İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2767 E. 2020/5453 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ödeme savunması↗ tahsilat makbuzu↗ karine↗ ciro↗ ispat yükü↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ fatura↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ cy/cy kaydı↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalı tarafın takip konusu faturaların bedelinin ödendiğini beyan ettiği, ödeme savunmasına konu 83.015 TL bedelli çekin bankaya iptal edilmek üzere iade edildiği, davacı defterinde çeke dair kayıt bulunmadığı, davalı kayıtlarında çek bedelinin nakit olarak ödendiği şeklinde kayıt bulunduğu, bedelin davalı tarafından ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, sadece şirket ortağı ... hesabından ödeme yapıldığı şeklinde kayıt bulunduğu, sırf çekin davalıya tesliminin ödeme sayılamayacağı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu fatura bedellerini ödediğini iddia eden davalının bu iddiasını ispatlaması gerektiği, davalının kendi defterlerinde dahi çek bedelinin ödendiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacıya nakit ödeme yapıldığını gösteren başkaca kayıt bulunmadığından, ödeme savunmasının kesin delillerle ispatlanamadığı, ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturaya dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, uyuşmazlık konusu borcu 05.02.2016 keşide tarihli çek ve tahsilat makbuzları ile ödediğini savunmuştur. Dosya içerisinde sureti bulunan çek incelendiğinde, davalı şirket tarafından keşide edilip davacıya verildiği, daha sonra davacı tarafından da ciro edilmek suretiyle dava dışı kişilere temlik edildiği, çekin en son bankaya iptal kaydı düşülmek suretiyle teslim edildiği görülmektedir. Çekin iptal edilmek suretiyle bankaya teslim edilmiş olması ödemeye karine teşkil edeceğinden, ispat yükü aksini iddia eden davacı üzerinde olduğu gözetilerek, varsa buna ilişkin kanuni delilleri sorulup varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/384 E. 2022/652 K.
Ortak:karine · çek · teslim
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalı tarafın takip konusu faturaların bedelinin ödendiğini beyan ettiği, «ödeme savunmasına» konu 83.015 TL bedelli çekin bankaya iptal edilmek üzere iade edildiği, davacı «defterinde» çeke dair kayıt bulunmadığı, davalı kayıtlarında «çek» bedelinin nakit olarak ödendiği şeklinde kayıt bulunduğu, bedelin davalı tarafından ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, sadece şirket ortağı ... hesabından ödeme yapıldığı şeklinde kayıt bulunduğu, sırf çekin davalıya «tesliminin» ödeme sayılamayacağı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Dosya içerisinde sureti bulunan «çek» incelendiğinde, davalı şirket tarafından keşide edilip davacıya verildiği, daha sonra davacı tarafından da «ciro» edilmek suretiyle dava dışı kişilere «temlik» edildiği, çekin en «son» bankaya iptal «kaydı» düşülmek suretiyle «teslim» edildiği görülmektedir.
Çekin iptal edilmek suretiyle bankaya «teslim» edilmiş olması ödemeye «karine» teşkil edeceğinden, «ispat yükü» aksini iddia eden davacı üzerinde olduğu gözetilerek, varsa buna ilişkin kanuni delilleri sorulup varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; çeklerin bankaya iade edilmesi nedeniyle, «çek» bedellerinin ödendiğinin «karine» olarak kabulü gerektiği, çeklerin takip ve faturaya konu mallar dışında varsa «teslim» edilen başka mallara ilişkin olduğu hususlarının davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5587 E. 2022/2015 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davanın kısmen kabulü ile 24.596.015,68 TL'nin 22.03.2011 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2767 E. , 2020/5453 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24/05/2018 tarih ve 2017/317 E- 2018/255 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nce verilen 07.02.2019 tarih ve 2018/1626 E- 2019/261 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının davalıdan olan 5 adet faturaya dayalı alacağının tahsili için davalı aleyhinde genel haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini itirazında fatura bedellerinin tahsilat makbuzları ile ödendiğini iddia ettiğini, makbuzların ilgili olduğu çeklerin bedelinin davacıya hiç ödenmediğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı lehine 83.015,00 TL bedelli çekin keşide edildiğini, bu çekin aynı günde davacı şirket müdürü ... tarafından tahsilat makbuzu ile teslim alındığını, aynı çekin davacı tarafından şirket müdürleri ...'a ciro edildiğini, daha sonra şirket müdürü tarafından da davalı şirketin ortağı ...'a ciro edildiğini, çekin daha sonra davalıya iade edildiğini, çekin davalı tarafından iptal edilmek suretiyle muhatap bankaya iade edildiğini,fatura bedellerinin bu şekilde ödendiğini savunarak, davanın reddini ve kötü niyet tazminatının davacıdan tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada, davalı tarafın takip konusu faturaların bedelinin ödendiğini beyan ettiği, ödeme savunmasına konu 83.015 TL bedelli çekin bankaya iptal edilmek üzere iade edildiği, davacı defterinde çeke dair kayıt bulunmadığı, davalı kayıtlarında çek bedelinin nakit olarak ödendiği şeklinde kayıt bulunduğu, bedelin davalı tarafından ödendiğine dair herhangi bir belge bulunmadığı, sadece şirket ortağı ... hesabından ödeme yapıldığı şeklinde kayıt bulunduğu, sırf çekin davalıya tesliminin ödeme sayılamayacağı, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, itirazın kabul edilen kısım yönünden iptaline, icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, dava konusu fatura bedellerini ödediğini iddia eden davalının bu iddiasını ispatlaması gerektiği, davalının kendi defterlerinde dahi çek bedelinin ödendiğine dair herhangi bir kayıt bulunmadığı, davacıya nakit ödeme yapıldığını gösteren başkaca kayıt bulunmadığından, ödeme savunmasının kesin delillerle ispatlanamadığı, ilk derece mahkemesinin kararının yerinde olduğu gerekçesiyle istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturaya dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, uyuşmazlık konusu borcu 05.02.2016 keşide tarihli çek ve tahsilat makbuzları ile ödediğini savunmuştur. Dosya içerisinde sureti bulunan çek incelendiğinde, davalı şirket tarafından keşide edilip davacıya verildiği, daha sonra davacı tarafından da ciro edilmek suretiyle dava dışı kişilere temlik edildiği, çekin en son bankaya iptal kaydı düşülmek suretiyle teslim edildiği görülmektedir. Çekin iptal edilmek suretiyle bankaya teslim edilmiş olması ödemeye karine teşkil edeceğinden, ispat yükü aksini iddia eden davacı üzerinde olduğu gözetilerek, varsa buna ilişkin kanuni delilleri sorulup varılacak uygun sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dava dosyasının Karşıyaka Asliye Ticaret Mahkemesi’ne iadesine, karardan bir örneğin İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630192000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz