Şirket ortağınca muvazaalı devirde ihtiyati tedbirde yaklaşık ispat yeterlidir
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1522 E. 2023/1512 K. · · İlk derece: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: İhtiyati Tedbire İtiraz mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat aranmaz, HMK 390/3 uyarınca yaklaşık ispat yeterlidir; şirket ortağının münferit imza yetkisine sahip olması ve akrabalık ilişkisi gibi somut olgularla birlikte değerlendirilen dosya kapsamındaki deliller bu düzeyde kanaat verici nitelikteyse tedbir koşulları oluşmuş sayılır. Ayrıca HMK 392 uyarınca teminat kural olmakla birlikte, talep resmi belgeye veya kesin bir delile dayanıyorsa yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminatsız tedbir kararı verebilir.
Ele alınan sorunlar
İhtiyati tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı (yaklaşık ispat) → ret
İddia: İtiraz eden davalı vekili, muvazaa iddiasının tapu bedeli dışında başkaca delille desteklenmediğini, davacıların tedbir talebini yaklaşık olarak da ispat edemediğini ve muris muvazaasına ilişkin YİBK'da öngörülen unsurların oluşmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da imkansız hale geleceği ya da ciddi bir zarar doğacağı endişesi halinde verilebilen geçici bir hukuki korumadır ve esasın varlığına karine oluşturmaz. Asıl davanın kabulü için tam ispat aranırken, ihtiyati tedbirde HMK 390/3 uyarınca yaklaşık ispat yeterlidir. Davacılar tarafından şirkete ait taşınmazların davalı ortak tarafça muvazaalı olarak devredildiği ileri sürülmüş; davalının davacı şahısların kardeşi olması, şirket yönetiminde görevli ve münferit imza yetkisine sahip olması birlikte değerlendirildiğinde dosya kapsamındaki deliller yaklaşık ispat düzeyinde kanaat verici niteliktedir. Bu nedenle taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Teminatsız tedbir kararının hukuka uygunluğu → ret
İddia: İtiraz eden davalı vekili, tedbirin teminatsız olarak verilemeyeceğini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin zararını karşılayacak ölçüde teminat alınması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: HMK 392 uyarınca ihtiyati tedbir talep eden haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin uğrayacağı muhtemel zararlara karşılık kural olarak teminat göstermek zorundadır; ancak talep resmi belgeye veya başkaca kesin bir delile dayanıyorsa yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Somut olayda mevcut delil durumu dikkate alındığında teminatsız olarak karar verilmesi mümkündür.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Şirket ortağı/yetkilisinin münferit imza yetkisini kullanarak yaptığı devir işlemlerine karşı açılan tapu iptali davasında, ihtiyati tedbir talebinin yaklaşık ispat ölçütüyle değerlendirilmesi ve resmi belge/kesin delil ya da durum-koşullar gerektirdiğinde teminatsız tedbir kurulabilmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ muvazaa↗ teminat↗ geçici hukuki koruma↗ tapu iptali ve tescil↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/1522
KARAR NO 2023/1512
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 08/06/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/263
TALEP İhtiyati Tedbire İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/10/2023
İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP
İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkili ... ve ... ile davalının müvekkili şirketin ortakları ve kardeşleri olduğunu, şirketin 3 ortağının da münferit imza yetkisine sahip olduğunu, davalının imza yetkisini kötüye kullanarak bilgileri dava dilekçesinde yazılı dava konusu taşınmazların tapusunu 16/03/2023 tarihinde kendi üzerine,birini de muhasebecisi ...'a devrettiğini, böylece şirketin üzerine kayıtlı bir mal varlığı kalmadığını,devir işleminden şirketin diğer yetkilileri ve ortakları olan davacıların bilgisi ve onayı olmadığını, taşımazların gerçek değerinden çok düşük bir miktara satıldığını, şirket muhasebecisine yaptığı satışta tapuda gösterilen değerin şirket hesaplarına ödendiğini, ancak bu bedelin de işlemin hemen akabinde şirket hesaplarından çekildiğini ve şirketin hesaplarının tamamen boş olduğunu, şirket yöneticisinin şirket adına olan yetkisini kötüye kullanarak şirket malının bedelsiz olarak kendi adına geçirdiğini ileri sürerek taşınmazların tapularının iptali ile ...
İlçesi, ... mah. ... ada, ... parselde kayıtlı 2 ,3,4 nolu dükkanlar ve 13 nolu mesken nitelikli taşınmazların üçüncü kişilere devrinin engellenmesi yönünde teminatsız veya takdir edilecek uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece, bilgileri dilekçede yazılı taşınmazların uyuşmazlık konusu olduğu; yargılama sürecinde bu taşınmazların 3. kişilere devri halinde davanın konusuz kalma ve hakkın elde edilmesinin olanaksız hale gelebileceği ve yasada öngörülen ihtiyati tedbir koşullarının bulunduğu kanaatine varılarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiştir.
İTİRAZ
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, ihtiyati tedbir kararının müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet olduğunu, tapu devrinin muvazaalı olduğu iddiasının somut herhangi bir delille ispatlanamadığını, ihtiyati tedbirin müvekkilinin ticari itibarını zedelediğini, ayrıca teminatsız tedbir kararı verildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle mahkememizin yukarıda esası yazılı dosyasından verilen 18/04/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI
Mahkemece, davacı şirket adına kayıtlıyken satış suretiyle şirket ortağı ve yöneticisi olan davalı adına tescil edilen dava konusu taşınmazların satış işlemlerinin iptalleri istemli eldeki davada, dava konusu taşınmazların uyuşmazlık konusu olduğu, yargılama sürecinde taşınmazların 3.kişilere devri halinde davanın konusuz kalma ve hakkın elde edilmesinin olanaksız hale gelebileceği; bu durumda mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının yasaya uygun olduğu; tedbirin konusu göz önüne alındığında HMK'nın 392.md gereğince teminat alınmasına gerek olmadığı kanaatine varılarak ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekili, muvazaa iddiasında bulunan tarafın tapu bedeli dışında iddiasını destekler başkaca deliller de sunması gerektiğini, tedbir talep eden tarafın haksız çıktığı durumda karşı tarafın mağduriyetini ve zararını karşılayacak ölçüde teminat göstermek zorunda olduğunu, davacıların tedbir taleplerini yaklaşık olarak ispat edemediğini, muris muvazaası için 1974 tarihli YİBK'da belirtilen ve gerekli olan unsurların oluşmadığını, müvekkilinin taşınmazına konulan ihtiyati tedbir ticari itibarını zedelediğinden derhal kaldırılması gerektiğini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkilinin zararını karşılayacak ölçüde teminat alınması gerektiğini ileri sürerek, kararın kaldırılarak ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Eldeki dava; şirket adına kayıtlı bulunan taşınmazların davalı şirket yetkilisi tarafından yapılan muvazaalı işlemler nedeniyle kendi üzerine ve şirket muhasebecisi üzerine devredilen taşınmazların tapusunun iptali ile şirket adına tapuya tesciline ilişkindir.İhtiyati tedbir kurumu HMK 389 madde başlığında geçici hukuki koruma olarak nitelendirilmiş ve aynı maddenin 1.fıkrasında mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği düzenlenmiştir.
İhtiyati tedbirler geçicidirler, esasın varlığına karine oluşturmazlar. Bu nedenle mevcut durumda bir değişiklik olduğu takdirde hakim edindiği kanaate göre kararını değiştirebilir. Kural olarak bir davada tarafların ileri sürdüğü iddia ve savunmaların ispatı için tahkikat yapılması ve delillerin toplanması gerekir. Hakim tüm delilleri inceleyip değerlendikten ve tam bir karara ulaştıktan sonra nihai kararını verir. Bu husus asıl davanın kabulü için geçerli olup, bu nedenle tam ispat aranır. İhtiyati tedbirlerde ise tam değil yaklaşık ispat yeterli olacağı HMK 390/3 maddesinde düzenlenmiştir. Tüm dosya kapsamından; davacılar tarafından şirkete ait taşınmazların davalı ortak tarafından muvazaalı devredildiği ileri sürülerek şirket adına tescil talep edilmiştir.
Davalının davacı şahısların kardeşi ve yönetimde görevli, münferit imza yetkisine sahip olmakla dosya kapsamı deliller yaklaşık ispat düzeyinde kanaat verici niteliktedir. İhtiyati tedbir şartları oluştuğundan mahkemece taşınmazların üçüncü kişilere devrinin önlenmesine yönelik verilen ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nin 392 maddesi uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmi belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir.
Somut olayda, davalı tarafça teminatsız karar verilmeyeceği ileri sürülmekte ise de mevcut delil durumu dikkate alındığında teminatsız olarak karar verilmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmaktadır.Açıklanan nedenlerle; mahkemece teminatsız olarak verilen ihtiyati tedbir kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, ihtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbire itiraz eden davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/63289 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi