Borçlu olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4272 E. 2021/539 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uylarak yapılan yargılamaya göre, davanın kabulüne, davacının çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5235 E. 2022/1401 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:keşif · denetime elverişlilik · bilirkişi incelemesi · taşıyan · teslim
Benzer bu karardaDava, sözleşmeden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece verilen 26.04.2012 tarihli ilk karar, yeniden «keşif» ve inceleme yapılarak bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğinden bahisle bozulmuş, ancak mahkemece bozma kararına uyulduğu halde bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmemiş, bozmadan sonra yapılan keşif üzerine alınan bilirkişi raporu oluşa ve dosya içeriğine uygun görülmemiş, tarafların imzasını «taşıyan» 19.03.2009 tarihli 2. tutanakta tutanağa ekli listelerde yer alan 109 sayfanın kapsamı dışında davacının deposunda bulunan mallar bakımından sözleşmenin 6. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi halinde davalının belirtilen şartları taşıyan malları satın alma yükümlülüğünün sözleşme ile kararlaştırıldığı ve ortada bu sözleşme hükmünü değiştiren başka bir sözleşme de bulunmadığı gözetilerek mahkemece araştırma ve incelemenin bu doğrultuda yapılıp gerektiğinde yeni bir keşif ve «bilirkişi incelemesi» yapıldıktan sonra deliller hep birlikte değerlendirilerek varılacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmek üzere hüküm yeniden bozulmuştur.
… r bakımından sözleşmenin 6.madde koşullarının gerçekleştiği ve davalının malları satın alma yükümlüğünde olduğu, davacı tarafça satışı yapılan ancak, davalı tarafça «teslim» alınmayan ürünlerden dolayı davacının davalıdan taleple bağlı kalınarak 437.975,32 TL alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu kez mahkemece bozma ilamına uyularak devam olunan yargılamada yeniden bilirkişi raporu alınmış ise de, söz konusu rapor «denetime elverişli» sağlıklı tespitler içermediği gibi yargılama sürecindeki sair raporlara atıf yapılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3408 E. 2020/5192 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limit ipoteği · ipotek limiti · rehnin paraya çevrilmesi · ilamsız takip · infazda tereddüt · ipoteğin paraya çevrilmesi · tahsilde tekerrür olmaması · menfi tespit davası
Benzer bu kararda2018/3651 K. sayılı ilamı ile "Davacı davalı bankadan aldığı kredi nedeniyle bankaya kendi taşınmazı üzerinde «ipotek» tesis ettirdiğini banka tarafından kredi hesabı kat edilerek gerçek borcunun 8.055,31 TL olmasına rağmen hem «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla hem de «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla «ilamsız takip» başlatıldığını belirterek 8.055,31 TL üzerindeki takiplerden dolayı borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
… ce uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2- Davalı banka «rehnin paraya çevrilmesi» yoluyla 33.837,67 TL, «ilamsız takip» yoluyla 34.088,52 TL alacak tutarı üzerinden takip başlatmış ise de «tahsilde tekerrür olmamak» kaydıyla alacak talebinde bulunduğunu, esasen «menfi tespit» davasına konu olan alacak her ikisinin toplamı değil, takip dosyalarında miktarı fazla olan 34.088,52 TL bedelli takip dosyasıdır.
İcra Müdürlüğünün 2010/6324 sayılı dosyasından 22.11.2010 tarihinde «ipoteğin paraya çevrilmesi» yoluyla icra takibine geçmiş, aynı banka aynı kişi aleyhine Gaziantep 11.
Mahkemece davalı bankanın takip tarihi itibari ile 13.058,28 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle talep fazlası 54.867,63 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.Davacı kredi borçlusu tarafından davalı banka lehine 70.000.- TL bedelli «limit ipoteği» tesis edilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4272 E. , 2021/539 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Marmaris 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.04.2018 gün ve 2017/31 - 2018/145 sayılı kararı bozan Daire'nin 22.10.2019 gün ve 2018/2060 -2019/4869 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı şirket vekili, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğunu, davalının, davacıya 94.350,79 TL cari hesaba dayalı borcunun olduğunu, ancak ticari ilişki kapsamında davacının davalıya 20.000 TL, 15.000 TL ve 12.500 TL, 12.500 TL’lik çekleri verdiğini, 4 adet toplam 60.000 TL bedelli çeklerden takas dolayısıyla borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalı şirket ile davacı şirket arasındaki bakiye borcun 40.130,22 TL olduğunu, aralarında yapılan görüşmelerde davalının elinde 100.000 TL bedelli dava dışı şirkete ait çek bulunduğunu, aradaki açığın kapatılması için davacının 100.000 TL’lik çeki alması, davalıya da 60.000 TL bedelli çeklerin verilmesinin kararlaştırıldığını ve bu kararlaştırılan işlemin yapılmasıyla 21.07.2014 tarihinde cari hesap bakiyelerinin sıfırlandığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uylarak yapılan yargılamaya göre, davanın kabulüne, davacının çekler nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 10,30 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 28.01.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/637319800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz