Şirket fesih davasında malvarlığına ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/859 E. 2023/1196 K. · · İlk derece: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Davacının nitelemesi: Şirketin Haklı Sebeple Feshi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Anonim şirketin haklı sebeple feshi davasında, TTK 531 fesih davaları için ayrıca bir tedbir düzenlemesi içermediğinden, şirket malvarlığına yönelik ihtiyati tedbir talebi HMK 389 vd. genel koşulları çerçevesinde değerlendirilir. Genel kurulun şirket faaliyetinin bir kısmına son verip aktif satışına karar vermesi, satılan aktifin karşılığının şirkete girecek olması nedeniyle tek başına malvarlığının azaltılmasına yönelik bir karine oluşturmaz; davacının hakkını tehdit eden yakın bir tehlike bulunduğuna ilişkin kanaat verici delil sunulmadıkça, dava ve uyuşmazlık konusu olmayan şirket malvarlığı unsurları üzerine ihtiyati tedbir konulamaz. Genel kurulda kullanılan oyun geçerliliğine ilişkin inceleme de fesih davasında yapılamaz.
Ele alınan sorunlar
Şirket taşınmaz, makine ve üretim araçlarının devrinin/borçlandırıcı tasarrufların önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir talebi → ret
İddia: Davacılar vekili, davalı şirketin olağanüstü genel kurulda faaliyetinin bir kısmına son verilerek hakim ortağın da hissedarı olduğu şirkete taşınmaz ve üretim araçlarının satışına karar verildiğini, satış kararının müzakeresinde hakim ortağın TTK 436/1 uyarınca oy kullanamayacağını, bu işlemlerle dava sonucunun etkisizleştirilmeye çalışıldığını ileri sürerek şirket taşınmazları, makineleri, demirbaşları ve üretim araçlarının 3. kişilere devrinin ve borçlandırıcı her türlü tasarrufun engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Açılan dava anonim şirketin haklı sebeple feshine ilişkindir; TTK 531. madde fesih davası açılması halinde alınacak tedbirler yönünden ayrıca bir düzenleme içermemektedir. HMK 389 vd. maddelerinde aranan, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağı yönünde davacının ivedi koruma ihtiyacı içinde bulunduğu belirlenememektedir. Şirketin haklı sebeple fesih koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususu yargılamayı gerektirmekte olup, davalı şirket yetkilisinin davacıların ayrılma akçesini düşük göstermek amaçlı işlemler yapacağına dair kanaat verici delil sunulmamıştır; bu nedenle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde ayrılma akçesini düşürücü işlemler yapılacağı sonucuna duraksamadan varacak bir delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Şirketin bir kısım faaliyetine son verilmesi genel kurulun takdirinde olup, satılan aktifin karşılığının şirkete gireceği gözetildiğinde bu işlem aktif azaltılmasına karine olarak kabul edilemez. Ayrıca genel kurulda kullanılan oyun (TTK 436/1 kapsamındaki oy yasağı iddiasının) incelemesi eldeki davada yapılamaz. İlk derece mahkemesinin şirket malvarlığının davanın konusu olmadığı yönündeki tespiti yerinde değildir; zira gerektiğinde şirket aktifinin azaltılmasına karşı önlem alınabilir; ancak dosya mevcudu itibariyle davalı şirketin malvarlığı değerlerine ihtiyati tedbir uygulanması koşulları bulunmadığından, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar sonucu itibariyle doğru bulunmuştur.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Emsal değeri
Şirketin haklı sebeple feshi davalarında, genel kurulun aldığı aktif satışı kararının tek başına malvarlığının azaltılmasına karine oluşturmayacağı ve dava konusu olmayan şirket malvarlığı unsurlarına ihtiyati tedbir konulabilmesi için somut, kanaat verici delil gerektiği yönünden emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ şirketin haklı sebeple feshi (TTK 531)↗ ayrılma akçesi↗ genel kurul kararı↗ oy yasağı (TTK 436/1)↗ malvarlığının azaltılması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/859
KARAR NO 2023/1196
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 03/03/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2019/1290 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/07/2023
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin 03/03/2023 tarihli ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, davanın TTK 531. maddesi uyarınca şirketin haklı nedenle feshi, olmadığı takdirde müvekkillerin paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip şirket ortaklığından çıkarılmalarına ilişkin olduğunu, davalı şirketçe 16.12.2022 tarihinde Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapıldığını, bu toplantıda; şirketin talaşlı imalat- döküm parça işleme faaliyetinin sona erdirilmesine ve işletmesinin arsa/ binaları ve üretim ekipmanlarının hakim hissedarının ... olduğu ... A.Ş'ye devrine karar verildiğini, bu nedenle davalı ... Ticaret Anonim Şirketi'ne ait taşınmazların, makinelerin, demirbaşların ve her nevi üretim araçlarının 3. kişilere devrinin ve borçlandırıcı her tasarrufun önlenmesine yönelik HMK m.
389 ve devamı maddeleri uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece, HMK'nın 390/3 maddesinde ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde düzenleme yapıldığını, dava, ticari şirket (fesih istemli), ticari şirket (ortaklıktan çıkma veya çıkarılmaya ilişkin) talebine ilişkin olup davacılar vekilince davalı ... Anonim Şirketi'ne ait taşınmazların, makinelerin, demirbaşların ve her nevi üretim araçlarının 3. kişilere devrinin ve borçlandırıcı her tasarrufun önlenmesine ilişkin ihtiyati tedbir talebinde bulunulmuş ise de ihtiyati tedbir kararının HMK 389/1 gereği ancak uyuşmazlık konusu hakkında verilmesi mümkün olduğundan ve eldeki davanın türü ve niteliği itibariyle tedbir talep edilen davalı şirketin taşınmazları, makineleri, demirbaşları ve her nevi üretim araçları doğrudan dava ve uyuşmazlık konusu olmadığından davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili, 16.12.2022 tarihinde davalı şirketin olağanüstü genel kurul toplantısı yapılarak, şirketin talaşlı imalat faaliyetinin sona erdirilmesine, fason işletmesinin arsa ve arazilerin güncel ekspertiz değerleri üzerinden ...'e satılmasına karar verildiğini, ...'in satış müzakerelerinde ...'nin devir alıcısı olan ...'ün hakim ortağının ... olması nedeniyle TTK.'nın 436/1 maddesinde devre ilişkin kararın müzakeresinde oy hakkı olmadığını, ...'nin yolsuz tescil edilen payları üzerinde ihtiyati tedbir kararı bulunduğu dikkate alınarak bu kez şirketin aktiflerini azaltmak suretiyle dava sonucunu etkisizleştirmek için girişimlerde bulunduğunu, ara kararın kaldırılarak şirket taşınmazlarının, makinelerin, demirbaşların ve her nevi üretim araçlarının 3.
kişilere devrinin ve borçlandırıcı her türlü tasarrufların engellenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Açılan dava; anonim şirketin haklı sebeple feshine ilişkindir. TTK 531. madde fesih davası açılması halinde alınacak tedbirler yönünden ayrıca bir düzenleme yapılmamıştır. Davacı taraf ihtiyati tedbir talebinin gerekçesi olarak davalı şirket büyük ortağının şirketin malvarlığının azaltabilecek işlemler yapabileceğini ileri sürmektedir.Eldeki davada şirket ortağı Serap Kalaylı'nın murislerinden kalan hisselerinin davalı şirketin hakim ortağı tarafından sistematik olarak azaltılması nedeniyle hisse miktarının tespiti için İstanbul 9. ATM.'nin dava dosyasının bekletici mesele yapıldığı ve dava dilekçesinden sonra yargılamada kayda değer bir ilerleme sağlanamadığı anlaşılmaktadır. HMK 389. vd. maddelerinde aranan, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi, talep sahibi davacının hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulundukları hususu belirlenememektedir.
Somut olayda, davalı şirketin haklı sebeple fesih koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği hususunun tespiti yargılamayı gerektirir nitelikte olup, davalı şirketin yetkilisinin davacıların ayrılma akçesini düşük göstermek amaçlı işlemler yapacağına dair kanaat verici delil sunulmaması nedeniyle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacıların ayrılma akçesini düşürücü işlemler yapılacağı sonucuna duraksamadan varacak delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Davacılar vekili, şirketin işletmesinin bir kısım faaliyetine son verilerek hakim ortağa satışına ilişkin karar alındığını ileri sürmekte ise de şirketin bir kısım faaliyetine son vermesi genel kurulun takdirindedir. Satılan aktifin karşılığı şirkete geleceği gözetildiğinde aktif azaltılmasına karine olarak kabul edilemez.
Ayrıca şirket genel kurulunda kullanılan oyun incelemesi de eldeki bu davada yapılamaz. İlk derece mahkemesince şirket malvarlığının davanın konusu olmadığı yönündeki tespiti yerinde değildir. Gerektiğinde şirket aktifinin azaltılması için önlem alınabilir. Dosya mevcudu itibariyle davalı şirketin malvarlığı değerlerine ihtiyati tedbir uygulanması koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmaktadır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara karar sonucu itibariyle doğru olduğundan ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.19/07/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/63887 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi