Genel Kurul Kararının İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1009 E. 2020/5606 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, “TUBACITY” markası ile “TUĞBA” ibareli davacı başvurusu arasında görsel, açıdan benzerlik bulunmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle birbirlerinden farklı ve uzak marka işaretleri olduğu, aralarındaki farklılıkların kolaylıkla ayırt edileceği gerekçesi ile davanın kabulüne TPMK YİDK’nın 2017-M-7817 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı şirket vekilince ve davalı TPMK vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının "TUĞBA" esas ibaresinden oluşan markaları ile davacının başvurusuna konu “TUBACITY Diyarbakır+şekil" ibaresi arasında, kavramsal görsel ve işitsel benzerlik olduğu, esasen “TUĞBA/TUBA” ibarelerinden oluşan esas unsurların okunuşlarının da aynı bulunduğu, iki esas unsur arasında kavramsal olarak da iltibas oluştuğu, başvuru kapsamındaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, dava konusu markanın davalının itirazına mesnet markalarının uzantısı, yeni bir versiyonu olarak algılanma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle başvuru markasının, kapsadığı ürün ve hizmetler itibariyle davalıya ait markalar ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 8/1-b uyarınca reddine dair verilen TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının marka başvurusunun esas ve ayırt edici unsurunun “TUBA” ibaresi olduğu, davalının redde mesnet markalarının esas ve ayırt edici unsurunun “TUĞBA” ibaresi olduğu değerlendirilerek başvuru markası ile redde mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dolayısıyla kurum kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, “TUBA” ve “TUĞBA” ibaresi arasında düşük derecede bir benzerlik bulunsa da davacının marka başvurusunun “TUBACİTY Diyarbakır +şekil” olduğu ve “Diyarbakır” ibaresinin coğrafi bir yeri belirtmesi nedeniyle ayırt ediciliğe katkısının bulunmadığı, şekil unsurunun da yazılı unsurlara göre daha zayıf olması karşısında marka başvurusunun esas ve ayırt edici unsurunun “TUBACİTY” ibaresi olduğu, “TUBACİTY” ibaresinin de tüketici algısında bir bütün olarak algılanacak olması karşısında, “TUBACİTY” ibareli marka başvuru ile “TUĞBA” ibareli redde mesnet markalar arasında kavramsal, görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının oluşmadığı değerlendirilere karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6606 E. 2023/1462 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz kararda… l ve işitsel benzerlik olduğu, esasen “TUĞBA/TUBA” ibarelerinden oluşan esas unsurların okunuşlarının da aynı bulunduğu, iki esas unsur arasında kavramsal olarak da «iltibas» oluştuğu, başvuru kapsamındaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, dava konusu markanın davalının i …
Benzer bu kararda… tarafından kullanılan ''TUBACİTY ''-''TUBA'' ibarelerinin aynı zamanda müvekkili şirketin ticari unvanını da oluşturan '' TUĞBA'' markasıyla görsel, işitsel açıdan «iltibas» oluşturacak derecede benzer olduğunu, Diyarbakır'da bulunan Ceylan AVM'de müvekkilinin bayisi bulunduğunu, davalının da aynı yerde iş yeri açtığını ve ''TUBACİTY'' ismi ile faaliyette bulunmaya başladığını, iş yerleri arasında karışıklık doğduğunu, davalını sosyal medya hesaplarında, tabelalarında, mağazalarında ''TUBA'' ibaresini müvekkil markasıyla neredeyse aynı şekilde algılamasını sağlayacak şekilde haksız ve hukuka aykırı olarak, «haksız rekabet» oluşturacak şekilde kullandığını, davalı kullanımlarının müvekkili markasına tecavüz oluşturduğunu, davacının kullanmak istediği ''TUBACİTY'' kelimesi ile müvekkil …
… ile davacı tarafın 175323 ve 2010/16398 sayılı "TUĞBA" ibareli tescilli marka hakkının davalı tarafça "TUBA", "TUBACİTY" şeklinde markasal kullanımları dolayısıyla «iltibas» oluşturduğu, davacı tarafın «ticaret unvanına» bağlı olarak davalı eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülmüş ise de; dosya içerinde aldırılan ve benimsenen bilirkişi heyet raporunda ifade edildiği gibi "Davalı kullanımında yer alan LOGO ve CITY ibarelerinin davacı markalarında olmadığı, davacının 175323 sayılı markasının ticaret unvanı şeklinde olmasına karşın 2010 16389 sayılı markanın «münhasıran» TUĞBA ibaresinden oluştuğu dolayısıyla markalar arasında görsel benzerliğin olmadığı veya çok düşük derecede olduğu, davalı kullanımları ile davacı markaları arası …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «delillerin toplanmadan» «bilirkişi incelemesi» yapıldığını ve «eksik inceleme» ile karar verildiğini, tanıklarının dinlenmediğini, «keşif» yapılmadığını ve sosyal medyada bulunan kanıtların tespitinin henüz yapılmadığını, müvekkil firmanın talebalası ile aynı renkte, aynı yazı karakterlerine haiz bir tabelada kullanmak suretiyle- benzer ürünlerin satıldığı bir işyeri açtığını, davalının “TUBA CİTY” markasıyla açtığı ve müvekkil firma bayisi karşısında faaliyette bulunmaya başladığı satış mağazası ve müvekkil markasına haiz bayii mağazası ile karıştırıldığını, sadece "TUBA" ibaresini müvekkil markası ile neredeyse aynı şekilde algılanmasını sağlayacak şekilde markayı haksız ve hukuka aykırı olarak, aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturacak şekilde kullandığını, raporun «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna göre davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkile ait marka ile davalı tarafından kullanılan ibareler arasında ayniyete benzerlik ve tüketicinin yanılma tahlikesinin mevcut olduğunu, müvekkilinin “TUĞBA” markalarıyla faaliyet gösterdiği sektörlerde tanınır ve bilinir durumda olduğunu, davalının, kullanmak istediği "TUBACİTY" kelimesi ile müvekkil markanın imajı, itibarı ve müşteri çevresinin kullanılarak «iltibas» meydana getirilmeye çalışıldığını açıkça ortaya koyduğunu, davalı lehine fazla «vekalet ücretine» ve «yargılama giderine» hükmedildiğini ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:delillerin toplanmaması · nispi vekalet ücreti · keşif · maktu vekalet ücreti · münhasırlık · denetime elverişlilik · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… i anlamında kavramsal, görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığının kabul edildiği, yine davalının "TUBA CİTY" ibareli kullanımlarının davacının ticaret ünvanı ile de «iltibas» yaratmadığı, diğer taraftan davacı tarafça davalının dava konusu edilen kullanımlarına ilişkin olarak sosyal medya hesaplarına, davalının iş yerine ve tabelasına ilişkin çok sayıda görselin dosyaya sunulduğu ve tüm bu görsellerde davalı kullanımlarının "TUBA CITY" şeklinde olduğu, bu itibarla mahkemece davalının iş yerinde «keşif» yapılmamasında bir isabetsizlik görülmediği gibi davacı tarafça sunula anılan görseller ve sair deliller nazara alınarak inceleme yapan ve mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun da hüküm kurmaya ve «denetime elverişli» bulunduğu anlaşılmakla davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği, mahkemece reddedilen manevi tazminat istemi bakımından 09.09.2019 karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (...Ü.T.) 10 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne İlk Derece Mahkemes …
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; «delillerin toplanmadan» «bilirkişi incelemesi» yapıldığını ve «eksik inceleme» ile karar verildiğini, tanıklarının dinlenmediğini, «keşif» yapılmadığını ve sosyal medyada bulunan kanıtların tespitinin henüz yapılmadığını, müvekkil firmanın talebalası ile aynı renkte, aynı yazı karakterlerine haiz bir tabelada kullanmak suretiyle- benzer ürünlerin satıldığı bir işyeri açtığını, davalının “TUBA CİTY” markasıyla açtığı ve müvekkil firma bayisi karşısında faaliyette bulunmaya başladığı satış mağazası ve müvekkil markasına haiz bayii mağazası ile karıştırıldığını, sadece "TUBA" ibaresini müvekkil markası ile neredeyse aynı şekilde algılanmasını sağlayacak şekilde markayı haksız ve hukuka aykırı olarak, aynı zamanda «haksız rekabet» oluşturacak şekilde kullandığını, raporun «denetime elverişli» olmayan bilirkişi raporuna göre davanın reddedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkile ait marka ile davalı tarafından kullanılan ibareler arasında ayniyete benzerlik ve tüketicinin yanılma tahlikesinin mevcut olduğunu, müvekkilinin “TUĞBA” markalarıyla faaliyet gösterdiği sektörlerde tanınır ve bilinir durumda olduğunu, davalının, kullanmak istediği "TUBACİTY" kelimesi ile müvekkil markanın imajı, itibarı ve müşteri çevresinin kullanılarak «iltibas» meydana getirilmeye çalışıldığını açıkça ortaya koyduğunu, davalı lehine fazla «vekalet ücretine» ve «yargılama giderine» hükmedildiğini ileri sürerek ve resen göz önüne alınacak nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
… ile davacı tarafın 175323 ve 2010/16398 sayılı "TUĞBA" ibareli tescilli marka hakkının davalı tarafça "TUBA", "TUBACİTY" şeklinde markasal kullanımları dolayısıyla «iltibas» oluşturduğu, davacı tarafın «ticaret unvanına» bağlı olarak davalı eyleminin «haksız rekabet» oluşturduğu ileri sürülmüş ise de; dosya içerinde aldırılan ve benimsenen bilirkişi heyet raporunda ifade edildiği gibi "Davalı kullanımında yer alan LOGO ve CITY ibarelerinin davacı markalarında olmadığı, davacının 175323 sayılı markasının ticaret unvanı şeklinde olmasına karşın 2010 16389 sayılı markanın «münhasıran» TUĞBA ibaresinden oluştuğu dolayısıyla markalar arasında görsel benzerliğin olmadığı veya çok düşük derecede olduğu, davalı kullanımları ile davacı markaları arası …
A.Ş.” şeklindeki «ticaret unvanı» ile «haksız rekabet» yapmadığı," şeklindeki özetlenebilen görüşe aynı gerekçelerle iştirak edildiğini, davacının iddiasının sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/1009 E. , 2020/5606 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 17.07.2018 tarih ve 2017/425 E- 2018/288 K. sayılı kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.12.2019 tarih ve 2018/1757 E- 2019/1303 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 25. sınıfta yer alan emtiayı da kapsayan "TUBACİTY Diyarbakır+şekil" markası için başvuruda bulunduğunu, davalı şirket tarafından 95/011385 ve 2010/16398 sayılı “TUĞBA” markalarına dayanılarak itiraz edildiğini, 25. sınıf emtia bakımından itirazın kabul edildiğini, müvekkilinin bu karara itirazının 2017-M-7817 sayılı YİDK kararı ile reddedildiğini, kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu zira itiraza mesnet gösterilen davalı markalarının müvekkilinin markaları ile benzer olmadığını, görsel, işitsel ve kavramsal benzerliğe tek tek değil bir bütün halinde bakılması gerektiğini, müvekkilinin uzun süredir kullandığı için markaya ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek TPMK YİDK’nın 2017-M-7817 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili markalarının ayırt ediciliği bulunan ve tanınmış bir markalar olduğunu, ortalama tüketicinin markaları karıştıracaklarını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, “TUBACITY” markası ile “TUĞBA” ibareli davacı başvurusu arasında görsel, açıdan benzerlik bulunmadığını, markaların bütünsel algı itibariyle birbirlerinden farklı ve uzak marka işaretleri olduğu, aralarındaki farklılıkların kolaylıkla ayırt edileceği gerekçesi ile davanın kabulüne TPMK YİDK’nın 2017-M-7817 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı şirket vekilince ve davalı TPMK vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davalının "TUĞBA" esas ibaresinden oluşan markaları ile davacının başvurusuna konu “TUBACITY Diyarbakır+şekil" ibaresi arasında, kavramsal görsel ve işitsel benzerlik olduğu, esasen “TUĞBA/TUBA” ibarelerinden oluşan esas unsurların okunuşlarının da aynı bulunduğu, iki esas unsur arasında kavramsal olarak da iltibas oluştuğu, başvuru kapsamındaki malların itiraza dayanak markaların kapsamındaki mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür/benzer oldukları, dava konusu markanın davalının itirazına mesnet markalarının uzantısı, yeni bir versiyonu olarak algılanma ihtimalinin bulunduğu, bu nedenle başvuru markasının, kapsadığı ürün ve hizmetler itibariyle davalıya ait markalar ile 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğundan İlk Derece Mahkemesi kararının yerinde olmadığı gerekçesi ile davalılar vekillerinin istinaf isteminin kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davacının marka başvurusunun 556 sayılı KHK’nın 8/1-b uyarınca reddine dair verilen TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince, davacının marka başvurusunun esas ve ayırt edici unsurunun “TUBA” ibaresi olduğu, davalının redde mesnet markalarının esas ve ayırt edici unsurunun “TUĞBA” ibaresi olduğu değerlendirilerek başvuru markası ile redde mesnet markalar arasında 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, dolayısıyla kurum kararının yerinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, “TUBA” ve “TUĞBA” ibaresi arasında düşük derecede bir benzerlik bulunsa da davacının marka başvurusunun “TUBACİTY Diyarbakır +şekil” olduğu ve “Diyarbakır” ibaresinin coğrafi bir yeri belirtmesi nedeniyle ayırt ediciliğe katkısının bulunmadığı, şekil unsurunun da yazılı unsurlara göre daha zayıf olması karşısında marka başvurusunun esas ve ayırt edici unsurunun “TUBACİTY” ibaresi olduğu, “TUBACİTY” ibaresinin de tüketici algısında bir bütün olarak algılanacak olması karşısında, “TUBACİTY” ibareli marka başvuru ile “TUĞBA” ibareli redde mesnet markalar arasında kavramsal, görsel ve işitsel benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi koşullarının oluşmadığı değerlendirilere karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 02.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/618590700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz