Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/2069 E. 2013/19955 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk ek 1. madde↗ temerrüt ihtarı↗ tahkikat↗ alacak davası↗ bono↗ vade↗ protokol↗ ihtar↗ ıslah↗ ihtarname↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafça sunulan ve imzası davalı tarafça da inkar edilmeyen protokolle hisse devir bedelinin 200.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, protokolde belirtilen bedelden 15.000,00 TL'nin ödendiği, başkaca bir ödemenin yapıldığı hususunun kanıt yükü kendisinde olan davalı tarafça kanıtlanamadığı anlaşılmakla HMK madde 177/1 uyarınca ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği gerekçesiyle, ıslah talebi de nazara alınarak protokolde belirtilen ve ödendiği kanıtlanamayan bakiye 185.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne, talep edilen alacağın niteliği itibariyle temerrüdün ihtarla oluşacağı, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü ihtarname bulunmadığı, kabul edilen alacağın 35.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bonoda ve taraflar arasında düzenlenen adi yazılı protokolde ödeme tarihi kararlaştırılan bedelin vadesinde ödenmemesi nedeniyle açılan alacak davası olup; gerek bonolarda gerekse protokolde ödeme tarihleri belirlenmiştir. Davacı bu tarihlerden itibaren faiziyle alacağın tahsilini talep etmiş olup; BK 101/2. maddesi gereğince borcun taraflarca kararlaştırıldığı hallerde temerrüt ihtarı gerekmeksizin borçlu kararlaştırılan tarihte temerrüde düşeceğinden mahkemece faize vade tarihlerinden itibaren hükmedilmesi gerekirken dava
ve ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerekmekte ise de anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5146 E. 2019/7135 K.
Ortak:tahkikat · ıslah
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafça sunulan ve imzası davalı tarafça da inkar edilmeyen «protokolle» hisse devir bedelinin 200.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, protokolde belirtilen bedelden 15.000,00 TL'nin ödendiği, başkaca bir ödemenin yapıldığı hususunun kanıt yükü kendisinde olan davalı tarafça kanıtlanamadığı anlaşılmakla HMK madde 177/1 uyarınca «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği gerekçesiyle, ıslah talebi de nazara alınarak protokolde belirtilen ve ödendiği kanıtlanamayan bakiye 185.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne, talep edilen alacağın niteliği itibariyle «temerrüdün» ihtarla oluşacağı, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü «ihtarname» bulunmadığı, kabul edilen alacağın 35.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Davacı bu tarihlerden itibaren faiziyle alacağın tahsilini talep etmiş olup; BK 101/2. maddesi gereğince borcun taraflarca kararlaştırıldığı hallerde «temerrüt ihtarı» gerekmeksizin borçlu kararlaştırılan tarihte temerrüde düşeceğinden mahkemece faize «vade» tarihlerinden itibaren hükmedilmesi gerekirken dava ve «ıslah» tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerekmekte ise de anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğ …
Benzer bu karardaIslah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmişse de, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu'nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. - 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılması mümkün değildir.
Ancak, davacı öncelikle 10.000,00 TL «maddi tazminatın» tahsilini istemiş, Dairemiz bozma ilamından sonra maddi tazminat talebini «ıslah» ile artırarak 18.551,41 TL’ye yükseltilmiştir.
Bu durumda mahkemece, «bozma sonrası» «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınmadan davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen «maddi tazminat» miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gerçek değer tespiti · hisse devrinin iptali · bozma sonrası karar · hisse devri · reeskont faizi · infaz · kötüniyet · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «hisse devrinin iptaline» karar verilmesinin bu aşamada «infazı» mümkün olmadığından davacının diğer talebinin değerlendirildiği, hisse devir tarihi olan 07.06.2014 tarihinde hisselerin bedelinin 18.551,41 TL olduğu, birleşen davalıların «kötüniyeti» ispatlanamdığından sorumluluklar bulunmadığı, asıl davanın davalılarının davacının oluşan zararından sorumlu olduğu gerekçesi ile birleşen davanın reddine, asıl davanın kısmen kabulü ile 18.551,41 TL «maddi tazminatın» 07/06/2004 tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte asıl davalılardan tahsiline, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, «hisse devrinin iptali» ile hissenin davacı adına tescili, devrin iptalinin mümkün olmaması halinde hisselerin «gerçek değerinin tespiti» ile hisselere karşılık 10.000TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmesi istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, «bozma sonrası» «ıslahın» söz konusu olmayacağı nazara alınmadan davacı vekili tarafından bozma sonrası ıslah edilen «maddi tazminat» miktarı üzerinden maddi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, yazılı gerekçelerle asıl davanın kısmen kabulü ile 18.551,44 TL «maddi tazminatın» tahsiline karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/6041 E. 2011/17528 K.
Ortak:tahkikat · ıslah · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafça sunulan ve imzası davalı tarafça da inkar edilmeyen «protokolle» hisse devir bedelinin 200.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, protokolde belirtilen bedelden 15.000,00 TL'nin ödendiği, başkaca bir ödemenin yapıldığı hususunun kanıt yükü kendisinde olan davalı tarafça kanıtlanamadığı anlaşılmakla HMK madde 177/1 uyarınca «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği gerekçesiyle, ıslah talebi de nazara alınarak protokolde belirtilen ve ödendiği kanıtlanamayan bakiye 185.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne, talep edilen alacağın niteliği itibariyle «temerrüdün» ihtarla oluşacağı, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü «ihtarname» bulunmadığı, kabul edilen alacağın 35.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren «avans faizi» işletilmesine karar verilmiştir.
Davacı bu tarihlerden itibaren faiziyle alacağın tahsilini talep etmiş olup; BK 101/2. maddesi gereğince borcun taraflarca kararlaştırıldığı hallerde «temerrüt ihtarı» gerekmeksizin borçlu kararlaştırılan tarihte temerrüde düşeceğinden mahkemece faize «vade» tarihlerinden itibaren hükmedilmesi gerekirken dava ve «ıslah» tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerekmekte ise de anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğ …
Benzer bu kararda2.HMK’nun 177/1. maddesine göre «ıslah» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabilir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, tespit edilen 2.000,00-TL «maddi tazminat» ile takdiren 2.000,00-TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Bu nedenle 04/02/1948 tarihli 10/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere bozmadan sonra «ıslah» yapılamaz.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne, tespit edilen 2.000,00-TL «maddi tazminat» ile takdiren 2.000,00-TL manevi tazminatın «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/2069 E. , 2013/19955 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02.11.2012 tarih ve 2012/328-2012/469 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında, müvekkilinin dava dışı Işıksan Model Döküm Makine ve Kuyumculuk San. Ltd. Şti.'nde bulunan %7.5 hissesinin 200.000 TL karşılığında davalıya devri konusunda protokol düzenlendiğini, protokolde 25.000 TL'nın 30.06.2009 tarihine kadar müvekkiline ödenmesinin öngörüldüğünü, kalan kısım için de bonolar tanzim edildiğini, protokol uyarınca hisse devrinin gerçekleştirildiğini, 30.06.2009 vadeli bonoda dikkate alındığında bu tarihe kadar toplam 50.000 TL ödenmesi gerekirken davalının yalnızca 15.000 TL ödediğini ileri sürerek, 35.000 TL'nın 30.06.2009 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ile davacı arasında yapılan protokole göre ödenmesi gereken miktarın davacıya peyderpey ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafça sunulan ve imzası davalı tarafça da inkar edilmeyen protokolle hisse devir bedelinin 200.000,00 TL olarak kararlaştırıldığı, protokolde belirtilen bedelden 15.000,00 TL'nin ödendiği, başkaca bir ödemenin yapıldığı hususunun kanıt yükü kendisinde olan davalı tarafça kanıtlanamadığı anlaşılmakla HMK madde 177/1 uyarınca ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği gerekçesiyle, ıslah talebi de nazara alınarak protokolde belirtilen ve ödendiği kanıtlanamayan bakiye 185.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne, talep edilen alacağın niteliği itibariyle temerrüdün ihtarla oluşacağı, dava tarihi öncesi itibariyle temerrüde düşürücü ihtarname bulunmadığı, kabul edilen alacağın 35.000,00 TL'sine dava, kalanına ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bonoda ve taraflar arasında düzenlenen adi yazılı protokolde ödeme tarihi kararlaştırılan bedelin vadesinde ödenmemesi nedeniyle açılan alacak davası olup; gerek bonolarda gerekse protokolde ödeme tarihleri belirlenmiştir. Davacı bu tarihlerden itibaren faiziyle alacağın tahsilini talep etmiş olup; BK 101/2. maddesi gereğince borcun taraflarca kararlaştırıldığı hallerde temerrüt ihtarı gerekmeksizin borçlu kararlaştırılan tarihte temerrüde düşeceğinden mahkemece faize vade tarihlerinden itibaren hükmedilmesi gerekirken dava
ve ıslah tarihinden itibaren hükmedilmesi doğru görülmeyip hükmün bozulması gerekmekte ise de anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'nın 438/7 maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının “Hüküm” başlıklı kısmının “1” numaralı bendinin çıkarılarak yerine “Davanın kabulüne, 85.000,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, alacağın 10.000,00 TL'sine dava, 50.000 TL'sine 31/12/2009, 50.000 TL'sine 30/06/2010, 50.000 TL'sine 31/12/2010, 25.000 TL'sine 30/06/2009 tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine” yazılmasına ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/633473200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz