Sözleşmenin Feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/15975 E. 2013/15095 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gabin↗ davadan feragat↗ sözleşmenin feshi↗ kâr dağıtımı↗ feragat↗ havale↗ ıslah↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında önce 2004 yılında 4 yıl süreli 27/10/2004 tarihli sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeden sonra aynı taraflar arasında 08/08/2008 tarihinde 4 yıllığına unlu mamülleri dağıtım işi sözleşmesinin yapıldığı, asıl dava yönünden bu sözleşme gereğince davalı tarafın sözleşmeye yürürlüğe girdikten sonra 65 adet satış büfesi için sözleşmeyi fesh edip, sözleşmeyi 41 adet satış büfesi ile sınırlandırdığı, davacı vekilinin ana davadan ve birleşen davadan feragat ettiği, karşı dava yönünden ise oluşan fiyatın ihale sonucunda ortaya çıktığı, yüklenicinin verdiği fiyatının idare tarafından kabul edildiği, davalı şirketin Etimesgut Belediyesi tarafından kurulduğu, idare tarafından yapılan ihale sonucunda serbestce oluşan fiyatın idareyi yönetenlerin değişmesi sonucunda uygun olmadığının ileri sürülmesinin yerinde olmadığı, idarede devamlılığın asıl olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, esas davada davalı-karşı davacı şirket vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davalı-karşı davacı vekili her ne kadar karşı davasında davacı-karşı davalıya karşı alacak taleplerini Borçlar Kanunu'nun gabin hükümlerine dayandırmış ise de, 19.02.2010 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacı-karşı davalı şirket ile yapılan akdin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'na aykırılık teşkil ettiğini belirterek davasında dayandığı hukuki sebebi değiştirmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede gabin hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle karşı dava reddedilmiş ise de ıslah ile değiştirilen davanın hukuki sebebi bakımından her hangi bir değerlendirme yapılmaması doğru olmamış, davalı-karşı davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10127 E. 2016/5357 K.
Ortak:gabin
İncelediğiniz kararda2) Ancak, davalı-karşı davacı vekili her ne kadar karşı davasında davacı-karşı davalıya karşı alacak taleplerini Borçlar Kanunu'nun «gabin» hükümlerine dayandırmış ise de, 19.02.2010 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesi ile davacı-karşı davalı şirket ile yapılan akdin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'na aykırılık teşkil ettiğini belirterek davasında dayandığı hukuki «sebebi» değiştirmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede «gabin» hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle karşı dava reddedilmiş ise de «ıslah» ile değiştirilen davanın hukuki «sebebi» bakımından her hangi bir değerlendirme yapılmaması doğru olmamış, davalı-karşı davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu kararda1- Dava, davacılar tarafından sigortacı aleyhine sigorta bedelinin tahsili amacı ile açılan davalar sırasında, taraflar arasında düzenlenen 07.07.2009 tarihli «sulh protokollerinin» «gabin» sebebiyle iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Bu itibarla, «temliknamelerin» «sulh protokolüne» konu alacağın «muaccel» olmayan kısmı ile ilgili olduğu, işbu davada ise sulh protokollerinin «gabin» sebebiyle feshi ve tazminat talebinde bulunulduğu gözetilerek, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacıların aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığını gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · temlik sözleşmesi · muacceliyet · temlik · protokol · taraf ehliyeti · sulh
Benzer bu kararda22.03.2011 tarihli «temliknamelerde, sözleşmenin» konusunun, davacıların 07.07.2009 tarihli «sulh protokolü» çerçevesinde sigorta şirketinden henüz «muaccel» hale gelmemiş yazılı miktardaki alacakları olduğu belirtilmiş; devamla ''...
Bu itibarla, «temliknamelerin» «sulh protokolüne» konu alacağın «muaccel» olmayan kısmı ile ilgili olduğu, işbu davada ise sulh protokollerinin «gabin» sebebiyle feshi ve tazminat talebinde bulunulduğu gözetilerek, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacıların aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığını gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava, davacılar tarafından sigortacı aleyhine sigorta bedelinin tahsili amacı ile açılan davalar sırasında, taraflar arasında düzenlenen 07.07.2009 tarihli «sulh protokollerinin» «gabin» sebebiyle iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
07.07.2009 tarihli «sulh protokolü»... sözleşmenin ayrılmaz ekidir'' denilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/15975 E. , 2013/15095 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/06/2012 tarih ve 2011/506-2012/331 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl davada davalı-karşı davacı şirket vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin büyük hissedarı Etimesgut Belediye Başkanlığı olan bir limited şirket olarak kurulduğunu, halk ekmek adı altında üretilen ekmeklerin üretilmesi ve belirli noktalarda kurulan büfeler aracılığı ile halka dağıtılması amacını taşıdığı, davalı şirketin, bu hizmetlerin verilmesi hususunda ilki 2004 yılında 4 yıl için, ikincisi 2008 yılında olmak üzere davacı şirket ile 2 ayrı sözleşme yapıldığını, bunlardan birinin ''Ahi Kent Taahhüt Ticaret Teknik ve Yatırım Limited Şirketi ' Unlu mamüllerin dağıtım hizmetleri sözleşmesi" diğerinin ise "Ahi Kent Taahhüt Ticaret Teknik ve yatırım limited şirketi ekmek toplama, sepetleme işi" sözleşmesi olduğunu, sözleşmeye göre davalı tarafından, davacıya 107 satış noktası yeri verildiğini, Mart 2009 yerel seçimlerinde Etimesgut Belediye Başkanlığı'nın el değiştirdiğini, yeni başkanın davacı şirket yetkilisini çağırarak sözleşmeye son vermek isteğini bildirdiğini, oysaki 2008 yılında yapılan sözleşmenin 4 yıl için yapıldığını, daha sonra Etimesgut Belediye Başkanlığının en büyük hissedar olması sebebiyle Belediye yöneticilerinin yönlendirmesiyle, davalı şirketin davacıya yazı göndererek 65 satış büfesi için sözleşmeyi fesh ettiğini, sadece 41 büfe ile sınırlandırma yapıldığını ileri sürerek 65 adet büfede ekmek satış dağıtımı durdurulması sebebiyle davacının zararının belirlendiğini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak şartıyla 300.000,00 TL davacının yoksun kaldığı kazanç kaybı ve diğer zararlarının 26/06/2009 tarihinden itibaren en yüksek ticari iskonto oranında temerrüt faizi ile birlikte tazmin ve tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, sözleşmede Etimesgut'un tamamındaki büfelere taşıma yaptırılacağına dair herhangi bir şart, hüküm bulunmadığını, ekmek dağıtımı yapılacak büfeleri davalı şirketin belirlediğini, sözkonusu sözleşmenin davalı şirket aleyhine verilen hizmetin çok üstünde fahiş bedelle 4 yıl gibi çok uzun süreliğine imzalandığını, davacı karşı davalı şirketin aşırı yararlanmasının söz konusu olduğunu, davacıya aşırı yararlanma sebebiyle fazla ödemede bulunulduğunu, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, karşı davanın kabulü ile gabin sebebiyle 08/08/2008 tarihli Unlu Mamüller Dağıtım sözleşmesinin iptali ile fazlaya ilişkin hakların saklı tutularak gabin sebebiyle fazla ödenen 50.000,00 TL haksız tahsilatın ödeme tarihinden başlayarak ticari reeskont faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı uyarınca taraflar arasında önce 2004 yılında 4 yıl süreli 27/10/2004 tarihli sözleşme yapıldığı, bu sözleşmeden sonra aynı taraflar arasında 08/08/2008 tarihinde 4 yıllığına unlu mamülleri dağıtım işi sözleşmesinin yapıldığı, asıl dava yönünden bu sözleşme gereğince davalı tarafın sözleşmeye yürürlüğe girdikten sonra 65 adet satış büfesi için sözleşmeyi fesh edip, sözleşmeyi 41 adet satış büfesi ile sınırlandırdığı, davacı vekilinin ana davadan ve birleşen davadan feragat ettiği, karşı dava yönünden ise oluşan fiyatın ihale sonucunda ortaya çıktığı, yüklenicinin verdiği fiyatının idare tarafından kabul edildiği, davalı şirketin Etimesgut Belediyesi tarafından kurulduğu, idare tarafından yapılan ihale sonucunda serbestce oluşan fiyatın idareyi yönetenlerin değişmesi sonucunda uygun olmadığının ileri sürülmesinin yerinde olmadığı, idarede devamlılığın asıl olduğu gerekçesiyle davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, esas davada davalı-karşı davacı şirket vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Ancak, davalı-karşı davacı vekili her ne kadar karşı davasında davacı-karşı davalıya karşı alacak taleplerini Borçlar Kanunu'nun gabin hükümlerine dayandırmış ise de, 19.02.2010 havale tarihli ıslah dilekçesi ile davacı-karşı davalı şirket ile yapılan akdin 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanunu'na aykırılık teşkil ettiğini belirterek davasında dayandığı hukuki sebebi değiştirmiştir. Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmede gabin hükümlerinin uygulanamayacağı gerekçesiyle karşı dava reddedilmiş ise de ıslah ile değiştirilen davanın hukuki sebebi bakımından her hangi bir değerlendirme yapılmaması doğru olmamış, davalı-karşı davacı vekilinin bu yöndeki temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı-karşı davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı-karşı davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı-karşı davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619826500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz