Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/1108 E. 2013/17167 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mazeret talebi↗ mazeret dilekçesi↗ dosyanın işlemden kaldırılması↗ arabuluculuk↗ mazeret↗ işlemden kaldırma↗ davanın açılmamış sayılması↗ açılmamış sayılma↗ yenileme↗ ibraz↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davacı vekilinin, 13.01.2012 tarihli duruşmaya gelmediği, usulüne uygun mazeret dilekçesi de ibraz etmediği dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafın yenileme talebinde bulunduğu, ancak 21.12.2012 tarihli duruşmaya da gelmediği gerekçesiyle, HMK 320/4. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Talep, çekin iptali istemine ilişkin olup, 21.12.2012 tarihli celsede mazeret dilekçesinin usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin mazeret talebi reddedilerek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin mazeret dilekçesini faks ile gönderdiği ekindeki belgede de duruşma tarihini de kapsayacak şekilde İzmir'de düzenlenen Türkiyede Ceza Adalet Sisteminde Mağdur Fail Uzlaştırma ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Projesi Eğiticilerin Eğitimi Toplantısı'na katılmak üzere Baro tarafından görevlendirildiğini bildirir belge sunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, belgelendirilen mazeret dilekçesi dikkate alınarak davacı vekilinin mazeret talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususa hiç değinilmeden mazeret talebinin usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3068 E. 2014/6358 K.
Ortak:mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı vekilinin, 13.01.2012 tarihli duruşmaya gelmediği, usulüne uygun «mazeret dilekçesi» de «ibraz» etmediği «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı tarafın «yenileme» talebinde bulunduğu, ancak 21.12.2012 tarihli duruşmaya da gelmediği gerekçesiyle, HMK 320/4. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Talep, çekin iptali istemine ilişkin olup, 21.12.2012 tarihli celsede «mazeret dilekçesinin» usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin «mazeret talebi» reddedilerek, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, belgelendirilen «mazeret dilekçesi» dikkate alınarak davacı vekilinin «mazeret talebi» konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususa hiç değinilmeden mazeret talebinin usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… , tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin 03.04.2012 tarihli duruşma gününü kendisine usule uygun şekilde tebliğ edilmiş olmasına rağmen duruşmaya gelmediği gibi «mazeret» de bildirmediği, dosyanın aynı tarihli duruşmada «işlemden kaldırıldığı» ve üç aylık yasal süre içerisinde taraflarca «yenilenmemiş» olduğu gerekçesiyle HMK’nın 150/1. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» dair tesis edilen karar, davacılar vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Kıymetli evrak iptal | Çek iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/4008 E. 2014/10056 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı vekilinin, 13.01.2012 tarihli duruşmaya gelmediği, usulüne uygun «mazeret dilekçesi» de «ibraz» etmediği «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı tarafın «yenileme» talebinde bulunduğu, ancak 21.12.2012 tarihli duruşmaya da gelmediği gerekçesiyle, HMK 320/4. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Talep, çekin iptali istemine ilişkin olup, 21.12.2012 tarihli celsede «mazeret dilekçesinin» usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin «mazeret talebi» reddedilerek, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, belgelendirilen «mazeret dilekçesi» dikkate alınarak davacı vekilinin «mazeret talebi» konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususa hiç değinilmeden mazeret talebinin usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kıymetli evrak iptali · kıymetli evrak
Benzer bu karardaDava, «kıymetli evrak iptali» istemine ilişkin olup; mahkemece; davacı vekilinin elektronik ortamda gönderdiği 16/10/2012 tarihli mesleki «mazeret dilekçesine» rağmen, duruşmaya mazereti olmaksızın katılmadığından bahisle; 17/10/2012 tarihinde «dosyanın işlemden kaldırılması» kararı verilerek ve usulüne uygun olmayan işlemden kaldırma kararı esas alınarak 3 ay sonra dosyanın «yenilenmemesi» nedeniyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış,kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11611 E. 2016/8322 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · dosyanın işlemden kaldırılması · mazeret · işlemden kaldırma · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı vekilinin, 13.01.2012 tarihli duruşmaya gelmediği, usulüne uygun «mazeret dilekçesi» de «ibraz» etmediği «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı tarafın «yenileme» talebinde bulunduğu, ancak 21.12.2012 tarihli duruşmaya da gelmediği gerekçesiyle, HMK 320/4. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Talep, çekin iptali istemine ilişkin olup, 21.12.2012 tarihli celsede «mazeret dilekçesinin» usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin «mazeret talebi» reddedilerek, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, belgelendirilen «mazeret dilekçesi» dikkate alınarak davacı vekilinin «mazeret talebi» konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususa hiç değinilmeden mazeret talebinin usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin duruşmaya katılmadığı gibi «mazeret dilekçesi» de göndermediği için «dosyanın işlemden kaldırıldığı», bu tarihten itibaren üç aylık yasal sürede de dosyanın «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi uyarınca 22/08/2014 tarihi itibariyle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, 22.05.2014 tarihli celsede, davacılar vekilinin katılmadığı ve «mazeret» de bildirmediği gerekçesiyle «dosyanın işlemden kaldırılmasına» karar verilmiş, üç aylık yasal sürede de dosya «yenilenmediği» için «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devrinin iptali · hisse devri · olumsuz oy
Benzer bu karardaDava, şirket hisselerini devralan davalının hisse bedellerini ödememesi nedeniyle «hisse devrinin iptali» istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece davacı vekilinin «mazeretinin» değerlendirilmesi ve olumlu yada «olumsuz» bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/134 E. 2013/17223 K.
Ortak:mazeret
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacı vekilinin, 13.01.2012 tarihli duruşmaya gelmediği, usulüne uygun «mazeret dilekçesi» de «ibraz» etmediği «dosyanın işlemden kaldırıldığı», davacı tarafın «yenileme» talebinde bulunduğu, ancak 21.12.2012 tarihli duruşmaya da gelmediği gerekçesiyle, HMK 320/4. maddesi uyarınca «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Talep, çekin iptali istemine ilişkin olup, 21.12.2012 tarihli celsede «mazeret dilekçesinin» usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin «mazeret talebi» reddedilerek, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Davacı vekilinin «mazeret dilekçesini» faks ile gönderdiği ekindeki belgede de duruşma tarihini de kapsayacak şekilde İzmir'de düzenlenen Türkiyede Ceza Adalet Sisteminde Mağdur Fail Uzlaştırma ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Projesi Eğiticilerin Eğitimi Toplantısı'na katılmak üzere Baro tarafından «görevlendirildiğini» bildirir belge sunduğu anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekiline duruşma gün ve saatinin «usulüne uygun tebliğ» edilmesine rağmen «mazeretsiz» olarak duruşmaya gelmediği, ancak duruşmaya gelen davalı ... vekilinin davayı takip edeceğini bildirmesi üzerine, dosya üzerinde yapılan incelemede davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine; davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak davalı ... aleyhine icra takibi başlatmış olması nedeniyle %20 «kötü niyet tazminatının» davacı şirketten alınarak davalı ...'ne verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulüne uygun tebliğ · kötü niyet tazminatı · kötü niyet
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı vekiline duruşma gün ve saatinin «usulüne uygun tebliğ» edilmesine rağmen «mazeretsiz» olarak duruşmaya gelmediği, ancak duruşmaya gelen davalı ... vekilinin davayı takip edeceğini bildirmesi üzerine, dosya üzerinde yapılan incelemede davacı tarafın davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine; davacı tarafın haksız ve kötü niyetli olarak davalı ... aleyhine icra takibi başlatmış olması nedeniyle %20 «kötü niyet tazminatının» davacı şirketten alınarak davalı ...'ne verilmesine karar verilmiştir.
Ancak, İİK 67/2 maddesi gereğince, itirazın iptali davasında davanın reddi halinde alacaklının haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşıldığı takdirde, borçlu lehine «kötü niyet tazminatına» hükmedilir.
Bu durumda davalının «kötü niyet tazminatı» isteminin reddine karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/1108 E. , 2013/17167 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada Çine Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21.12.2012 tarih ve 2011/586-2012/735 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin hamili olduğu 2.000,00 TL'lik çeki, bir zarf içinde pek çok çekle birlikte kaybettiğini veya çaldırdığını ileri sürerek, çekin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, davacı vekilinin, 13.01.2012 tarihli duruşmaya gelmediği, usulüne uygun mazeret dilekçesi de ibraz etmediği dosyanın işlemden kaldırıldığı, davacı tarafın yenileme talebinde bulunduğu, ancak 21.12.2012 tarihli duruşmaya da gelmediği gerekçesiyle, HMK 320/4. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Talep, çekin iptali istemine ilişkin olup, 21.12.2012 tarihli celsede mazeret dilekçesinin usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davacı vekilinin mazeret talebi reddedilerek, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Davacı vekilinin mazeret dilekçesini faks ile gönderdiği ekindeki belgede de duruşma tarihini de kapsayacak şekilde İzmir'de düzenlenen Türkiyede Ceza Adalet Sisteminde Mağdur Fail Uzlaştırma ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabulucuk Projesi Eğiticilerin Eğitimi Toplantısı'na katılmak üzere Baro tarafından görevlendirildiğini bildirir belge sunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, belgelendirilen mazeret dilekçesi dikkate alınarak davacı vekilinin mazeret talebi konusunda bir karar verilmesi gerekirken, bu hususa hiç değinilmeden mazeret talebinin usulüne uygun şekilde gönderilmediği gerekçesiyle, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/642412800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz