6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Adli yardım reddi sonrası muhtıraya rağmen nispi harç yatırılmazsa istinaf reddedilir

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/7423 E. 2020/6047 K. · · İlk derece: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Kıymetli evrak (kambiyo)

Gerekçe özeti

Adli yardım kural olarak gerçek kişilere tanınmış olup tüzel kişi (kanunda sayılanlar dışında) talep edemez; gerçek kişinin HMK 336/2'ye uygun talebi ve mali durumunu gösterir belge sunması gerekir. Adli yardım reddedildikten sonra muhtıraya rağmen nispi istinaf harcı yatırılmazsa istinaf talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Adli yardım talebinin reddi ve istinaf harcının yatırılmaması nedeniyle istinafın reddi → ret

İddia: Davalılar adli yardım talepli olarak istinafa başvurmuş, adli yardım reddedildikten sonra nispi harcı yatırmamıştır.

Gerekçe: Adli yardım talebine dayanak mali durumu gösterir belge sunulmadığı, davalı adına araç kaydı bulunduğu; adli yardımın kural olarak gerçek kişilere ait olduğu, davalı şirketin adli yardım talep edemeyeceği, davalı şahsın HMK 336/2'ye uygun talepte bulunmadığı gerekçesiyle adli yardım talebi reddedilmiş; nispi harcın yatırılması için gönderilen muhtıraya rağmen eksiklik tamamlanmadığından istinaf talebi reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Tüzel kişinin adli yardım talep edememesi ve adli yardım reddi sonrası harç yatırılmamasının istinafa etkisi bakımından emsaldir.

Usul tespitleri

Dava şartı
istinaf harcının yatırılması

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli yardım tüzel kişinin adli yardım talebi nispi istinaf harcı harç eksikliği

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 336/2

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/7423 E.  ,  2020/6047 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 22.09.2020 tarih ve 2018/939 E- 2019/944 K. sayılı ek kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 22.09.2020 tarih ve 2020/1014 E- 2020/873 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun'un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi ...

tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı şirket arasında imzalanan 03.08.2017 tarihli genel kredi sözleşmesine davalıların 2.200.000,00 TL limitle kefil olduklarını, asıl borçlunun sözleşme yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle kredi alacağının 08.05.2018 tarihinde kat edildiğini, kefiller hakkında genel haciz yoluyla takibin İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün 2018/23000 E. sayılı dosyası ile başlatıldığını, davalılar tarafından takibe itiraz edilerek takibin durdurulduğunu, yapılan itirazların haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının nakit alacak yönünden açmış olduğu itirazın iptali davasının kabulü ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile davalıların nakit alacak yönünden İstanbul 14 İcra Müdürlüğünün 2018/23000 esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin 1.876.945,72 TL asıl alacak, 76.414,47 TL işlemiş temerrüt faizi, 3.820,72 TL BSMV, 485,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 1.957.665,91 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %28,93 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, dava tarihinden sonra 27.03.2019 tarihinde ödenen 10.004,72 TL'nin infazda nazara alınmasına, 391.533,18 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının gayri nakdi krediler yönünden açmış olduğu davasının reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı ve adli yardım talepli olarak davalılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, davalıların adli yardım talepli istinaf dilekçesi ekinde adli yardıma dayanak mali durumunu gösterir nitelikte belge sunmadığı, dosya kapsamında da böyle bir belgeye rastlanılmadığı, UYAP sorgulamasında davalı ... adına kayıtla 2005 model Porsche marka aracın bulunduğu gerekçesi ile adli yardım talebinin reddine karar vermiştir.

Davalılar vekili, adli yardım talebinin reddine dair karara karşı itiraz yoluna başvurmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesince, adli yardım talebinin kural olarak gerçek kişilere ait olduğu, adli yardım talebinde bulunabilecek tüzel kişiliklerin HMK’da sayıldığı, davalı şirketin adli yardım talebinde bulunamayacağı, diğer davalı şahsın adli yardım talebinde bulunurken HMK 336/2 maddesinde belirtildiği şekilde usulüne uygun talepte bulunmadığı, konkordatoya müracaat edilmesinin sonuca etkili olmadığı gerekçesi ile itirazın reddine karar vermiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, davalıların adli yardım taleplerinin reddedilmesi sebebiyle HMK’nun 344/1 maddesi gereğince işlem yapılmak üzere dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davalılar vekiline nispi harcın yatırılması için gönderilen muhtıraya rağmen eksikliğin tamamlanmadığı gerekçesi ile istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

Davalılar vekili, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesince, davacı vekili ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Karar, davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından temyiz eden davalılardan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630089200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/1014 E. 2020/873 K.

Müteselsil kefilin çek kanuni karşılık tutarından sorumluluğu

Gerekçe özeti

Genel kredi sözleşmesinde yer alan ve kefillerin sözleşmenin tüm hükümlerinin kendileri hakkında aynen uygulanmasını kabul ettiklerine dair genel atıf niteliğindeki hüküm, çek kanuni karşılık tutarı gibi yasayla bankaya verilmiş şahsi bir sorumluluğun müteselsil kefillere yükletilmesi için yeterli değildir; bu sorumluluğun kefile geçmesi için kefilin bu tutardan açıkça sorumlu olduğunu taahhüt etmiş olması gerekir. Ayrıca, adli yardım talebi ve buna itirazı kesin olarak reddedilen tarafın, HMK 344/1 gereği çıkartılan muhtıraya rağmen eksik istinaf harcını süresinde tamamlamaması halinde, istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmasına ilişkin karar isabetlidir.

Emsal değeri

Müteselsil kefilin, genel kredi sözleşmesindeki genel atıf hükmüne dayanılarak çek kanuni karşılık tutarı gibi bankanın şahsi/yasal sorumluluğu niteliğindeki bir borçtan sorumlu tutulamayacağı, bu sorumluluğun kefile geçmesi için açık ve özel bir taahhüt gerektiği yönündeki tespit, benzer kefalet sözleşmelerinin yorumlanmasında bölgesel emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: itirazın iptali müteselsil kefalet gayrinakdi alacak çek kanuni karşılık tutarı adli yardım istinaf harcı vazgeçmiş sayılma genel kredi sözleşmesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/1014

KARAR NO 2020/873

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 14/11/2019

NUMARASI 2018/939 Esas - 2019/944 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 22/09/2020

İlk derece mahkemesince 14/11/2019 karar tarihli davanın kısmen reddine ilişkin verilen hükmün davacı vekilince, 02/07/2020 tarihli istinaf talebinin reddine ilişkin verilen ek kararın davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalıların, müvekkili banka ile ... A.Ş arasında imzalanan 03/08/2017 tarihli 4.000.000-TL tutarlı genel kredi sözleşmesine 2.200.000- TL limitle kefil olduklarını,borcun ödenmemesi nedeniyle kredi alacağını 08/05/2018 tarihinde katedildiğini, asıl kredi borçlusu hakkında rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığını,rehinlerin kefillerin kefaletini teminat altına almadığını bu nedenle kefiller hakkında genel haciz yoluyla takibin İstanbul ... İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlatıldığını,davalılar tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili, davacının ikametgahının Ankara olması nedeniyle yetkili mahkemenin Ankara Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının krediyi usulüne uygun kat etmediğini, davacı tarafın faize faiz işlettiğini,faiz oran ve tutarının fahiş olduğunu , kefillerden talepte bulunamayacağını, icra inkar tazminat isteminin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, 24/06/2014 ve 03/08/2017 tarihli genel kredi sözleşmesinde müteselsil kefil olarak ... A.Ş ile ...'nin imzasının bulunduğu, kefalet limitinin 2.200.000-TL olduğu, ...'nin asıl borçlu şirketin YK üyesi olması nedeniyle eş rızasına gerek bulunmadığı,kefillerin 11/05/2018 tarihinde temerrüde düştüğü, sözleşmenin 4/c maddesi geriğince temerrüt faizinin %28.93 olarak hesap edildiği, bilirkişi tarafından takip tarihi itibariyle toplam alacak tutarı 1.972.455,75 TL olarak hesaplandığı,takip talebinde belirtilen 1.957.665,92 TL'nin dikkate alındığı,dava tarihinden sonra 27/03/2019 tarihinde 10.004,72- TL'lik tahsilatın infazda nazara alınması gerektiği, çek yaprağı sorumluluk bedeli nedeniyle kefilden depo talep edebilmek için sözleşme açık hüküm olması gerektiğinden ve buna yönelik açık hüküm bulunmadığından davacının kefilden depo talebinde bulunamayacağı kanaatine varıldığı, davalılar vekili ...'nin sözleşmedeki adresinin farklı olmasına rağmen başka bir adrese tebligat çıkartıldığı iddia edilmiş ise de BK 589.

Maddesine göre kefil asıl borçlu şirketin temerrüdünden dahi sorumlu olduğu, asıl borçlu şirketin kat ihtarını 16/05/2018'de aldığı, 18/05/2018'de temerrüde düştüğü,taleple bağlı kalınarak 1.876.945,72 -TL nakit alacak için itirazın iptaline ,icra inkar tazminatının tahsiline ,6.400-TL bedelle 4 adet çek yaprağı sorumluluk tutarının deposu talebinin reddine karar verilmiştir.

EK KARAR

13.01.2020 tarihli ek karar ile ;davalıların adli yardım talebinin İstanbul BAM 12 HD nin 2020/200 Esas 07/02/2020 tarihli kararı red edildiği,itirazın İst. BAM 13.Hukuk Dairesi 2020/1 D.İş sayılı, 12.03.2020 tarihli kararı ile reddedildiği, HMK 344/1.maddesi gereği davalılar vekiline eksik harcın tamamlanması için gönderilen muhtıranın 10.06.2020 tarihinde tebliğ olduğu, süresi içerisinde eksiklik tamamlanmadığından davalılar vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili; dava konusu genel kredi sözleşmesinin 9.maddesi uyarınca kefillerin sözleşmede yer alan hükümler çerçevesinde gayrinakdi alacağın depo edilmesinden sorumlu olduğunu, davalılardan elindeki çek yaprakları için bankanın sorumlu olduğu tutarı depo etmesinin kat ihtarnamesi ile istendiğini,gayrinakdi kredi yönünden davanın reddi kararının kaldırılmasını ve takibin takip talebindeki koşullarla devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

2- Davalılar vekili; müvekkillerin hak arama ve savunma haklarını mesnetsiz ve hukuka aykırı bir şekilde kısıtladığını, ülkenin yaşadığı ekonomik sıkıntılardan ziyadesiyle olumsuz etkilendiğini, hali hazırda müvekkillerin tüm mal varlıkları hacizli ve banka hesapları blokeli olduğunu, ... adına kayıtlı olan 2005 model ... marka aracın varlığı ret için gerekçe olarak gösterilmiş ise de söz konusu araç üzerinde yüklü alacak miktarlarına ait çok sayıda haciz ve yakalama şerhi bulunduğunu,müvekkil hakkında Çal Asliye Hukuk Mahkemesi 2020/13 esas sayılı konkordato dosyasında, 24.01.2020 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verildiğini ileri sürerek ek kararın kaldırılmasını,istinaf incelemesi yapılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, nakit ve gayrinakit alacaklar için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece nakit alacak bakımından itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.Davacı vekili kısmen redde ilişkin 4 adet çek kanuni karşılık tutarı ( 6.400-) TL tutarlı depo talebinin reddine ilişkin kısım ile sınırlı olarak istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalıların adli yardım taleplerinin reddine ilişkin karar Dairemizin 2020/200 Esas 07/02/2020 tarihli kararı ile reddine karar verildiği, red kararına itiraz ise İstanbul BAM 13.H D nin 2020/1 D.İş sayılı, 12.03.2020 tarihli kararı ile reddedilerek kesinleşmiştir.HMK 344/1 gereği çıkartılan muhtıra tebliğine rağmen istinaf harçları tamamlanmadığından davalıların istinaf başvurusundan vazgeçmiş sayılmalarına dair kararda isabetsizlik yoktur.

Davalılar vekilinin ek karara yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş , istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Genel kredi sözleşmesinin 9.(i) bendi "kefiller ,banka ile müşteri arasında ki genel kredi sözleşmesinin maddelerinin tamamının kendileri hakkında aynen uygulanmasını kabul ederler "hükmü nedeniyle davalı müteselsil kefillerin gayrinakdi alacaktan sorumlu olduğunu ileri sürmektedir.Çek kanuni sorumluluk tutarları bankanın şahsî sorumluluğu niteliğindedir. Ödeme yükümlülüğü yasayla bankaya verilmiştir.Müteselsil kefiller bankanın yükümlülüğü olan bu tutarı üstlendiklerini sözleşme ile kararlaştırabilirler. Müteselsil kefiller çek kanuni karşılık tutarlarını sorumlu olduklarını açıkça taahhüt etmedikçe,bu tutar asıl borçlunun borcu kapsamında kabul edilemeyeceğinden gayrinakit alacağa ilişkin davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin hükmün redde ilişkin kısımlara yönelik istinaf başvurusunun da esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı ve davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 54,40- TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 44,40- TL harcın mahsubu ile bakiye 10- TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Taraflarca yapılan istinaf yargı giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 346/2 maddesi uyarınca davalılar vekiline kararın tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, davacı taraf bakımından HMK 362(1)a gereği kesin olarak, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

22/09/2020

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.