6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3334 E. 2020/4631 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefilin temerrüdü hesap kat ihtarnamesi kat ihtarnamesi kefalet limiti akdi faiz hesap kat bsmv temerrüt tarihi müteselsil kefil kefalet genel kredi sözleşmesi kefil ihbar temerrüt faizi kredi sözleşmesi taahhütname ihtarname icra inkar tazminatı inkar tazminatı eksik inceleme temerrüt

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 7 · İİK — İİK 68

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davalının kefalet limiti dikkate alındığında takip konusu borcun kefalet limit kapsamında kaldığı, davalı kefilin yaptığı itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2016/13178 esas ve 2017/7169 karar sayılı ve 23.10.2017 tarihli kararı ile; "Dava, dava dışı Efil Yakıt İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı kefil hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık teknik bir konu olan kredi ilişkisinden kaynaklandığından davacı bankanın alacağının belirlenebilmesi için banka kayıtlarının incelenerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor alınıp, buna göre hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinden sadece bankanın sunduğu evraklar dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalının itirazları da dikkate alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre temerrütün 22.03.2012 tarihinden gerçekleştiği, hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında 8 günlük süre olduğu, bilirkişi raporundaki 9 günlük akdi faiz hesabından ayrılarak 8 gün üzerinden akdi faize hükmedildiği, ayrıca bilirkişi raporunda BSMV hesap edilmişse de icra takibinde BSMV talep edilmediğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne itirazın toplam 17.219,46 TL üzerinden iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı kredi sözleşmesinde müteselsil kefil konumundadır. Davacı banka tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesi davalıya tebliğ edilememiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki tebliğe ilişkin hüküm davalının kefil olması nedeniyle davalıya uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağından, mahkemece icra takip tarihinden önceki döneme ilişkin davalı aleyhine temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı | Kefilin itirazının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2765 E. 2023/2227 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9381 E. 2013/13401 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3334 E.  ,  2020/4631 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2018 tarih ve 2017/958-2018/931 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı ile dava dışı Efil Yakıt İnş. Paz. San. Tic. Ltd. Şti arasında 19.2.2008 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiğini, davalının bu sözleşmeyi müşterek ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, sözleşmeye konu borcun ödenmesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmediğini, borçular hakkında icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı, davacı banka ile aralarındaki sözleşme gereği yapılan ödeme planına göre borcun tamamının 22.11.2010 tarihinde ödendiğini, davacı banka ile aralarında hiçbir ticari ilişki kalmadığını, davacı bankaya borcunun bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davalının kefalet limiti dikkate alındığında takip konusu borcun kefalet limit kapsamında kaldığı, davalı kefilin yaptığı itirazında haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 2016/13178 esas ve 2017/7169 karar sayılı ve 23.10.2017 tarihli kararı ile; "Dava, dava dışı Efil Yakıt İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti.’ne kullandırılan kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı kefil hakkında başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlık teknik bir konu olan kredi ilişkisinden kaynaklandığından davacı bankanın alacağının belirlenebilmesi için banka kayıtlarının incelenerek tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda rapor alınıp, buna göre hüküm kurulması gerekirken dosya üzerinden sadece bankanın sunduğu evraklar dikkate alınarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre davalının itirazları da dikkate alınmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda kısmen benimsenen bilirkişi raporuna göre temerrütün 22.03.2012 tarihinden gerçekleştiği, hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arasında 8 günlük süre olduğu, bilirkişi raporundaki 9 günlük akdi faiz hesabından ayrılarak 8 gün üzerinden akdi faize hükmedildiği, ayrıca bilirkişi raporunda BSMV hesap edilmişse de icra takibinde BSMV talep edilmediğinden taleple bağlı kalındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne itirazın toplam 17.219,46 TL üzerinden iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davalının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı kredi sözleşmesinde müteselsil kefil konumundadır. Davacı banka tarafından gönderilen hesap kat ihtarnamesi davalıya tebliğ edilememiştir. İİK’nın 68/b maddesindeki tebliğe ilişkin hüküm davalının kefil olması nedeniyle davalıya uygulanamaz. TTK’nın 7/1. maddesi uyarınca kefile taahhüt veya ödemenin yapılmadığı veya yerine getirilmediği ihbar edilmeden temerrüt faizi yürütülemez. Temerrüte düşürülmeyen borçlu kefil temerrüt faizinden sorumlu tutulamayacağından, mahkemece icra takip tarihinden önceki döneme ilişkin davalı aleyhine temerrüt faizine hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıdaki (1) nolu bent uyarınca davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 02.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626237300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.