Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/3369 E. 2020/5048 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin ifa yeri↗ yemin teklif hakkı↗ ifa yeri↗ para alacağı↗ sevk irsaliyesi↗ yemin teklifi↗ irsaliye↗ yemin delili↗ sözleşmeden doğan dava↗ yemin↗ ifa↗ tbk 99↗ fatura↗ yetkisizlik kararı↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde de açılabileceği, davacının kabulünde olduğu üzere malın teslim yerinin Simav olduğu, buna göre yetkili mahkemenin Simav mahkemeleri olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/1623 esas ve 2016/9947 karar sayılı ve 02.06.2016 tarihli kararı ile; "Taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişkinin varlığı anlaşılmakta olup, davacının alacağı para alacağıdır. TBK'nın 89/1. maddesi uyarınca para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Bu nedenle davacının ikametgahı mahkemeleri de yetkili olacağından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu faturaya ilişkin sevk irsaliyesinde teslim alanın dava dışı ... olduğu, bu kişinin davacı vekilinin beyanı ile davacı ile davalı arasındaki aracı konumunda olduğu, davacı vekili açıkça yemin deliline dayandığından yemin teklifi hakkı hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği, fatura konusu malın tesliminin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İhtiyati haciz | İhtiyati haciz kararının kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/7887 E. 2012/11755 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:itiraz süresi · i̇i̇k 265 · ihtiyati haciz · keşideci · haciz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «ihtiyati haciz» kararına dayanak çekin Simav İlçesi'nde keşide edildiği, «keşidecinin» ikametgahı ile muhatap bankanın da Simav'da bulunduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne, 14.11.2011 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre «ihtiyati haciz» talep eden vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Talep, «ihtiyati haciz» kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2575 E. 2020/4330 K.
Ortak:para alacağı · sevk irsaliyesi · yemin teklifi · irsaliye · yemin · yetkisizlik kararı · teslim
İncelediğiniz karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu faturaya ilişkin «sevk irsaliyesinde» «teslim» alanın dava dışı ... olduğu, bu kişinin davacı vekilinin beyanı ile davacı ile davalı arasındaki aracı konumunda olduğu, davacı vekili açıkça «yemin deliline» dayandığından «yemin teklifi hakkı» hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği, «fatura» konusu malın tesliminin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, HMK'nın 10. maddesi uyarınca «sözleşmeden doğan» davaların «sözleşmenin ifa yeri» mahkemesinde de açılabileceği, davacının kabulünde olduğu üzere malın «teslim» yerinin Simav olduğu, buna göre yetkili mahkemenin Simav mahkemeleri olduğu gerekçesiyle mahkemenin «yetkisizliğine» karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 19.
Hukuk Dairesi’nin 2016/1623 esas ve 2016/9947 karar sayılı ve 02.06.2016 tarihli kararı ile; "Taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişkinin varlığı anlaşılmakta olup, davacının alacağı «para alacağıdır».
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; takibe konu faturaların «sevk irsaliyesinde» «teslim» alan ve imzası bulunan ...'in davalı firma çalışanı olduğu, davalı vekilinin tanık olarak bildirdiği çalışan ... talimat mahkemesine yazılan talimatla dinlenememiş ve ...'in soruşturma dosyasında davalı şirket çalışanı olduğu anlaşılmış, yine davalı vekili malın teslimine ilişkin davacı tarafa «yemin teklifinde» bulunmuş ancak davalı vekili yemin teklifinden vazgeçmiş, dosyada mevcut delillerde davacının davalıya faturaya konu malları teslim ettiği subut bulduğu gerekçesiy …
Davacı, davaya konu faturadaki malların davalı çalışanına «teslim» edildiğine ilişkin imzalı «sevk irsaliyelerini» «ibraz» etmiştir.
… bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, bu nedenle 6098 sayılı Kanunun 89/1-1 maddesindeki «para alacağına» ilişkin alacaklının ikametgahı mahkemesinin «yetkisiz» olduğu, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:itirazın iptali davası · dava şartı yokluğu · satım sözleşmesi · iptal davası · usulden reddi · ibraz
Benzer bu kararda… dildiği ve dava değeri itibariyle sözleşmenin varlığı konusunda HMK'nın 200 maddesine uygun bir ispat vasıtası olmadığından davacının düzenlediği faturaya dayanarak «para alacağının» olduğundan bahisle 6098 sayılı TBK'nın 89/1-1. maddesindeki yetkiye istinaden kendi ikametgahında icra takibinde bulunması hukuken mümkün olmadığı, sözleşme ilişkisi inkar edildiği için HMK'nın 6. maddesine göre davalının ikametgahının bulunduğu yer icra dairelerinde ve mahkemelerinde takip yapılıp dava açılabileceği, İİK 50. madde uyarınca uyarınca takip doğru yerde yapılmadığı için «itirazın iptali davası» açısından ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığı, bu durumda da eldeki davanın görülmesinin HMK'nın 114/2. maddesi uyarınca dava «şartı yokluğu» nedeniyle mümkün olmadığı, gerekçesiyle davalının istinaf talebinin kabulü ile hükmün HMK'nın 353/1-b2 maddesi kapsamında kaldırılmasına, davanın «usulden reddine» karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davaya konu faturadaki malların davalı çalışanına «teslim» edildiğine ilişkin imzalı «sevk irsaliyelerini» «ibraz» etmiştir.
… bu gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince taraflar arasında ticari ilişki bulunmadığı, bu nedenle 6098 sayılı Kanunun 89/1-1 maddesindeki «para alacağına» ilişkin alacaklının ikametgahı mahkemesinin «yetkisiz» olduğu, yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı belirtilerek davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile ilk derece mahkemesinin kararı kaldırılarak davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Yukarıda açıklanan gerekçe doğrultusunda taraflar arasında alım-«satım sözleşmesinin» bulunduğu ve davaya konu malın da davalı çalışanına «teslim» edildiği dosya içerisindeki delillerden anlaşılmış olmakla İstinaf mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2387 E. 2022/4496 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haricen tahsil · hükmün açıklanmasının geri bırakılması · takip talebi · ödeme emri · ibraname · tasdik kararı · direnme kararı · lehtar
Benzer bu kararda… ına uyulmayarak, farklı gerekçeyle önceki hükümde direnilerek davacının takip konusu iki adet senedin icraya konulduğu önceki takip dosyasında alacaklının alacağını «haricen tahsil» ettiği ve kalan bedele ilişkin takipten «feragat» edildiği, ayrıca önceki takip dosyasındaki alacaklının imzaladığı «ibranameyi» dosyaya sunduğu ve senetten kaynaklanan herhangi bir alacağın kalmadığının anlaşıldığı, senedin «lehtarın» elinde olmadığının tespit edildiği, ayrıca davalının da «bedelsiz» senedi kullanma suçundan dolayı ceza aldığı ve «hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı» ve kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, Simav İcra Müdürlüğü'nün 2011/940 Esas sayılı takip dosyasında takibe konu 30/03/2005 tanzim, 30/04/2005 «vade» tarihli 4.000'er TL bedelli senetlerden davacı tarafın davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, şartları oluşmakla İİK 72/5. maddesi uyarınca senetlerin miktarı 8.000 TL'nin %20'si oranında 1.600 TL «kötü niyet tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine, İİK 72/5. maddesi uyarınca dava borçlu lehine hükme bağlandığından Simav İcra Müdürlüğü'nün 2011/940 Esas sayılı takip dos …
Takip konusu alacak bir senede dayanıyorsa ve senedin aslı veya onaylı örneği «takip talebi» ile birlikte icra dairesine verilmemişse, icra dairesi senedin aslını veya onaylı örneğini vermesini alacaklıdan ister, Senedin aslı veya onaylı örneği icra dairesine verilmedikçe «ödeme emri» düzenleyip borçluya göndermez.
Dairemizce, bozma kararının usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından «direnme» kararına ilişkin dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2021 tarih ve 2017/(19)11-2184 Esas ve 2021/1639 karar sayılı ilamı ile mahkemenin «direnme» olarak adlandırdığı kararın farklı bir gerekçeye dayalı olarak kurulması ve gerçek anlamda bir direnme kararı olmaması nedeniyle davalının yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/3369 E. , 2020/5048 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 01.06.2017 tarih ve 2016/412-2017/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, faturaya dayalı alacağın tahsili için girişilen icra takibine davalının itiraz ettiğini, takibin durduğunu, davacı ile davalı arasında geçmişe dayalı ticari ilişki bulunduğunu, bu ticari ilişkiye göre aracının malı teslim aldığı, müşteriye teslim ettiği, parayı da alarak mal sahibine iade ettiğini, davacı tarafından sözleşmeye konu malların bu örf ve adete uygun olarak aracı vasıtası ile davalıya teslim edilmesine rağmen davalının fatura borçlarını ödemediği gibi kendisine teslim edilen fatura içeriğine süresi içinde itiraz etmediğini, icra takibine yapılan itirazın zaman kazanmaya yönelik haksız bir itiraz olduğunu ileri sürerek, davacının davalıdan olan alacağının tespiti ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında alım satım akdi bulunmadığını, davalıya teslim edilen bir fatura ve mal olmadığından yetkili mahkemenin genel yetki kuralına göre belirlenmesi gerektiğini, buna göre yetkili mahkemenin Simav mahkemeleri olduğunu, davacının malları teslim ettiğini iddia ettiği aracı olarak tabir ettiği kişilerin bizzat davacı şirket aracısı ve temsilcisi olduğunu ve davalıya teslim edilmiş bir mal bulunmadığını, malların aracılara teslim edilmiş olmasının davalıya teslim edildiği anlamına gelmeyeceğini, faturaların düzmece faturalar olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, HMK'nın 10. maddesi uyarınca sözleşmeden doğan davaların sözleşmenin ifa yeri mahkemesinde de açılabileceği, davacının kabulünde olduğu üzere malın teslim yerinin Simav olduğu, buna göre yetkili mahkemenin Simav mahkemeleri olduğu gerekçesiyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay (kapatılan) 19. Hukuk Dairesi’nin 2016/1623 esas ve 2016/9947 karar sayılı ve 02.06.2016 tarihli kararı ile; "Taraflar arasında geçmişe dayalı ticari ilişkinin varlığı anlaşılmakta olup, davacının alacağı para alacağıdır. TBK'nın 89/1. maddesi uyarınca para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilir. Bu nedenle davacının ikametgahı mahkemeleri de yetkili olacağından mahkemece işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, mahkeme kararının bozulması gerekmiştir." gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda dava konusu faturaya ilişkin sevk irsaliyesinde teslim alanın dava dışı ... olduğu, bu kişinin davacı vekilinin beyanı ile davacı ile davalı arasındaki aracı konumunda olduğu, davacı vekili açıkça yemin deliline dayandığından yemin teklifi hakkı hatırlatıldığı, davacı vekilinin yemin deliline başvurmayacağını beyan ettiği, fatura konusu malın tesliminin davacı tarafından ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 16.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/625540600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz