Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2833 E. 2020/6011 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaydileştirme↗ sermaye piyasası kanunu↗ kanun yolu↗ maktu vekalet ücreti↗ sözleşmeye aykırılık↗ sebepsiz zenginleşme↗ ortaklık ilişkisi↗ haksız fiil↗ yargılama gideri↗ menfi tespit↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine 7.080,11 TL'nin 22.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'nun 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır. Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu ve yukarıda anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir hüküm vermek üzere kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Menfi tespit | İade | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2057 E. 2022/5988 K.
Ortak:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · yargılama gideri
İncelediğiniz karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… arak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… rak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'nun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Menfi tespit | İstirdat 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2381 E. 2020/5991 K.
Ortak:kaydileştirme · kanun yolu · maktu vekalet ücreti · sözleşmeye aykırılık · sebepsiz zenginleşme · ortaklık ilişkisi · haksız fiil · yargılama gideri
İncelediğiniz karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… arak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
Benzer bu karardaBirinci fıkra kapsamında kurulmuş olan «ortaklık ilişkileri» hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek «sebepsiz zenginleşme», «haksız fiil», sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya «sözleşmeye aykırılık» nedenlerine dayalı olarak açılan ve «kanun yolu» incelemesindekiler «dahil» görülmekte olan «menfi tespit», tazminat veya alacak davalarında, karar «verilmesine yer olmadığına» dair karar verilir ve «yargılama gideri» ile «maktu vekalet ücreti» ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
… arak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun «kaydileştirmeye» ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve «ortaklık ilişkisi» kurulmuş sayılır.
Bu payların «kaydileştirilmemiş» olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığı da iddia edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2833 E. , 2020/6011 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 06.03.2019 tarih ve 2011/320 E. - 2019/189 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinden yüksek faiz getireceği ve istendiği an geri ödeneceği garantisi ile 2004 yılında 4.280 Euro tahsil edildiğini, müvekkiline yatırdığı para karşılığı verilen makbuzların daha sonra geri alınarak yerine “Kombassan İnş. Tarım ve San. A.Ş. Hisse Senedi” adlı bir adet belge verildiğini, bir süre sonra da müvekkiline bu paranın geri ödenmesinin mümkün olmadığının bildirildiğini, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, SPK'na aykırı olarak aracılık faaliyetinde bulunup hisse senetlerini halka arz ettiklerini, davalı ... ve dava dışı diğer yöneticilerin cürüm işlemek amacıyla çete oluşturmak suçundan yargılandıklarını, şirket defterlerinin de usulüne uygun tutulmadığını ileri sürerek, müvekkilinin davalı şirketle ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitini, şimdilik 4.280 Euro karşılığı 7.704 TL'nin temerrüt faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davanın kısmen kabulü ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine 7.080,11 TL'nin 22.05.2007 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 07.12.2019 tarih, 30971 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'nun 41. maddesinde 25/3/1987 tarihli ve 3332 sayılı Sermaye Piyasasının Teşviki, Sermayenin Tabana Yaygınlaştırılması ve Ekonomiyi Düzenlemede Alınacak Tedbirler İle 5422 Sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu, 213 Sayılı Vergi Usul Kanunu Ve 3182 Sayılı Bankalar Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanuna aşağıdaki geçici maddenin eklendiği belirtilmiş olup, işbu geçici 4. maddede ''31.12.2014 tarihine kadar, pay sahibi sayısı nedeniyle payları halka arz olunmuş sayılan ve payları borsada işlem gören anonim ortaklıklar tarafından doğrudan veya dolaylı olarak nominal ya da primli değer üzerinden pay veya pay adı altında satışı yapılmış olan her türlü araç, 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun kaydileştirmeye ilişkin şartlarına tabi olmaksızın 29.06.1956 tarihli ve 6762 sayılı mülga Türk Ticaret Kanunu ile 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında pay addolunur, bu ortaklıklara yapılan ödemeler pay karşılığı yapılmış kabul edilir ve ortaklık ilişkisi kurulmuş sayılır.
Bu payların kaydileştirilmemiş olması ortaklık haklarına halel getirmeyeceği gibi ortaklık ilişkisinin kurulmadığı da iddia edilemez. Birinci fıkra kapsamında kurulmuş olan ortaklık ilişkileri hakkında; geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığı veya primli pay satışı yapıldığı ileri sürülerek sebepsiz zenginleşme, haksız fiil, sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık veya sözleşmeye aykırılık nedenlerine dayalı olarak açılan ve kanun yolu incelemesindekiler dahil görülmekte olan menfi tespit, tazminat veya alacak davalarında, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilir ve yargılama gideri ile maktu vekalet ücreti ortaklık üzerinde bırakılır.” hükmü düzenlenmiş, aynı Kanun'un 52/1-h maddesinde de işbu hükmün yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği hükme bağlanmıştır.
Bu durum karşısında, mahkemece taraf iddia ve savunmalarının Sermaye Piyasası Kanunu ve yukarıda anılan yasal düzenleme kapsamında değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir hüküm vermek üzere kararın re'sen bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davacı ve davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın re'sen BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı şirket vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacı ve davalı şirkete iadesine, 23.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/629908500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz