6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mesleki amaçla kullanılan telefonun taşınmasında görevli mahkeme

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1475 E. 2023/1133 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Tazminatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin

★ EmsalGörev ve yetkiDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)usul emsali

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Davacının nitelemesi: Görev İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Sınır kaydı: sınır-aday → 18/19/46/57 (tüketici) — Sınır Cetveli / Negatif Alan

Gerekçe özeti

Bir gerçek kişinin, mesleğinin icrası amacıyla kullandığı bir eşyanın (somut olayda cep telefonu) taşınması için kurduğu taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar, kişinin mesleki amaçla hareket ettiğinin fatura, muhasebe kaydı gibi somut delillerle ortaya konması halinde tüketici işlemi sayılmaz; bu durumda uyuşmazlığa bakma görevi tüketici mahkemelerine değil, ticari dava niteliği nedeniyle asliye ticaret mahkemelerine aittir.

Ele alınan sorunlar

Davacı avukatın telefonu mesleki amaçla kullanıp kullanmadığı ve buna bağlı görevli mahkeme → kabul

İddia: Davacı vekili, telefonun tüketici sıfatıyla değil, avukatlık mesleğinin icrası için mesleki amaçla satın alındığını, faturanın ve muhasebe kayıtlarının bunu ispatladığını, bu nedenle Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: 6502 sayılı Kanunun 3/1-k maddesi tüketiciyi 'ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi' olarak tanımlamaktadır. Davacı avukat, davalı kargo şirketine teslim ettiği telefonun davalı tarafından zayi edildiğini ileri sürerek tazminat talep etmiş; telefonu mesleki amaçla kullandığını, faturasını, vergi defter kaydını ve demirbaş kayıtlarını sunarak ispatlamıştır. Davacının telefonu sadece özel hayatına ilişkin kullandığına dair hiçbir somut veri bulunmamaktadır. Avukatlık mesleğinin icrası için herhangi bir iletişim aracının mesleki amaçla kullanıldığının kabulü hayatın olağan akışına uygundur. Mesleki amaçla kullanılan bir telefonun herhangi bir adrese gönderilmesi için yapılan taşıma sözleşmesi de mesleki amaçla yapılmış sayılır. Taşıma sözleşmelerinin ticari dava olmaları yanında Tüketici Mahkemelerinde görülmesinin yasal dayanağı 6502 sayılı Kanunun 83/2. maddesi olup, somut uyuşmazlıkta bir tüketici işlemi söz konusu olmadığı gibi davacının mesleki amaçla hareket ettiği anlaşıldığından, eldeki dava ticari dava niteliğindedir ve mahkeme bu davaya bakmaya görevlidir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Avukatlık mesleğinin icrası için kullanılan bir eşyanın (telefon) taşınmasına ilişkin sözleşmenin mesleki amaçla kurulmuş sayılacağı ve bu nedenle tüketici işlemi teşkil etmeyeceği yönündeki değerlendirme, benzer 'serbest meslek sahibinin mesleki araçlarına ilişkin taşıma/hizmet sözleşmeleri' uyuşmazlıklarında görevli mahkemenin tespiti bakımından emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Avukatın mesleğinin icrası için mesleki amaçla kullandığı bir eşyaya ilişkin taşıma sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklar tüketici işlemi sayılmayıp ticari dava niteliğinde olduğundan, bu davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
Dava şartı
görev

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici işlemi mesleki amaç görev taşıma sözleşmesi ticari dava dava şartı

Atıf yapılan mevzuat: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun — 6502 sayılı Kanun 26502 sayılı Kanun 3/1-k6502 sayılı Kanun 36502 sayılı Kanun 3/1-l6502 sayılı Kanun 736502 sayılı Kanun 83/2 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)a-3HMK 353(1)-a

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1475

KARAR NO 2023/1133

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 21/02/2023

NUMARASI 2022/800 Esas - 2023/119 Karar

DAVA

Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

Davanın görev yönünden usulden reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; "...Müvekkil ...'in ... Sigortadan sigortalı, ... poliçe numaralı, ... IMEI Nolu .... marka telefonunun ekranının kırılması üzerine sigorta kapsamında tamir edilmesi için ... Sigorta ile irtibata geçildiğinde ... kargo ile anlaşmalı olduklarını ve bu sebeple telefonu servise götürmek için ... kargo yetkilisine teslim etmek gerektiği bildirildiğini ,29.04.2022 tarihinde telefonun ... ve ... (şirket kodu) ile ofisinden ... Kargo yetkilisine teslim edildiğini, ancak telefonun yerine ulaşmaması üzerine kargo ile iletişime geçildiğinde; telefonun ... Kargo Merdivenköy şubesinde geri dönüşüm kutusuna düşürüldüğü bilgisi verildiğini,davalı şirketin ilgili şubesine gidildiğinde olayın güvenlik kamerası görüntüsü ile sabit olduğu, olay sonrası zarardan müteselsilen sorumlu olan ...

Sigorta ve ... Kargo ile defalarca iletişime geçildiği, ihtarname gönderildiği ancak zararın karşılanması noktasında tarafların hiçbirinden olumlu bir yanıt alınamadığını,tarafların ağır kusurlu olduğu işbu olay sebebiyle avukat olan müvekkilinin sadece telefonundan mahrum kalmayıp aynı zamanda telefonunun maddi değerini de aşan şekilde telefonunda kayıtlı bütün kişisel verilerin yok olması durumuyla karşı karşıya kaldığını, davalılardan taşıyıcı sıfatına sahip ... Kargo şirketinin sorumluluğunda iken kaybolan ... marka telefonun güncel bedeli olan 15.575- TL maddi tazminat ve 643,38- TL ihtarname ücretinin dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

1-Davalı ... Kargo ..vekili; Müvekkil Şirketin kendisine taşınmak üzere teslim edilen kargonun içeriğini araştırma (açarak içine bakma, vs.) hak ve yetkisi bulunmadığından içerik konusunda teslim edenin beyanına itibar edileceğiNİ,TTK md. 864 uyarınca, gönderen kusuru olmasa da; taşıma senedine yazılan bilgilerdeki gerçeğe aykırılıklar ile yanlışlık ve eksikliklerden doğan zararın göndericiye ait olduğunu, eksik bildirimler dolayısıyla Müvekkil Şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini ,davacı tarafından taşınan eşyanın içeriği bildirilmediğini, tam tazminata hükmedilmesini gerektiren koşulların bulunmadığını, TTK hükümleri uyarınca taşıyanın sınırlı sorumluluğu prensibi benimsendiğini, davacının talepleri haksız olduğundan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

2- Davalı ... Sigorta A.Ş vekili; "Davacı yan ile müvekkil şirket arasında ... poliçe no'lu "Cep telefonu ekran sigortası poliçesi" akdedildiği,davacının ilettiği hasar ihbarına istinaden cihazın anlaşmalı teknik servise iletilmesi için kendisine "..." ... kargo numarası ile telefonu teslim etmesi gerektiği bildirildiği,poliçe kapsamında hizmetin, bildirilen kargo kodu ile cihazın ... kargo şubesine teslim etmesinin akabinde başladığını,davacı telefonu şirkete çağırdığı kargo firması görevlisine teslim ettiğini bildirmişse de kargo kodu üzerinden yapılan incelemede davacının telefonu kargo firmasına teslim etmediğinin anlaşıldığını, davacı tarafından şifahen cihazın kargo firması görevlisine teslim ettiği ancak kargo işlemleri başlatılmadan cihazın diğer davalı ...

Kargo tarafından kaybedildiği, bu durumun kargo şubesinde izlenen kamera kayıtları ile sabit olduğu bildirildiği, kamera kayıtlarının dosyaya celbini, davacının telefonu teslim edip etmediğinin araştırılması gerektiğini, bir an diğer davalı ... kargo çalışanına teslim ettiği düşünüldüğünde dahi müvekkilin sorumluluğunun doğmasından bahsedilemeyeceğini, kargo aşamasında kaybedilen/zarara uğrayan eşya ile ilgili olarak hasar ve zarardan sorumluluk taşıyıcıya ait olduğunu, telefonun kargo firması tarafından kaybedildiği tespit olunsa dahi müvekkil şirketin olayla ilgili sorumluluğu bulunmadığını, uyuşmazlığa konu telefonun davacı tarafından teslimi, teslim noktası veya taşınması bakımından bir ayıbı söz konusu olmadığını, teslimin şubeye değil, ofisinden gerçekleştirmesi sebebi ile davacının olayda ihmalinin bulunduğunun kabulü gerektiğini, davacı cihazı teslim ettiği anda teslim fişi alması gerekirken almadığını, telefonu teslim ettiği kişinin kargo çalışanı olup olmadığının da araştırılması gerektiğini ,talebin zamanaşımına uğradığını, faizin fahiş olduğunu, müvekkili şirkete karşı huzurdaki davanın açılması HMK m.

329 amir hükmü gereği hakkın kötü kullanılması niteliğinde olduğundan davacı hakkında disiplin para cezasına hükmedilmesini..." talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmesi tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmediğini, bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerektiğini, somut olayda, davacı ile davalı ... sigorta A.Ş arasında Cep Telefonu Ekran Sigorta Poliçesi imzalandığını, poliçe kapsamında yer alan cep telefonunun ekranının kırılması nedeniyle ... sigorta ile iletişime geçtiği ve sigorta şirketinden kendisine verilen kargo iade koduyla sigorta şirketinin anlaşmalı olduğu davalı ... kargoya ürünü teslim ettiğini, davalı ... kargo ile yaptığı taşıma sözleşmesi kapsamında gönderilen ürünün kaybından kaynaklı tazminat için eldeki davayı açtığını, dosya kapsamından davacının serbest avukat olduğunu, hem davalı ile imza edilen sigorta poliçesinde hemde ...

kargo ile oluşan taşıma sözleşmesinde davacının tüketici konumunda olduğu, davacının ticari ve mesleki amaçla hareket ettiğine dair somut delilin bulunmadığı anlaşıldığından, uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiğinden göreve ilişkin dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEBLERİ

Davacı vekili, dava dilekçesi ekinde sundukları faturadan görüleceği üzere davaya konu telefonun tüketici sıfatıyla değil sahip olduğu hukuk bürosundaki işlerini görmek üzere Avukat sıfatıyla aldığını, satın alma işlemi "mesleki amaçla" gerçekleştirildiğini, telefonu tamamen ofis işlerinde müvekkilleri ve müvekkillerin dava, icra takibi benzeri her türlü işlerinde mesleki amaçlı kullanmak üzere satın alındığını, muhasebecisi tarafından gider olarak kaydedildiğini, mesleki amaç daha çok kişinin kendisine ve kişiliğine ilişkin bir kavram olup zaten ticari amaç ile de kıyaslandığında ticari amaç söz konusu olduğunda kişi imkânı dâhilinde bir eşyayı piyasaya sürerek ondan kâr elde ederken; mesleki amaçta ise daha çok bir iş için mesai harcama, özellikle kendi emeğini ve uzmanlığını ortaya koyarak bunlardan bir gelir elde etme amacı mevcut olup müvekkilimizin de telefonu satın alma ve kullanma arasındaki bağlantısı bu şekilde açıklanabileceğini, bir an için müvekkilin tüzel kişiliğe sahip bir şirket olduğu düşünülse idi yerel mahkeme yüksek olasılıkla görevi konusunda ret kararı da vermeyeceğini, davacı müvekkilinin işbu telefonu satın alma ve kullanma amacı düşünüldüğünde Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğunu, Tüketici;

bir mal veya hizmeti “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla” satın alan veya bunlardan yararlanan kişi olarak nitelendirildiğinden müvekkilimizin işbu işlemde tüketici sıfatına sahip olduğundan bahsedilmesi mümkün olmadığını, Asliye Ticaret Mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli olduğunu taşıma ve sigorta hukukundan doğan davaların mutlak ticari dava olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Kanunun 2. maddesinde; "bu kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar” denilmekte, aynı Kanunun 3/1-k maddesinde tüketici " Ticari veya mesleki olmayan amaçlı hareket eden gerçek veya tüzel kişi" olarak;

3. maddesinde “tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi ifade eder” şeklinde yeniden tanımlanmıştır. 6502 sayılı TKHK'nın 3/1. maddesinin (l) bendinde ise mal veya hizmet piyasalarında ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan her türlü sözleşme ve hukukî işlemin kanun kapsamına (m.2) alınmıştır. 6502 sayılı Kanunun; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile “taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun göreve ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini” düzenleyen 83/2.

maddesinin açık hükmü nedeniyle somut uyuşmazlığa bakma görevi Tüketici Mahkemelerinin görev alanına girmiştir. Davacı Avukat: davalı kargo şirketine teslim ettiği telefonu davalı kargo şirketinin zayi ettiğini ileri sürerek, telefonun değerini davalılardan talep etmektedir. Davacı; telefonu mesleki amaçla kullandığını belirterek, telefonun faturasını, vergi defter kaydını, demirbaş kayıtlarını ibraz etmiştir. Davacının telefonu sadece özel hayatına ilişkin kullandığına ilişkin ise hiç bir somut veri bulunmamaktadır. Avukatlık mesleğinin icrası için herhangi bir iletişim aracının mesleki amaçla kullanıldığının kabulü hayatın olağan akışına uygun bir sonuçtur. Anlatılanlara göre; davacının avukat olduğu, iletişim aracı telefonun mesleki amaçla kullandığının kabulü gerektiği, mesleki amaçla kullanılan bir telefonun herhangibir adrese gönderilmesi için taşıma sözleşmesi yapılmasının da mesleki amaçla yapılmış sayılacağı, öte yandan taşıma sözleşmelerinin ticari dava olmaları yanında Tüketici Mahkemelerinde görülmesinin yasal dayanağı 6502 sayılı kanunun 83/2.

maddesi olduğu, uyuşmazlıkta bir tüketici işlemi söz konusu olmadığı gibi, davacının mesleki amaçla hareket ettiği anlaşılmakla mahkemece ticari dava niteliğindeki eldeki davaya bakmaya görevli olduğu halde davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına davanın yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/800 Esas-2023/119 Karar sayılı ve 21/02/2023 tarihli kararın HMK nın 353(1)a-3 maddesi gereği KALDIRILMASINA; "Davanın yeniden görülmek üzere dava dosyasının kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"Davacı tarafından yatırılan 179,90-TL peşin istinaf karar harcının davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 13/07/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/64289 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.