Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3427 E. 2020/5195 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüketici sıfatı↗ mazeret dilekçesi↗ bankacılık hizmetleri sözleşmesi↗ mazeret↗ bloke↗ eş rızası↗ hizmet sözleşmesi↗ kefalet↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ kredi sözleşmesi↗ harç↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 27.04.2016 tarihli, 2015/17692 E. 2016/7563 K. sayılı ilamı ile "Dava tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmüş ise de, uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile açılan maaş hesabına bloke konulduğu ve davacının rızası olmadan başka borçlar için bu hesaptan kesinti yapıldığı iddiasından kaynaklanmaktadır. Davacının bankaya başka bir kredi sözleşmesinden, kredi kartından ya da kefaletinden dolayı borcu bulunup bulunmadığı noktasında bir uyuşmazlık yoktur. Dava, 27.03.2014 tarihinde açılmıştır. TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca yargılamaya ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilmesi ve hüküm kurulması gerekirken yargılama usulünün farklı olduğu tüketici mahkemesi sıfatıyla devam edilmesi, dava açılırken harç alınmaması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, Türkiye İş Bankasından gelen 28.03.2017 tarihli cevabi yazıda davacının Türkiye İş Bankası nezdinde herhangi bir açık kredisi bulunmadığı, kullandırılan kredilere ait kapama dekontunun ekran görüntüsünün onaylı suretinin gönderildiği, davaya konu kredi dosyasının kapatıldığı, bu haliyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle son celse mazeret dilekçesi gönderen davacı vekilinin yokluğunda karar verilmesini talep etmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Banka Teminat Mektubunun İadesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/6003 E. 2014/11908 K.
Ortak:mazeret dilekçesi · mazeret
İncelediğiniz karardaDosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle «son» celse «mazeret dilekçesi» gönderen davacı vekilinin yokluğunda karar verilmesini talep etmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve k …
Benzer bu karardaKaldı ki, davacı vekilince sunulan «mazeret dilekçesinde» duruşma gününün sistemden öğrenileceğine dair bir talep bulunmadığı gibi talep olsa dahi mahkemece bu yönde bir karar verilemez.
Somut olayda; davacı vekilince 24.1.2013 tarihli dilekçe ile 25.1.2013 tarihli celse için «mazeret» bildirilmiş, mahkemece bu tarihte yapılan duruşmada davacı vekilinin mazereti kabul edilerek 5.4.2013 tarihine bırakılan yeni duruşma gününün davacı vekilince sistemden öğrenilmesine karar verilmiştir.
O halde mahkemece davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, 5.4.2013 tarihli yeni duruşma gün ve saati davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın temyiz eden davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dosyanın işlemden kaldırılması · işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece yazılı yargılama hükümlerine tabi davada 5.4.2013 tarihli celsede «dosyanın işlemden kaldırıldıktan» sonra süresinde «yenilenmediğinden» bahisle HMK'nın 150/1. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından açılan davanın takip edilmeyerek «işlemden kaldırıldığı», üç aylık yasal sürede davacı tarafından «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK'nın 150. maddesi gereğince «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
… tülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 52. maddesi gereğince «tebligat» işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/1318 E. 2015/6543 K.
Ortak:mazeret
İncelediğiniz karardaDosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle «son» celse «mazeret dilekçesi» gönderen davacı vekilinin yokluğunda karar verilmesini talep etmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve k …
Benzer bu karardaDavacı vekilince 13.02.2013 tarihli celse için «mazeret» bildirilmiş, mahkemece bu tarihte yapılan duruşmada davacı vekilinin mazereti kabul edilerek 30.05.2013 tarihine bırakılan yeni duruşma gününün davacı vekilince UYAP ortamından öğrenilmesine karar verilmiştir.
O halde mahkemece davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · yenileme · tebligat · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, «işlemden kaldırıldıktan» sonra üç aydan fazla süre geçtiği halde «yenilenmediği» gerekçesiyle, «davanın açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
… tülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 52. maddesi gereğince «tebligat» işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2907 E. 2017/5233 K.
Ortak:mazeret
İncelediğiniz karardaDosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle «son» celse «mazeret dilekçesi» gönderen davacı vekilinin yokluğunda karar verilmesini talep etmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve k …
Benzer bu karardaDavalı vekili 08.12.2015 tarihli celse için «mazeret» bildirmiş, mahkemece bu tarihte yapılan duruşmada davalı vekilinin mazereti kabul edilerek 10.12.2015 tarihine bırakılan yeni duruşma gününün davalı vekilince UYAP ortamından öğrenilmesine karar verilmiştir.
O halde mahkemece davalı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine göre, yeni duruşma gün ve saatinin davalı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme duruşması · ihtiyati tedbir · iş bölümü · tebligat · dahili dava
Benzer bu karardaElektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
… larak yapılan yargılamaya göre, davacının "AYGAZ" markası ile bu markayı ihtiva eden "TURKAYGAZ" ibaresinin ve "ASTURKAY GAZ" markasının kullanımının önlenmesi için «ihtiyati tedbir» kararı verilmesine ilişkin talebi değerlendirilmeden “markanın ve ticari unvanın kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine” karar verildiği, bu nedenle kararın bozulması gerekçesiyle önceki hükümde yer alan ''markanın ve ticari unvanın kullanılmasının önlenmesine ilişkin talebin reddine” şeklindeki «bölümün» hüküm fıkrasından çıkarılmasına ve kesinleşen konularda yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
… tülmesi ve bu işlemlerde UYAP'ın kullanılmasına dair usul ve esasları düzenlemek amacıyla çıkartılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği'nin 52. maddesi gereğince «tebligat» işlemleri 7201 Sayılı Tebligat Kanunu ile Tebligat Kanunu uyarınca çıkarılan yönetmeliklere göre fiziki ya da elektronik ortamda yapılacaktır.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/13908 E. 2018/5311 K.
Ortak:mazeret
İncelediğiniz karardaDosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle «son» celse «mazeret dilekçesi» gönderen davacı vekilinin yokluğunda karar verilmesini talep etmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve k …
Benzer bu karardaDavacı vekili ....01.2016 tarihli celse için «mazeret» bildirmiş, yeni duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bu tarihte yapılan duruşmada davacı vekilinin «mazereti» kabul edilerek ....02.2016 tarihine bırakılan yeni duruşma gününün davacı vekilince UYAP ortamından öğrenilmesine karar verilmiştir.
O halde mahkemece davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine ve dosyada «gider avansı» bulunduğuna göre, HMK’nın 150.maddesi gereğince yeni duruşma gün ve saatinin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmesi gerekirken, duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesine şeklinde karar verilerek taraflarca takip edilmeyen «dosyanın işlemden kaldırılmasına» dair hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gider avansı · dosyanın işlemden kaldırılması · rekabet yasağı · işlemden kaldırma · ön inceleme duruşması · açılmamış sayılma · oy yasağı · yenileme
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, işbu davanın HMK 150 maddesi gereğince «işlemden kaldırılmasına» karar verildiği .../04/2016 tarihinden itibaren üç aylık yasal süre içerisinde «yenilenmediği» gerekçesiyle HMK 150/5 madde hükmü gereğince «açılmamış sayılmasına» karar verilmiştir.
O halde mahkemece davacı vekilinin «mazereti» kabul edildiğine ve dosyada «gider avansı» bulunduğuna göre, HMK’nın 150.maddesi gereğince yeni duruşma gün ve saatinin davacı vekiline usulüne uygun bir şekilde bildirilmesi gerekirken, duruşma gününün UYAP’tan öğrenilmesine şeklinde karar verilerek taraflarca takip edilmeyen «dosyanın işlemden kaldırılmasına» dair hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Dava, «rekabet yasağına» aykırılık iddiasına dayalı tazminat talebine ilişkindir.
Elektronik «tebligat» usulünün düzenlendiği Tebligat Kanunu'nun 7/A maddesindeki düzenleme ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği hükümleri de «dahil» olmak üzere, Tebligat Kanunu ve çıkarılan Tebligat Yönetmeliği hükümleri «incelendiğinde; duruşma» gününün UYAP'tan öğrenilmesi usulünün uygulanabileceğine yönelik bir düzenlemeye yer verilmediği görülmektedir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3427 E. , 2020/5195 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ergani 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 17.11.2017 tarih ve 2016/683 E.-2017/865 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının öğretmen olarak görev yaptığını, maaş ve ücretlerinin davalı banka nezdinde açılan maaş hesabına yattığını, davalı bankanın başka bir hesaptaki kefalet ve borçtan dolayı davacının rızası olmaksızın maaş ve ücretlerine bloke koyduğunu ve kesinti yaptığını ileri sürerek, davacının hesabına konulan blokenin kaldırılmasına, davacıdan tahsil edilen 6.470,00 TL’nin kesildiği tarihten itibaren en yüksek banka faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı banka, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 27.04.2016 tarihli, 2015/17692 E. 2016/7563 K. sayılı ilamı ile "Dava tüketici mahkemesi sıfatı ile görülmüş ise de, uyuşmazlık taraflar arasında imzalanan bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile açılan maaş hesabına bloke konulduğu ve davacının rızası olmadan başka borçlar için bu hesaptan kesinti yapıldığı iddiasından kaynaklanmaktadır. Davacının bankaya başka bir kredi sözleşmesinden, kredi kartından ya da kefaletinden dolayı borcu bulunup bulunmadığı noktasında bir uyuşmazlık yoktur. Dava, 27.03.2014 tarihinde açılmıştır. TTK'nın 4/1. maddesi uyarınca yargılamaya ticaret mahkemesi sıfatıyla devam edilmesi ve hüküm kurulması gerekirken yargılama usulünün farklı olduğu tüketici mahkemesi sıfatıyla devam edilmesi, dava açılırken harç alınmaması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, Türkiye İş Bankasından gelen 28.03.2017 tarihli cevabi yazıda davacının Türkiye İş Bankası nezdinde herhangi bir açık kredisi bulunmadığı, kullandırılan kredilere ait kapama dekontunun ekran görüntüsünün onaylı suretinin gönderildiği, davaya konu kredi dosyasının kapatıldığı, bu haliyle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle son celse mazeret dilekçesi gönderen davacı vekilinin yokluğunda karar verilmesini talep etmiş olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 19.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626519300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz