Yaklaşık ispat düzeyine ulaşmayan alacak için ihtiyati haciz talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2033 E. 2023/1567 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Gerekçe özeti
İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, ihtiyati haciz talep edenin İİK 257/1 kapsamında rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para alacağının varlığını yaklaşık ispat/kanaat verici delil düzeyinde ortaya koyması gerekir. Alacağın varlığına ilişkin sunulan bilirkişi raporuna karşı tarafça sunulan ödeme belgeleriyle itiraz edilmiş ve bu belgeler henüz incelenmemişse, silahların eşitliği ilkesi gereği bu belgeler dikkate alınmadan bilirkişi raporuna kanaat verici delil değeri atfedilemez; bu durumda muaccel alacağın varlığı yaklaşık ispat seviyesinde kabul edilemeyeceğinden ihtiyati haciz talebi reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Muaccel alacağın yaklaşık ispat/kanaat verici delil düzeyinde ispatlanıp ispatlanmadığı → ret
İddia: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, ihtiyati haciz için kesin ispatın değil yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, 2022 yılı cari hesaptan kaynaklanan borcun varlığının dosyaya sunulan bilirkişi raporuyla sabit olduğunu, ara kararda ise adeta kesin ispat arandığını ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; İİK 258/1'in ikinci cümlesine göre alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. Bu kapsamda ihtiyati haciz talep eden, muaccel bir para alacağının bulunduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır; muaccel bir para alacağının varlığı ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir para alacağının bulunduğu söylenemez. Somut olayda, davacı tarafça alınan bilirkişi raporunun yaklaşık ispatı sağladığı ileri sürülmüş ise de; uyuşmazlığın özünün davalı defterlerindeki ödeme kayıtlarının davacı defterlerinde bulunmaması olduğu belirlenmiş, davalı vekili bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde 64 sayfadan ibaret çek, banka dekontu gibi belgeleri içeren ödeme belgesi sunarak rapora itiraz etmiştir. Bu aşamada karşı tarafın sunduğu ödeme belgelerini dikkate almamak, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının muhtevasını oluşturan silahların eşitliği ilkesine aykırıdır; mahkeme, taraflar arasında adil bir denge kurmak zorundadır. Bilirkişi raporu takdiri delil olup mahkemece diğer delillerle birlikte değerlendirilecektir; ödemeler konusundaki itiraz giderilmeden muaccel alacağın varlığı hususunda duraksamasız delil değerlendirmesi yapılamaz. Karşı yanın ödeme belgeleri rapora itiraz dilekçesi kapsamında incelenmediği bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda bilirkişi raporunun kanaat verici delil düzeyinde olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Bu nedenle ara karar tarihi itibariyle dosya kapsamı yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddinde sonuç itibariyle isabetsizlik görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Kararın ihtiyati haciz talebinde alacağın varlığına dair bilirkişi raporuna, karşı tarafın rapora itiraz kapsamında sunduğu ödeme belgeleri incelenmeden kanaat verici delil değeri atfedilemeyeceği ve bunun silahların eşitliği ilkesine dayandırılması yönünden bölgesel ve ikna edici emsal değeri taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz↗ yaklaşık ispat↗ kanaat verici delil↗ muaccel alacak↗ silahların eşitliği ilkesi↗ adil yargılanma hakkı↗ bilirkişi raporu↗ itirazın iptali davası↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/2033
KARAR NO 2023/1567
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 29/08/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/37 Esas
TALEP İhtiyati Haciz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 18/10/2023
İhtiyati hacze itirazın reddine ilişkin ara kararın ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, davalı borçlunun başlatılan icra takibine kötü niyetli bir şekilde itiraz ettiğinin bilirkişi raporu ile de tespit edildiğini, bu nedenle karşı tarafın taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına yönelik ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, davalının mal kaçırma amacıyla hareket ettiğinin açıkça ortada olduğunu, İİK'nun 257. madde hükmü gereğince, müvekkil şirketin hak kaybına uğramaması adına takibe konu borç miktarını ödemekten kaçınan ve bu süreci bertaraf etmeye çalışan davalı borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve 3 kişilerdeki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece,İİK'nin 257 vd. Maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz vadesi gelmiş bir para borcu için istenebileceği, aynı maddeye göre vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz istenebilmesi için borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlanması, yahut kaçmış olması veya bu maksatla alacaklarının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunması gerekli olduğu,aynı yasanın 258.maddesinin ikinci cümlesi gereğince, alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecbur olduğu, anılan kanun maddeleri, dosya kapsamındaki mevcut bilgi ve belgeler dikkate alındığında;
davacının ihtiyati haciz istemini sadece davalının mal kaçırmasını önlemek için istediğini bildirdiği, fakat mal kaçıracağına dair herhangi bir vakıa ya da delil göstermediği, bilirkişi raporunu sunmuş ise de davanın henüz devam ettiği gerekçesiyle; anılan alacak kalemleri ile ilgili olarak İİK.nin 257 vd.maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği ve dava konusu alacak yargılamayı gerektirdiğinden ihtiti haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, haklılığının sübut bulduğu takdirde karşı tarafın yargılama esnasında mal kaçırabileceğini ve şirketin mal varlıklarını satabileceğini,lehe karar verilse bile davalıdan tahsili mümkün olmayacağını, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için kesin ispat aranmadığına ve yaklaşık ispatın bu hususta yeterli olacağını, ancak ara kararda adeta borcun doğduğuna kesin karar verilebilecek düzeyde ispat arandığını,2022 yılı cari hesaptan kaynaklanan borcun varlığının, dosyaya mübrez bilirkişi raporuyla sabit olduğunu belirterek ara kararın kaldırılarak talepleri yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Talep, cari (açık) hesap bakiyesinden kaynaklanan alacak için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine ilişkindir.İ.İ.K'nın 257/1. maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden, İ.İ.K'nun 257/1. maddesi kapsamında bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin gelmiş olduğunu yaklaşık olarak mahkemeye kanaat getirecek tarzda ispat etmek durumundadır.
İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur. Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; davacı tarafça alınan bilirkişi raporunun yaklaşık ispatı sağladığı ileri sürülerek ihtiyati haciz talep edilmiştir.Mahkemenin ihtiyati haciz kararı verebilmesi için öncelikle ihtiyati haciz isteminin dayanağını oluşturan alacağın varlığına ilişkin yeterli bir kanaat edinmesi şarttır. Bilirkişi raporunda takibe konu alacağın varlığına ilişkin sonuç kanaat belirtilmiş ise de; uyuşmazlığın özünün davalı defterlerinde olan ödeme kayıtlarının davacı defterlerinde bulunmaması olduğu belirlenmiş,bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde davalı vekili tarafından 64 sayfadan ibaret çek,banka dekontu gibi belgeleri içeren ödeme belgesi sunularak rapora itiraz edilmiştir.
Bu aşamada arşı yanın sunduğu ödeme belgelerini dikkate almamak , ihtiyati haciz talebinin değerlendirilmesi açısından Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6. Maddesinde düzenlenen Adil Yargılanma hakkının muhtevasını oluşturduğu kabul edilen silahların eşitliği ilkesine aykırıdır. Mahkeme, adil yargılanma hakkının her iki taraf açısından tahakkuku için uygun koşulları sağlamak, kısaca taraflar arasında adil bir denge kurmak zorundadır.Alınan bilirkişi raporu takdiri delil olup mahkemece diğer delillerle birlikte değerlendirileceği,ödemeler konusundaki itiraz giderilmeden muaccel alacağın varlığı hususunda duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Karşı yanın ödeme belgeleri rapora itiraz dilekçesi kapsamında incelenmediği bir evrede muaccel alacağın varlığı hususunda bilirkişi raporunun kanaat verici delil düzeyinde olduğunun kabulü mümkün görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; mahkemece, ara karar tarihi itibariyle dosya kapsamının yaklaşık ispat/ kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığından istemin reddine karar verilmesinde sonuç isabetsizlik görülmediğinden, istinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekili istinaf başvurusunun HMK'nin 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/64015 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi