Kayyım atanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/1263 E. 2020/3992 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
organsızlık↗ kayyum atanması↗ kayyım tayini↗ kayyım atanması↗ bekletici mesele↗ şirketin tasfiyesi↗ kayyım↗ genel kurul kararının iptali↗ tasfiye memuru↗ iptal davası↗ anonim şirket↗ ek tasfiye↗ yönetim kurulu kararı↗ eksik inceleme↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, davalı anonim şirkete kayyumu atanması istemine ilişkindir. Mahkemece, işbu dava açıldıktan sonra yapılan 26.12.2008 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tasfiyesine ve tasfiye kurulu olarak yönetim kurulunun görevlendirilmesine karar verildiği, anonim şirkete kayyım atanmasının kural olarak şirketin organsız kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir olduğu, davalı şirketin halen tasfiye halinde olduğu, tasfiye memuru olan yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin devam ettiği, davalının organsız kalmasının söz konusu olmadığı, şirket organlarının görev başında oldukları, kötü yönetim nedeniyle kayyım tayini talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça 26.12.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan şirketin tasfiyesine ve tasfiye kurulu olarak yönetim kurulunun görevlendirilmesine dair kararın iptali için Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/81 Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararının iptali davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği ileri sürülmüştür.
Bu durumda, anılan dava eldeki davayı etkileyecek mahiyette olup, kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemişse bekletici mesele yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.12.2018 tarih, 2017/2553 E. - 2018/8029 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3690 E. 2017/6084 K.
Ortak:bekletici mesele · kayyım
İncelediğiniz karardaMahkemece, işbu dava açıldıktan sonra yapılan 26.12.2008 tarihli genel kurul toplantısında «şirketin tasfiyesine» ve «tasfiye» kurulu olarak yönetim kurulunun «görevlendirilmesine» karar verildiği, «anonim şirkete» «kayyım atanmasının» kural olarak şirketin «organsız» kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir olduğu, davalı şirketin halen tasfiye halinde olduğu, «tasfiye memuru» olan «yönetim kurulu» üyelerinin görevlerinin devam ettiği, davalının organsız kalmasının söz konusu olmadığı, şirket organlarının görev başında oldukları, kötü yönetim nedeniyle «kayyım tayini» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, anılan dava eldeki davayı etkileyecek mahiyette olup, kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemişse «bekletici mesele» yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.12.2018 tarih, 2017/2553 E. - 2018/8029 K. sayılı o …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 26/05/2015 tarihli «olağanüstü genel kurul» ve işbu dava tarihinde davalı ...'ın davalı şirkette %99,9 oranında pay sahibi olduğu, ayrıca iptali istenen 26/05/2015 tarihli olağanüstü genel kurulunun mahkemece tayin edilen şirket «kayyımı» tarafından yapıldığı, iptali istenen genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/370 esas sayılı dosyasının «bekletici mesele» yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:pay devir sözleşmesi · olağanüstü genel kurul · derdestlik
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesinin 2014/370 esas sayılı dosyasında, davalı ...’ın sahte «pay devir sözleşmeleri» ile davacıların paylarını devraldığı ve bu nedenle pay devir işlemlerinin iptalinin talep edildiği, söz konusu davanın halen «derdest» olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; 26/05/2015 tarihli «olağanüstü genel kurul» ve işbu dava tarihinde davalı ...'ın davalı şirkette %99,9 oranında pay sahibi olduğu, ayrıca iptali istenen 26/05/2015 tarihli olağanüstü genel kurulunun mahkemece tayin edilen şirket «kayyımı» tarafından yapıldığı, iptali istenen genel kurul toplantısının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının ileri sürdüğü iptal sebepleri incelenmeden, «olağanüstü genel kurul» tarihinde ve dava tarihinde davalı ...’ın davalı şirkette %99,9 oranında pay sahibi olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, «olağanüstü genel kurul» tarihinden önce açılan ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/15320 E. 2015/2749 K.
Ortak:organsızlık · kayyım tayini · kayyım atanması · kayyım · iptal davası · anonim şirket · yönetim kurulu kararı
İncelediğiniz karardaMahkemece, işbu dava açıldıktan sonra yapılan 26.12.2008 tarihli genel kurul toplantısında «şirketin tasfiyesine» ve «tasfiye» kurulu olarak yönetim kurulunun «görevlendirilmesine» karar verildiği, «anonim şirkete» «kayyım atanmasının» kural olarak şirketin «organsız» kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir olduğu, davalı şirketin halen tasfiye halinde olduğu, «tasfiye memuru» olan «yönetim kurulu» üyelerinin görevlerinin devam ettiği, davalının organsız kalmasının söz konusu olmadığı, şirket organlarının görev başında oldukları, kötü yönetim nedeniyle «kayyım tayini» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davalı «anonim şirkete» «kayyumu atanması» istemine ilişkindir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/81 Esas sayılı dosyası ile «genel kurul kararının iptali davası» açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği ileri sürülmüştür.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 110.000 adet hissesi davacı şirket kayıtlarında ve «zilyetliğinde» olduğundan davacının katılmadığı «çağrısız genel kurul» toplantısı yapılması halinin TTK'nın 370. maddesine aykırı olduğu, bu şekilde yapılan toplantı yok hükmünde olduğu, şirketin «organsız» durumda olmadığından «kayyım atanması» talebinin yerinde olmadığı, ayrıca «yönetim kurulu» kararları aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 20/08/2010 tarihli Genel Kurul Toplantısının yok hükmünde olduğunun tespitine, Yönetim …
Bu itibarla, «yönetim kurulu» kararının yok hükmünde olduğu ve şirketin «organsız» kaldığı nazara alınmadan yazılı gerekçeyle «yönetim kurulu kararının iptali» ve «kayyım tayinine» ilişkin talepler yönünden davanın reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Dava, «genel kurul kararının yokluğunun» tespiti, «yönetim kurulu kararının iptali» ve şirkete «kayyım atanmasına» ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:görev dağılımı · genel kurul kararının yokluğu · çağrısız genel kurul · yönetim kurulu kararının iptali · zilyetlik · anonim şirket yönetim kurulu
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin 110.000 adet hissesi davacı şirket kayıtlarında ve «zilyetliğinde» olduğundan davacının katılmadığı «çağrısız genel kurul» toplantısı yapılması halinin TTK'nın 370. maddesine aykırı olduğu, bu şekilde yapılan toplantı yok hükmünde olduğu, şirketin «organsız» durumda olmadığından «kayyım atanması» talebinin yerinde olmadığı, ayrıca «yönetim kurulu» kararları aleyhine dava açılamayacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 20/08/2010 tarihli Genel Kurul Toplantısının yok hükmünde olduğunun tespitine, Yönetim …
Dava, «genel kurul kararının yokluğunun» tespiti, «yönetim kurulu kararının iptali» ve şirkete «kayyım atanmasına» ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun tespitine, «yönetim kurulu kararının iptali» ve «kayyım atanması» taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak «anonim şirket yönetim kurulu» kararlarına karşı «iptal davası» açılamaz.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9963 E. 2013/14184 K.
Ortak:organsızlık · kayyum atanması
İncelediğiniz karardaDava, davalı «anonim şirkete» «kayyumu atanması» istemine ilişkindir.
Mahkemece, işbu dava açıldıktan sonra yapılan 26.12.2008 tarihli genel kurul toplantısında «şirketin tasfiyesine» ve «tasfiye» kurulu olarak yönetim kurulunun «görevlendirilmesine» karar verildiği, «anonim şirkete» «kayyım atanmasının» kural olarak şirketin «organsız» kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir olduğu, davalı şirketin halen tasfiye halinde olduğu, «tasfiye memuru» olan «yönetim kurulu» üyelerinin görevlerinin devam ettiği, davalının organsız kalmasının söz konusu olmadığı, şirket organlarının görev başında oldukları, kötü yönetim nedeniyle «kayyım tayini» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… takları tarafından alınan karar ile belirlenen yöneticileri tarafından yönetilmesi gerektiğini, mevcut yönetici görevini gereği gibi yerine getirmiyor ve bu nedenle «şirket zarara» uğruyor ise zarara yol açan yöneticinin şirkete ve dolayısı ile diğer ortağa verdiği zararların tazmini için her zaman dava açılmasının mümkün bulunduğu, somut olayda genel kuralın aksine ortaklar tarafından belirlenen yöneticinin yönetim «yetkisinin» kaldırılarak şirkete tedbiren «kayyum atanmasının» koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
İstem, iki ortaklı ve «temsilinin» iki ortağın müşterek imzası ile mümkün bulunan «limited şirkette, ortaklardan» birinin şirket yönetimine katılmaması nedeniyle «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla şirkete kayyum tayinine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «kayyum atanması» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, aleyhine tedbir istenen ortağın, dava dışı şirketin yönetimine katılmaması, şirketin, yönetim organı bakımından, «organsız» kalması sonucunu doğuracağından mahkemece istemin kabulüne karar vermek gerekirken yazılı şekilde istemin reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle «ihtiyati tedbir» isteyen yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirket ortaklığı · şirket zararı · ihtiyati tedbir · limited şirket · ticaret sicili · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaİstem, iki ortaklı ve «temsilinin» iki ortağın müşterek imzası ile mümkün bulunan «limited şirkette, ortaklardan» birinin şirket yönetimine katılmaması nedeniyle «şirketin zarara» uğradığı iddiasıyla şirkete kayyum tayinine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçe ile «kayyum atanması» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
… takları tarafından alınan karar ile belirlenen yöneticileri tarafından yönetilmesi gerektiğini, mevcut yönetici görevini gereği gibi yerine getirmiyor ve bu nedenle «şirket zarara» uğruyor ise zarara yol açan yöneticinin şirkete ve dolayısı ile diğer ortağa verdiği zararların tazmini için her zaman dava açılmasının mümkün bulunduğu, somut olayda genel kuralın aksine ortaklar tarafından belirlenen yöneticinin yönetim «yetkisinin» kaldırılarak şirkete tedbiren «kayyum atanmasının» koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de dosyada bulunan «ticaret sicil» kaydından tarafları ortağı bulunduğu dava dışı...
Şti.'nin 2 ortaklı olduğu ve şirketin «temsilinin» 2 ortağın müşterek imzası ile mümkün bulunduğu anlaşılmaktadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/1263 E. , 2020/3992 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 16.03.2017 gün ve 2013/252 - 2017/138 sayılı kararı onayan Daire'nin 18.12.2018 gün ve 2017/2553 - 2018/8029 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olduğunu, davacıya ait taşınmazın şirkete satılmasında ve sermaye artırımında usulsüzlükler yapıldığını, Ticaret ve Sanayi İl Müdürlüğü tarafından şirket yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunulduğunu, şirket yöneticilerinin daha fazla zarara yol açmaması için kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek, şirkete kayyım atanmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Dava, davalı anonim şirkete kayyumu atanması istemine ilişkindir. Mahkemece, işbu dava açıldıktan sonra yapılan 26.12.2008 tarihli genel kurul toplantısında şirketin tasfiyesine ve tasfiye kurulu olarak yönetim kurulunun görevlendirilmesine karar verildiği, anonim şirkete kayyım atanmasının kural olarak şirketin organsız kalması halinde talep edilebilecek bir tedbir olduğu, davalı şirketin halen tasfiye halinde olduğu, tasfiye memuru olan yönetim kurulu üyelerinin görevlerinin devam ettiği, davalının organsız kalmasının söz konusu olmadığı, şirket organlarının görev başında oldukları, kötü yönetim nedeniyle kayyım tayini talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça 26.12.2008 tarihli genel kurul toplantısında alınan şirketin tasfiyesine ve tasfiye kurulu olarak yönetim kurulunun görevlendirilmesine dair kararın iptali için Edremit 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/81 Esas sayılı dosyası ile genel kurul kararının iptali davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği ileri sürülmüştür.
Bu durumda, anılan dava eldeki davayı etkileyecek mahiyette olup, kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak, kesinleşmemişse bekletici mesele yapılıp sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı karar verilmesi doğru görülmediğinden davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.12.2018 tarih, 2017/2553 E. - 2018/8029 K. sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın açıklanan gerekçeyle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 18.12.2018 tarih, 2017/2553 Esas - 2018/8029 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak kararın açıklanan gerekçeyle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 12.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619077200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz