesi halinde kredi kullanım talimatında belirtilmiş olan erken ödeme maliyetini ve komisyonunu ödemek suretiyle erken ödeme işlemi yapılabileceğinin düzenlendiğini, kredi kullanımından önce Ön Bilgilendirme Formu imzalandığını, bu formun 4.maddesinde komisyon, ücret, vergi, fon ve masrafların sözleşmenin 6.maddesinde düzenlenmiş olduğu ve maddenin müşteri menfaatlarine aykırı olabilecek düzenlemeler içermekte olduğunun belirtildiğini, krediye ilişkin masrafların sözlü olarak da davacıya bildirildiğini, ayrıca alınan ücretin Hizmet Komisyonları Çizelgesine ve ilgili Tebliğe de uygun olarak tahsil edildiğini, Hizmet Komisyonları Çizelgesinin şube hollerinde müşterilerin görebileceği şekilde ilan edilmekte olduğunu, davacıdan yapılan tahsilatların Bankacılık Kanununa ve genel uygulamalarına uygun olduğunu, TTK’nun 22.maddesi uyarınca tacir olan müvekkilinin yaptığı işler karşılığında ücret talep edebileceğini, ayrıca tahsilat tarihinden itibaren faiz talebinin de haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, bankacılık uygulamasında ticari kredilerde erken kapama komisyon oranının %2 ile %5 arasında değiştiği, somut olayda da bu oranın %5 olarak değerlendirilmesinin makul görüldüğü, buna göre davalı bankanın fazladan 17.891,49 Euro tahsil etmiş olduğu, ayrıca kredi tahsis ve kullanım işleminin bankanın asli fonksiyonlarından biri olması nedeniyle buna ilişkin maliyetlerin kredi faizi içinde yer alması gerektiği, dolayısıyla davalı bankaca kredi tahsis komisyonu ve istihbarat ücreti olarak tahsil edilen 11.500,00 Euronun da iadesi gerektiği, bunun yanında davalının dava öncesi temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın ıslah edilen hali ile kabulüne, 17.891,49 Euro erken kapama komisyonu ile 11.500,00 Euro kredi istihbarat ücretinin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi uyarınca devlet bankalarının 1 yıl vadeli Euro mevduatlarına verdikleri azami faiz oranı ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Davanın Euro cinsinden kabulünün hatalı olduğunu, dava değerinin 10.000,00 TL olarak gösterildiğini ve 10.000- TL üzerinden harç yatırıldığını, davacı tarafça dava değerinin sehven TL olarak gösterildiği iddiasının dikkate alınmaması gerektiğini, TBK’nun 99.maddesi uyarınca davacının seçimlik hakkını kullandığını,artık aksi yönde talepte bulunamayacağını, 2- Kredi tahsis ve istihbarat ücretinin iadesi yönündeki kararın hatalı olduğunu, zira sözleşmede buna ilişkin açık hüküm olduğunu, ayrıca gerekli bilgilendirme yapılarak tahsilat yapıldığını, alınan ücretin ilgili Tebliğe de uygun olduğunu, ayrıca bu masrafların Hizmet Komisyon Çizelgesi adı altında şube hollerinde ilan edilmekte ve internette yayınlanmakta olduğunu, dolayısıyla tahsilatların davacının bilgisi ve onayı ile yapıldığını, davacının ödeme yaparken ihtirazi kayıtta da bulunmadığını,3- Erken kapama ücretinin bir kısmının iade edilmesi gerektiği yönündeki kararın da hatalı olduğunu, sözleşmenin 6.4 maddesinde erken ödeme halinde ücret alınacağının düzenlendiğini, ayrıca dava konusu edilen kredinin özelliklerine göre alınan tutarın fahiş olmadığını, zira erken ödemenin bankalara ciddi külfetler getirdiğini, mahkemece kabul edilen %5 oranın dava konusu kredi bakımından uygulanmasının mümkün olmadığını 4- Dava kısmi dava olarak açıldığı halde belirsiz alacak davası olarak kabul edilip alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin doğru olmadığını, davacının da dava değerini artırım yoluna gitmeyip ıslah dilekçesi sunduğunu, 5- Yine davacı tarafça ticari faiz talep edildiği halde 3095 sayılı yasanın 4-a maddesi uyarınca faize ükmedilmesinin de doğru olmadığını, alebi aşacak şekilde karar verilemeyeceğini belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde, Dairemizin 01/11/2018 tarihli 2018/222 E., 2018/1339 K. sayılı ilamı ile; “Dava, taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesi uyarınca haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen kredi tahsis ve istihbarat ücreti ile erken kapama komisyon ücretinin iadesi istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun ‘erken ifa’ başlığını taşıyan 96. maddesi uyarınca borçlu, erken ifa sebebiyle kanun, sözleşme ya da adet gereği olmadıkça indirim talep edemeyecektir.09.12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan 2006/1 sayılı Tebliğin 6/2. maddesi “Bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar” şeklinde değiştirilmiştir.

Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan komisyonlar bakımından sözleşmede açıkça bir tutar ve oran bulunmadığında, anılan yasal düzenleme gereğince Merkez Bankasına bildirimde bulunulup bulunulmadığının araştırılması, bildirim yapılmamış olması durumunda emsal banka uygulamalarının araştırılması, alınan komisyon bedelinin emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekir. ( Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 30/05/2018 tarihli 2016/11932 E., 2018/4158 K. sayılı kararı).Somut olayda, taraflar arasında akdedilen 23/08/2013 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi’nin 6.4 maddesi “Müşteri, bu sözleşme tahtında kullandığı ve kullanacağı kredilerin, vadesinden önce tamamını veya bir kısmını ödemek istemesi halinde, bu erken ödemeden en az 10 işgünü önce bankaya yazılı olarak erken ödemeyle ilgili bildirimde bulunacağını, bankanın erken ödemeyi kabul etmesi halinde kredi kullandırım talimatında belirtilmiş olan erken ödeme maliyetini ve erken ödeme komisyonunu ödemek suretiyle erken ödeme işlemi yapabileceğini kabul ve beyan eder’ düzenlenmesini içermektedir.

Dolayısıyla erken ödeme komisyon oranının sözleşmede kararlaştırılmamış olduğu görülmektedir. Mahkemece davalı bankanın Merkez Bankasına erken kapama komisyon oranlarını bildirip bildirmediği yönünde bir araştırma yapmadığı görülmekte ise de, davalı tarafça mahkemece kabul edilen oranın üzerinde bir oranın Merkez Bankasına bildirilmiş olduğu yönünde bir iddia ileri sürülmediğine göre, mahkemece emsal banka uygulamaları araştırılarak yapılan araştırmada %2-5 oranında erken kapama komisyonu alındığı tesbit edilmiş olup ;mahkemece %5 oranın makul bir oran olarak kabul edilip buna göre fazladan ödenen erken kapama komisyon oranının tespitinde ve bu talebe ilişkin davanın kısmen kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Bununla birlikte, belirsiz alacak davası olarak açılmış olan iş bu davada dava dilekçesinde TL cinsinden talepte bulunulmuş iken, daha sonra maddi hata yapıldığı belirtilerek Euro cinsinden para birimi ile talepte bulunulmuştur. Dava dilekçesi incelendiğinde davacının kredinin TL cinsinden kullandırıldığı yönündeki bilgisi ile TL cinsinden talepte bulunduğu, daha sonra kredinin Euro cinsinden kullandırıldığını öğrenmesi üzerine talebinin Euro cinsinden olduğunu ileri sürdüğü görülmekle, mahkemece maddi hata yapıldığı kabul edilerek eksik harcın tamamlatılmasında bir hata görülmemiştir.Yine dava belirsiz alacak davası niteliğinde olduğundan tüm alacağa dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği gibi, davacı tarafça ticari faiz talep edilmiş ise de alacak talebi euro cinsinden olduğundan 3095 sayılı yasanın 4-a maddesinde düzenlenen daha düşük orandaki faiz oranına hükmedilmesi de isabetlidir.Öte yandan bankacılık teamüllerine göre ilk kredi kullandırımında yapılması gereken istihbarat, haberleşme ve operasyonel vs.

gibi işlemlerin bir maliyeti bulunduğundan müşteriden "Kredi Tahsis ve İstihbarat Ücreti" adı altında ücret talep edilebilecektir. Taraflar arasında akdedilen sözleşmenin müşterinden alınabilecek komisyon, ücret ve masrafları düzenleyen 6/1-2-3 maddesinde, bu sözleşme uyarınca kullanılan veya kullanılacak olan krediler nedeniyle komisyon veya masraf talep edilebileceği düzenlenmiştir. Yine Ön Bilgilendirme Formunun 6.maddesinde komisyon ve masrafların sözleşmenin 6.maddesinde düzenlendiği ve müşteri menfaatine aykırı olabilecek düzenlemeler içerdiği belirtilmiştir. Somut olayda kredi kullandırım tarihi olan 27/08/2013 tarihinde bu ad altında davacıdan 11.500-euro tahsil edildiği görülmektedir.

Sözleşmede talep edilebilecek komisyon oranları belirtilmemiş olmakla birlikte, Dairemizce kredi tutarının yaklaşık %1’i oranındaki ücretin emsal banka uygulamalarına göre orantılı ve makul olduğu tespit ve kanaatine varılmıştır. O halde mahkemece bu talep yönünden davanın reddi gerekirken, yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, ancak söz konusu hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılamaya ihtiyaç duyulmadığı” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvusunun kısmen kabulü ile, hükmün kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Bu karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi’nin 12/11/2019 tarihli 2019/296 E., 2019/7125 K.

sayılı bozma ilamında; somut olaya uygulanması gereken 6098 sayılı TBK'nın 99. maddesi (BK 83. md) uyarınca konusu para olan borcun ülke parasıyla ödeneceği, ancak ödemenin ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödenmesi kararlaştırılmış ise alacak ödemenin bu para birimiyle veya ülke para birimiyle ödenmesini istemede seçimlik hakka sahip olduğu, ancak yenilik doğurucu nitelikteki bu hakkın kullanılmasıyla birlikte hakkı kullanan kişinin bu kararından geri dönemeyeceği, somut olayda davacıdan davalı Banka tarafından döviz cinsinden erken kapama komisyonu alınmış ise de, davada TL cinsinden talepte bulunan davacı alacaklının yargılama sırasında bu tercihinden dönerek ıslah dilekçesi vererek borcun yabancı para üzerinden tahsilini isteyemeyeceği gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde yabancı para üzerinden hüküm tesisinin doğru görülmediği belirtilerek davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, açıklanan gerekçe ile Dairemiz kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Dairemizce bozma ilamına uyulmuş, dava dilekçesinde TL cinsinden talepte bulunan davacının maddi hata yapıldığı yönündeki itirazı haklı görülmemiş, ayrıca davacının ıslahla dahi bu kararından dönemeyeceği kabul edilerek, davanın belirsiz alacak davası olduğu da dikkate alınıp dava tarihindeki kur üzerinden Dairemizce kabul gören alacak tutarı 17.891,49-Euro’nun TL karşılığı hesaplanmıştır. Buna göre davacı, 61.476,94-TL erken kapama komisyon alacağı talebinde haklı olup, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile, hükmün kaldırılarak (hükmün kesinleşen kısımlarının tekrarı ile)davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE; İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/12/2017 Tarih, 2015/923 Esas-2017/861 Karar sayılı hükmünün HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KISMEN KABULÜNE;

61. 476,94- TL erken kapama komisyonunun dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine, fazla istemin reddine"İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak;"Alınması gereken 4.199,48-TL- nispi karar harcından mahkeme veznesine davacı tarafından yatırılan toplam 1.757,01-TL harcın mahsubuna, bakiye 2.442,47-TL harcın davalı tarafından hükümden sonra mahkeme veznesine yatırılan 5.115,06-TL harçtan mahsubu ile başkaca harç alınmasına yer olmadığına, fazla olan 2.672,59-TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davalıya iadesine.Davacı tarafından ödenen 1.757,01-TL harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından ödenen 31,80- TL dava açılış gideri, 800- TL bilirkişi ücreti ve 179-TL tebligat gideri olmak üzere toplam 1.010,80- TL yargılama giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 620-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 7.086,68-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden hesaplanan davalı vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 4.680,09-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine .Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 1.279-TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından hükümden sonra yapılan 39- TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında 24- TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı tarafından hükümden sonra yapılan 31,50- TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında 13- TL’sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Davacı vekili takdir olunan 1700-TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, Davalı vekili takdir olunan 1700-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nun 361/1 maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay'da temyizi kabil olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

05/02/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.