6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşınır rehni verenin sorumluluğu ve icra inkar tazminatı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/1622 E. 2025/1816 K. · · İlk derece: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Gerekçe özeti

Taşınır rehni veren, asıl borçlu veya borcun müteselsil kefili olmasa da, rehin ettiği malın değeri kadar asıl borçlunun borcundan temerrüt dahil sorumludur; rehin, ana alacak yanında sözleşme ve gecikme faizini de kapsadığından rehin limitine temerrüt faizi işletilmesi ve rehin verenin asıl borçlu ile birlikte sorumlu tutulması hukuka uygundur. Genel kredi sözleşmesinde açıkça kararlaştırılan ve akdi faiz oranının belirli bir katı olarak belirlenen temerrüt faizi, taraflarca bilinerek imzalandığından ve emsal takiplerde benzer/daha yüksek oranların itirazsız kesinleştiği gözlemlendiğinden fahiş kabul edilmez. Kat ihtarında borçluya belirli bir sürenin (örn. 30 gün) tanınması yönünde yasal bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Ele alınan sorunlar

Rehin verenin asıl borçlu ile birlikte müteselsil sorumlu tutulması → ret

İddia: Davalı vekili, rehin veren ...'nın genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imzası bulunmadığını, sorumluluğunun rehinli malın değeri ile sınırlı olması gerektiğini, asıl borçlu ile birlikte tüm fer'ilerden ve icra inkar tazminatından sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Taşınır rehni, bir alacağı güvence altına almak üzere taşınır eşya, hak veya alacak üzerine kurulan, alacaklıya borç ödenmediğinde güvence konusunu paraya çevirtmek suretiyle alacağını tahsil etme yetkisi tanıyan sınırlı ayni bir haktır. Taşınır rehni verenin asıl borçlu veya borcun müteselsil kefili olması gerekmez; rehin veren, rehinli aracın değeri kadar asıl borçlunun borcundan temerrüt dahil sorumludur. Taşınır rehni, ana alacaktan başka bunun sözleşme ve gecikme faizini, takip ve mahkeme masraflarını, sözleşmeye aykırılık nedeniyle doğabilecek tazminat talebini ve varsa cezai şartı da kapsar (TMK 946 = eMK 860). Bu nedenle asıl alacak tutarına temerrüt faizi işletilmesi gerektiğinden, rehin limitine temerrüt faizi işletilmesinde ve rehin borçlusunun asıl borçlu ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

İcra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı → ret

İddia: Davalı vekili, alacağın likit ve tartışmasız olmadığını, itirazın kötüniyetli olmayıp hukuki hak arama amacı taşıdığını, icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığını ve tazminatın hükümden çıkarılması gerektiğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel kredi borcundan doğan alacak ve rehin sözleşmesi nedeniyle rehin verenin sorumlu bulunduğu miktar likit olduğundan, icra inkar tazminatına ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temerrüt faiz oranının fahiş olduğu iddiası → ret

İddia: Davalı vekili, %106 oranındaki temerrüt faizinin güncel ekonomik koşullar ve yasal faiz tavanları dikkate alındığında fahişlik sınırını aştığını, TBK'ndaki aşırı yararlanma (gabin) ve kesin hükümsüzlük hükümleri açısından yeterli incelemenin yapılmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinin 34. maddesinde bankanın müşterinin temerrüde düşmesi halinde TCMB tarafından ilan edilen faiz oranı üzerinden %100 fazlasıyla temerrüt faizi işleteceği hükmü bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda akdi faizin %52,80, diğer kredide %53, %45 oranlarla kullandırıldığı belirlenmiş olup, bu oranların iki katının temerrüt faizi olarak işletileceği sözleşmede açıkça yazılıdır; genel kredi sözleşme hükümleri bilinerek sözleşme imzalandığından taraflar bununla bağlıdır. Ayrıca gayrimenkul ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla takipte %120 oranındaki faizin de itirazsız kesinleştiği anlaşıldığından, temerrüt faizinin fahişliği akdi faiz oranlarına nispeten yerinde bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Temerrüt tarihinin hatalı tespit edildiği iddiası (ihtarnamede 30 günlük süre verilmediği) → ret

İddia: Davalı vekili, borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için ihtarnamede en az 30 günlük süre tanınmasının yasal bir şart olduğunu, bu sürenin tanınmadığını, temerrüt tarihinin hatalı olması halinde faiz hesaplamasının da hatalı olacağını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Kat ihtarında ödeme için 30 günlük süre verileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Taşınır rehni verenin asıl borçlu ile birlikte müteselsil sorumlu tutulabileceği ve rehnin ana alacak yanında sözleşme/gecikme faizini de kapsadığı yönündeki tespit, benzer rehin sözleşmelerine dayalı itirazın iptali davalarında yol gösterici niteliktedir. Ayrıca kat ihtarında yasal olarak 30 günlük süre verilmesi zorunluluğunun bulunmadığı yönündeki tespit de benzer uyuşmazlıklarda emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taşınır rehni rehin veren müteselsil sorumluluk icra inkar tazminatı temerrüt faizi itirazın iptali likit alacak

Atıf yapılan mevzuat: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) — TMK 946 · eMK — eMK 860 · 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) — TBK 159

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2025/1622

KARAR NO 2025/1816

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/09/2025

NUMARASI 2024/576 Esas - 2025/526 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ 03/10/2024

İSTİNAF KARAR TARİHİ 10/11/2025

Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili banka ile davalı/borçlular arasında 09/08/2023 tarihinde GKS imzalandığını, davalı tarafça kredi kullandığını, ödemesi gereken taksitlerin ödenmemesi üzerine davalının temerrüde düştüğünü, davalıya Beşiktaş 3. Noterliğinin 09/05/2024 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borçların ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile toplam 883.513-TL talep edildiğini ve davalı tarafça ödeme emrine itiraz edilerek takibin durduğunu, davalı tarafça kötüniyetli olarak yapılan itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, %20den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; temerrüt tarihi ile akdi ve temerrüt faiz oranları dosya kapsamına ve sözleşme hükümlerine göre doğru bir şekilde tespit edilmek suretiyle hazırlanan ve hükme elverişli kabul edilen bilirkişi raporunda davacı bankanın takip tarihi itibariyle davalılardan menkul rehni miktarınca 883.513-TL alacaklı olduğu hesaplandığı,tespit edilen davacı banka alacağına istinaden başkaca ödeme yapıldığı iddia ve ispat olunamadığını, Uyap kayıtlarının incelenmesinde davaya konu rehnin teminatını teşkil ettiği kredi sözleşmesinden kaynaklı İstanbul Gayrimenkul Satış İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında tahsilatlar yapılmasına rağmen alacak miktarını karşılamaya yetmediği, iş bu dosyaya konu takip miktarınca banka alacağının varlığını halen devam ettirdiği, dolayısıyla davacı bankanın itirazın iptali talebinin neticeten 883.513-TL yönüyle haklı olduğunu, 883.513-TL asıl alacağa yıllık % 106 oranında faiz ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisinin tahsilinin talep edilebileceğini, itirazın iptaline yönelik fazlaya dair davacı isteminin ve davalının aksi yöndeki itirazlarının yerinde olmadığını, öte yandan hüküm altına alınan alacağın likit veitirazın haksız olması karşısında icra inkar tazminatı istem koşullarının oluştuğu sonucuna varılarak İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesinin ...

Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının 883.513-TL asıl alacak yönünden iptaline, asıl alacağa 11/06/2024 takip tarihinden itibaren yıllık %106 oranında temerrüt faizi ve işleyecek faize %5 oranında BSMV uygulanmak suretiyle devamına, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalılar vekili; mahkeme, bilirkişi raporuna dayanarak, 883.513-TL asıl alacağa, 11/06/2024 takip tarihinden itibaren yıllık %106 oranında temerrüt faizi yürütülmesine karar verdiğini, TTK gereği ticari işlerde faiz oranı sözleşme serbestisi içinde belirlenebilse de, banka tarafından uygulanan bu faiz oranı, güncel ekonomik koşullar ve yasal faiz tavanları dikkate alındığında fahişlik sınırını aştığını, mahkeme, itirazın haksız olması ve alacağın likit olması gerekçesiyle 176.702,60-TL tutarında icra inkar tazminatına hükmedildiği, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin temel şartlarından biri, takip konusu alacağın kesin ve tartışmasız bir şekilde likit olması olduğunu, müvekkillerinin itirazı, özellikle %106 gibi fahiş bir faiz oranı karşısında, kötü niyetli değil, hukuki hakkı arama amacı taşıdığı, icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığını ve tazminatın hükümden tamamen çıkarılması gerektiğini, asıl borçlu şirket ve ...) aynı hükümlere tabi tutarak zincirleme sorumluluk doğuracak şekilde karar verildiğini, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, müvekkili ...'nın genel kredi sözleşmesi'nde kefil olarak imzası bulunmadığını, ...'nın sorumluluğu, sadece kredi borcunun teminatını teşkil etmek üzere imzaladığı 883.513-TL tutarındaki araç rehin sözleşmesi ile sınırlı bir rehin veren sıfatına dayandığını, rehin veren olarak sorumluluğu, rehinli malın değeri ile sınırlı iken, kararda asıl borçlu gibi tüm fer'iler ve özellikle icra inkar tazminatı gibi fer'i alacaklardan sorumlu tutulması, rehin verenin sorumluluğunun kapsamı hakkındaki yasal düzenlemelere ve hakkaniyete aykırı olduğunu, %106 gibi fahiş bir temerrüt faiz oranını tespit eden ve bu orana %5 BSMV eklenmesini onaylayan raporun, özellikle kamu düzeni ve TBK'ndaki aşırı yararlanma (gabin) ve kesin hükümsüzlük hükümleri açısından yeterli incelemeyi yapıp yapmadığı tartışmalı olduğunu, ihtarnamede tanınan 1 günlük mehil nazara alınarak 13/05/2024 tarihinde temerrüde düştüğü belirtildiği, borçlunun temerrüde düşürülebilmesi için genellikle noter ihtarnamesinde en az 30 günlük bir süre tanınması yasal bir şart olduğunu ,eğer temerrüt tarihi hatalı ise, takip talebinden önceki birikmiş faiz hesaplaması da otomatik olarak hatalı olacağını, ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, kredi alacağının tahsili amacıyla başlatılan menkul rehninin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davalı ...'nın asıl borçlu şirketin 883.513-TL alacağının temin edecek kadar borcuna karşılık aracını rehin verdiği anlaşılmaktadır. Taşınır rehninde limit konulması zorunluluğu bulunmamakta ise de; rehin limiti kadar borca teminat teşkil etmektedir.Alınan bilirkişi raporunda; 09/08/2023 tarihinde borçlu ... San. Tic. Ltd. Şti. ile davacı Banka ile 10.000.000-TL tutarında genel kredi sözleşmesinin imzalandığı, rehin veren ... ait araç üzerinde, 09/08/2023 tarihinde 883.513-TL tutarında araç rehin sözleşmesi düzenlendiği, davacı bankanın 09/05/2024 hesap kat tarihi itibariyle nakdi kredilerden asıl alacak 1.686.441,23-TL asıl alacak + 248.634,74-TL birikmiş faiz +12.256,29-TL BSMV olmak üzere toplam 1.947.332,26-TL alacaklı olduğu hesaplanmıştır.Taşınır rehni, bir alacağı güvence altına almak üzere bir taşınır eşya, bir hak veya bir alacak üzerine kurulan, hak sahibi alacaklıya, borç ödenmediği takdirde güvence konusunu paraya çevirtmek suretiyle alacağını tahsil etme yetkisini tanıyan bir sınırlı ayni haktır.

Taşınır rehni verenin asıl borçlu veya borcun mütselsil kefili olması gerekmez. Taşınır rehni, taşınmaz rehninde olduğu gibi alacağın zamanaşımına uğramasını engellemez (TBK nın159 maddesi ). Ancak, alacağın zamanaşımına uğramış olması, mevcut rehni sona erdirmez; alacaklı bu durumda da rehnin paraya çevrilmesi yoluna giderek alacağını tahsil edebilir. Rehin veren rehinli aracın değeri kadar asıl borçlunun borcundan temerrüt dahil sorumlu olduğundan, davalı vekilinin asıl borçlu ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğuna ilişkin istinaf nedenleri yerinde değildir. Ayrıca genel kredi borcundan doğan alacak ve rehin sözleşmesi nedeniyle sorumlu bulunan miktar likit olduğundan icra inkar tazminatına ilişkin istinaf nedeni de yerinde değildir.Davalılar vekili temerrüt faiz oranının fahiş olduğunu ileri sürmüş ise de;

genel kredi sözleşmesinin 34 maddesinde; "banka bu sözleşme gereğince müşterinin temerrüde düşmesi halinde TCMB tarafından ilan edilen faiz oranı üzerinden %100 fazlası üzerinden temerrüt faizi işletilir." hükmünü haizdir.Bilirkişi raporunda icra takibine konu edilen taksitli ticari, BCH kredileri kullandırıldığı belirlenmekle, akdi faizin %52,80, diğer kredide %53, %45 oranlarla kullandırıldığı akdi faiz oranları davalıların bilgisinde olup, bu oranların iki katının temerrüt faizi işletileceğide sözleşmede açıkça yazdığından;genel kredi sözleşme hükümleri bilinerek genel kredi sözleşmesi imzalandığından sözleşmeyle bağlı sayıldıkları, ayrıca gayrimenkul ipoteğinin paraya çevrilmesi yoluyla takipte %120 oranda faizin de itirazsız kesinleştiği anlaşılmasına göre temerrüt faizin fahişliği akdi faiz oranlarına nispeten yerinde bulunmamıştır.

Kat ihtarında da ödeme içinde 30 günlük süre verileceğine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Taşınır rehni, ana alacaktan başka, bunun sözleşme ve gecikme faizini, takip ve mahkeme masraflarını, sözleşmeye aykırılık nedeniyle alacaklı lehine doğabilecek tazminat talebini ve cezaî şart kararlaştırılmışsa, bu cezai şartı da kapsar (TMK nın 946 = eMKnın 860 maddeleri) O halde asıl alacaktan başkaca asıl alacak tutarına temerrüt faizi işletilmesi gerektiğinden rehin limitine temerrüt faizi işletilmesinde ve rehin borçlusunun asıl borçlu ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle; taşınır rehnini aşan miktarda borç bulunduğunun hesaplandığı ,taksitli ve BCH kredilerinin zamanında ödenmediği hesabın kat edildiği belirlendiğinden borç miktarının çok altında ki rehinli takibe asıl alacak bakımından itirazın iptaline ve sözleşme ile kararlaştırılan temerrüt faizi işletilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığından karara yönelik istinaf nedenleri yerinde olmayan davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 60.352,77-TL istinaf karar harcından davalılar tarafından peşin yatırılan 15.089-TL harcın mahsubu ile kalan 45.263,77-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan 345-TL istinaf yargı giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 10/11/2025

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/630 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.