6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Borçlu olmadığının tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3377 E. 2020/4670 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
görev/görevsizlik
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istirdat davası teminat senedi borçlu olunmadığının tespiti ispat külfeti davanın açılmamış sayılması kambiyo senedi açılmamış sayılma tasfiye memuru istirdat usulden reddi görevsizlik kararı ek tasfiye teminat temsil i̇i̇k 72/son görevli mahkeme

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 20 · HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kambiyo senedi ile borçlu olunmadığının tespitine ve istirdat istemine ilişkin olduğu, davaya bakmakla ticaret mahkemesinin görevli olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesine göre; görev dava şartlarından olup 115/2 maddesine göre dava şartı noksanlığı durumunda davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmiş, 17.03.2016 tarihli ek kararla 16.09.2014 tarihli kararın süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak 01.03.2016 tarihinde kesinleştiği, HMK 20.maddesi gereği kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine kapatılan 19. Hukuk Dairesi'nin 2016/8841 Esas, 2017/2827 Karar sayılı, 05.04.2017 tarihli ilamı ile “Davacı tarafından 22.02.2016 tarihli dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi süresi içinde istenilmiş olup dilekçede yalnızca esas numarasındaki bir rakamın hatalı olduğu, diğer tüm içeriklerin doğru olduğu anlaşıldığından dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, davalının Complete Packaging Solutions Mak. Plas. San. Tic. Ltd. Şti.'nin isimli şirketin ortağı olduğu ve en son tasfiye memuru olarak şirketi tasfiye ettiği, şirket adına kayıtlı...plakalı aracın tasfiye edilen şirkete ait olup şirketi temsilen davalının kardeşi ... tarafından davacıya satıldığı, davacının senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiği, davalının senedi...plakalı aracın alım satım bedeli olarak alındığını bildirdiği ve ispat külfetinin davacıya geçtiği ve davacının da buna ilişkin herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4943 E. 2015/12322 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Borçlu olmadığının tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9679 E. 2018/4686 K.

    Ortak:Borçlu olmadığının tespiti

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/3377 E.  ,  2020/4670 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 04.10.2018 tarih ve 2017/1065-2018/984 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 26.647,47 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra

dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı tarafından İzmir 15. İcra Müdürlüğü'nün 2011/205 sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibinde bulunulduğunu, takibin dayanağı bononun bono vasfında olmadığını, teminat senedi olduğunu, davacının senedi imzalayarak boş olarak düzenleyip verdiğini, daha sonradan doldurulduğunu, takipte alacaklı gözüken davalı ile davacı arasında herhangi bir ticari ve hukuki ilişki bulunmadığını, davacı hakkında yapılan icra takibi nedeniyle maaşına haciz konulduğunu, çalıştığı şirketten 20.000,00 TL civarında para tahsil edildiğini ileri sürerek haksız ödenen paranın istirdadına ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, senedin bono niteliğinde olduğunu, usulüne uygun olarak icraya konulduğunu ve alacağın tahsil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davanın kambiyo senedi ile borçlu olunmadığının tespitine ve istirdat istemine ilişkin olduğu, davaya bakmakla ticaret mahkemesinin görevli olduğu, 6100 sayılı HMK.nun 114/1-c maddesine göre; görev dava şartlarından olup 115/2 maddesine göre dava şartı noksanlığı durumunda davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek davanın usulden reddine karar verilmiş, 17.03.2016 tarihli ek kararla 16.09.2014 tarihli kararın süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak 01.03.2016 tarihinde kesinleştiği, HMK 20.maddesi gereği kesinleşme tarihinden itibaren 2 hafta içinde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmediği gerekçesiyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş, bu ek kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine kapatılan 19.

Hukuk Dairesi'nin 2016/8841 Esas, 2017/2827 Karar sayılı, 05.04.2017 tarihli ilamı ile “Davacı tarafından 22.02.2016 tarihli dilekçe ile dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi süresi içinde istenilmiş olup dilekçede yalnızca esas numarasındaki bir rakamın hatalı olduğu, diğer tüm içeriklerin doğru olduğu anlaşıldığından dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama neticesinde, davalının Complete Packaging Solutions Mak. Plas. San. Tic. Ltd. Şti.'nin isimli şirketin ortağı olduğu ve en son tasfiye memuru olarak şirketi tasfiye ettiği, şirket adına kayıtlı...plakalı aracın tasfiye edilen şirkete ait olup şirketi temsilen davalının kardeşi ... tarafından davacıya satıldığı, davacının senedin teminat senedi olduğunu iddia ettiği, davalının senedi...plakalı aracın alım satım bedeli olarak alındığını bildirdiği ve ispat külfetinin davacıya geçtiği ve davacının da buna ilişkin herhangi bir delil sunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 03.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/626183700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.