Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3721 E. 2021/2472 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konusuz kalma↗ son hamil↗ menfi tespit davası↗ maktu vekalet ücreti↗ tespit davası↗ hamil↗ husumet yokluğu↗ usulden reddi↗ hukuki yarar↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kötüniyet↗ menfi tespit↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacı, menfi tespit davası açtığına göre, son hamil olan davalının ağır kusurlu veya kötüniyetle çeki iktisap ettiğini ispatlaması gerektiği, ancak bu durumun ispatlanmadığı, temyiz incelemesi neticesinde, yerel mahkemece, “konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair” verilen kararın da bozulmadığı, kararın sadece vekalet ücreti yönünden ve asıl dava bakımından bozulduğu, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu, ancak davacı, davalının, gerçek durumu bilerek kötü niyetle çeki aldığını veya ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığından haklılık durumunu da ortaya koyamadığı, davalı ...’in, çekleri iade ettiğinden, davanın husumet yokluğundan (usulden) reddini talep ettiği, davacı da bu durumu kabul ettiğini beyan ettiğinden, davalı lehine nispi değil maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden, asıl dava bakımından, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ve davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, birleşen davada karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının vekalet ücretinden sorumlu olması için, davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmasının yanısıra davacının talep sonucunu da yargılamanın ilk duruşmasında kabul etmesi gerekmektedir. Somut vakada, davalı davanın açılmasına sebebiyet vermiş, ancak daha sonra çeki iade ettiği görülmüştür. Bu durumda her iki şart birlikte gerçekleşmediğinden vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalının sorumlu olduğu gözetilerek uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3693 E. 2019/5157 K.
Ortak:karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacı, «menfi tespit davası» açtığına göre, «son hamil» olan davalının ağır kusurlu veya «kötüniyetle» çeki iktisap ettiğini ispatlaması gerektiği, ancak bu durumun ispatlanmadığı, temyiz incelemesi neticesinde, yerel mahkemece, “«konusuz kalma» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» dair” verilen kararın da bozulmadığı, kararın sadece «vekalet ücreti» yönünden ve asıl dava bakımından bozulduğu, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta «hukuki yararı» olduğu, ancak davacı, davalının, gerçek durumu bilerek kötü niyetle çeki aldığını veya ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığından haklılık durumunu da ortaya koyamadığı, davalı ...’in, çekleri iade ettiğinden, davanın «husumet yokluğundan» («usulden) reddini» talep ettiği, davacı da bu durumu kabul ettiğini beyan ettiğinden, davalı lehine nispi değil «maktu vekalet ücreti» verilmesi gerektiğinden, asıl dava bakımından, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ve davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, birleş …
Benzer bu kararda… e tüm dosya kapsamına göre; dava açıldıktan sonra dava konusu bedel davalı tarafından ödendiğinden dolayı davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar vermek gerektiği ancak «yargılama giderlerinden sorumluluğun davanın» açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumunun değerlendirilerek belirleneceği, Ankara İcra Müdürlüğü'nün dosyası ile davalının mevcut dava açılmadan önce söz konusu borç nedeniyle «temerrüte» düşürüldüğü, mevcut davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği ve yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu olduğu gerekçesiyle; dava konusuz kaldığı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:teminat mektubu komisyonu · komisyon alacağı · yargılama giderlerinden sorumluluk · sorumluluk davası · teminat mektubu · maddi hata · yargılama giderleri · komisyon
Benzer bu karardaDava, davalı yararına düzenlenen «teminat mektubu komisyon alacağının» tahsili talebinden ibarettir.
… e tüm dosya kapsamına göre; dava açıldıktan sonra dava konusu bedel davalı tarafından ödendiğinden dolayı davanın konusuz kaldığı, konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar vermek gerektiği ancak «yargılama giderlerinden sorumluluğun davanın» açıldığı tarih itibariyle tarafların haklılık durumunun değerlendirilerek belirleneceği, Ankara İcra Müdürlüğü'nün dosyası ile davalının mevcut dava açılmadan önce söz konusu borç nedeniyle «temerrüte» düşürüldüğü, mevcut davanın açılmasına davalı tarafın sebebiyet verdiği ve yargılama giderlerinden davalı tarafın sorumlu olduğu gerekçesiyle; dava konusuz kaldığı …
Hükmün gerekçesinde, dava açılmasına davalının sebebiyet verdiğinin ve «yargılama giderlerinden» davalının sorumlu tutulması gerektiğinin ifade edilmesine, hüküm fıkrasında «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmesine rağmen, yine yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden de davalının sorumlu tutulması gerekirken hüküm fıkrasında vekalet ücretinden davacının sorumlu tutulması çelişki ve «maddi hataya» müstenit bulunmakla kararın bozulmasını gerektirmekte ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden yerel mahkeme kararının düz …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3721 E. , 2021/2472 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 19/06/2018 tarih ve 2017/1129-2018/632 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin asıl davada davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı Özışık ... Ltd. Şti. vekili, davacıya ait iş yerinde 29.08.2014 tarihinde meydana gelen hırsızlık sonucu 37 adet çekin çalındığını, 2 adet toplam 300.000.- TL tutarındaki çeklerin davalı ... tarafından bankaya ibraz edildiğini ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı ... vekili, çeklerin ciro yoluyla hamili olduklarını, çeklerin karşılıksız çıkması üzerine dava dışı Beycam ... Ltd. Şti.'ye iade ederek yerine senet aldıklarını, çeklerin kendilerinde olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davacı Yelken Gıda ... Ltd. Şti. vekili, 30.11.2014 tarih 0036193 numaralı ve 30.11.2014 tarih 0036194 nolu toplam 300.000.- TL tutarındaki çeklerin keşidecisi olduklarını, çekleri dava dışı Özışık Ltd. Şti.'ye verdiklerini ancak çalındığını, davalıların meşru hamil olmadıklarını ileri sürerek, borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Birleşen davalı ... vekili, çeklerin ciro yolu ile iyi niyetli hamili olduklarını, karşılıksız çıkması üzerine diğer davalı Beycam .... Ltd. Şti.'ye iade ettiklerini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacı, menfi tespit davası açtığına göre, son hamil olan davalının ağır kusurlu veya kötüniyetle çeki iktisap ettiğini ispatlaması gerektiği, ancak bu durumun ispatlanmadığı, temyiz incelemesi neticesinde, yerel mahkemece, “konusuz kalma nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair” verilen kararın da bozulmadığı, kararın sadece vekalet ücreti yönünden ve asıl dava bakımından bozulduğu, dava tarihi itibariyle davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu, ancak davacı, davalının, gerçek durumu bilerek kötü niyetle çeki aldığını veya ağır kusurlu olduğunu ispatlayamadığından haklılık durumunu da ortaya koyamadığı, davalı ...’in, çekleri iade ettiğinden, davanın husumet yokluğundan (usulden) reddini talep ettiği, davacı da bu durumu kabul ettiğini beyan ettiğinden, davalı lehine nispi değil maktu vekalet ücreti verilmesi gerektiğinden, asıl dava bakımından, konusuz kalan davada karar verilmesine yer olmadığına ve davalı lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, birleşen davada karar kesinleştiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının vekalet ücretinden sorumlu olması için, davalı tarafın dava açılmasına sebebiyet vermemiş olmasının yanısıra davacının talep sonucunu da yargılamanın ilk duruşmasında kabul etmesi gerekmektedir. Somut vakada, davalı davanın açılmasına sebebiyet vermiş, ancak daha sonra çeki iade ettiği görülmüştür. Bu durumda her iki şart birlikte gerçekleşmediğinden vekalet ücreti ve yargılama giderinden davalının sorumlu olduğu gözetilerek uygun sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden asıl davada davacıya iadesine, 16/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/645882500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz