İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/4795 E. 2020/4440 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kur farkı faturası↗ kur farkı↗ teamül↗ menfi tespit davası↗ ispat külfeti↗ bedelsizlik↗ tespit davası↗ mahsup↗ bono↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ menfi tespit↗ dava sebebi↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teslim↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya teslim ettiğini ispatladığı 55.021,82 TL tutarlı faturalar, taraflar arasında bir sözleşme yahut teamül bulunmadığından 4.080,-TL tutarlı kur farkı faturası ve davacı tarafından davalıya iade edildiği ispatlanan 35.000,-TL’lik bono bedellerinden dolayı davacının alacaklı olduğu, davacı alacağından davalının defterlerine göre 569,67 TL'lik alacaklı olduğu tutarın ve davalının açtığı birleşen menfi tespit davasını kaybettiği ve bu sebeple ödemek zorunda olduğu cari hesabın bir parçası olan 35.000,-TL'lik kısım hakkında ikinci kere karar verilmemesi düşünüldüğünde 35.000,-TL’nin de toplam alacaktan tenzil edilmesi gerektiği ve davacının bakiye alacağının 58.352,15 TL olacağı, davalı tarafından ödendiği ancak davacı tarafça iade edildiği ileri sürülen 31.1.2006 vadeli 30.000.-TL’lik senet bedeli ise bilirkişi görüşünün aksine davalının senedi davacıya verdiğini ancak ödediğini ispat edemediğini, senedin davacı elinde bulunmamasından dolayı ispat külfetinin yer değiştirmeyeceği ve bu nedenle bu senet bedelinin de davacı alacağına eklenmesi suretiyle davacının davalıdan 88.532,15 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl menfi tespit davası ile birleştirilen 2006/229 esas sayılı menfi tespit davalarında esasa ilişkin olarak verilen kararlar bozma sebebi yapılmadığı için bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/236 esas sayılı itirazın iptali davasının kısmen kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, birleşen davada davalı Kuzaltı A.Ş. vekilinin aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine
2) Davalı Kuzaltı A.Ş. 31.1.2006 vadeli 30.000,-TL bedelli bonoyu davacıya ödendiğini, davacı ise ödeme yapılmaksızın davalıya iade edildiğini ileri sürmüştür. Söz konusu bono davacı alacaklının elinde bulunmadığından bononun davalı borçluya bedelsiz iade edildiğinin ispat yükümlülüğü davacı alacaklıdadır. Mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın ispat yükümlülüğü yer değiştirilerek davalının bono bedelini ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle toplam alacak miktarından bono bedelinin mahsup edilmesi doğru olmamış ve bu husus bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/11482 E. 2018/3918 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticari avans faizi · pasif husumet yokluğu · pasif husumet · husumet yokluğu · avans faizi · husumet
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamı ve uyulan bozma ilamı doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile 26.569,78 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, davalı ... yönünden açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce taraflar yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13343 E. 2012/18850 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin hüküm
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/229 Karar sayılı kararın «kesin» hüküm oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/4795 E. , 2020/4440 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 09.10.2017 tarih ve 2013/63 E. - 2017/1016 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin asıl davada davacı-birleşen davada davalı Kuzaltı Tekstil Gıda ve Sanayi Ticaret A.Ş. vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Birleşen Bursa 2 Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/236 esas sayılı itirazın iptali davasında;
Davacı vekili, davacının davalı ile iplik alım satımından dolayı teslim edilen mallara ilişin faturalara dayalı alacağının ödenmemesi nedeniyle davalı hakkında başlatılan icra takibine haksız itiraz ettiğini belirterek itirazın iptali ile davalı aleyhine % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasında iplik alış verişine dayalı ticari ilişkinin bulunduğunu ancak takibin dayanağı 16 adet faturanın tebliğ edilmediğini ve kayıtlarında yer almadığını faturalara konu malların teslim edilmediğini ayrıca davacı hakkında açılmış iki ayrı menfi tespit davası bulunduğunu ve bu dosyalarında taraflar arasında aynı akdi ilişkiden kaynaklandığından birleştirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozmadan sonra yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının davalıya teslim ettiğini ispatladığı 55.021,82 TL tutarlı faturalar, taraflar arasında bir sözleşme yahut teamül bulunmadığından 4.080,-TL tutarlı kur farkı faturası ve davacı tarafından davalıya iade edildiği ispatlanan 35.000,-TL’lik bono bedellerinden dolayı davacının alacaklı olduğu, davacı alacağından davalının defterlerine göre 569,67 TL'lik alacaklı olduğu tutarın ve davalının açtığı birleşen menfi tespit davasını kaybettiği ve bu sebeple ödemek zorunda olduğu cari hesabın bir parçası olan 35.000,-TL'lik kısım hakkında ikinci kere karar verilmemesi düşünüldüğünde 35.000,-TL’nin de toplam alacaktan tenzil edilmesi gerektiği ve davacının bakiye alacağının 58.352,15 TL olacağı, davalı tarafından ödendiği ancak davacı tarafça iade edildiği ileri sürülen 31.1.2006 vadeli 30.000.-TL’lik senet bedeli ise bilirkişi görüşünün aksine davalının senedi davacıya verdiğini ancak ödediğini ispat edemediğini, senedin davacı elinde bulunmamasından dolayı ispat külfetinin yer değiştirmeyeceği ve bu nedenle bu senet bedelinin de davacı alacağına eklenmesi suretiyle davacının davalıdan 88.532,15 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl menfi tespit davası ile birleştirilen 2006/229 esas sayılı menfi tespit davalarında esasa ilişkin olarak verilen kararlar bozma sebebi yapılmadığı için bu hususta yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen Bursa 2.
Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2006/236 esas sayılı itirazın iptali davasının kısmen kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiş, hüküm asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, birleşen davada davalı Kuzaltı A.Ş. vekilinin aşağıdaki bend kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine
2) Davalı Kuzaltı A.Ş.
31. 1.2006 vadeli 30.000,-TL bedelli bonoyu davacıya ödendiğini, davacı ise ödeme yapılmaksızın davalıya iade edildiğini ileri sürmüştür. Söz konusu bono davacı alacaklının elinde bulunmadığından bononun davalı borçluya bedelsiz iade edildiğinin ispat yükümlülüğü davacı alacaklıdadır. Mahkemece bu husus gözönüne alınmaksızın ispat yükümlülüğü yer değiştirilerek davalının bono bedelini ödediğini ispatlayamadığı gerekçesiyle toplam alacak miktarından bono bedelinin mahsup edilmesi doğru olmamış ve bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle birleşen davada davalı Kuzaltı A.Ş’ nin sair temyiz itirazlarının reddine (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle hükmün birleşen davada davalı Kuzaltı A.Ş. lehine BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 26.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/619023900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz