Para alacağı talepli davada ihtiyati tedbir talebinin reddi
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2072 E. 2023/1679 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
İhtiyati tedbiristinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsalİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)
Sınır kaydı: künye-holding uyumsuzluğu → 16/44 (fin.kiralama/faktoring) — Sınır Cetveli / Negatif Alan
Gerekçe özeti
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 109. maddesindeki teminatsız ihtiyati tedbir/haciz imkanı, ancak faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen kuruluşun hakim ortağı, tüzel kişi ortağının yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarı veya yöneticisi olan kişilerin mal varlığı için uygulanabilir; bu sıfatı taşımayan üçüncü kişiler için istisnai hüküm uygulanamaz ve genel hükümlere (HMK 389) göre değerlendirme yapılır. Para alacağı talep edilen davalarda, HMK 389 uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilemez; bu tür alacaklar için koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz talep edilmesi gerekir.
Ele alınan sorunlar
5411 sayılı Bankacılık Kanunu 109. madde istisnasının uygulanabilirliği → ret
İddia: Davacı vekili, 6361 sayılı Kanun'un 50A/4 hükmünün atfıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 109. maddesi uyarınca, faaliyet izni kaldırılan/Fona devredilen şirketler bakımından alacaklıların haklarının korunması için teminatsız ihtiyati tedbir konulabileceğini, bu istisnai hükme dayanarak tedbir talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı şirketin tasfiyesinde 6361 sayılı Kanun'un 50A/4 hükmünün atfıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun Fona tanıdığı yetkiler kıyasen uygulanacaktır. Ancak 109. madde, Fonun faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın hakim ortakları ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarları ve yöneticilerinin mal, hak ve alacaklarına teminatsız ihtiyati tedbir/haciz konulmasına imkan tanıyan istisnai bir hükümdür. Somut olayda davalı şirket, davacı şirketin bu tanımda yer alan hakim ortağı, tüzel kişi ortağının yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarı veya yöneticisi konumunda değildir. Bu nedenle istisnai hükmün somut olayda uygulanma imkanı bulunmamaktadır ve genel hükümlere (HMK 389) bakılması gerekmektedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Yaklaşık ispat şartının gerçekleşip gerçekleşmediği → kısmi kabul
Gerekçe: Davacı şirketin davalı şirketten araç satın aldığı, bir kısım ödemeler yaptığı, davalı şirketin ise aracı devir ve teslim etmediği hususu sabittir. Bu nedenle ilk derece mahkemesinin yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik gerekçesi doğru bulunmamıştır; para alacağının varlığı hususunda kanaat verici delil sunulmuştur.
Gerekçe kaynağı: düzeltme
Para alacağı talepli davada ihtiyati tedbir talebinin niteliğe uygunluğu → ret
Gerekçe: HMK'nın 389. maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebilir. Eldeki davada teslim edilmeyen araç için ödenen bedellerin iadesi talep edilmekte olup, bu bir para alacağı talebidir. Para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği, ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanının bulunmadığı yargı kararlarıyla sabittir. Bu nedenle davacı vekilinin talebi ihtiyati tedbire yönelik olduğundan, sonucu itibariyle doğru bulunan ilk derece kararına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Para alacağına ilişkin taleplerde ihtiyati tedbir yerine ihtiyati haciz yolunun izlenmesi gerektiği ve 5411 sayılı Kanun'un 109. maddesindeki istisnai teminatsız tedbir hükmünün ancak maddede sayılan sıfatları taşıyan kişiler için uygulanabileceği yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir↗ yaklaşık ispat↗ ihtiyati haciz↗ para alacağı↗ tasfiye↗ Fon yetkileri↗ kıyasen uygulama↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2023/2072
KARAR NO 2023/1679
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 07/07/2023 (Ara Karar)
NUMARASI 2023/477 Esas
TALEP İhtiyati Tedbir
İSTİNAF KARAR TARİHİ 02/11/2023
İhtiyati tedbir talebinin reddine ilişkin ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA VE TALEP
Davacı vekili; RG’nin 02.07.2021 tarihli ve 31529 (Mükerrer) sayılı nüshasında yayımlanan BDDK nın 01.07.2021 tarihli ve 9647 sayılı kararı uyarınca, 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu hükümlerine intibak planı yeterli görülmeyen 21 adet tasarruf finansman şirketinin tasfiyelerine karar verilerek Tasfiye Kurulu atandığını, Müvekkil tarafından ... marka aracın 30.12.2020 tarihinde 1.408.058,60- TL KDV dahil tutar ile davalıdan satın alındığını, ödemeler yapılmasına rağmen aracın fiziki olarak şirkette bulunmadığı ve tescillinin yapılmadığının tespit edildiğini, davalının aracın gümrükte bulunduğunu ve plakalandırılmadığından tesliminin yapılmasının mümkün olmadığını, Şirket’e teslim edilen evraklar ile aracın gümrükten geçirilmesi ve plakalandırma işlemlerinin müvekkili tarafından yapılabileceğini ifade etmiş ise de Yeşilköy Gümrük Müdürlüğü’nden alınan ...
sayılı yazıda; yapılan inceleme neticesinde 28.12.2020/... tarih/ sayılı Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi ile aracın davalı adına işlem gördüğü ve 29.12.2020 tarihinde davalıya teslim edildiği, ambar çıkış görüntüsünde aracın davalı çalışanı olduğu tespit edilen ... tarafından 29.12.2020 tarihinde teslim alındığı tespit edilmesi üzerine davalıya yapılan ödemelere ilişkin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını,davalının ödeme emrine itiraz ettiğini,yapılan itirazın iptali ile icra takibinin devamını ve alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhine tazminata karar verilmesine ilişkin talebi ve muhtemel devir ve temliklerin önlenmesi ve mal kaçırmanın engellenmesi amacıyla davalıya ait malvarlıkları hakkında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME ARA KARARI
Mahkemece; davacı vekilince, tedbir istemi yönünden ileri sürülen gerekçelere nazaran, borçlu/ davalının mal varlığının dava konusu olmaması ve yine HMK'nun 390/3. maddesinde öngörülen yaklaşık ispata ilişkin ve dolayısıyla HMK 389. maddesi koşullarının oluşmadığı değerlendirilmiş, tedbir talebinin reddine dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili, ayrıca 6361 sayılı Kanun'un 50A/4 hükmünün atfıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 109. maddesine göre de “....Fon, faaliyet izni kaldırılan veya fona devredilen bankada mevduat ve katılım fonu sahipleri ile diğer alacaklıların haklarını korumaya yönelik olarak gerekli göreceği her türlü tedbiri alır. Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın hâkim ortakları ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarları ve yöneticilerinin mal, hak ve alacaklarına Fonun talebi üzerine mahkeme tarafından teminat şartı aranmaksızın ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulabilir .Bu kişilerin yurt dışına çıkışları yasaklanabilir. Bu şekilde alınan ihtiyatî tedbir ve ihtiyatî haciz kararları, karar tarihinden itibaren altı ay içinde dava, icra ve iflas takibine konu olmaz ise kendiliğinden ortadan kalkar.
İlgililer hakkında 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 11 inci bab hükümlerine göre açılacak iptal davalarında aciz vesikası şartı aranmaz.”. Bu maddede de görüldüğü üzere faaliyet izni kaldırılan yahut Fona devredilen söz konusu Şirketler bakımından, alacaklıların haklarının korunabilmesi için her türlü tedbirin alınması gerektiğini, davalının af sözleşmeden doğan karşı edimini ifa etmeyerek müvekkil şirketi zarara uğrattığını ve bu zararın telafisi için başlatılan takibe itiraz ettiğini, kamu menfaatinin sağlanması için başlatılan tasfiye sürecini sekteye uğrattığını, ara kararın kaldırılmasına ve davalının kötü niyetle yapılması muhtemel devir ve temliklerinin önlenmesi ve mal kaçırmanın engellenmesi amacıyla davalı/ borçluya ait malvarlıkları hakkında ivedilikle ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacı tasfiye halinde şirket tarafından; davalı şirketten satın alınan ancak tescili ve teslimi yapılmayan araç için ödenen bedellerin davalı şirketten tahsilini teminen davalı şirketin malvarlığına ihtiyati tedbir konulmasına ilişkindir. Davacı şirketin tasfiyesinde 6361 sayılı Kanun'un 50A/4 hükmünün atfıyla 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun Fona tanıdığı yetkiler kıyasen uygulanacaktır. Davacı şirket vekili 5411 sayılı kanunun 109.maddesine göre “....Fon, faaliyet izni kaldırılan veya fona devredilen bankada mevduat ve katılım fonu sahipleri ile diğer alacaklıların haklarını korumaya yönelik olarak gerekli göreceği her türlü tedbiri alır.Faaliyet izni kaldırılan veya Fona devredilen bankanın hâkim ortakları ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarları ve yöneticilerinin mal, hak ve alacaklarına Fonun talebi üzerine mahkeme tarafından teminat şartı aranmaksızın ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulabilir ."hükmüne dayalı olarak ihtiyati tedbir talep etmekte ise de ;
davalı şirket davacı şirketin maddede yazılı olduğu üzere " hâkim ortakları ve tüzel kişi ortaklarının sermayesinin yüzde onundan fazlasına sahip gerçek kişi hissedarları ve yöneticileri olmadığı anlaşılmaktadır.Bu nedenle anılan istisnai hükmün somut olayda uygulanılırlığı bulunmamaktadır. Bu nedenle genel hükümlere bakılmalıdır.HMK'nin 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "şeklindedir.HMK'nın 389 maddesinin açık hükmü gereği ihtiyati tedbire ancak davalı borçlunun uyuşmazlık konusu olan mal varlığı değerleri bakımından karar verilebilir.
Somut olayda; davacı şirketin davalı şirketten araç satın aldığı bir kısım ödemeler yaptığı ,davalı şirketin aracı devir ve teslim etmediği hususu sabittir.Bu nedenle ;ilk derece mahkemesinin yaklaşık ispatın sağlanmadığına yönelik gerekçesi doğru bulunmamıştır. Ne varki davacı eldeki davada teslim edilmeyen araç için ödenen bedellerin iadesi talep edilmektedir. Eldeki uyuşmazlıkta olduğu gibi, para alacağı talepli davalarda koşulları varsa İİK hükümlerine göre ihtiyati haciz kararı verilebileceği, ihtiyati tedbir kararı verilmesi imkanı bulunmadığı yargı kararları ile sabittir. Açıklanan nedenlerle; para alacağının varlığı hususunda kanaat verici delilin sunulduğu,ancak davacı vekilinin talebi ihtiyati tedbire yönelik olduğundan sonucu itibariyle doğru bulunan karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.02/11/2023
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/62053 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi