6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Bonoya dayalı takipte menfi tespit davasında ihtiyati tedbir koşulları

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1981 E. 2023/1499 K. · · İlk derece: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)Bono

Gerekçe özeti

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, İİK 72/3 ve HMK 389 vd. maddeleri birlikte değerlendirilir; tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Whatsapp yazışmaları, dekont ve senet suretleri gibi delillerle bu yaklaşık ispat ölçütü sağlanmış, tedbirin kaldırılması halinde hakkın elde edilmesinin zorlaşacağı endişesi mevcutsa, alacağın en az %15'i oranında teminat karşılığında icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde verilen tedbir kararı ve buna yapılan itirazın reddi yerindedir.

Ele alınan sorunlar

Menfi tespit davasında ihtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, müvekkilinin HMK 389 ve 390. maddelerini ihlal eden bir fiili bulunmadığını, davacının borcun ödendiği iddiasını senetle ispat kuralı gereğince kesin delille ispatlaması gerektiğini, dosyada kesin delil niteliğinde belge sunulmadığını, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının yasal şartları oluşmadığından kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: İİK 72/3 uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez; ancak borçlu, gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. Menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir. HMK 389 uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı endişesi halinde tedbir kararı verilebilir; HMK 390/3 uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Somut olayda davacının delil olarak sunduğu whatsapp yazışmaları, dekont, senet suretleri ve tüm dosya kapsamı itibariyle davacının ihtiyati tedbir istemi bakımından davanın esası yönünden haklılığının yaklaşık olarak ispatlanması ölçütünün sağlandığı, tedbir kararının kaldırılması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından endişe edilmesi halinin mevcut olduğu, istinafa konu ara kararın dosya kapsamı delillere uygun olduğu, davalının ihtiyati tedbire itirazının reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir koşullarının İİK 72/3 ile HMK 389-390 maddeleri birlikte değerlendirilerek belirlenmesi ve yaklaşık ispat ölçütünün whatsapp yazışması, dekont gibi delillerle sağlanabileceği yönündeki değerlendirme bakımından bölgesel ve ikna edici emsal niteliği taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası ihtiyati tedbir yaklaşık ispat senetle ispat kuralı teminat bono kambiyo senedi

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72/3 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1981

KARAR NO 2023/1499

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/07/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/308 Esas

TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 05/10/2023

İhtiyati tedbir kararına itirazın reddine ilişkin 14/07/2023 tarihli ara kararın ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA VE TALEP

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı tarafın Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında 31.200- TL miktarlı, 15.12.2021 tanzim tarihli, 25.02.2022 vade tarihli senet nedeniyle müvekkili aleyhine takip başlattığını, takibe konu senet için alacaklı tarafa öncelikle 15.000- TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin yapıldığına dair takibe konu senedin arkasına "15.000-TL elden alınmıştır" şeklinde şerh düşüldüğünü, kalan ödeme için alacaklı ile Whatsapp üzerinde irtibata geçtiğini, bu görüşmelere ilişkin görüşme ekran görüntülerini sunduklarını, sunulan ekran görüntülerinden de anlaşılacağı üzere alacaklı tarafın müvekkiline borcun kalan kısmının yatırması için IBAN numarası gönderdiğini, müvekkilinin de kalan 16.200-TL'yi alacaklının akrabası olduğunu düşündüğü ...

ismine

kayıtlı IBAN numarasına gönderdiğini, müvekkilinin dekontun açıklama bölümüne "...-... nolu senet 25.02.2022 tarihli kalan 16.200- kısmın ödemesi" şeklinde ödeme yaptığını iddia ederek takibe konu senet nedeniyle borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini ve Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında takibin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece, takibin durdurulması isteminin reddine, dava konusu değer olan 34.215,07-TL'nin %15'i olan 5.132,26-TL teminat mahkeme veznesine yatırıldığında ya da bu miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu verildiğinde Tekirdağ İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasında icra veznesine girecek paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesine dair ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili; davanın ihtiyati tedbir talebinin haksız olduğunu, talebin reddi gerektiğini, davacı tarafın amacının müvekkilinin açtığı takibi sürüncemede bırakmak ve ödemekle yükümlü olduğu ve senede bağlanmış olan borcunu ödememek olduğunu, bu nedenle takibin tedbiren durdurulmasına yönelik tüm taleplerin reddine karar verilmesini, verilen kararın yasal şartları oluşmadığından kaldırılmasını itirazen talep etmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili; verilen kararın usul ve yasaya da aykırı olduğunu, dosyada müvekkili aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmesini gerektirecek hiçbir fiili ve yasal durum olmadığını, müvekkilinin HMK 389. ve 390. maddelerini ihlal eden bir fiil ve eylemi söskonusu olmadığı gibi davacı yönünden de davacı lehine ihtiyati tedbir verilmesini gerektirir yasal şartlar oluşmadığını, davacı tarafın davacı dilekçesinde iddia ettiği hususlara yönelik olarak kambiyo takibi ve kambiyo senedi karşısında yazılı ve eşdeğer bir belge ibrazı söz konusu olmadığını, borcun ödendiği ve borcu kalmadığı iddiasında olan davacı borçlu ... iddiasını senetle ispat kuralı gereğince ispat yükümlüsü olduğunu, davacının, taraflar arasında mevcut ve imzası inkar edilmeyen bonoya karşı ödeme yaptığı ve borcu kalmadığı iddiasını senetle ispat kuralı çerçevesinde kesin deliller ile ispatlamak zorunda olduğunu, dosyaya kesin delil niteliği taşıyan bir belge, senet sunmadığını, dolayısıyla senet ile ispat kuralını yerine getiremediğini,davacının takibin tedbiren durdurulmasına yönelik tüm taleplerinin tümden reddine karar verilmesini ve verilen ihtiyati tedbir kararının yasal şartları oluşmadığından kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE Talep, bonoya dayalı takipte takipten önce yapılan ödeme nedeniyle menfi tespit davasında verilmiş olan tedbir kararına itiraza ilişkindir. İİK 72/3 maddesi “İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Bunun yanında menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir koşulları değerlendirilirken İİK 72 maddesi yanında, HMK 389 vd. maddelerinin de gözönünde bulundurulması gerekir.HMK'nın 389.

maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Somut olayda; davacının delil olarak sunduğu watshap yazışmaları, dekont,senet suretleri ve tüm dosya kapsamı itibariyle davacının ihtiyati tedbir istemi bakımından davanın esası yönünden haklılığın yaklaşık olarak ispatlanması ölçütünün sağlandığı, tedbir kararının kaldırılması halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından endişe edilmesi halinin mevcut olduğu,istinafa konu ara kararın dosya kapsamı delillere uygun olduğu , davalının ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle istinaf sebepleri yerinde görülmeyen ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 05/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/64685 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.