Ticari Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/211 E. 2020/4830 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüniyet↗ taşıyan↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının yurt dışındaki kullanımlarının davacıya yurt içinde herhangi bir öncelik hakkı veremeyeceği, işareti taşıyan mal ve hizmetlerin, yurtdışına çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına pazarlanmış olmasının ve yurtdışındaki internet sitesine Türkiye’den alıcıların ulaşabiliyor olmasının da davacıya KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca yurtiçinde her hangi bir öncelik hakkı bahşetmeyeceği, tek başına bir markanın yurt dışındaki ülkelerde tanınmış olmasının veya çok sayıda ülkede tescilli olmasının, o markanın Türkiye’de de Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğu anlamına gelmeyeceği, KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca önceye dayalı hakkın ihlali, KHK’nın 8/4.maddesi veya Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış markanın aynısı veya benzerinin tescil ettirilmesi gibi hususların tek başına kötüniyetli başvuru olarak görülemeyeceği, bu kapsamda davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, Dairemizin 13.02.2019 tarihli bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir. Şöyle ki; Dairemizin zikredilen bozma ilamında, mahkemece hangi somut delillerin davacının tanınmışlık iddiasına dayanak teşkil ettiğinin gösterilmesi gerektiği, davacının Türkiye’de ilgili çevrede tanınmış olup olmadığının yeterince incelenip değerlendirilmesi ve koruma kapsamının tartışılması gerektiği, bunun yanında davalının kötüniyetine ilişkin objektif delil ve emarelerin gösterilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece bu yönlerde bir değerlendirme, araştırma ve inceleme yapılmadan Dairemizin kararı gerekçeli karara aynen alınarak, “uyulan bozma ilamında belirtilen ve uyulan gerekçelerle” şeklindeki yetersiz inceleme ve gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içeriğinden Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2015/3 E. 2016/326 Karar sayılı dosyası kapsamında eldeki dosya ile tarafları aynı olan ve davalının “EUROSTAR” ibareli 2012/67410 sayılı markasının hükümsüzlüğü ve bu markaya ilişkin YİDK kararının iptaline ilişkin başka bir davanın görüldüğü ve mahkemece verilen kararın Dairemizce onandığı anlaşılmaktadır. Tarafları ve hukuki sebepleri aynı olan bahse konu diğer dava eldeki dava ile bağlantılı olup mahkemece bu dosya eldeki dosya arasına alınarak anılan dosyadaki deliller ve bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş kararın bu sebeple de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3943 E. 2019/1154 K.
Ortak:kötüniyet · taşıyan
İncelediğiniz kararda… z bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının yurt dışındaki kullanımlarının davacıya yurt içinde herhangi bir öncelik hakkı veremeyeceği, işareti «taşıyan» mal ve hizmetlerin, yurtdışına çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına pazarlanmış olmasının ve yurtdışındaki internet sitesine Türkiye’den alıcıların ulaşabiliyor olmasının da davacıya KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca yurtiçinde her hangi bir öncelik hakkı bahşetmeyeceği, tek başına bir markanın yurt dışındaki ülkelerde tanınmış olmasının veya çok sayıda ülkede tescilli olmasının, o markanın Türkiye’de de Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğu anlamına gelmeyeceği, KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca önceye dayalı hakkın ihlali, KHK’nın 8/4.maddesi veya Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış markanın aynısı veya benzerinin tescil ettirilmesi gibi hususların tek başına «kötüniyetli» başvuru olarak görülemeyeceği, bu kapsamda davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… cının Türkiye’de ilgili çevrede tanınmış olup olmadığının yeterince incelenip değerlendirilmesi ve koruma kapsamının tartışılması gerektiği, bunun yanında davalının «kötüniyetine» ilişkin objektif delil ve emarelerin gösterilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece bu yönlerde bir değerlendirme, araştırma ve inceleme yapılmadan Dairemi …
Benzer bu kararda… ırt edilemeyecek kadar benzer oldukları ve aralarında davalı başvurusu kapsamındaki “hayvan bakım evleri hizmetleri” hariç olmak üzere 43. sınıf hizmetler açısından «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davacı kullanımının davalının 31.07.2012 tarihli başvurusundan daha önceye dayandığı, uzun bir zamana ve geniş bir coğrafyaya yayıldığı, önemli miktarda Türk vatandaşının da bu otellerden hizmet aldığı, davacının 556 sayılı KHK'nın 8/... maddesi anlamında hakkının bulunduğu, marka başvurusunda davalının «kötüniyetli» olduğu, başvuru kapsamındaki tüm hizmetler bakımından (hayvan bakım hizmetleri de «dahil») ... kararının iptali ve hükümsüzlük «sebebinin» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK ...'nın 2015-M-67 sayılı kararının iptaline, 2012/67399 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar v …
Keza işareti «taşıyan» mal ve hizmetlerin, yurtdışına çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına pazarlanmış olması da, yurtdışındaki internet sitesine Türkiye’den alıcıların ulaşabiliyor olması da işaret sahibine KHK’nın 8/... maddesi uyarınca yurtiçinde her hangi bir öncelik hakkı bahşetmeyecektir.
4- Kabule göre, Mahkmemece davalı marka başvusunun «kötüniyetli» olduğu gerekçesiyle de davanın kabulüne karar verilmiş ise de; bir markanın kötü niyetle tescil ettirilmesi hali, mülga 556 sayılı KHK’da açıkça bir hükümsüzlük «sebebi» olarak sayılmamış ise de, MK .... maddesinden hareketle, Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda kötü niyetle marka başvurusu bir hükümsüzlük sebebi olarak kabul edilmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil değerlendirmesi · ticari işletme · mükerrerlik · ziya · infaz · kötü niyet · ayırt edicilik · dava sebebi
Benzer bu karardaSöz konusu «deliller değerlendirilirken», tanınmış marka iddiasında bulunan tarafın, itiraz ettiği başvuru markasının başvuru tarihinden önce, markayı ülke içinde her hangi bir tanıtım faaliyetinin bulunup bulunmadığı, reklam harcamaları, markanın «ayırt ediciliği» yüksek olup olmadığı, aldığı yurtiçi ve yurtdışı kalite ödülleri vs. özellikle dikkate alınmalıdır.
… ırt edilemeyecek kadar benzer oldukları ve aralarında davalı başvurusu kapsamındaki “hayvan bakım evleri hizmetleri” hariç olmak üzere 43. sınıf hizmetler açısından «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davacı kullanımının davalının 31.07.2012 tarihli başvurusundan daha önceye dayandığı, uzun bir zamana ve geniş bir coğrafyaya yayıldığı, önemli miktarda Türk vatandaşının da bu otellerden hizmet aldığı, davacının 556 sayılı KHK'nın 8/... maddesi anlamında hakkının bulunduğu, marka başvurusunda davalının «kötüniyetli» olduğu, başvuru kapsamındaki tüm hizmetler bakımından (hayvan bakım hizmetleri de «dahil») ... kararının iptali ve hükümsüzlük «sebebinin» oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile TPMK ...'nın 2015-M-67 sayılı kararının iptaline, 2012/67399 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar v …
Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde «infazı» kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir.
… ının içeriğinden, davacı tarafın Türkiye’de tescilli bir markasının bulunmadığı, esasen davalı şirketin marka başvurusuna da, önceye dayalı kullanım, tanınmışlık ve «kötü niyet» iddialarıyla itirazda bulunduğu, davanın da bu sebeplere dayanılarak açıldığı halde, Mahkemece, davacının Türkiye’de tescilli markaları varmışçasına inceleme ve de …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/211 E. , 2020/4830 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.10.2019 tarih ve 2019/213 E. - 2019/451 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının tanınmış "EUROSTARS" esas unsurlu markaların sahibi olduğunu, davalı tarafça yapılan "EUROSTAR İSTANBUL" ibareli, 2012/67399 sayılı 43. sınıftaki bir kısım mal ve hizmetleri içeren marka tescil başvurusuna, tanınmışlık, iltibas, eskiye dayalı kullanım ve kötüniyet hukuki sebebine dayanılarak yapılan itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek TPMK YİDK'in 2015-M-67 sayılı kararının iptaline, başvuru markasının tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı TPMK vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacı markasının tanınmış olmadığını, başvurunun kötüniyetli olmadığını, 556 sayılı KHK'nın 8/3. maddesi kapsamında koruma şartlarının bulunmadığını, başka ülkelerdeki tescillerin redde mesnet alınamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının yurt dışındaki kullanımlarının davacıya yurt içinde herhangi bir öncelik hakkı veremeyeceği, işareti taşıyan mal ve hizmetlerin, yurtdışına çıkan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarına pazarlanmış olmasının ve yurtdışındaki internet sitesine Türkiye’den alıcıların ulaşabiliyor olmasının da davacıya KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca yurtiçinde her hangi bir öncelik hakkı bahşetmeyeceği, tek başına bir markanın yurt dışındaki ülkelerde tanınmış olmasının veya çok sayıda ülkede tescilli olmasının, o markanın Türkiye’de de Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış marka olduğu anlamına gelmeyeceği, KHK’nın 8/3 maddesi uyarınca önceye dayalı hakkın ihlali, KHK’nın 8/4.maddesi veya Paris Sözleşmesi anlamında tanınmış markanın aynısı veya benzerinin tescil ettirilmesi gibi hususların tek başına kötüniyetli başvuru olarak görülemeyeceği, bu kapsamda davalı şirketin kötüniyetli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, Dairemizin 13.02.2019 tarihli bozma ilamına uyulmuş olmasına rağmen bozma ilamının gerekleri tam olarak yerine getirilmeden karar verilmiştir. Şöyle ki; Dairemizin zikredilen bozma ilamında, mahkemece hangi somut delillerin davacının tanınmışlık iddiasına dayanak teşkil ettiğinin gösterilmesi gerektiği, davacının Türkiye’de ilgili çevrede tanınmış olup olmadığının yeterince incelenip değerlendirilmesi ve koruma kapsamının tartışılması gerektiği, bunun yanında davalının kötüniyetine ilişkin objektif delil ve emarelerin gösterilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece bu yönlerde bir değerlendirme, araştırma ve inceleme yapılmadan Dairemizin kararı gerekçeli karara aynen alınarak, “uyulan bozma ilamında belirtilen ve uyulan gerekçelerle” şeklindeki yetersiz inceleme ve gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Dosya içeriğinden Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2015/3 E. 2016/326 Karar sayılı dosyası kapsamında eldeki dosya ile tarafları aynı olan ve davalının “EUROSTAR” ibareli 2012/67410 sayılı markasının hükümsüzlüğü ve bu markaya ilişkin YİDK kararının iptaline ilişkin başka bir davanın görüldüğü ve mahkemece verilen kararın Dairemizce onandığı anlaşılmaktadır. Tarafları ve hukuki sebepleri aynı olan bahse konu diğer dava eldeki dava ile bağlantılı olup mahkemece bu dosya eldeki dosya arasına alınarak anılan dosyadaki deliller ve bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiş kararın bu sebeple de bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626982200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz