6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Anonim şirkette yönetim kayyımı ve ihtiyati tedbir talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/1800 E. 2023/1514 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Davacının nitelemesi: Kayyum Atanması mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılması veya sınırlandırılmasına ilişkin yasal düzenleme bulunmadığından, organ boşluğu iddiası olmayan bir anonim şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanamaz; bu yetki TTK 408(2)-b gereği genel kurula aittir ve mahkemelerin şirket yönetimine müdahalesi ancak çok kısıtlı ve zorunlu hallerde söz konusu olabilir. Ayrıca şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir talebinde, davacının HMK 390/3 uyarınca davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat edememesi ve davalı yöneticilerin somut bir zarar verici eylemde bulunduğunun belirli olmaması halinde, yaklaşık ispat ölçüsü kriteri gerçekleşmemiş sayılır ve tedbir talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Anonim şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması talebi → ret

İddia: Davacı vekili, hesapların güvenliği ve şeffaflığı için şirkete denetçi/yönetim kayyımı atanması gerektiğini, hakim ortağın şirket malvarlığını hileli olarak eksiltebileceğini ve kayıt dışı gelirlerin hesaplara işlenmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 365. madde uyarınca anonim şirketler yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunur. Somut olayda şirkette organ boşluğu bulunduğu iddia edilmemiştir. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılmasına veya sınırlandırılmasına ilişkin yasal düzenleme yoktur; yönetim kurulunun görevden alınması ve yeniden seçilmesi TTK 408(2)-b gereği genel kurula tanınmış bir yetkidir. Mahkemelerin şirket yönetimine müdahalesi çok kısıtlı ve zorunlu hallerde olmalıdır. Bu nedenle davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulması talebi → ret

İddia: Davacı vekili, hakim ortağın şirket malvarlığını eksiltebileceği, davanın sonunda kendisine verilecek bir payın kalmayacağı endişesiyle telafisi güç zararların önlenmesi için şirket malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir.

Gerekçe: HMK 389 vd. maddelerinde aranan, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişiklik nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebiyle ciddi bir zarar doğacağı endişesi ile talep sahibinin hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi koruma ihtiyacı içinde bulunduğu hususu belirlenememiştir. HMK 390/3 gereği tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Davanın açılış tarihinin 07.07.2023, davacının 03.07.2023 tarihine kadar yönetim kurulu başkanı olduğu belirtilmiş, yönetimden ayrıldıktan sonra kalan yöneticinin malvarlığını azaltıcı eylemlerde bulunacağı ihtimaline dayanılmıştır. Bu aşamada davalı şirketin yönetim organından yoksun kalması söz konusu olmayıp, davalı yöneticilerin ne gibi işlem ve eylemlerde bulunduğu davanın bulunduğu aşama itibarıyla belirli değildir. Dosyaya sunulan delillerle tedbir talebinin haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapılamamış olup yaklaşık ispat ölçüsü kriteri gerçekleşmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Organ boşluğu bulunmayan anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemece kaldırılması veya kısıtlanmasına yasal dayanak bulunmadığına ve bu tür müdahalelerin ancak çok kısıtlı ve zorunlu hallerde yapılabileceğine ilişkin tespit yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kayyımı denetim kayyımı ihtiyati tedbir yaklaşık ispat organ boşluğu anonim şirket yönetim kurulu

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 531TTK 365TTK 408(2)-b · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 389HMK 390/3

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/1800

KARAR NO 2023/1514

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 10/07/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/654 Esas

TALEP İhtiyati Tedbir

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/10/2023

Kayyum atanması ve ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

Davacı vekili; Davacı müvekkilinin 03.07.2023 tarihinde yapılan genel kurula kadar yönetim kurulu başkanı olduğunu, Şirketin kuruluşundan beri 7 yıl geçmiş olup bu zamana kadar herhangi bir kar dağıtımı yapılmadığını, Müvekkil, kar dağıtımlarına ilişkin bilgi almak istediğinde ise öncelikle soruları cevapsız bırakılmış, ardından şirket maili kapatılarak şirkete girişleri engellendiğini, Her ne kadar müvekkil yönetim kurulu başkanı olsa da yönetim kurulunda iş bölümü söz konusu olup davacı müvekkil satış ve pazarlama işlemleriyle ilgilenmekte iken hakim ortak yönetim kurulu üyesi ... finansal işlemlerden sorumlu yönetim kurulu üyesi olduğunu ,müvekkiline gerekli bilginin verilmediğini ,şirketin uzun yıllar genel kurul yapmadığını ,müvekkilinin çıkma payının değersizleştirilmesi için işlemler yapılacağının muhtemel olduğunu ,şirkete ait taşınmazlar ve fabrikalarda yer alan makineler üzerine 03.07.2023 tarihli genel kurul sonrası imza yetkisi de ele geçirildiğinden üçüncü kişilere devre engel olacak şekilde ihtiyati tedbir konulmasına, davalı şirket hesaplarının ve malvarlıklarının kontrolünün sağlanması amacıyla öncelikle şirkete yönetim kayyumu aksi halde ise de hesapların şeffaflığı ve denetimi için denetim kayyımı atanmasını talep etmiştir.

ARA KARAR

Mahkemece, Dosyaya sunulan delillerle tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacı vekili tarafından ileri sürülen iddialar, mevcut deliller gözetildiğinde haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterinin gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili; müvekkilinin şirket hesaplarına ilişkin bilgi talepleri baştan savma ve eksik olarak sonuçlandırıldığını, hesapların güvenliği ve şeffaflığı için kayyım atanması gerektiğini, kayıt dışı gelirlerin hesaplara işlenmediğini, hesapların ve şirket malvarlığının güvenliği için kayyım varlığının şart olduğunu, dava süreci boyunca faaliyetleri devam ettirebilmek adına şirkete denetçi kayyım atanması gerektiğini, davalının şirket malvarlığını eksiltmesi ihtimaline karşılık envanterler için tedbir talep ettiklerini, davanın niteliği de göz önüne alındığında yargılamanın uzun süreceğini, hakim ortağın davacı müvekkilini şirket yönetiminden uzaklaştırarak akrabalarına şirket yönetiminde yer vermesi ile istediği kararı aldırabileceğini ve bu yolla hakim ortağın şirket malvarlığını hileli olarak eksiltebileceğini, davanın sonunda feshedilecek veya alternatif çözüm olarak davacı müvekkiline verilecek bir payın dahi kalmayacağından endişe duyduklarını, telafisi güç ve imkansız zararlar doğmadan şirket malvarlıkları üzerine ihtiyati tedbir koyulmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, TTK 531 maddesi uyarınca şirketin feshi ve dava dışı şirkete yönetim veya denetim kayyımı atanması ayrıca şirket adına kayıtlı malvarlıklarının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir uygulanması istemlerine ilişkindir. Anonim Şirketler TTK'nun 365. maddesi uyarınca yönetim kurulu tarafından yönetilir ve temsil olunurlar. Somut olayda şirkette organ boşluğu olduğu iddiası bulunmamaktadır. Anonim şirketlerde yönetim kurulunun yönetim yetkisinin mahkemelerce kaldırılacağına veya sınırlandırılacağına ilişkin yasal düzenleme yoktur. Yönetim Kurulunun görevden alınması, seçilmesi TTK'nun 408(2)-b gereği şirketin genel kuruluna tanınmış bir yetkidir. Mahkemelerce şirket yönetimine yapılacak müdahalenin çok kısıtlı olarak ve zorunlu hallerde yapılması gerekir.

Bu nedenle davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanması isteminin yasal dayanağı bulunmamaktadır. HMK 389. vd.maddelerinde aranan, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi, talep sahibi davacıların hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulundukları hususu belirlenememektedir. Diğer taraftan HMK 390/3 maddesi gereğince tedbir talep eden taraf sunduğu deliller ile davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat zorundadır. Somut olayda; davanın açılış tarihinin 07.07.2023 tarihi olduğu , davacının 03.07.2023 tarihine kadar davalı şirketin YK başkanı olduğunun belirtildiği , yönetimden ayrıldıktan sonra kalan şirket yöneticisinin malvarlığını azaltıcı eylemlerde bulunacağı ihtimaline binaen kayyum atanması ve şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasını talep ettiği, bu aşamada davalı şirketin yönetim organından yoksun kalmasının söz konusu olmadığı, davalıların şirketi zarara uğrattıkları ileri sürülmüş ise de davalı şirket yöneticilerinin ne gibi işlem ve eylemlerde bulunduğunun davanın bulunduğu aşama nedeniyle belirli olmadığı, dosyaya sunulan delillerle mahkemenin tedbir talebinin haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacı vekili tarafından ileri sürülen iddialar, mevcut deliller gözetildiğinde haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterinin gerçekleşmediği kanaatine varıldığından davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermesinde bir isabetsizlik görülmemiş, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/63273 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.