6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kayyım atama davasının çekişmesiz yargı işi olarak temyize kapalılığı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/871 E. 2021/1558 K. · · İlk derece: 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

Temyiz istemi usulden reddedildiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

TMK 427/4 uyarınca bir tüzel kişinin organsız kalması nedeniyle istenen yönetim kayyımı atanması, HMK 382/2-b-19 anlamında vesayet işi (çekişmesiz yargı işi) olması ve niteliği gereği geçici hukuki koruma önlemine ilişkin olması nedeniyle, HMK 362/1-ç ve 362/1-f uyarınca verilen karar temyiz edilemez; bu tür karara yönelik temyiz dilekçesinin reddine karar verilir.

Ele alınan sorunlar

Yönetim kayyımı atanması isteminin çekişmesiz yargı ve geçici hukuki koruma niteliği nedeniyle temyize kapalı olması → ret

Gerekçe: Yasal dayanağı TMK'nın 427/4. maddesi olan yönetim kayyımı atanması istemi, mahiyeti itibariyle mahkemeden geçici hukuki koruma önlemine dair karar verilmesi niteliğindedir. HMK'nın 382/2-b-19. maddesinde vesayet işleri çekişmesiz yargı işlerinden sayılmış, HMK'nın 362/1-ç maddesinde çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların, 362/1-f maddesinde geçici hukuki koruma hakkında verilen kararların temyizinin kabil olmadığı öngörülmüştür. Bu nedenle kayyım tayini davası hem çekişmesiz yargı işi olması hem de geçici hukuki koruma önlemine ilişkin olması nedeniyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı temyiz edilemez; temyiz dilekçesinin reddi gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Yönetim kayyımı atanması isteminin hem çekişmesiz yargı işi hem geçici hukuki koruma önlemi niteliğinde olması nedeniyle temyize kapalı olduğu ve temyiz dilekçesinin reddedileceği yönünden emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı çekişmesiz yargı vesayet işleri geçici hukuki koruma temyiz kabiliyeti organsız kalma

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/871 E.  ,  2021/1558 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.06.2019 tarih ve 2018/1006 E- 2019/586 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 26.12.2019 tarih ve 2019/2164 E- 2019/1644 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı vekili, davacının, davalı şirketin %50 ortağı olduğunu; dava dışı diğer ortakla birlikte şirketi temsil etme görevinin 04/07/2018 tarihinde dolduğundan şirketin bu tarihten sonra organsız kaldığını; davalı şirket ile dava dışı Üretmen İnşaat San...Limited Şirketi arasında akdedilen 08/07/2017 tarihli sözleşme ile 210 kg miktarındaki zümrüt taşının davalı şirkete teslim edileceği konusunda anlaşıldığını ancak şirketin organsızlığı nedeniyle malın antrepodan teslim alınması için gerekli işlemlerin 1 yılı aşkın zamandır yapılamadığını, diğer ortak ...'nin bir takım hileli işlemlerle gümrükte bulunan malları Üretmen İnşaat Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne devretme girişimlerinde bulunduğu, ...'nin şirketin karar alması için gerekli çağrılara icabet etmediği, şirketle ilgili işlemlerin yapılmaması için elinden gelen çabayı gösterdiğini, şirketi gereksiz yere borçlandırmaması amacıyla şirketin hak ve yetkilerinin sağlıklı şekilde kullanılması için şirkete temsilci seçilinceye kadar veya şirketi tasfiyesi işlemlerine başlayıncaya kadar kayyım atanmasını;

talep ve dava etmiştir.

Davalı Alan Pırlanta ve Mücevaharat.. Ltd. Şti. davaya cevap vermemiştir.

İlk derece mahkemesince, davacının TTK'nın 410. maddesi gereğince münferiden temsile yetkili davacının görev süresi dolsa bile, genel kurulu toplantıya çağırabileceği, kayyum tayini talebinde davacının hukuken korunmaya değer bir yararının bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince, ilk derece mahkemesince davanın hukuki yarar yoklugu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteminin HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, davalı limited şirketin yasal ve zorunlu organlarının yokluğu nedeni ile yönetim kayyımı atanması istemine ilişkindir. Davanın yasal dayanağı TMK'nın 427/4. maddesi olup, bir tüzel kişinin gerekli organlarından yoksun kalması ve yönetiminin başka yoldan sağlanamaması durumunda yönetim kayyımı atanacağı düzenlenmiştir. Bu yöndeki istemin, mahiyeti itibariyle mahkemeden geçici hukuki koruma önlemine dair karar verilmesi niteliğinde olduğunda kuşku yoktur.

Öte yandan, HMK'nın 382/1. maddesinde, uyuşmazlığın hangi ölçütlere göre çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıklanmış, Yasa'nın 382/2. maddesinde çekişmesiz yargı kapsamında olan işler sayılmış, Yasa'nın 382/2-b-19 maddesinde de vesayet işlerinin çekişmesiz yargı işlerinden sayıldığı düzenlenmiştir. HMK 362/1-ç maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararların temyizinin kabil olmadığı öngörülmüştür.

Açıklanan yasal düzenlemeler karşısında TMK'nın 427/4. maddesinde hukuki dayanağını bulan eldeki kayyım tayini davası, HMK'nın 382/2-b-19. maddesinde düzenlenen vesayet işleri kapsamında bulunması nedeniyle çekişmesiz yargı işi olduğu gibi mahiyeti gereğince HMK'nın 10. kısmında yer verilen geçici hukuki koruma önlemi istemine ilişmesi nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararı, HMK'nın 362/1(ç) ve (f) maddeleri gereğince temyiz edilemeyeceğinden HMK'nın 366. maddesi delaletiyle 346. maddesi gereğince davacı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin REDDİNE, HMK'nın 359/4. maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/641689900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Temyiz istemi usulden reddedildi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/2164 E. 2019/1644 K.

Genel kurulu toplantıya çağırma imkanı varken kayyım talebinde hukuki yarar yokluğu

Gerekçe özeti

Limited şirkette münferiden yetkili müdürlerin görev süresi dolmuş olsa bile, TTK 617/3 yollamasıyla uygulanan TTK 410 uyarınca ortak, genel kurulu toplantıya çağırarak temsilci seçilmesi veya şirketin tasfiyesi konusunda karar aldırabilir; şirketin iki ortaklı ve hisselerin eşit olması bu çağrı yetkisinin kullanılmasına engel değildir. Bu imkân kullanılmadan doğrudan kayyım atanması talebiyle dava açılmasında hukuki yarar bulunmaz; oy dağılımının eşitliği nedeniyle karar alma imkanının bulunmadığı iddiası, bunu ispatlayan bir belge/tutanak sunulmadıkça kabul edilmez.

Emsal değeri

İki ortaklı ve eşit hisseli limited şirketlerde, müdürlerin görev süresi dolmuş olsa da TTK 410 maddesi yollamasıyla genel kurulun toplantıya çağrılabileceği ve bu yolun tüketilmeden açılan kayyım atanması davasında hukuki yarar bulunmadığı yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: kayyım atanması hukuki yarar genel kurulu toplantıya çağırma münferit temsil yetkisi limited şirket

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/2164

KARAR NO 2019/1644

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 26/06/2019

NUMARASI 2018/1006 Esas 2019/586 Karar

DAVA

Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 26/12/2019

İlk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı şirketin %50 ortağı olduğunu; dava dışı diğer ortakla birlikte şirketi temsil etme görevinin 04/07/2018 tarihinde dolduğundan şirketin bu tarihten sonra organsız kaldığını; davalı şirket ile dava dışı ...Limited Şirketi arasında akdedilen 08/07/2017 tarihli sözleşme ile 210- KG, 14.000 kırat zümrüt taşının Atatürk Havalimanı Gümrük Müdürlüğü antreposundan davalı şirkete teslim edileceği konusunda anlaşıldığını; ancak, sözleşmenin ediminin şirketin organsızlığı nedeniyle yerine getirilemediğini; dava dışı ortağın da yetkili atanması konusunda karar alınması için üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmediğinden; sözleşme konusu malların antrepodan teslim alınması için gerekli işlemlerin 1 yılı aşkın zamandır yapılamadığını, davacının hissedarı olduğu şirkete yetkili atanamaması nedeniyle şirketin menfaatine olan işlemlerin yerine getirilemediğini ve şirketin ekonomik anlamda yıkıma sebebiyet verdiğini, şirketin yönetim zaafiyeti nedeniyle karar alamaması sebebiyle ve diğer ortak ...

bir takım hileli işlemlerle gümrükte bulunan malları sözleşme ile şirkete teslim etmeyi taahhüt eden... Sanayi Ticaret Limited Şirketi'ne devretme girişimlerinde bulunduğu,... şirketin karar alması için gerekli çağrılara icabet etmediği, şirketle ilgili işlemlerin yapılmaması için elinden gelen çabayı gösterdiğini, şirketi gereksiz yere borçlandırmaması amacıyla şirketin hak ve yetkilerinin sağlıklı şekilde kullanılması için şirkete temsilci seçilinceye kadar veya şirketi tasfiyesi işlemlerine başlayıncaya kadar kayyım atanmasını; talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalıya usulüne uygun tebligatın yapılmış,ancak yasal süresi içinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece;davacının TTK.410 maddesi gereği, davacı görev süresi dolsa bile, genel kurulu toplantıya çağırabileceği, işbu davaya, kayyım talebine gerekçe gösterdiği, temsilci seçilmesine veya şirketin tasfiyesine ilişkin hususların karara bağlanmasını sağlayabileceği, yasanın bu maddesinde düzenlenen yetkilerin kullanılması yerine, üstelik koşulları oluşmadığı halde TTK.630.maddesi hükümlerine dayanılarak, kayyum tayini talebinde davacının hukuken korunmaya değer bir yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemece şirketin %50-%50 hisse ve 250.000-TL-250.000-TL sermayeye sahip 2 ortaktan teşekkül ettiğini; müdür atanması için karar alma yeter sayısı olan %51’lik karar alma ve şirketin tasfiyesi için gerekli olan 2/3’lük karar alma nisabının sağlanmasının mümkün olmamasının dikkate alınmadığını, münferiden müdür olarak kararlaştırılan 2 ortağın da müdürlük sürelerinin aynı tarihte 04/07/2018 tarihinde sona erdiğinden karar alma mekanizmasının tıkandığını, mahkeme gerekçesindeki maddenin hisse ve sermaye miktarı eşit olan ve ortak sayısı da 2 olan limited şirketler açısından uygulanmasının yasal anlamda dayanağının bulunmadığını, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davanın kabulüne ve şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava;TTK 630 maddesi uyarınca önceki temsilcilerin görev süresi sona ermesi nedeniyle davalı şirkete temsilci seçilinceye kadar veya şirketin tasfiyesi işlemlerine başlanıncaya kadar kayyum atanması istemine ilişkindir. Mahkeme davanın reddine karar vermiş,bu karara karşı davacı vekili istinaf yasa yoluna başvurmuştur6102 sayılı TTK nın 630/2 maddesi " Her ortak, haklı sebeplerin varlığında, yöneticilerin yönetim hakkının ve temsil yetkilerinin kaldırılmasını veya sınırlandırılmasını mahkemeden isteyebilir"TTK 'nın 410/1 maddesi" Genel kurul, süresi dolmuş olsa bile, yönetim kurulu tarafından toplantıya çağrılabilir. "şeklinde düzenlenmiştir. Somut olayda şirketi temsile münferiden yetkili davacı ortakların sorumlu müdürlük sürelerinin 04/07/2018 tarihinde dolması nedeniyle temsilci seçilinceye kadar veya şirketin tasfiyesi işlemlerine başlanıncaya kadar davalı şirkete kayyum atanmasını talep etmiştir.TTK.nun 617/3 maddesi yollamasıyla limited şirketler yönünden de uygulama alanı bulan TTK.410 maddesi gereği, davacı görev süresi dolsa bile, genel kurulu toplantıya çağırarak şirkete temsilci seçilmesine veya şirketin tasfiyesine ilişkin hususların karara bağlanmasını sağlayabilecektir.

Şirketin 2 ortaklı olması ve ortakların paylarını eşit olması görev süresi dolan davacının genel kurulu toplantıya cağırmasına engel teşkil etmeyecektir. Davacının öncelikle TTK 410 . Maddesi uyarınca genel kurulu toplantıya çağırmadan kayyım atanması talepli iş bu davayı açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Oy dağılımının eşitliği nedeniyle karar alma imkanı bulunmadığı ileri sürülse de dosya mevcudun da bu hususu belirleyen bir tutanak ,belge bulunmadığından davanın hukuki yarar yoklugu nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş,açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 26/12/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.