Alt bayilik sözleşmesinin feshinde çekim gücü azlığının haklı sebep sayılmaması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/624 E. 2025/710 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Davacının nitelemesi: Alt Bayilik Sözleşmesinin Feshi ≠ mahkeme dalı · davacı çerçevesi: Ticari işletme (sicil / unvan / defter / cari hesap / acente)
bayilik (acente-kıyas)
Gerekçe özeti
Alt bayilik sözleşmesinde, işletmenin bulunduğu yerin coğrafi/yapısal konumu nedeniyle operatörün çekim gücünün yetersiz kalması, davalının kusuruna veya edimin ifasını sonradan imkânsız hâle getiren bir sebebe dayanmıyorsa, bu durum davacı bayi tarafından feshi haklı kılan bir sebep sayılmaz; basiretli tacirin sözleşme öncesi bu hususu araştırması beklenir. Sözleşmede yatırım giderlerinin (tabela, paket ücreti vb.) ne nam altında olursa olsun iade edilemeyeceği kararlaştırılmışsa ve fesih haksız bulunmuşsa, bu bedelin iadesi talebi reddedilir. İstinaf aşamasında ilk kez ileri sürülen ve dava dilekçesindeki vakıalarla bağlantısı olmayan yeni bir vakıaya (ve buna dair delillere) HMK 357/1 uyarınca dayanılamaz.
Ele alınan sorunlar
Sözleşmenin davacı tarafça feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı ve yatırım bedelinin iadesi → ret
İddia: Davacı, iş yerinde operatörün çekim gücünün yetersiz olması sebebiyle satışların azaldığını, bu durumun davalı tarafından da tespit edildiğini, bu nedenle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ve ödediği 44.000-TL'nin iadesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacının iş yeri yer altında bir geçitte bulunmaktadır; ülke bazında faaliyet gösteren operatörün yer altında yeterli çekim gücüne sahip olması beklenebilir değildir ve bu olumsuzluk davalıdan kaynaklanmamaktadır. Basiretli bir tacir davranışı göstermesi gereken davacının, sözleşmeyi imzalamadan önce iş yerinde hangi hattın daha iyi çektiğini araştırması gerekirdi; ticari tercihini bu yönde kullanan davacının sonradan hattın kendi iş yerinde iyi çekmediğini ileri sürmesi feshin haklı sebebi olarak kabul edilemez. Geçerli şekilde kurulmuş bir sözleşmede taraflar edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmelidir; borçlunun edimin ifasını kusuruyla imkânsız hâle getirmesi TBK 112 anlamında borca aykırılık oluşturur, ancak davacının iş yerinin konumu itibariyle çekim gücünün azlığı davalıya isnat edilemeyecek bir sebeptir ve sonradan meydana gelen bir ifa imkânsızlığı da değildir. Taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinde yatırım gideri olarak ödenen tabela ve paket ücretlerinin ne nam altında olursa olsun istenemeyeceği kararlaştırılmıştır; davacının işyerinin konumu sözleşmenin imzası sırasında bilindiğinden fesih haksızdır ve sözleşmede iade edilemeyeceği kararlaştırılan bedelin iadesi talebinin reddinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
Gerekçe kaynağı: özgün
İstinafta ileri sürülen sahte ürün iddiası ve tanık dinletme talebinin reddi → ret
İddia: Davacı vekili, davalının gönderdiği ürünlerin sahte olduğunu, bu hususu ispat için tanık gösterdiklerini ancak tanıkların dinlenmediğini istinaf sebebi olarak ileri sürmüştür.
Gerekçe: Dava dilekçesinde müşteri kaybına sebep olarak davacı işyerinde çekim gücü azlığı gösterilmiş, satış için gönderilen ürünlerin sahte olduğuna ilişkin bir vakıaya dayanılmamıştır; tanıkların da dava dilekçesinde belirtilen hususlarda dinletileceği bildirilmiştir. HMK'nın 357(1) maddesi uyarınca istinaf aşamasında yeni vakıa ve delillere dayanılamayacağından bu husustaki istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
İşletmenin bulunduğu yerin fiziki konumu nedeniyle operatör çekim gücünün yetersizliğinin, alt bayilik sözleşmesinin feshi için davalıya isnat edilemeyecek ve haklı fesih sebebi oluşturmayacak bir durum olduğuna, ayrıca sözleşmede yatırım giderlerinin iade edilemeyeceğinin kararlaştırılması hâlinde bu bedelin geri istenemeyeceğine ilişkin değerlendirmesi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
alt bayilik sözleşmesi↗ haklı fesih↗ basiretli tacir yükümlülüğü↗ yatırım zararı↗ ifa imkânsızlığı↗ HMK 357/1 yeni vakıa yasağı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/624
KARAR NO 2025/710
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 12/12/2024
NUMARASI 2023/383 Esas - 2024/1004 Karar
DAVA
Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; Müvekkili davacı ile davalı arasında, dijital satış noktası ve hizmet paketi satış ve faturalamasına ilişkin bir sözleşme akdedildiğini ve davacının ... ürünlerini satmaya başladığını, sözleşmenin akdedilmesi sırasında davalıya 44.000-TL ödeme yapıldığını, zaman içinde davacının işletmesinin bulunduğu noktada ... çekim gücünün zayıf olması sebebiyle müşteri memnuniyetsizliği yaşanmasına bağlı olarak satışların azaldığını, böyle olunca da akdi feshetmek durumunda kaldıklarını, ancak davalının 44.000-TL'yi iade etmediğini beyanla, 44.000-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili, akdin davacı tarafından feshinin haksız olduğunu,davacının iş yerinin yer altında alt geçitte bulunmasının kendi tercihi olup müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, yer altı geçitleri vb. yerlerde sinyal vericilerinin bulunmaması nedeniyle çekim gücünün tam olmasının beklenmeyeceğini, bu durumun aklı başında olan tüm bireyler tarafından idrar edilebileceğini, hat satışının, kıyafet vb. ürün satışları gibi deneme yoluyla yapılmadığını,satın almak istememesi durumunda hat tanımlaması veya telefonuna takılması gibi bir durumun zaten söz konusu olmadığını, farklı operatörden ... operatörüne hat geçişi yapan müşterinin de satın alma işleminden sonra ... hattının aktif olması en az 2 saati bulmakla birlikte o an test etme imkanı zaten bulunmadığını ileri sürerek, davacının iddia ettiği gibi hattı takan müşterinin bayide çekmeyen hattı almaktan vazgeçmesi gibi bir durumun yaşanması imkansız olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; taraflar arasında 'Digital Satış Noktası ... Donanım ve Hizmet Paketi Satış ve Faturalamasına İlişkin' alt bayilik sözleşmesi akdedildiği, hatların çekmemesi nedeniyle sözleşmenin davacı bayi açısından çekilmez hale gelmesi nedeniyle haklı nedenle fesh edildiğini, taraflar arasındaki ihtilaflı olan husus davacı bayinin sözleşmenin başında yaptığı 44.840-TL'lik yatırım zararını davalıdan talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin 5.5. ve 14.3. maddelerinde yatırım giderleri olarak tahsil edilen tabela ve paket ücretlerinin ne nam altında olursa olsun davalıdan istenemeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacın yaptığı yatırım giderlerinin davalıdan talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili; müvekkili davacının"... Mah. ... Cad. No: ... İlkadım" adresinde bulunan ... firmasının yetkilisi olduğunu, telekominasyon ticareti yaptığı, cep telefonu,aksesuarları, telefon hattı vb. ürünlerin satışını yaptığını, 18/06/2021 tarihinde ... hattı satabilmek adına 44.000-TL bedelli temsilcilik sözleşmesi imzaladığı, sözleşme imzalandıktan kısa bir süre sonra müvekkili iş yerinde ...'in çekim gücünün yetersiz olması sebebiyle yeterli satış yapılamadığını, davalı tarafından müvekkilinin iş yerine gönderilen mühendisler tarafından yapılan incelemeler neticesinde durumun tespit edildiğini, sözleşmedeki borcun ifası kendisi tarafından çekilmez hale gelen müvekkili, sonuç olarak ihtarname göndererek sözleşmeyi feshettiğini ve ödediği bedelin iadesini talep ettiğini, ödenen bedelin müvekkili tarafından ...'in isim hakkını alabilmek için ödenmiş bir bedel olduğunu, ayrıca davalı şirketin, müvekkiline satması için gönderdiği ...
kulaklık ve başlıkların sahte olduğunu müvekkilinin fark ettiğini, bu hususla ilgili tanık dinletme talepleri olmasına rağmen mahkemece reddedildiğini ileri sürerek kararın kaldırılarak davalıya yatırdığı paranın iadesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; alt bayilik sözleşmesinin feshi nedeniyle sözleşme başlangıcında davalı şirkete ödenen 44.000-TL bedelin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Uyuşmazlık, taraflar arasında akdedilen alt bayilik sözleşmesinin davacı tarafça feshinin haklı olup olmadığı, davacının akdin feshine bağlı olarak akdin kurulması esnasında ödendiği iddia edilen 44.000-TL'nin iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporunda bayilik sözleşmeleri sağlayıcının ürünlerinin pazarlanmasına karşılık bayinin gelir elde etmesine dayandığından, hatların bayinin işletmesinde çekmemesi halinde, davacı bayinin satışlarının bundan etkileneceği, bu durumda davalının kusuru aranmaksızın, sözleşme ilişki bayi açısından çekilmez hale geleceğinden sözleşmenin davacı bayi tarafından haklı sebeple fesh edilebileceği, sözleşme davacı bayinin kusuru sebebiyle sona ermediğinden, taraflar arasında aksi kararlaştırılmadıkça, davacının sözleşmenin başında yaptığı 44.840- TL'lik yatırım zararını talep edebileceği, taraflar arasındaki sözleşmenin, 5.5.
ve 14.3. maddesine bakıldığında, yatırım gideri olarak tahsil edilen tabela ve paket ücretlerinin ne nam altında olursa olsun istenemeyeceğinin kararlaştırıldığı, yatırım zararları tamamlayıcı hükümlere tabi olduğundan, taraflar arasındaki sözleşme hükümleri nazara alındığında, ilgili yatırım zararlarının davalı alt sağlayıcıdan talep edilemeyeceği şeklinde görüş bildirilmiştir. Tarafların müşterek beyanlarından davacının işyerinin yer altında alt geçitte bulunduğu davacının telekominikasyon işi ile iştigal ettiği anlaşılmaktadır. İşyerinin yer altında bulunmasına göre; ülke bazında faaliyet gösteren operatörün yer altında yeterli çekim gücü olması beklenebilir değildir.İşyerinin konumu nedeniyle yaşanan olumsuzluk davalıdan kaynaklanmamaktadır.
Basiretli bir tacir davranışı göstermesi gereken davacı sözleşme imzalamadan işyerinde hangi hattın daha iyi çektiğini araştırmak yükümlülüğündere.Ticari tercihlerini bu yönde kullanan davacının daha sonra hattın kendi iş yerinde iyi çekmediğini ileri sürmesi akdin feshi için haklı bir sebep olarak kabul edilemez. Geçerli şekilde kurulmuş bir sözleşmede, tarafların sözleşmeye uygun hareket etmeleri, edimlerini sözleşmeye uygun olarak yerine getirmeleri gerekir.Borçlunun edimin ifasını kusuruyla imkansız hale getirmesi TBK nın 112 maddesi anlamında borca aykırı bir davranıştır. Davacının işyerinin konumu itibariyle çekim gücünün azlığı, davalıya isnat edilemeyecek bir sebep olduğu gibi sonradan meydana gelen akdin ifasını imkansız hale getiren bir sebeb de değildir.
Taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesi gereği ödenen bedelin iadesinin istenemeyeceği sözleşmede kararlaştırılmıştır.Davacının işyerinin konumu sözleşmenin imzası sırasında bilindiği gözetildiğinde feshin haksız olduğunun buna göre sözleşme ile iade edilemeyeceği kararlaştırılan bu bedelin iadesi isteminin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamıştır.Davacı vekili, istinaf dilekçesinde satış için gönderilen ... ürünlerin sahte olduğunu, bu hususu ispatlamak üzere tanık gösterdiklerini tanıkların dinlenmediğini ileri sürmüş ise de; dava dilekçesinde müşteri kaybına sebep olarak davacı işyerinde çekim gücü azlığı gösterilmiştir. Satış için gönderilen ürünlerin sahte olduğuna ilişkin bir vakıaya dayanılmadığı gibi, tanıkların da dava dilekçesinde belirttiği hususlarda dinletileceği mahkemeye bildirilmiştir.HMK nın 357(1) maddesi istinaf aşamasında yeni vakıa ve delillere dayanılamayacağından bu hususa ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle;
istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/05/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/6239 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi