6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sipariş iptali hakkının süresinde kullanılmaması ve teslim yükümlülüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2630 E. 2020/4472 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari satım

Gerekçe özeti

Sözleşmede tazminatsız sipariş iptali hakkı, 'belli bir süre önceden ihbar' koşuluyla tanınmışsa, bu ihbar herhangi bir zamanda değil ancak en geç kararlaştırılan sipariş/sevk teslim tarihinden o süre kadar önce yapılabilir; kararlaştırılan son sevk tarihinden sonra yapılan iptal bildirimi süresinde sayılmaz ve iptal hakkını kullandırmaz. Bu hâlde alıcı, kendisi için özel üretilen malları teslim almaktan kaçınamaz.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmedeki iptal hakkının hangi süre içinde kullanılabileceği ve süresinde kullanılmamasının sonucu → ret

İddia: Davalı, sipariş formunun 6. maddesine göre davacıya ihbarda bulunmak suretiyle kalan siparişleri tazminat ödeme yükümlülüğü olmaksızın iptal ettiğini, ürünlerin 5. maddede belirtilen sevk onayının alınmadığını ve bu nedenle kalan ürünleri teslim almasının zorunlu olmadığını savunmuştur.

Gerekçe: Sözleşmenin 6. maddesi davalıya, 5 gün öncesinden satıcıya ihbarda bulunarak tazminat ödemeksizin iptal hakkı tanımaktadır; ancak sözleşmenin 3. maddesi uyarınca ürünlerin ekteki sevk tarihlerinde teslim edileceği kararlaştırılmıştır. 6. maddedeki 5 gün önceden yapılacak ihbarın herhangi bir zamanda değil, ancak en geç sipariş teslim tarihinden 5 gün önce kullanılabileceğinin kabulü gerekir. Son sevk tarihi 17.04.2013 iken davalının iptal ihtarnamesini bu tarihten aylar sonra göndermiş olması nedeniyle iptal talebi süresinde bildirilmemiştir; bu durumda davalı, kendisi için özel üretilen malları teslim almaktan kaçınamaz. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Sözleşmede tanınan tazminatsız iptal hakkının, ancak en geç kararlaştırılan sevk/teslim tarihinden belirlenen süre kadar önce kullanılabileceği; sonradan yapılan iptalin geçersizliği ve özel üretilen malda teslim yükümlülüğü yönünden emsaldir; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcı içtihat değeri taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
satın alma siparişi sözleşmesi sipariş iptali sevk onayı özel üretim mal teslim yükümlülüğü itirazın iptali icra inkar tazminatı

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/2630 E.  ,  2020/4472 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 19/10/2017 tarih ve 2014/210 E.- 2017/864 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 20/12/2018 tarih ve 2018/229 E. - 2018/1649 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı ile aralarında satın alma siparişine ilişkin 25.02.2013 tarihli sözleşme imzalandığını ve bu sözleşmeye ek imzalanan protokole göre 20.03.2013’te başlayan 17.04.2013 tarihinde biten sevk tarihlerinin kararlaştırıldığı ve buna istinaden istenilen özel boyutlarda malların üretiminin yapıldığı, bir kısmının davalı tarafından teslim alındığı ve bedelinin ödendiği, ancak kalan 553.500,00 TL’lik malın teslim alınmadığı, davalının 06.09.2010 tebliğ tarihli ihtarname ile tazminat ödeme yükümlülüğü olmaksızın verilen siparişin iptal edildiğinin bildirildiği, son sevk tarihi olan 17.04.2013 tarihinden aylar sonra yapılan bu ihtarın taraflar arasındaki sözleşmeyi tek taraflı olarak sona erdiremeyeceğini ve bu nedenle teslim alınmayan malların bedeline ilişkin ilamsız takip başlatıldığını, ancak davalının takibe, faiz ve fer'ilerine borcunun olmadığı gerekçesiyle itiraz ettiğini belirtilerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep etmiştir.

Davalı vekili, davalı şirketin, T.C. Milli Eğitim Bakanlığının projesi kapsamında yapılan eğitim kurumlarının altyapı kurulumlarını Türk Telekom’un alt yüklenicisi olarak yaptığını, bu proje kapsamında davacıdan çeşitli kablo ve montaj parçaları satın alındığını, buna ilişkin 25.02.2013 tarihli satın alma siparişinin oluşturulduğunu, bu ürünlerin katalogda yer alan standart ürünler olduğunu, ancak ana projedeki yapılacak eğitim kurumlarının sayısının azaltılmasına karar verildiğini, bu nedenle davacı ile arasında imzalanan sipariş formunun 6. maddesine göre davacıya ihbarda bulunmak suretiyle kalan siparişleri iptal ettiğini, ürünlerin 5. maddede belirtilen sevk onayının alınmadığını, bu nedenle kalan ürünlerin teslim alınmasının zorunlu olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, alınan bilirkişi raporuna göre sipariş edilen ürünlerin özellikleri belirtilmek suretiyle özel ürüne dönüştürüldüğü, davalı tarafından sipariş edilen ancak teslim alınmayan özel ürünlerin bedelinin KDV dahil 476.416,66 TL olduğu belirtilerek davanın kısmen kabulüne, takibe yapılan itirazın 476.416,66 TL’lık kısmı yönünden iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarda devamına, kabul edilen miktar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş olup, hükme karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında satın alma siparişi sözleşmesi akdedildiğini, buna göre sözleşmenin 5. maddesine göre sevk onayı alınmayan ürünlerin teslim alınmayacağını, 6. maddesinde davalının siparişi gönderdikten sonra herhangi bir zamanda 5 gün öncesinden satıcıya ihbarda bulunarak tazminat ödeme yükümlülüğü altına girmeksizin iptal hakkının olduğu, bu durumda davacının sadece sipariş kapsamında davalının onayıyla yapmış olduğunu belgelendirdiği masrafların davalı tarafından karşılanacağının belirtildiğini, ancak sözleşmenin 3. maddesi uyarınca sözleşme ekindeki sevk tarihlerinde ürünlerin davalıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, bu sevk tarihlerinin en son 17.04.2013 olduğu ve davalının 05.09.2013 tarihli ihtarnameyle, kararlaştırılan sevk tarihinden aylar sonra siparişi iptal ettiği, sözleşmenin 6.

maddesindeki 5 gün önceden yapılacak ihbarı herhangi bir zamanda ancak en geç sipariş teslim tarihinden 5 gün önce kullanılabileceğinin kabul edilmesi gerektiği, dolayısıyla iptal talebini süresinde bildirmediği ve bu nedenle kendisi için özel üretilen malları teslim almaktan kaçınamayacağı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar vermiş olup, davalı vekilince hüküm temyiz edilmiştir.

Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, karar örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 24.390,52 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 27/10/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/618974400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/229 E. 2018/1649 K.

Sipariş iptal hakkının süresinde kullanılmaması ve özel üretim ürün bedeli

Gerekçe özeti

Satım sözleşmesinde alıcıya tanınan, siparişi tazminatsız iptal etme hakkının kullanım süresi, sözleşmede öngörülen teslim tarihinden belirli bir süre öncesiyle sınırlıysa; bu süre geçtikten sonra (örneğin teslim tarihinden aylar sonra) yapılan iptal bildirimi geçersizdir ve alıcı, kendisi için özel olarak üretilmiş ürünleri teslim almaktan ve bedelini ödemekten kaçınamaz. İptal hakkının süresi, hükmün lafzına aykırı biçimde 'iptal talebi tarihinden önceki süre' olarak genişletilerek yorumlanamaz.

Emsal değeri

Sözleşmede alıcıya tanınan tazminatsız sipariş iptal hakkının süre sınırının, teslim tarihine göre değil de iptal talebinin yapıldığı tarihe göre genişletici yorumlanamayacağı ve süresinde kullanılmayan iptal hakkının özel üretim ürünlerin bedelini ödeme yükümlülüğünü ortadan kaldırmayacağı yönünden emsal niteliktedir.

Kavramlar: itirazın iptali ticari satım sözleşmesi özel üretim ürün sipariş iptal hakkı sevk onayı icra inkar tazminatı

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/229

KARAR NO 2018/1649

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/10/2017

NUMARASI 2014/210 Esas 2017/864 Karar

DAVA

İtirazın İptali(Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/12/2018

İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

DAVA

Davacı vekili, taraflar arasında 25/02/2013 tarihinde akdedilen iki adet sipariş sözleşmesi uyarınca sipariş formunda açıkça kalem kalem ürünlerin davalının sipariş ettiği özelliklere uygun olarak üretiminin yapılarak davalıya teslim edileceğini, sözleşme ekinde yer alan belge ile ürünlerin hangi tarihte teslim edileceğinin de kararlaştırıldığını, buna göre sipariş edilen ürünlerin toplam bedelinin 878.976,37- TL olduğunu, davalının e-posta yoluyla teslimini talep ettiği malların teslim edileceği adresleri bildirdiğini, müvekkilinin de ürünleri bu adreslere teslim ettiğini, ancak geriye kalan 553.500- TL bedelli ürünün üretimi yapılıp teslim edilmek istendiğinde davalının teslim almaktan kaçındığını ve 05/09/2013 tarihli ihtarname ile sözleşmenin 6.maddesi uyarınca siparişi tazminat ödeme yükümlülüğü altına girmeden iptal ettiğini bildirdiğini, müvekkilinin ise 10/09/2013 tarihli cevabi ihtarname ile ürünlerin davalının siparişi üzerine özel olarak üretildiğini ve başka yerde kullanılmasının veya başkasına satılmasının mümkün olmadığını, sipariş iptalinin ancak 6.madde uyarınca bedelin ödenmesi ile mümkün olacağını, siparişin üzerinden 6 ay geçtikten sonra yapılan iptalin hakkın kötüye kullanılması olduğunu, bakiye ürün bedelinin 2 gün içinde ödenmesi gerektiğini bildirdiğini, ancak ödeme yapılmadığını, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin devamına, %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, Türk Telekom’a ait bir projede alt yüklenici olan müvekkilinin proje kapsamında davacıdan çeşitli ürünlerin alımını yaptığını, ancak proje kapsamındaki ihtiyaçların başta öngörülenden farklılık gösterdiğini ve yüklenici olunan işin azaltıldığını, kaldı ki taraflar arasında akdedilen sözleşmenin 6.maddesi ile müvekkiline siparişleri herhangi bir zamanda 5 gün öncesinden iptal etme ve adetlerini değiştirme hakkı tanındığını, müvekkilinin de sözleşmeye dayalı hakkını kullanarak davacıya teslim alınmamış siparişlerin iptal edildiğine dair ihtarname gönderdiğini, ayrıca siparişe konu ürünlerin özel üretim olmadığını, katalog kapsamında yer alan standart ürünler olduğunu, yine sözleşmenin 5.maddesinde sipariş konusu ürünlerin ancak müvekkilinin sevk onayı varsa teslim alınacağının hüküm altına alındığını, dava konusu teslim alınmayan ürünler için müvekkilinin sevk onayının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, taraflar arasında akdedilen 25/02/2013 tarihli F45000143 nolu satın alma ve sipariş sözleşmesi uyarınca üretilip davalı tarafça teslim alınmayan ürünlerin bedelinin talep edildiği, bilirkişi incelemesi sonucu sözleşmede sipariş verilen ürünlerin katalogda yer alan ölçülere göre değişiklik içerdiğinin, dolayısıyla davalı için özel üretildiğinin tespit edildiği, sipariş sözleşmesine konu ürünlerden dolayı davacının davalıdan 476.416,66- TL alacaklı olduğu, ayrıca icra inkar tazminatı talebine ilişkin yasal şartların olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 476.416,66- TL asıl alacağa ilişkin itirazın iptaline, takibin bu miktar üzerinden aynı şartlarla devamına, kabul edilen miktar üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle;

1- Sözleşmenin 6.maddesi uyarınca müvekkilinin herhangi bir zamanda siparişi 5 gün öncesinden ihbarda bulunarak tazminat ödeme yükümlülüğü altına girmeksizin iptal etme hakkı olduğunu, bu durumda sadece satıcının sipariş kapsamında davalının onayıyla yapmış olduğunu belgelendirdiği masrafların davalı tarafından karşılanacağını, davacının masraf talebinde de bulunmadığını, raporda bu hükmün dikkate alınmadığını,

2-Siparişlerin müvekkilinin elinde olmayan ve önceden öngörülemeyecek nedenlerle iptal edildiğini,

3-Sözleşmenin 5.maddesinde sipariş konusu ürünlerin ancak müvekkilinin sevk onayı varsa teslim alınacağının hüküm altına alındığını, dava konusu teslim alınmayan ürünler için müvekkilinin sevk onayının bulunmadığını,

4-Ürünlerin 2013 yılı kataloğunda yer aldığını, özel üretim olmadığını, ancak özel üretim olduğu kabul edilse bile müvekkilinin her durumda siparişi iptal etme hakkı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vâki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı, sözleşme uyarınca siparişe konu toplam 878.976,37- TL bedelli ürünün üretilerek kararlaştırılan teslim tarihlerinde davalıya teslim edileceğini, ancak bir kısım ürünü teslim alan davalının toplam 553.500- TL bedelli ürünü teslim almaktan kaçındığını ve sipariş tarihinden yaklaşık 6 ay sonra teslim edilmeyen ürünlere ilişkin siparişleri iptal ettiğini bildirdiğini, ürünlerin özel üretim olması nedeniyle başka yerde kullanılmasının veya başkasına satılmasının mümkün olmadığını, davalının sözleşmeyi iptalinin haksız olduğunu ve teslim almadığı ürünlerin bedelini de ödemesi gerektiğini ileri sürmüş, davalı ise ürünlerin katalogda yer alan standart ürün olduğunu, ayrıca standart veya özel ürün olup olmadığına bakılmaksızın sözleşmenin 6.maddesi uyarınca kendisine herhangi bir zamanda siparişi 5 gün öncesinden ihbarda bulunarak iptal etme hakkı tanındığını, kendisinin de bu hakka dayanarak teslim alınmayan ürünlere ilişkin siparişi iptal ettiğini, kaldı ki iptalin sebebinin kendisinden kaynaklanmadığını savunmuştur.

Taraflar arasında akdedilen ‘Satın Alma Siparişi’ başlıklı 25/02/2013 tarihli F45000143 nolu sözleşmenin “Teslim Süresi” başlıklı 3.maddesi “Sipariş konusu ürünler sipariş tarihinden itibaren aşağıda belirtilen teslim programına göre yukarıda belirtilen teslimat adresine teslim edilecektir. ....Sipariş konusu ürünler ekte yer alan Sevkiyat Planlama Tablosuna göre yapılacaktır” hükmünü,

“Sevk Onayı” başlıklı 5.maddesi “Ürünler sevk edilmeden önce mutlaka yazılı olarak ...’dan sevk onayı ve bu kapsamda teslimatın yapılacağı adres bilgisi de alınmalıdır. Sevk onayı alınmamış ürünler teslim alınmayacaktır.”hükmünü,

6.maddesi ise “İnnova’nın siparişi gönderdikten sonra sipariş adetlerini değiştirme hakkı saklıdır ve herhangi bir zamanda siparişi 5 gün öncesinden satıcıya ihbarda bulunarak tazminat ödeme yükümlülüğü altına girmeksizin iptal etme hakkı vardır. Bu durumda sadece Satıcı’nın sipariş kapsamında ...’nın onayıyla yapmış olduğunu belgelendirdiği masraflar ... tarafından karşılacaktır.” hükmünü içermektedir.

Sözleşme ekinde yer alan sevkiyat programına göre davalı için üretilen ürünlerin teslim tarihlerinin belirlenmiş olduğu, sözleşmenin 3.maddesi uyarınca ürünlerin bu tarihlerde davalıya teslim edileceği anlaşılmaktadır. Ayrıca ürünlerin sevk edileceği adresin tespiti için sözleşmenin 5.maddesi ile teslim öncesinde davalının sevk onayının alınması şartının getirildiği görülmektedir.

Öte yandan sözleşmenin 6.maddesi uyarınca davalıya siparişi iptal hakkı tanınmış ise de, bu hakkı herhangi bir zamanda ancak en geç sipariş teslim tarihinden 5 gün önce satıcıya ihbarda bulunarak kullanabileceği kabul edilmiştir. Bu hükmün davalı tarafça ileri sürüldüğü gibi herhangi bir zaman sınırlandırması olmaksızın “siparişin iptal edilmesinin talep edildiği tarihten önceki 5 gün” olarak yorumlanması olanaksızdır. Davalı, son teslim tarihi olarak öngörülen 17/04/2013 tarihinden yaklaşık 5 ay sonra teslim alınmayan siparişleri iptal ettiğini davacıya bildirmiştir, dolayısıyla iptal talebini süresinde bildirmeyen davalı, kendisi için özel olarak üretildiği anlaşılan ürünleri teslim almaktan ve bedellerini ödemekten kaçınmakta haksızdır.

Bununla birlikte davacı 10/09/2013 tarihli cevabi ihtarında davalıdan teslim alınmayan ürünlerin bedelini ödemesini talep etmiş ve ürünleri teslime hazır olduğunu bildirmiştir. Dolayısıyla davalının bu ürünleri her zaman davacıdan teslim alma hakkı bulunmaktadır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesinin kararında bir isabetsizlik bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, davalı vekilinin istinaf başvusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,

Alınması gereken 32.544,02- TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 8.136,05- TL harcın mahsubu ile bakiye 24.407,97- TL’nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 26,50- TL nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 20/12/2018

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.