Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3334 E. 2020/4631 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefilin temerrüdü↗ hesap kat ihtarnamesi↗ kat ihtarnamesi↗ kefalet limiti↗ akdi faiz↗ hesap kat↗ bsmv↗ temerrüt tarihi↗ müteselsil kefil↗ kefalet↗ genel kredi sözleşmesi↗ kefil↗ ihbar↗ temerrüt faizi↗ kredi sözleşmesi↗ taahhütname↗ ihtarname↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının kefalet limiti dikkate alındığında takip konusu borcun kefalet limit kapsamında kaldığı, davalı kefilin yaptığı itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2016/13178 esas ve 2017/7169 karar sayılı ve 23.10.2017 tarihli kararı ile; "Dava, dava dışı Efil Yakıt İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı kefil hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık teknik bir konu olan kredi ilişkisinden kaynaklandığından davacı bankanın alacağının belirlenebilmesi için banka kayıtlarının incelenerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor alınıp, buna göre hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinden sadece bankanın sunduğu evraklar dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalının itirazları da dikkate alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre temerrütün 22.03.2012 tarihinden gerçekleştiği, hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında 8 günlük süre olduğu, bilirkişi raporundaki 9 günlük akdi faiz hesabından ayrılarak 8 gün üzerinden akdi faize hükmedildiği, ayrıca bilirkişi raporunda BSMV hesap edilmişse de icra takibinde BSMV talep edilmediğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne itirazın toplam 17.219,46 TL üzerinden iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı kredi sözleşmesinde müteselsil kefil konumundadır. Davacı banka tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesi davalıya tebliğ edilememiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki tebliğe ilişkin hüküm davalının kefil olması nedeniyle davalıya uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağından, mahkemece icra takip tarihinden önceki döneme ilişkin davalı aleyhine temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | Kefilin itirazının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2765 E. 2023/2227 K.
Ortak:kefilin temerrüdü · hesap kat ihtarnamesi · kat ihtarnamesi · kefalet limiti · akdi faiz · hesap kat · temerrüt tarihi · müteselsil kefil
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre «temerrütün» 22.03.2012 tarihinden gerçekleştiği, «hesap kat» tarihi ile «temerrüt tarihi» arasında 8 günlük süre olduğu, bilirkişi raporundaki 9 günlük «akdi faiz» hesabından ayrılarak 8 gün üzerinden akdi faize hükmedildiği, ayrıca bilirkişi raporunda BSMV hesap edilmişse de icra takibinde BSMV talep edilmediğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne itirazın toplam 17.219,46 TL üzerinden iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı banka tarafından gönderilen «hesap kat ihtarnamesi» davalıya tebliğ edilememiştir.
Mahkemece, davalının «kefalet limiti» dikkate alındığında takip konusu borcun kefalet limit kapsamında kaldığı, davalı «kefilin» yaptığı itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2016/13178 esas ve 2017/7169 karar sayılı ve 23.10.2017 tarihli kararı ile; "Dava, dava dışı Efil Yakıt İnş.
Benzer bu karardaİkinci Bozma Kararı Dairemizin 02.11.2020 tarih, 2020/3334 E. ve 2020/4631 K. sayılı kararı ile davalının «kredi sözleşmesinde» «müteselsil kefil» konumunda olduğu, davacı banka tarafından gönderilen «hesap kat ihtarnamesinin» davalıya tebliğ edilemediği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68/b maddesindeki tebliğe ilişkin hükmün kefil olması nedeniyle davalıya uygulanamayacağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 7 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca kefile «taahhüt» veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği «ihbar» edilmeden «temerrüt faizinin» yürütülemeyeceği, temerrüde düşürülmeyen borçlu «kefil temerrüt» faizinden sorumlu tutulamayacağından, mahkemece icra takip tarihinden önceki döneme ilişkin davalı aleyhine temerrüt faizine hükmedilmesinin doğru görülmediği gere …
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece 25.12.2018 tarih, 2017/958 E. ve 2018/931 K. sayılı karar ile kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre «temerrüdün» 22.03.2012 tarihinde gerçekleştiği, «hesap kat» tarihi ile «temerrüt tarihi» arasında 8 günlük süre olduğu, bilirkişi raporundaki 9 günlük «akdi faiz» hesabından ayrılarak 8 gün üzerinden akdi faize hükmedildiği, ayrıca bilirkişi raporunda BSMV hesap edilmişse de icra takibinde BSMV talep edilmediğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne itirazın toplam 17.219,46 TL üzerinden iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiş, karar davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Noterliğinin «ihtarnamesiyle» «hesap kat» tarihi olan 14.03.2012 tarihi itibariyle toplam 15.433,04 TL alacağın tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde ödenmesinin «ihtar» edildiği, takip tarihi olan 21.06.2012 tarihi «temerrüt tarihi» olarak esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama ile taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 14.502,64 TL «asıl alacak», 802,02 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 15.304,66 TL alacaklı olduğu, davacı vekilinin 26.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde ve 23.12.2021 tarihli duruşmadaki beyanında işlemiş akdi ve «temerrüt faizine» hükmedilmemesini talep ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Samsun İcra Dairesinin 2018/90933 E. sayılı takip dosyasına davalının itirazının kısmen iptaline, 14.502,64 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi yürütülmesine ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · müşterek borçlu müteselsil kefil · ilamsız icra takibi · işlemiş faiz · ihtar · asıl alacak
Benzer bu karardaNoterliğinin «ihtarnamesiyle» «hesap kat» tarihi olan 14.03.2012 tarihi itibariyle toplam 15.433,04 TL alacağın tebliğ tarihinden itibaren 1 gün içinde ödenmesinin «ihtar» edildiği, takip tarihi olan 21.06.2012 tarihi «temerrüt tarihi» olarak esas alınmak suretiyle yapılan hesaplama ile taleple bağlı kalınarak davacının davalıdan 14.502,64 TL «asıl alacak», 802,02 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 15.304,66 TL alacaklı olduğu, davacı vekilinin 26.11.2021 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesinde ve 23.12.2021 tarihli duruşmadaki beyanında işlemiş akdi ve «temerrüt faizine» hükmedilmemesini talep ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, Samsun İcra Dairesinin 2018/90933 E. sayılı takip dosyasına davalının itirazının kısmen iptaline, 14.502,64 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren %72 oranında temerrüt faizi yürütülmesine ve faizin %5'i oranında BSMV uygulanmasına, davalı aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine karar verilmiştir.
… avalı temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporlarının birbiriyle çeliştiği, banka kayıtlarının düzenli tutulmadığı, davacı vekilinin 23.12.2021 tarihli duruşmada «asıl alacak» üzerinden davanın kabulüne karar verilmesini, işlemiş akdi ve «temerrüt faizine» hükmedilmemesini talep ettiği, mahkemece davacının beyanı dikkate alınmayarak «gecikme faizi», temerrüt faizi, «icra inkar tazminatı» ve BSMV'ye talep edilmediği halde karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre davacı banka ile dava dışı şirket arasında 19.02.2008 tarihinde 250.000,00 TL limitli «genel kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalı «kefil» ... ve dava dışı...'in «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatıyla 250.000,00 TL limitle imzalarının bulunduğu, Samsun 3.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «genel kredi sözleşmesinden» kaynaklanan kredi alacağının tahsili için başlatılan «ilamsız icra takibine» davalı «kefilin» itirazının iptali istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.
Ortak:temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz karardaTTK’nın 7/1. maddesi uyarınca «kefile» «taahhüt» veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği «ihbar» edilmeden «temerrüt faizi» yürütülemez.
Temerrüte düşürülmeyen borçlu «kefil temerrüt» faizinden sorumlu tutulamayacağından, mahkemece icra takip tarihinden önceki döneme ilişkin davalı aleyhine «temerrüt faizine» hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre «temerrütün» 22.03.2012 tarihinden gerçekleştiği, «hesap kat» tarihi ile «temerrüt tarihi» arasında 8 günlük süre olduğu, bilirkişi raporundaki 9 günlük «akdi faiz» hesabından ayrılarak 8 gün üzerinden akdi faize hükmedildiği, ayrıca bilirkişi raporunda BSMV hesap edilmişse de icra takibinde BSMV talep edilmediğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne itirazın toplam 17.219,46 TL üzerinden iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, her ne kadar alacak miktarı daha fazla ise de taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile 7.000 TL’nin dava tarihinden itibaren uygulanacak % 21.84 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV uygulanarak davalıdan tahsiline dair verilen karar davacı vekili ile davalı tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.02.2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3334 E. , 2020/4631 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2018 tarih ve 2017/958-2018/931 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile dava dışı Efil Yakıt İnş. Paz. San. Tic. Ltd. Şti arasında 19.2.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmeye konu borcun ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, borçular hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı banka ile aralarındaki sözleşme gereği yapılan ödeme planına göre borcun tamamının 22.11.2010 tarihinde ödendiğini, davacı banka ile aralarında hiçbir ticari ilişki kalmadığını, davacı bankaya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalının kefalet limiti dikkate alındığında takip konusu borcun kefalet limit kapsamında kaldığı, davalı kefilin yaptığı itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2016/13178 esas ve 2017/7169 karar sayılı ve 23.10.2017 tarihli kararı ile; "Dava, dava dışı Efil Yakıt İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı kefil hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık teknik bir konu olan kredi ilişkisinden kaynaklandığından davacı bankanın alacağının belirlenebilmesi için banka kayıtlarının incelenerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor alınıp, buna göre hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinden sadece bankanın sunduğu evraklar dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalının itirazları da dikkate alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre temerrütün 22.03.2012 tarihinden gerçekleştiği, hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında 8 günlük süre olduğu, bilirkişi raporundaki 9 günlük akdi faiz hesabından ayrılarak 8 gün üzerinden akdi faize hükmedildiği, ayrıca bilirkişi raporunda BSMV hesap edilmişse de icra takibinde BSMV talep edilmediğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne itirazın toplam 17.219,46 TL üzerinden iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı kredi sözleşmesinde müteselsil kefil konumundadır. Davacı banka tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesi davalıya tebliğ edilememiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki tebliğe ilişkin hüküm davalının kefil olması nedeniyle davalıya uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağından, mahkemece icra takip tarihinden önceki döneme ilişkin davalı aleyhine temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) nolu bent uyarınca davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626237300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz