Kefalet imzasına icra itirazı, sonraki cevapta itiraz edilmemesi vazgeçme sayılmaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2423 E. 2020/3904 K. · · İlk derece: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
İcra takibi aşamasında imzaya itiraz eden borçlunun, itirazın iptali davasında cevap dilekçesinde ayrıca imzaya itiraz etmemesi vazgeçme sayılmaz; kefalet imzasının borçlunun eli ürünü olmadığı bilirkişi incelemesiyle saptanırsa dava reddedilir. Basiretli tacir olan banka, huzurunda atılması gereken imzadan bilgi sahibi sayılacağından gerçeğe aykırı imzayla takip yapması kötüniyetini gösterir ve aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilir.
Ele alınan sorunlar
Kefalet imzasına itirazın geçerliliği ve ispatı → kabul
İddia: Davalı, genel kredi sözleşmesindeki kefalete ilişkin imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davalı davaya cevap vermemiş olsa da icra dosyasındaki itiraz dilekçesinde imzaya itiraz ettiği anlaşıldığından, açılan itirazın iptali davasında cevap dilekçesinde ayrıca imzaya itiraz edilmemesi imzaya itirazdan vazgeçilmiş sayılmasını gerektirmez; sözleşme öncesi ve bu tarihe yakın imzalar ile davalı imza örnekleri birlikte incelendiğinde bilirkişi raporunda kefil sıfatıyla atılan imzaların davalının eli ürünü olmadığı saptandığından dava reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Gerçeğe aykırı imzayla takip yapan banka aleyhine kötüniyet tazminatı → kabul
İddia: Davalı, davacı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Kötüniyet tazminatı yargılamanın her aşamasında talep edilebilir; basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olan bankanın, huzurunda atılması gereken imzadan bilgi sahibi olduğunun kabulü gerektiğinden, gerçeğe aykırı imza ile icra takibi yapılması nedeniyle bankanın kötüniyeti anlaşılmakla banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İmzaya itirazdan vazgeçme sayılmama ve bankanın imza sahteliğinden doğan kötüniyet tazminatı sorumluluğu açısından emsal değeri taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet imzasına itiraz↗ imza vazgeçme sayılmaması↗ kötüniyet tazminatı↗ basiretli tacir↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2423 E. , 2020/3904 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.10.2017 tarih ve 2014/1182 E. - 2017/881 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.06.2018 tarih ve 2018/394 E. - 2018/804 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı Banka ile Geoteknik Etüd.... Mühendislik A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanarak kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmesi üzerine banka tarafından sözleşme hükümleri uyarınca hesap kat ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine takibe başlandığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, % 20'den aşağı olmayan inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi ile genel kredi sözleşmesindeki kefalete ilişkin imzanın davalıya ait olmadığını belirterek davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalının icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde ve mahkemedeki beyanında davaya konu genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imza atılan ... isminin karşısındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtip imzaya itiraz ettiği, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 22.08.2017 teslim tarihli raporda özetle; Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'ye ait 28.07.2011 tarihli, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesindeki kefil sıfatıyla ...'a atfen atılmış olan imzaların, mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılıklara nazaran ...'ın eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaatte bulundukları gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötüniyeti tespit edilemediği ve şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalı davaya cevap vermemiş ise de İstanbul 21. İcra Dairesi'nin 2012/21256 esas sayılı dosyasında davalının imzaya itirazda bulunduğunun anlaşıldığı, açılan itirazın iptali davasında ayrıca cevap dilekçesinde imzaya itiraz edilmemesi imzaya itirazdan vazgeçilmiş sayılmasını gerektirmediği, 28.07.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi öncesi ve bu tarihe yakın imzalar ve davalı imza örnekleri ile birlikte inceleme yapıldığı, kötüniyet tazminatı yargılamanın her aşamasında talep edilebilecek olup basiretli tacir gibi hareket etme mecburiyetinde olan bankanın huzurunda atılması gereken imzadan bilgi sahibi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, böylece gerçeğe aykırı imza ile icra takibi yapılması nedeni ile bankanın kötü niyeti anlaşılmakla banka aleyhine kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine;
davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün kötüniyet tazminatı isteminin reddine ilişkin kısmın kaldırılarak nakit alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın maddi hukuka ve muhakeme hukukuna uygun olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 2018/394 E. - 2018/804 K. Sayılı, 28.06.2018 günlü hükmünün ONANMASINA, dosyanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/625546000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz