Mal ve sorumluluk sigortası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/4211 E. 2013/20625 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mal ve sorumluluk sigortası↗ rücu davası↗ geç teslim↗ halefiyet↗ rücu hakkı↗ sorumluluk sigortası↗ alacağın temliki↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ tazminat davası↗ rücu↗ temlik↗ haksız fiil↗ hasar↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşıma sırasındaki gecikme nedeniyle emtianın zamanında teslim edilmediği, sigortalının müşterisini kaybetmemek için yeni ürün siparişi verdiği, kumaşların ikinci kez satılma imkanı kalmadığı yönündeki iddianın sigortalı tarafından ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 1301. maddesi hükmü gereğince, sigorta şirketinin ödeme yaptıktan sonra haksız fiil faili aleyhine açmış olduğu tazminat davası olup, mahkemece davacının iddiasının sigortalı tarafından ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... şirketince sigortalıya ait emtianın geç teslim edilmesi nedeniyle oluşan hasara ödeme yapılarak 06.12.2010 tarihinde temlik alınmıştır. Sigortacının açtığı rücu davasında, mülga TTK'nın 1301. maddesinde anılan halefiyet şartları gerçekleşmemiş olup da, sigortacı ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını temlik yoluyla almışsa, bu takdirde davacı bu sıfatını, TTK'nın 1301. maddesi hükmünden değil, karar tarihinde yürürlükteki 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 162 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş bulunan alacağın temliki hükümlerinden almış olacağından başlangıçta sigortacı tarafından rücu davası şeklinde açılmış olan dava reddolunmayarak bu hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır (ULAŞ, Işıl; Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, Ankara 2007, s. 188). Buna göre somut olayda davacı ... şirketinin, 818 Sayılı BK'nun 162 ve devamı maddeleri hükmü gereğince, haksız fiil faili aleyhine temlik hükmüne göre rücu hakkı bulunmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6110 E. 2013/10231 K.
Ortak:rücu davası · halefiyet · rücu hakkı · alacağın temliki · rücu · temlik · haksız fiil · hasar
İncelediğiniz karardaSigortacının açtığı «rücu» davasında, mülga TTK'nın 1301. maddesinde anılan «halefiyet» şartları gerçekleşmemiş olup da, sigortacı ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını «temlik» yoluyla almışsa, bu takdirde davacı bu sıfatını, TTK'nın 1301. maddesi hükmünden değil, karar tarihinde yürürlükteki 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 162 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş bulunan «alacağın temliki» hükümlerinden almış olacağından başlangıçta sigortacı tarafından «rücu davası» şeklinde açılmış olan dava reddolunmayarak bu hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır (ULAŞ, Işıl; Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, …
Buna göre somut olayda davacı ... şirketinin, 818 Sayılı BK'nun 162 ve devamı maddeleri hükmü gereğince, «haksız fiil» faili aleyhine «temlik» hükmüne göre «rücu hakkı» bulunmaktadır.
Davacı ... şirketince sigortalıya ait emtianın «geç teslim» edilmesi nedeniyle oluşan «hasara» ödeme yapılarak 06.12.2010 tarihinde «temlik» alınmıştır.
Benzer bu karardaSigortacının açtığı «rücu» davasında, mülga TTK'nın 1301. maddesinde anılan «halefiyet» şartları gerçekleşmemiş olup da, sigortacı ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını «temlik» yoluyla almışsa, bu takdirde davacı bu sıfatını, TTK'nın 1301. maddesi hükmünden değil, karar tarihinde yürürlükteki 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 162 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş bulunan «alacağın temliki» hükümlerinden almış olacağından başlangıçta sigortacı tarafından «rücu davası» şeklinde açılmış olan dava reddolunmayarak bu hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır (ULAŞ, Işıl; Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, …
Bu nedenlerle mahkemece, davacı ... şirketince ödenen «hasar» «teminat» dışında kalmakta ise de «temlik» hükmüne göre davacının «haksız fiil» failine «rücu hakkı» bulunduğu gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, bu hususta hiç bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Buna göre somut olayda davacı ... şirketinin, BK'nın 162 ve devamı maddeleri hükmü gereğince, «haksız fiil» faili aleyhine «temlik» hükmüne göre «rücu hakkı» bulunmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:riziko · avans faizi · teminat
Benzer bu kararda… reğince sorumlu olduğu, ilk bilirkişi raporu ile hukukçu bilirkişi raporunda yapılan tespitlerin, incelenen poliçe kapsamına daha uygun olduğu, buna göre poliçe ile «rizikonun» doğması sonucu binadaki kiracılara değil komşu binalara verilen zararların «teminat» altına alındığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, 51.935,00 TL alacağın 02.02.2009, 10.729,41 TL alacağın 19.02.2009 ödeme tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve poliçede malikin/kiracıların komşulara karşı mesuliyeti «teminat» altına alınmış olmakla mahkemenin bu yöne ilişkin gerekçesinin doğru bulunmasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Bu nedenlerle mahkemece, davacı ... şirketince ödenen «hasar» «teminat» dışında kalmakta ise de «temlik» hükmüne göre davacının «haksız fiil» failine «rücu hakkı» bulunduğu gözetilerek oluşacak sonuç çerçevesinde karar vermek gerekirken, bu hususta hiç bir değerlendirme yapılmaksızın yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davacı yararına bozmayı gerektirmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/10280 E. 2012/16460 K.
Ortak:halefiyet · hasar
İncelediğiniz karardaDavacı ... şirketince sigortalıya ait emtianın «geç teslim» edilmesi nedeniyle oluşan «hasara» ödeme yapılarak 06.12.2010 tarihinde «temlik» alınmıştır.
Sigortacının açtığı «rücu» davasında, mülga TTK'nın 1301. maddesinde anılan «halefiyet» şartları gerçekleşmemiş olup da, sigortacı ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını «temlik» yoluyla almışsa, bu takdirde davacı bu sıfatını, TTK'nın 1301. maddesi hükmünden değil, karar tarihinde yürürlükteki 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 162 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş bulunan «alacağın temliki» hükümlerinden almış olacağından başlangıçta sigortacı tarafından «rücu davası» şeklinde açılmış olan dava reddolunmayarak bu hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır (ULAŞ, Işıl; Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, …
Benzer bu kararda… afından sigortalanan emtianın 15.12.2006 tarihinde İngiltere'den Türkiye'ye nakliyesi esnasında davalı şirketin sorumluluğu altında iken hasarlandığı, meydana gelen «hasar» nedeniyle zarar karşılığı olarak 857,69 GMP USD'nin 23.02.2007 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 1301. maddesi uyarınca, davacı ... şirketinin yasal «halefiyet» hakkından yararlanabilmesi için sigortalısına, sigorta bedeli veya tazminatını ödemesi gerekir.
Somut olayda davacı ... meydana gelen «hasar» nedeniyle sigortalısına ödeme yaptığını iddia etmiş ancak dosya kapsamında davacı ... şirketinin sigortalısına ödeme yaptığını gösterir belgeye rastlanılmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücuan tazminat · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı
Benzer bu kararda… afından sigortalanan emtianın 15.12.2006 tarihinde İngiltere'den Türkiye'ye nakliyesi esnasında davalı şirketin sorumluluğu altında iken hasarlandığı, meydana gelen «hasar» nedeniyle zarar karşılığı olarak 857,69 GMP USD'nin 23.02.2007 tarihinde davacı tarafından sigortalıya ödendiği, hasarın meydana gelmesinde davalının kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne itirazın iptaline, takibin devamına ve % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
1- Dava, TTK 1301 dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/4211 E. , 2013/20625 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2012 tarih ve 2012/251-2012/1020 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, sigortalıya ait emtianın Bursa/İspanya arası taşınmak üzere davalıya teslim edildiğini, ancak 05.09.2010 tarihinde kumaşların kaybedildiğini, ürünler sipariş üzerine özel olarak yapıldığı için sigortalının müşterisini kaybetmemek adına tekrar aynı emtiayı üretmek zorunda kaldığını, sevkiyat öncesinde ise malların bulunduğu bilgisinin sigortalıya ulaştığını, bu kumaşların ikinci kez satılmasının mümkün olmadığını, sigortalının zararının karşılandığını, davalının yapılan takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın 2.855 TL üzerinden iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, CMR 20. maddeye göre 60 günden önce emtianın bulunarak alıcısına teslim edildiğini, gecikmeden kaynaklı zararın ispatlanması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, taşıma sırasındaki gecikme nedeniyle emtianın zamanında teslim edilmediği, sigortalının müşterisini kaybetmemek için yeni ürün siparişi verdiği, kumaşların ikinci kez satılma imkanı kalmadığı yönündeki iddianın sigortalı tarafından ileri sürülmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK)'nın 1301. maddesi hükmü gereğince, sigorta şirketinin ödeme yaptıktan sonra haksız fiil faili aleyhine açmış olduğu tazminat davası olup, mahkemece davacının iddiasının sigortalı tarafından ileri sürülebileceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Davacı ... şirketince sigortalıya ait emtianın geç teslim edilmesi nedeniyle oluşan hasara ödeme yapılarak 06.12.2010 tarihinde temlik alınmıştır. Sigortacının açtığı rücu davasında, mülga TTK'nın 1301. maddesinde anılan halefiyet şartları gerçekleşmemiş olup da, sigortacı ödeme yaptığı sigortalısından zarar sorumlusuna karşı olan dava hakkını temlik yoluyla almışsa, bu takdirde davacı bu sıfatını, TTK'nın 1301.
maddesi hükmünden değil, karar tarihinde yürürlükteki 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 162 ve onu izleyen maddelerinde düzenlenmiş bulunan alacağın temliki hükümlerinden almış olacağından başlangıçta sigortacı tarafından rücu davası şeklinde açılmış olan dava reddolunmayarak bu hükümler çerçevesinde çözüme kavuşturulacaktır (ULAŞ, Işıl; Uygulamalı Sigorta Hukuku Mal ve Sorumluluk Sigortaları, Ankara 2007, s. 188). Buna göre somut olayda davacı ... şirketinin, 818 Sayılı BK'nun 162 ve devamı maddeleri hükmü gereğince, haksız fiil faili aleyhine temlik hükmüne göre rücu hakkı bulunmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece işin esasına girilerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633681800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz