6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Rekabet yasağı sözleşmesinde işçinin haklı feshi ve yasağın sona ermesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1964 E. 2023/1503 K. · · İlk derece: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

rekabet yasağı sözleşmesi

Gerekçe özeti

İşçinin iş akdini TBK m.447 kapsamında işverene yüklenebilen bir nedenle haklı olarak feshettiği, kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla tespit edilmişse, bu tespit rekabet yasağı sözleşmesine ilişkin sonraki davada bağlayıcıdır ve rekabet yasağı sona ermiş sayılır; işçinin bilgileri rakip iş yerinde kullandığı iddiası, feshin haklılığı kesinleşmiş olduğundan ayrıca tartışılmaz.

Ele alınan sorunlar

Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerliliğinin devam edip etmediği → ret

İddia: Davacı vekili, işçilik alacağına ilişkin davanın rekabet yasağı davasıyla ilgisi bulunmadığını, iki davanın birbirinden bağımsız değerlendirilmesi gerektiğini, feshin kim tarafından yapıldığının rekabet yasağı sözleşmesinin ihlaliyle ilgisi olmadığını, davalının öğrendiği ticari sırları rakip firmada kullanarak zarara sebep olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

Gerekçe: Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için işveren tarafından haklı nedenle fesih edilmiş olması veya işçi tarafından haksız feshedilmemiş olması, ayrıca işçinin iş yerinin önemli müşteri çevresi veya üretim sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış olması ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içinde rakip iş yerinde çalışmaya başlaması veya bu bilgileri kullanarak önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı gerekir. İstanbul 26. İş Mahkemesi'nin 2017/139 Esas, 2019/4 Karar sayılı kesinleşmiş kararında, davalı işçinin fazla mesai ücretinin ödenmemesi ve işveren/müdürün hakareti nedeniyle iş akdini haklı olarak feshettiği tespit edilmiş, bu karar İstanbul BAM 51. Hukuk Dairesi'nce de esastan onanarak kesinleşmiştir. TBK m.447 uyarınca sözleşme, işverene yüklenebilen bir neden ile işçi tarafından feshedilirse rekabet yasağı sona erer. İşçinin feshinin haklı olduğu kesinleşen mahkeme kararıyla sabit olduğundan, rekabet yasağı sona ermiştir ve davalının rekabet yasağını ihlal ettiğinden söz edilemez. Davacı vekilinin iki davanın birbirinden bağımsız olduğuna yönelik istinaf sebebi, kesinleşmiş mahkeme kararının bağlayıcılığı gereği dinlenemez.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

İşçinin iş akdini işverene yüklenebilen bir nedenle haklı feshettiğinin başka bir davada kesinleşmiş olması halinde, bu tespitin rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan sonraki davada bağlayıcı olduğu ve TBK m.447 uyarınca rekabet yasağının sona erdiği yönündeki değerlendirme açısından emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet yasağı sözleşmesi cezai şart haklı fesih kesin hüküm itirazın iptali icra inkar tazminatı

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 447TBK 445 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 353(1)b-1HMK 362(1)-a · İş Kanunu — İş Kanunu 24/II

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1964

KARAR NO 2023/1503

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/07/2023

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülen icra takibi başlattıklarını ,takibe konu sözleşmenin hukuken geçerli olduğunu, düzenlenen rekabet yasağı ve gizlilik sözleşmesinde de cezai şartın açıkça belirtilmesine ve sözleşmenin davalı tarafından imzalanmasına rağmen takip başlatılarak ödeme emri tebliğ edildikten sonra icra takibine herhangi bir sebep veya somut delile dayanmaksızın itiraz etmesinin yalnızca tahsilâtı geciktirmek amacıyla yapılan haksız ve kötü niyetli bir itiraz olduğunu, itiraz ile söz konusu icra takibinin durduğunu, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, müvekkili ...'ın 18.09.2014 tarihinden 16.11.2016 tarihine kadar davacı şirkette muhasebeci olarak çalıştığını, görevinin gerektirdiği işleri ve diğer angarya işleri eksiksiz ifa ettiğini, şirket müdürünün müvekkiline hakaret ettiği ertesi günde işten çıkardığını, müvekkilinin haklı neden olmadan işten çıkartıldığı ve rekabet etmeme yasağının geçerli olmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin müvekkiline baskı ile firma tarafından iradesi sakatlanarak imzalatıldığını, zarara uğratıldığı iddiasının asılsız olduğunu, sözleşmenin TBK m.447 uyarınca geçerli olduğu varsayımında bile TBK m.445'e aykırılıklar içerdiğini, davanın reddine karar verilmesini ve lehlerine %20 kötü niyet tazminatı hükmedilmesini, İstanbul 26.

İş Mahkemesinin 2017/139 Esas sayılı derdest dosyasının sonucunun beklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, davalının işçilik alacaklarının tahsili istemiyle İstanbul 26. İş Mahkemesinde açtığı davada,davalı işçinin, iş akdini haklı nedenle feshettiği gerekçesi ile fazla mesai alacağı olarak 4.071,62-TL ve net kıdem tazminatı alacağı olarak 5.353,35-TL'nin tahsiline karar verildiği, davalı tarafından iş akdinin haklı nedenle feshedilmiş olması sebebiyle TBK 447. maddesinde yer alan "Sözleşme, haklı bir sebep olmaksızın iş veren tarafından veya iş verene yüklenebilen bir neden ile işçi tarafından fesih edilirse, rekabet yasağı sona erer." hükmü uyarınca rekabet yasağının sona erdiği kanaatine varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; mahkemece gerekçeli kararda İstanbul 26. İş mahkemesi 2017/139 Esas sayılı işçilik alacağına ilişkin davasının baz alınması kabul edilemeyeceğini, zira iki davanın birbiri ile ilgisi bulunmadığını,sözleşme gereği rekabet yasağı, sözleşmenin feshinden itibaren iki yıl geçerli olacağını, feshin kim tarafından gerçekleştirildiğinin hak edilen işçilik alacağı ya da tazminatla da söz konusu davanın ilgisi olmadığını, iki ayrı davanın tek bir dava gibi düşünülmesinin hukuk devleti ilkesine aykırı olduğunu, davalının müvekkil şirkette muhasebe departmanında çalışmakta iken, çalıştığı pozisyon neticesinde de ticari hayatın olağan akışına uygun olarak davacı müvekkil şirkete ait fiyat seviyeleri, pazar bilançoları, tüketici alanları, kredi olanakları, yatırım, bilanço hesaplama plan ve teknikleri, işletmenin envanter ve muhasebe kayıtları gibi davacı müvekkiline ait üretim sırlarını öğrendiğini, davalının Rekabet Yasağı sözleşmesini ihlal ederek davacı müvekkil şirkette öğrenmiş olduğu müşteri ve üretim bilgilerini kullanabileceği aynı sektörde ve aynı ticaret merkezinde ticaret yapan rakip firmada işe başlayarak davacı müvekkilin ticari hayatını zarara uğrattığını, mahkemenin haklı davada müvekkilin uğradığı zarar ile ilgilenmediğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin rekabet etmeme başlıklı 5.4. maddesinde; "Çalışan, hizmet akdinin sona ermesini izleyen 2 yıl boyunca İstanbul ve Marmara Bölgesinde işverenin faaliyet alanında olan işlerden elektronik güvenlik ve kamera sistemleri ile IT bilgisayar sektörüne giren bir veya birkaçını yürüten bir başka kuruluşun herhangi bir kademesinde başkaca şirketlerde ücretli veya ücretsiz aynı işi kendi nam veya hesabına yapmamayı taahhüt ettiği, aksi halde 100.000-TL cezai şartı tazminatı olarak ödemeyi kabul ve tahakkuk etmiştir." şeklindedir. Rekabet yasağı sözleşmesinin geçerli olabilmesi için, işveren tarafından sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olması veya ayrılan işçi tarafından haksız olarak feshedilmemiş olması, davalı işçinin iş akdinin devamı sırasında iş yerinin önemli müşteri çevresi veya üretim yönünden ticari sırlarına vakıf olabilecek bir pozisyonda çalışmış ve ayrıldıktan sonra yasaklanan süre içerisinde rakip bir iş yerinde çalışmaya başlaması veya kendisinin bu tür bir faaliyeti icra etmesi, önceki iş yerinde edindiği bilgileri yeni iş yerinde kullanmasının önceki işverene önemli zarar verebilme ihtimalinin varlığı yeterli sayılmalıdır.

İstanbul 26. İş Mahkemesinin 2017/139 Esas sayılı dosyasında; davalı işçi tarafından dosya davacısı aleyhine açılan davada 2019/4 Karar sayılı kararı ile "davacının fazla mesai çalışma ücretinin ödenmediği, bu durumun davacı işçiye 4857 Sayılı İş Kanunu madde 24/II kapsamında haklı nedenle fesih hakkı vereceği, davalı işverenin ve müdürün hakareti üzerine davacının 6 günlük yasal süre içerisinde iş yerini terk ederek iş yerine gelmemek şeklinde eylemli olarak iş akdini feshettiği, ayrıca davacının fazla mesai çalışma ücretinin ödenmediği anlaşılmakla davacının feshinin haklı olduğu, 5.353,35-TL kıdem tazminatının, 4.071,62-TL fazla mesai alacağının kabulüne, ihbar tazminatı isteminin reddine karar verildiği kararın istinaf edilmesi sonucu İstanbul BAM 51.

HDnin 2021/1109 esas, 2023/521 karar sayılı 05/04/2023 tarihli kararı ile "davacı işçinin feshinin haklı olduğu" tespit edilerek davalının istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle İstanbul 26. İş Mahkemesi'nin kesinleşen hükmü gereği davacının rekabet yasağı sona erdiğinden rekabet yasağının ihlal edildiğinden söz edilemeyeceği,davacı vekilinin her iki davanın birbirinden bağımsız olduğuna yönelik istinaf sebebinin yasal düzenleme gereği dinlenemeyeceği açıktır. Rekabet yasağının sona erdiği belirlendiğinden anılan gerekçe ile davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde görülmemiş başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/63336 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.