6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kefalet imzasına icra itirazı, sonraki cevapta itiraz edilmemesi vazgeçme sayılmaz

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2423 E. 2020/3904 K. · · İlk derece: İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

İcra takibi aşamasında imzaya itiraz eden borçlunun, itirazın iptali davasında cevap dilekçesinde ayrıca imzaya itiraz etmemesi vazgeçme sayılmaz; kefalet imzasının borçlunun eli ürünü olmadığı bilirkişi incelemesiyle saptanırsa dava reddedilir. Basiretli tacir olan banka, huzurunda atılması gereken imzadan bilgi sahibi sayılacağından gerçeğe aykırı imzayla takip yapması kötüniyetini gösterir ve aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilir.

Ele alınan sorunlar

Kefalet imzasına itirazın geçerliliği ve ispatı → kabul

İddia: Davalı, genel kredi sözleşmesindeki kefalete ilişkin imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı davaya cevap vermemiş olsa da icra dosyasındaki itiraz dilekçesinde imzaya itiraz ettiği anlaşıldığından, açılan itirazın iptali davasında cevap dilekçesinde ayrıca imzaya itiraz edilmemesi imzaya itirazdan vazgeçilmiş sayılmasını gerektirmez; sözleşme öncesi ve bu tarihe yakın imzalar ile davalı imza örnekleri birlikte incelendiğinde bilirkişi raporunda kefil sıfatıyla atılan imzaların davalının eli ürünü olmadığı saptandığından dava reddedilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Gerçeğe aykırı imzayla takip yapan banka aleyhine kötüniyet tazminatı → kabul

İddia: Davalı, davacı banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Kötüniyet tazminatı yargılamanın her aşamasında talep edilebilir; basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olan bankanın, huzurunda atılması gereken imzadan bilgi sahibi olduğunun kabulü gerektiğinden, gerçeğe aykırı imza ile icra takibi yapılması nedeniyle bankanın kötüniyeti anlaşılmakla banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

İmzaya itirazdan vazgeçme sayılmama ve bankanın imza sahteliğinden doğan kötüniyet tazminatı sorumluluğu açısından emsal değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet imzasına itiraz imza vazgeçme sayılmaması kötüniyet tazminatı basiretli tacir

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/2423 E.  ,  2020/3904 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 24.10.2017 tarih ve 2014/1182 E. - 2017/881 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine-kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28.06.2018 tarih ve 2018/394 E. - 2018/804 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davacı Banka ile Geoteknik Etüd.... Mühendislik A.Ş. arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalanarak kredi kullandırıldığını, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmesi üzerine banka tarafından sözleşme hükümleri uyarınca hesap kat ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini, kat ihtarına rağmen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine takibe başlandığını, davalının takibe itiraz ettiğini belirterek itirazın iptaline, % 20'den aşağı olmayan inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir. Davalı vekili, bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi ile genel kredi sözleşmesindeki kefalete ilişkin imzanın davalıya ait olmadığını belirterek davanın reddine, %20 kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davalının icra dosyasına verdiği itiraz dilekçesinde ve mahkemedeki beyanında davaya konu genel kredi sözleşmesinde kefil olarak imza atılan ... isminin karşısındaki imzanın kendisine ait olmadığını belirtip imzaya itiraz ettiği, bilirkişiler tarafından ibraz edilen 22.08.2017 teslim tarihli raporda özetle; Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.'ye ait 28.07.2011 tarihli, Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesindeki kefil sıfatıyla ...'a atfen atılmış olan imzaların, mevcut karşılaştırma belgelerindeki imzalarına kıyasla ve grafolojik tanı unsurları bakımından aralarında saptanan farklılıklara nazaran ...'ın eli ürünü olmadığı yönünde görüş ve kanaatte bulundukları gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötüniyeti tespit edilemediği ve şartları oluşmadığından davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı taraf vekillerince istinaf talebinde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, davalı davaya cevap vermemiş ise de İstanbul 21. İcra Dairesi'nin 2012/21256 esas sayılı dosyasında davalının imzaya itirazda bulunduğunun anlaşıldığı, açılan itirazın iptali davasında ayrıca cevap dilekçesinde imzaya itiraz edilmemesi imzaya itirazdan vazgeçilmiş sayılmasını gerektirmediği, 28.07.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi öncesi ve bu tarihe yakın imzalar ve davalı imza örnekleri ile birlikte inceleme yapıldığı, kötüniyet tazminatı yargılamanın her aşamasında talep edilebilecek olup basiretli tacir gibi hareket etme mecburiyetinde olan bankanın huzurunda atılması gereken imzadan bilgi sahibi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, böylece gerçeğe aykırı imza ile icra takibi yapılması nedeni ile bankanın kötü niyeti anlaşılmakla banka aleyhine kötü niyet tazminatı verilmesi gerektiği, gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine;

davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile hükmün kötüniyet tazminatı isteminin reddine ilişkin kısmın kaldırılarak nakit alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara, kararın maddi hukuka ve muhakeme hukukuna uygun olmasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 2018/394 E. - 2018/804 K. Sayılı, 28.06.2018 günlü hükmünün ONANMASINA, dosyanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 07.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/625546000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/394 E. 2018/804 K. · Diğer usuli işlem

Kredi sözleşmesinde imza inkarı ve kötüniyet tazminatı

Gerekçe özeti

İtirazın iptali davasında, borçlunun icra takibi sırasında verdiği itiraz dilekçesinde imzaya itiraz etmiş olması yeterlidir; cevap dilekçesinde ayrıca imzaya itiraz edilmemiş olması, bu itirazdan vazgeçildiği anlamına gelmez. İmza incelemesinde, inkar edilen imzanın atıldığı tarihe mümkün olduğunca yakın tarihli karşılaştırma imzalarının kullanılması gerekir. Basiretli tacir olarak hareket etmesi gereken bankanın, huzurunda atılması gerektiği hâlde atılmayan bir imzadan bilgi sahibi olduğu kabul edilir; bu durumda gerçeğe aykırı imzaya dayanılarak icra takibi başlatılması bankanın kötüniyetini gösterir ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesini gerektirir.

Emsal değeri

İcra takibine itiraz dilekçesinde ileri sürülen imza itirazının, cevap dilekçesinde tekrarlanmamış olsa da geçerliliğini koruduğu ve basiretli tacir olarak hareket etmesi gereken bankanın, huzurunda atılmayan bir kefalet imzasından bilgi sahibi olduğunun kabul edilerek kötüniyet tazminatına hükmedilmesi gerektiği yönündeki tespitler açısından emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: itirazın iptali imza inkarı müteselsil kefalet genel kredi sözleşmesi hesap kat ihtarı kötüniyet tazminatı basiretli tacir bilirkişi incelemesi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/394

KARAR NO 2018/804

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 24/10/2017

NUMARASI 2014/1182 Esas 2017/881 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Bankacılık sözleşmesinden kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 28/06/2018

Davanın reddine ilişkin hükmün davacı ve davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili Banka ile .... Mühendislik A.Ş. arasında GK Sözleşmeleri imzalanarak kredi kullandırıldığı, davalının sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladığını, borçluların kredi borçlarını ödemede temerrüde düşmesi üzerine banka tarafından sözleşme hükümleri uyarınca borçlunun kredi hesapları Beyoğlu ....Noterliğinin 10.09.2012 tarih ve ... yevmiye sayılı hesap kat ihtarnamesi ile hesabın kat edildiğini,kat ihtarına rağmen ödeme yapılmadığını,İst. ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında takibe başlandığını,kredi borçlusu şirket tarafından takip tarihinden sonra 27.11.2012 -22.02.2013 tarihlerinde 6.000- TL 'er ödeme yapıldığını, güncel çek raporuna göre 13.600- TL g.nakit çek yaprağı riskinin depo edilmesi gerektiğini, takipten sonra tazmin olan çek bedelleri alacağa eklendiğinde ve yine takipten sonra yapılan toplam 12.000- TL.lık ödeme düştükten sonra 175.374,90 -TL nakit ve belirtilen 13.600- TL g.nakdi alacak yönünden itirazın iptaline , % 20'den aşağı olmayan inkar tazminatına mahkum edilmesi karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalıya dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir, davalı vekilince bankacı bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyan dilekçesi verilerek genel kredi sözleşmesindeki kefalete ilişkin imzanın müvekkiline ait olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, kredi borçlusu ... A.Ş. ile davacı banka arasında imzalanan kredi sözleşmesine davalının müşterek müteselsil kefil olduğu iddiasına ilişkin davalının imza itirazı nedeni ile üçlü grafolog bilirkişiden alınan raporun yeterli görülüp itibar edildiği,kredi sözleşmesindeki kefil ... ismi altındaki imzanın davalının eli ürünü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davacının kötüniyeti tespit edilemediğinden davalının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

1-Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davalının imza inkarını yargılamanın son aşamasında öne sürdüğünü, iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi hükmünün dikkate alınmadığını, imza incelemesine muvafakatlerinin olmadığını belirttiklerini, davalı tarafın dilekçe teatisine katılım göstermediğini, davalılardan ...'ın İstanbul ...İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında imzanın kendisine ait olmadığı yönünde bir itirazı olmadığını, imza incelemesine ilişkin bilirkişi raporunda mukayese edilen imzaların Genel Kredi Sözleşmesinden sonraki tarihli imzalar olduğunu, davalı ...ın incelemeye konu Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi'nin imzalandığı tarihte şirket kaşesi altında imza atmaya yetkili muhasebe ve finansmandan sorumlu yönetim kurulu üyesi olduğunu, sözleşmeden ve kullandırılan kredilerden bilgisinin olmaması mümkün olmayıp ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

2-Davalı vekili istinaf dilekçesinde; kararın hukuka uygun olduğunu, ancak davacının kötü niyeti tespit edilemediğinden tazminat talebinin reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğunu; genel kredi sözleşmesindeki imzaların davacı yetkilisi huzurunda atıldığına göre ve davacının sözleşmeyi müvekkilinin imzalamadığını bildiği ve bilebilecek durumda olduğu, müvekkilini haksız icra takibine maruz bıraktığını belirterek kararın davalı lehine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davalı taraf davaya süresinde cevap dilekçesi vermemiştir. Bilahare müvekkilinin dava konusu kredi sözleşmesinde kefil sıfatı ile imzası bulunmadığını beyan etmiştir. Davalı imza araştırması ve imza örnekleri toplanması sonrası üç kişilik bilirkişi ile imza incelemesi yaptırılmış ,genel kredi sözleşmesinde ki imzaların davalıya ait olmadığı belirlenmiştir.

Her ne kadar davalı davaya cevap vermemiş ise de ;İstanbul ... İcra Dairesinin .... esas sayılı dosyasında bulunan davalının 4/2/2013 tarihli itiraz dilekçesinde dava konusu kredi sözleşmesinde ilk sayfasında imzası bulunmadığını,ikinci sayfada ki kendisine atfen olan imzanın kendi imzası olmadığını bildirerek imzaya itirazda bulunduğu anlaşılmaktadır.Açılan itirazın iptali davasında ;itirazda sebebleri incelenecek olup ;ayrıca cevap dilekçesinde imzaya itiraz edilmemesi imzaya itirazdan vazgeçilmiş sayılmasını gerektirmediğinden imzaya itiraz bulunmadığını ileri süren davacı vekilinin bu hususa yönelik itiraz ve istinaf sebebleri yerinde bulunmamaktadır.

İnkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar bu tarihe yakın tarihlerde düzenlenen borçluya ait imzaların ilgili yerlerden getirtilip, borçluya huzurda attırılan imza örnekleriyle birlikte bilirkişi incelemesi yapılması gerekmektedir. 28/7/2011 tarihli genel kredi sözleşmesi öncesi ve bu tarihe yakın imzalar ve davalı imza örnekleri ile birlikte inceleme yapıldığı anlaşılmakla bu hususa yönelik istinaf sebebleri yerinde görülmemiştir.

Davalı vekili 5/9/2016 havale tarihli dilekçesi ile kötü niyet tazminatı talep etmiş olup hükmedilmesi için talep gerekmektedir. Yargılamanın her aşamasında talep edilebilecek olup basiretli tacir gibi hareket etme mecburiyetinde olan bankanın huzurunda atılması gereken imzadan bilgi sahibi olduğu kabul edilmesi gerekir. Böylece gerçeğe aykırı imza ile icra takibi yapılması nedeni ile bankanın kötü niyeti anlaşılmakla banka aleyhine kötü niyet tazminatı verilmesi gerekmektedir.( Y19. Hukuk Dairesi'nin 28.11.2011 gün ve 2011/3947 esas 2011/14807 karar sayılı ilamı da aynı yoldadır. ) Buna göre davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde görülmediğinden reddine; davalı vekilinin istinaf sebebi yerinde görülerek başvurunun kabulü ile hükmün kötüniyet tazminatı isteminin reddine ilişkin kısmın kaldırılarak nakit alacak üzerinden %20 oranında hesaplanan kötü niyet tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-Davalı vekilinin kötüniyet tazminatına ilişkin istinaf başvurusunun KABULÜNE; İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1182 Esas-2017/881 Karar sayılı ve 24/10/2017 tarihli hükmünün kötüniyet tazminatına ilişkin 2. bendinin HMK'nın 353(1)b-2 maddesi gereği kaldırılmasına,

"Nakit alacak üzerinden hesaplanan %20 oranında (35.074,98-TL) kötüniyet tazminatının davacıdan tahsiliyle davalıya ödenmesine, "

Davacı tarafından yatırılan peşin istinaf karar harcının mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,

İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davalı yan gider avansından karşılanan 34,30 -TL posta masrafının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 362/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.28/06/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.