6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yetki/görev kararı üzerine verilen BAM kararının temyiz edilemezliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2946 E. 2021/2925 K. · · İlk derece: İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Temyiz istemi usulden reddedildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Gerekçe özeti

İlk derece mahkemesinin görev veya yetkisi hakkında verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar HMK 362/1-c uyarınca temyiz edilemez; bu nitelikteki karara yönelik temyiz istemi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

İlk derece yetkisizlik kararına karşı verilen BAM kararının temyize tabi olup olmadığı → ret

Gerekçe: HMK 362/1-c maddesinde, yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir. İlk derece mahkemesinin yetkisizlik kararına karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar da bu kapsamda olup temyizi mümkün değildir; bu nedenle temyiz dilekçesinin reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İlk derece mahkemesinin görev/yetki kararına ilişkin BAM kararlarının HMK 362/1-c uyarınca temyiz edilemeyeceği yönündeki tespit, temyiz edilebilirlik değerlendirmelerinde doğrudan uygulanabilir bağlayıcı bir kuraldır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetkisizlik kararı temyiz edilemezlik görev ve yetki kararları

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 362/1-c

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/2946 E.  ,  2021/2925 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2018 tarih ve 2018/705 E- 2018/1424 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 29.04.2019 tarih ve 2019/577 E- 2019/600 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Dava, cari hesaba ve bankacılık sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın davalının ikametgahı mahkemesinde açılması gerektiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verildiği, bu karara karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine istinaf mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

Karar, davalı Kotku Metal İnşaat Petrol Ürünleri Otomotiv Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İlk derece mahkemesinin yetkisizlik kararına karşı istinaf başvurusu yapılmış ve bu karar istinaf mahkemesince kaldırılarak mahkemenin yetkili olduğuna, bu nedenle davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HMK'nın 362/1-c maddesinde; yargı çevresi içinde bulunan ilk derece mahkemelerinin görev ve yetkisi hakkında verilen kararlar ile yargı yeri belirlenmesine ilişkin kararların temyiz edilemeyeceği düzenlenmiştir.

Bu nedenle bölge adliye mahkemesinin ilk derece mahkemesinin yetkisizlik kararına karşı yapılan istinaf başvurusu hakkında verdiği kararın temyizi mümkün olmadığından temyiz dilekçesinin reddi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle görev ve yetkisizlik ile ilgili Bölge Adliye Mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna başvurulamayacağından temyiz dilekçesinin REDDİNE, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı Kotku Metal İnşaat Petrol Ürünleri Otomotiv Gıda Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'ne iadesine, 25.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/649282700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Temyiz istemi usulden reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/577 E. 2019/600 K.

Yetki sözleşmesi ve müteselsil sorumlu davalılar birlikte dava edilebilir

Gerekçe özeti

Tacirler arasında akdedilen sözleşmede münhasır yetki kılınan mahkeme, sözleşmenin tarafı olan davalı yönünden bağlayıcıdır; sözleşmeye taraf olmayan diğer davalı bu mahkemenin yargı çevresinde bulunmasa da, davalıların dava konusu borçtan müteselsilen sorumlu olmaları ve usul ekonomisi gözetilerek dava her iki davalı yönünden de bu mahkemede görülebilir. Ayrıca itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde takip yapılmış olması dava şartı olduğundan, mahkemenin yetkisine itirazdan önce icra müdürlüğünün yetkisine yapılan itirazın incelenmesi gerekir.

Emsal değeri

Tacirler arasındaki yetki sözleşmesinin sözleşmeye taraf olmayan müteselsil sorumlu davalı yönünden de usul ekonomisi gerekçesiyle uygulanabileceği ve itirazın iptali davalarında icra müdürlüğünün yetkisine itirazın önceliği konusunda yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: yetki sözleşmesi münhasır yetki müteselsil sorumluluk usul ekonomisi itirazın iptali icra müdürlüğünün yetkisi dava şartı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/577

KARAR NO 2019/600

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/12/2018

NUMARASI 2018/705 E.-2018/1424 K.

DAVA

İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ 29/04/2019

İlk derece mahkemesince mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...Ltd. Şti.’ne satmış olduğu emtia bedelinin, davalı banka ile akdedilen sözleşmeye istinaden davalı banka tarafından teminat altına alındığını, bu kapsamda müvekkilinin davalı firmaya kestiği faturaları davalı bankaya sistem üzerinden ilettiğini, davalı banka tarafından sisteme yüklenen faturaların onaylandığını, bunun üzerine malların alıcısı davalıya teslim edildiğini, ancak faturaların bir kısmının ödemesi gerçekleştirilirken 12.02.2018 tarihli bir faturanın ödenmediğini, davalı firmanın bu fatura borcundan başka bir kısım cari hesap borcunun da bulunduğunu, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazları ile durduğunu ileri sürerek itirazların iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ....Ltd. Şti. vekili, İcra Müdürlüğünün ve Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, zira müvekkilinin ikametgahı olan Elbistan İcra Müdürlüğü ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, diğer davalı yönünden yetki sorunu bulunmasa da müvekkili hakkındaki dava tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilebileceğini, ayrıca icra takibine konu alacak talebinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Davalı banka vekili, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı .... Ltd Şti.’nin merkezinin Elbistan olması nedeniyle Elbistan Mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetki itirazında bulunduğu, davalı bankanın adresi Ataşehir olup bu davalı yönünden de Mahkemenin yetkili olmadığı, her iki davalı hakkındaki davanın birlikte görülmesinin ise usul ekonomisi ve yargılamanın sağlıklı bir şekilde yapılması açısından gerekli olduğu gerekçesiyle Mahkemenin yetkisizliği nedeniyle davanın reddine, yasal sürede talep halinde dosyanın yetkili ve görevli Elbistan Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı banka arasında akdedilen sözleşme uyarınca uyuşmazlık halinde İstanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığını, ancak mahkemece bu hususun değerlendirilmediğini ve eksik inceleme sonucu hatalı şekilde yetkisizlik kararı verildiğini, ayrıca davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunmakta olup müvekkili alacağından müteselsilen sorumlu olduklarını, dolayısıyla bir davalı yönünden yetkili olan mahkemenin diğeri yönünden de yetkili olduğunu belirterek hükmün kaldırılmasını istemiştir.

GEREKÇE

Dava, cari hesaba ve bankacılık sözleşmesine dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazların iptali istemine ilişkindir. Davalı ..... Ltd. Şti., yasal sürede İcra Müdürlüğünün ve Mahkemenin yetkisine itiraz etmiş, genel yetki kuralı gereği kendisi yönünden ikametgahı olan Elbistan İcra Müdürlükleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuş; davalı banka ise yetki itirazında bulunmamıştır. Genel yetki kuralını düzenleyen HMK’nun 6.maddesi uyarınca davalının ikametgahı mahkemesi yetkili olmakla birlikte, HMK’nun 17.maddesi uyarınca tacirler arasında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıklar hakkında bir veya birden fazla mahkemenin yetkili kılınması halinde aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemede açılabilecektir.

Yine aynı yasanın 7.maddesi uyarınca davalı birden fazla ise dava bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Somut olayda davacı ile davalı banka arasında akdedilen 29.04.2016 tarihli Doğrudan Borçlandırma Sistemi Sözleşmesinin 6.3 maddesi “Bu sözleşmenin uygulanmasından doğabilecek her türlü uyuşmazlık için İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri yetkili kılınmıştır.” şeklinde düzenlenmiş olup, bu durumda davacı ile davalı banka arasındaki davada İstanbul İcra Müdürlükleri ve Mahkemeleri münhasıran yetkili kılınmıştır.Öte yandan davalılardan her ikisinin de yerleşim yeri İstanbul Mahkemelerinin yargı çevresinde olmadığından HMK 7.maddesi koşulları mevcut değil ise de, davalıların dava konusu borçtan müteselsilen sorumlu olmaları ve usul ekonomisi gözetilerek her iki davalı yönünden de davanın İstanbul Mahkemelerinde görülmesi gerektiğinin kabulü gerekir.İlk derece mahkemesince bu hususlar gözetilerek işin esasına girilip bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olduğu gibi;

mahkemenin kabulüne göre itirazın iptali davalarında yetkili icra müdürlüğünde icra takibi yapılmasının dava şartı olması nedeniyle öncelikle İcra Müdürlüğünün yetkisine itirazın değerlendirilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden doğrudan Mahkemenin yetkisine itirazın kabulü de doğru görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvusunun kabulü ile HMK’nun 353(1)a-3 maddesi uyarınca hükmün kaldırılarak davanın yeniden görülmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2018 Tarih 2018/705 Esas 2018/1424 Karar sayılı hükmün HMK 353(1)a-3 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE"İstinaf yoluna başvuran davacı tarafça yatırılan 44,40- TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Gerekçeli kararın birer örneğinin taraflara tebliğine, HMK 'nun 361/1.ve 362/1-c maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

29. 04.2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.