6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin fiilen uygulanan orana göre belirlenmesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/503 E. 2023/1560 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Kredi sözleşmesinde temerrüt faizinin akdi faizin belirli bir katı olarak belirlenmesi öngörülmüşse, bu oranın hesaplanmasında esas alınacak akdi faiz, bankanın Merkez Bankasına bildirdiği oran değil, müşterisine fiilen uyguladığı orandır; banka fiilen daha yüksek bir oran uyguladığını belgelemedikçe, temerrüt faizi hesabında krediye fiilen uygulanan akdi faiz oranı esas alınır.

Ele alınan sorunlar

Temerrüt faizi oranının hangi esasa göre belirleneceği → ret

İddia: Davacı vekili, genel kredi sözleşmesinin 10.5. maddesi uyarınca borcun hangi tür krediden doğduğuna ve vadesine bakılmaksızın, bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında (%66) gecikme faizi talep edilebileceğini, bu talebin usul ve yasaya uygun olduğunu ileri sürerek kararın faiz oranına ilişkin kısmının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: Genel kredi sözleşmesinin 10.5. maddesi, borcun türüne ve vadesine bakılmaksızın, alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının iki katı oranında gecikme faizi ödeneceğini öngörmektedir. Ancak yerleşik yargı kararlarına göre temerrüt faizine esas alınacak oran, bankanın müşterilerine fiilen uyguladığı orandır; TCMB'ye bildirilen oran değildir. Bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi isteyebilmesi için Merkez Bankasına bildirdiği değil, fiilen uyguladığı akdi faiz oranını belgelemesi gerekir. Bankalarca TCMB'ye bildirilen en yüksek oranlar, temerrüt faizi belirlenmesine esas alınamaz. Davacı, sözleşme hükmüne uygun olarak fiilen daha yüksek bir oranda cari hesap şeklinde kredi kullandırıldığına dair bir belge sunmadığından, elde başka bir veri bulunmaması nedeniyle temerrüt faizi, icra takibine konu ticari kredide uygulanan yıllık %22,80 akdi faiz oranının iki katı olan %45,60 oranı üzerinden hesaplanmalıdır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kredi sözleşmelerinde temerrüt faizinin akdi faizin katları şeklinde belirlendiği hallerde, esas alınacak akdi faiz oranının TCMB'ye bildirilen oran değil fiilen uygulanan oran olduğu ve bunun bankaca ispatlanması gerektiği yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kredi sözleşmesi temerrüt faizi itirazın iptali akdi faiz cari hesap kredisi TCMB bildirimi

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/503

KARAR NO 2023/1560

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 01/12/2022

NUMARASI 2021/602 Esas - 2022/939 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/10/2023

Davanın kısmen kabulüne-reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkili bankadan KGF destekli kredi kullandığını, diğer davalıların da kefil olduğunu, davalılardan olan alacağın tahsili için İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan ilamsız icra takibinin davalıların itirazı üzerine durduğunu, itirazın haksız olduğunu, KGF tarafından yapılan ödemeye rağmen alacağın tamamı üzerinden takibe devam edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere davacı lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılar davaya cevap vermemiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece,GKS'nin 10.05.maddesinde “Kredi alanın, temerrüdünün doğduğu tarihten itibaren ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için temerrüt tarihinde bankaca tespit edilmiş en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hükmü uyarınca; temerrüt faizinin akdi yıllık (1,90x12=) %22,80,temerrüt faizinin (22,80x2=) %45,60 olarak dikkate alınması gerektiği, %66 faiz talebinin yerinde olmadığı, temerrüt tarihinin davalı asıl borçlu şirket yönünden 03/05/2019, diğer davalılar yönünden 13/05/2019 tarihi olduğu, taksitli ticari kredinin 6. taksit ödemesinden sonra ödeme yapılmadığı, 143.653,53-TL anapara, 13.648,39-TL işleyen temerrüt faizi, 682,42-T %5 BSMV olmak üzere 157.984,34-TL olarak hesaplandığı,davalı borçluların itirazlarının 143.653,53-TL asıl alacak, 13.648,39-TLişlemiş faiz 682,42-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 157.984,34-TL alacak (davalı müteselsil kefiller bakımından 13.128,87-TL işlemiş faiz 656,44-TL %5 BSMV olmak üzere toplam 157.438,84-TL ile sorumludur.) bakımından itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %45,60 oranında temerrüt faizi ve %5 BSMV yürütülmesine, fazla talebin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, müvekkil banka ile davalı şirket arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesine istinaden kullandırılan kredinin ödenmemesi üzerine dığını ,hesabın kat edilerek alacağın tahsilini teminen borçlular hakkında ilamsız icra takibi başlatıldığı,davalıların borca itiraz ettiğini, sözleşmenin 10.5. Maddesi gereğince borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın, alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca borçlu cari hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceğini kabul edildiğini , mahkemece rapora itirazları dikkate alınmadan bilirkişi raporu uyarınca karar verildiğini,%66 faiz talebinin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek,kararda yer alan faiz oranına ve davanın reddedilen kısımları bakımından kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan takibe davalı asıl borçlu ve müteselsil kefiller tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, temerrüd tarihine kadar akdi, bu tarihten itibaren akdi faizin iki katı oranında temerrüt faizi işletilerek takip tarihinde hesaplanan borç tutarı üzerinden itirazın kısmen iptaline karar verilmiş, davacı banka tarafından reddolunan işlemiş faiz ile takipten sonra asıl alaacğa işletilecek temerrüt faizi oranı yönünden istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Genel kredi sözleşmesinin 10.5. maddesi" borcun hangi tür krediden doğduğuna ve bu kredi vadesine bakılmaksızın, alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren Bankaca Borçlu Cari Hesap şeklinde çalıştırılan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeneceği" kabul ve taahhüt edilmiştir.

Davacı banka icra takibinde TCMB'ye bildirdiği %33 akdi faiz oranının iki katı fazlası %66 olarak temerrüt faizi talep etmiştir. Oysa yerleşik yargı kararlarında ; temerrüt faizine esas alınacak oranın banka tarafından müşterilerine fiilen uygulanan oranların uygulanması gerektiği belirtilmekte olup; buna göre, bankanın talep ettiği oranda temerrüt faizi talep edebilmesi için Merkez Bankasına bildirilen değil, fiilen uyguladığı akdi faiz oranlarını belgelemesi gerekmektedir. Bankalar tarafından TCMB'ye uygulanacağı bildirilen en yüksek faiz oranları temerrüt faizi belirlenmesine esas alınmamaktadır (Yargıtay 11.HD'nin 2020/8317 Esas, 2022/3418 Karar sayılı ve 26/04/2022 tarihli ilamı aynı yoldadır).

Elde başka bir veri bulunmadığından temerrüt faizinin icra takibine konu ticari krediye uygulanan yıllık 22,80 akdi faiz oranının iki katı olan %45,60 oranı uygulanacaktır.Davacı tarafça sözleşme hükmüne uygun olarak fiilen uygulanan daha yüksek bir oranda cari hesap şeklinde kredi kullandırıldığına dair bir belge sunulmadığından temerrüt faizi oranının eldeki krediye uygulanan akdi faizin iki katı oranın uygulanması gerekmektedir. Davacı vekilinin temerrüt faiz oranına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle ; icra takibinde talep olunan asıl alacak bakımından itirazın iptaline karar verilmiş olup,davanın reddolunan kısmı, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan dönemde bankanın faiz hesabını %66 orandan, bilirkişi raporunda ise %45,60 orandan yapılmasından kaynaklandığı anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf sebebleri yerinde olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 269,85-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile bakiye 89,95-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/62087 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.