İmza incelemesinde keşide tarihinden önceki imzalar toplanmadan karar verilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/960 E. 2024/1020 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Menfi tespit / İstirdatkaldırıp gönderme (HMK 353/1-a)Kesin
★ Emsalusul emsali
Gerekçe özeti
İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü alacaklıya aittir; bilirkişi incelemesinde mukayeseye esas alınacak imza örnekleri, mümkün olduğunca senedin keşide tarihinden önceki dönemden ve tarihine en yakın olanından başlayarak toplanmalı, inceleme yeterli teknik donanıma sahip bir ortamda grafolojik/grafometrik yöntemlerle, denetime elverişli şekilde yapılmalıdır. Karşılaştırmaya esas alınan tüm imzaların senedin keşide tarihinden sonraki döneme ait olması ve öncesine ilişkin imzaların araştırılmaması hâlinde, mahkeme kararı bu eksiklik nedeniyle kaldırılarak dosya yeniden inceleme için gönderilir. Ciro yoluyla senedi iktisap eden hamilin, keşideciye atfedilen imzanın sahteliği nedeniyle kötüniyetli kabul edilemeyeceği kabul edilir.
Ele alınan sorunlar
İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında ispat yükü → kabul
İddia: Davalı vekili, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, davacının yazı örnekleri alınmadan, sadece şekilsel imza incelemesi ile karar verildiğini, grafolojik/grafometrik yöntemlerle detaylı inceleme yapılması gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.
Gerekçe: İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Yargıtay HGK'nin 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında işaret edildiği üzere, imza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzaları taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve gerekli diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması; incelemeye konu ve karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi özelliklerinin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması; sonuçta imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay'ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde farklılık veya benzerliğin fotoğraf ya da diğer görüntü teknikleriyle desteklenmesi şarttır. İlk derece mahkemesince senetlerin keşide tarihinden evvelki imzaların incelenmesi gerektiği vurgulanmış olmakla birlikte, imza incelemesinde mukayeseye esas alınan belgelerin tamamı senedin keşide tarihinden sonraki 2016 ve devamı yıllara ait bulunmaktadır. Davacıdan senet keşide tarihinden evvelki tarihleri taşıyan imzalarının nerede bulunduğu sorulmamış, bu yolda bir ara karar da verilmemiştir. Bu nedenle daha evvelki tarihleri taşıyan imzalar dosyaya getirtildikten sonra bir kez de Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı bankanın kötüniyet tazminatı talebi (katılma yoluyla istinaf) → ret
İddia: Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, kendisini menfi tespit davası açma mecburiyetinde bırakan haksız ve kötüniyetli takip alacaklısı davalı bankanın, takip konusu bedelin %20'sinden az olmayan bir kötüniyet tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Senetler ciro yoluyla davalıya intikal etmiş olup, keşideciye atfen atılan imzanın sahteliği nedeniyle banka kötüniyetli kabul edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İmza inkarına dayalı davalarda bilirkişi incelemesinin, senedin keşide tarihinden önceki imzalar toplanmadan ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınmadan yapılamayacağına ilişkin usuli gerekçe, benzer imza inkarı davalarında uygulanabilir niteliktedir. Ayrıca ciro yoluyla senet iktisap eden hamilin keşideciye ait imzanın sahteliği nedeniyle kötüniyetli kabul edilemeyeceği yönündeki tespit de emsal değer taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası↗ imza inkarı↗ kambiyo senedi↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ grafolojik ve grafometrik inceleme↗ kötüniyet tazminatı↗ ciro↗ Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/960
KARAR NO 2024/1020
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 13/01/2023
NUMARASI 2020/68 Esas - 2023/32 Karar
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ 01/07/2024
Davanın kabulüne ilişkin kararın taraf vekilleri vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili, İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı icra takip dosyasına konu, 20/07/2015 keşide tarihli 31/03/2016 vade tarihli 100.000 -TL bedelli ve 20/07/2015 keşide tarihli 30/04/2016 vade tarihli 100.000 -TL bedelli senetteki imzanın müvekkili el ürünü olmadığını, davalı ile davacı müvekkil arasında hiçbir alacak borç ilişkisi, ticari ilişkinin bulunmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, davaya konu senetler bakımından dava sonunda verilecek hükme kadar hiçbir işlem ve isteğe esas tutulmaması yönünden tedbir kararı verilmesini, dava konusu senetler nedeniyle müvekkillerin borçlu olmadığının tespiti ile senedin iptaline karar verilmesini, davalının kötü niyetli olması nedeni ile müvekkili lehine davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, davacı tarafın 3. kişiler ile arasındaki hukuki ilişki iyi niyetli hamil olan müvekkil bankayı bağlamadığını, davacı tarafça her ne kadar dava dışı ... ltd. şti. ile bir ticari ilişkisi olmadığı iddia edilmişse de tüm iddiaların dava konusu ile bir ilgisi bulunmadığını, icra takibine, söz konusu şirketin dahil edilip edilmemesinin ciro silsilesine aykırılık oluşturduğu yönündeki beyanlar da mesnetsiz olup hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bilirkişi incelemesinin yapılması gerektiğini tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece,Yargıtay HGK nın 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararında belirlenen ilkeler gereğince imza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınması gerektiği sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması gerektiği bilirkişi tarafından verilen raporda bono üzerinde yer alan imzanın davacının el ürünü olmadığı tespit edildiği, dosya arasına celp edilen İstanbul Anadolu 1.
ATM'nin 20220/252 E. Sayılı dosyası tarafından alınan 24/05/2022 tarihli ATK raporu da hükme esas alınan bilirkişi raporundaki olguları desteklediğinden davanın kabulüne, davacının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
1-Davalı vekili, davacı tarafça sunulan belgelerdeki imzaların kendi arasında bile benzerlik göstermediğini, aradan geçen yıllar içinde kişilerin yazı ve imza karakterlerinin değişmesinin mümkün olduğunu, şüpheli imza incelemesine esas; davacının yazı örnekleri alınmadığını, yazı karakteri incelemesi yapılmadan, sadece şekilsel nitelikteki imzası üzerinden inceleme yapılmasının yeterli olmadığını, bilirkişi raporuna esas üzerinde imza incelemesi yapılan farklı tarihli imza sirkülerindeki imzalar arasında dahi gözle görünür bir şekilde farklılıklar mevcut olduğunu, bilirkişi raporunda kişinin değişen tarih ve koşullarda, hatta aynı belge üzerindeki aynı tarihte atılan imzalar arasındaki şekilsel farklılıkların varlığından bahsedilmediğini, örnek imzalar ile senetteki imza arasında benzerlik bulunduğunu, grafolojik birçok teknikle harflerin ve mürekkebin şekli, kalem el ve kol hareketleri toplu kombinasyon şeklinde incelenmesi gerektiğini, imzayı atan kişinin kalemi kaldırdığı zamandan, imza atış hızına, mürekkebin yoğun ya da daha hafif olduğu yerlere, imzada kullandığı harfleri yazış şekline, kalemi tutuş biçimine kadar oldukça detaylı bir inceleme işlemi gerçekleştirilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.2-Davacı vekili katılma yoluyla istinaf dilekçesinde, takip borçlusu müvekkili, menfi tespit davası açma mecburiyetinde bırakan haksız ve kötüniyetli takip alacaklısı davalı bankanın talepleri ile birlikte takip konusu bedelin %20'sinden az olmayan bir tazminata mahkum edilmesi gerektiğini, bu nedenlerle kararın kaldırılarak davalı banka lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasında takibe konu, 20/07/2015 keşide tarihli 31/03/2016 vade tarihli 100.000-TL bedelli ve 20/07/2015 keşide tarihli 30/04/2016 vade tarihli 100.000-TL bedelli senetten dolayı imza inkarı nedeniyle davacı tarafın davalı yana borçlu olmadığın tespiti istemine ilişkindir.İmza inkarına dayalı menfi tespit davasında imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükü, takibe başlayarak imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya aittir. Mahkemece bilirkişiden alınan rapor ve ek raporlarda icra takibine konu bonolardaki davacıya atfedilen imzanın davacının eli ürünü olduğu tespit edilmiştir. Davalı-alacaklı vekili, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu,imzaların senet tanzim tarihinden sonra imzalar ile yapıldığını ileri sürmüş ise de mahkemece bononun keşide tarihinden evvelki tarihleri taşıyan yeterli sayıda imza aslı toplanmadan bilirkişiden ek rapor alınması yoluna gidilerek ,alınan ek rapor üzerine davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince gerekçeli kararda atıf yapılan Yargıtay HGK kararında da işaret edildiği üzere;
imza incelemesinde öncelikle senedin düzenleme tarihinden öncesine ilişkin borçluya ait olduğu muhakkak olan karşılaştırmaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Yapılacak bilirkişi incelemesinin, konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması;
sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleriyle de desteklenmesi şarttır. (Yargıtay HGK'nin 08.10.2019 tarihli ve 2017/12-2692 E., 2019/1003 K. sayılı kararı)Davacı vekili katılma yoluyla, davalı banka hakkında kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de, senetler ciro yoluyla davalıya intikal etmiş olup, keşideciye atfen atılan imzanın sahteliği nedeniyle banka kötüniyetli kabil edilemeyeceğinden kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.İlk derece mahkemesince senetlerin keşide tarihinden evvel ki imzaların incelenmesi gerektiği vurgulanmış ise de;
imza incelemesinde mukayeseye esas alınan belgelerin tamamı senedin keşide tarihinden sonraki 2016 ve devamı yıllara ait bulunmaktadır. Davacıdan senet keşide tarihinden evvel ki tarihleri taşıyan imzalarının nerede bulunduğu sorulmamış, bu yolda bir ara karar da verilmemiştir. Daha evvel ki tarihleri taşıyan imzalar dosyaya getirtildikten sonra bir kez de Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi'nden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2023 tarih 2020/68 Esas - 2023/32 Tarihli kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,"Karar davalı vekilinin istinafı nedeniyle kaldırıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden harç yatırmadığı anlaşılmakla bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı tarafından yatırılan 3.494,16-TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 353(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.01/07/2024
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/63651 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi