6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Mal ve sorumluluk sigortası

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4211 E. 2013/20625 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mal ve sorumluluk sigortası rücu davası geç teslim halefiyet rücu hakkı sorumluluk sigortası alacağın temliki 818 sayılı borçlar kanunu tazminat davası rücu temlik haksız fiil hasar teslim

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 162 · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşıma sırasındaki gecikme nedeniyle emtianın zamanında teslim edilmediği, sigortalının müşterisini kaybetmemek için yeni ürün siparişi verdiği, kumaşların ikinci kez satılma imkanı kalmadığı yönündeki iddianın sigortalı tarafından ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 1301. maddesi hükmü gereğince, sigorta şirketinin ödeme yaptıktan sonra haksız fiil faili aleyhine açmış olduğu tazminat davası olup, mahkemece davacının iddiasının sigortalı tarafından ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... şirketince sigortalıya ait emtianın geç teslim edilmesi nedeniyle oluşan hasara ödeme yapılarak 06.12.2010 tarihinde temlik alınmıştır. Sigortacının açtığı rücu davasında, mülga TTK'nın 1301. maddesinde anılan halefiyet şartları gerçekleşmemiş olup da, sigortacı ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını temlik yoluyla almışsa, bu takdirde davacı bu sıfatını, TTK'nın 1301. maddesi hükmünden değil, karar tarihinde yürürlükteki 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 162 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş bulunan alacağın temliki hükümlerinden almış olacağından başlangıçta sigortacı tarafından rücu davası şeklinde açılmış olan dava reddolunmayarak bu hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır (ULAŞ, Işıl; Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, Ankara 2007, s. 188). Buna göre somut olayda davacı ... şirketinin, 818 Sayılı BK'nun 162 ve devamı maddeleri hükmü gereğince, haksız fiil faili aleyhine temlik hükmüne göre rücu hakkı bulunmaktadır.

Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Mal ve sorumluluk sigortası

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6110 E. 2013/10231 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10280 E. 2012/16460 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2013/4211 E.  ,  2013/20625 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2012 tarih ve 2012/251-2012/1020 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, sigortalıya ait emtianın Bursa/İspanya arası taşınmak üzere davalıya teslim edildiğini, ancak 05.09.2010 tarihinde kumaşların kaybedildiğini, ürünler sipariş üzerine özel olarak yapıldığı için sigortalının müşterisini kaybetmemek adına tekrar aynı emtiayı üretmek zorunda kaldığını, sevkiyat öncesinde ise malların bulunduğu bilgisinin sigortalıya ulaştığını, bu kumaşların ikinci kez satılmasının mümkün olmadığını, sigortalının zararının karşılandığını, davalının yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın 2.855 TL üzerinden iptalini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, CMR 20. maddeye göre 60 günden önce emtianın bulunarak alıcısına teslim edildiğini, gecikmeden kaynaklı zararın ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşıma sırasındaki gecikme nedeniyle emtianın zamanında teslim edilmediği, sigortalının müşterisini kaybetmemek için yeni ürün siparişi verdiği, kumaşların ikinci kez satılma imkanı kalmadığı yönündeki iddianın sigortalı tarafından ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 1301. maddesi hükmü gereğince, sigorta şirketinin ödeme yaptıktan sonra haksız fiil faili aleyhine açmış olduğu tazminat davası olup, mahkemece davacının iddiasının sigortalı tarafından ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... şirketince sigortalıya ait emtianın geç teslim edilmesi nedeniyle oluşan hasara ödeme yapılarak 06.12.2010 tarihinde temlik alınmıştır. Sigortacının açtığı rücu davasında, mülga TTK'nın 1301. maddesinde anılan halefiyet şartları gerçekleşmemiş olup da, sigortacı ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını temlik yoluyla almışsa, bu takdirde davacı bu sıfatını, TTK'nın 1301.

maddesi hükmünden değil, karar tarihinde yürürlükteki 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 162 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş bulunan alacağın temliki hükümlerinden almış olacağından başlangıçta sigortacı tarafından rücu davası şeklinde açılmış olan dava reddolunmayarak bu hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır (ULAŞ, Işıl; Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, Ankara 2007, s. 188). Buna göre somut olayda davacı ... şirketinin, 818 Sayılı BK'nun 162 ve devamı maddeleri hükmü gereğince, haksız fiil faili aleyhine temlik hükmüne göre rücu hakkı bulunmaktadır.

Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633681800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.