Hisse Devrinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/7282 E. 2013/23319 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ortaklık sıfatı↗ icazet↗ genel kurul kararının iptali↗ ikrar↗ eş rızası↗ ibraz↗ husumet↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, dava konusu kararlarda davacının isminin altında bulunan imzaların davacının eli ürünü olmadığı, bu hususun hazırlık soruşturması sırasında davalılardan ... tarafından da ikrar edildiği, davacı tarafından şirketteki hisselerinin devri amacı ile davalılardan ...'e Kartal 7 Noterliği’nin 14.02.2006 tarih 5300 yevmiye nolu vekaletnamesinin verildiği ve davalı ...'in bu vekaletnameye dayanarak davacıya ait şirket hisselerini davalı ...'ya devrettiği, davacı tarafça rızası dışındaki işlemlerin 14.02.2006 tarihinden sonraki işlemler olduğu beyanı dikkate alındığında iptalini talep ettiği 2, 3 ve 4 nolu kararlardaki imzalar her ne kadar davacıya ait değilse de, bu kararlara icazetinin bulunduğunun kabulü ile 14.02.2006 tarih 5,6,7,8,9 nolu kararlarda davacının imzasının sahte olması ve bu kararlara icazetinin bulunduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilememesi nedeni ile yok hükmünde olduklarının ve davacının davalı şirketteki ortaklık sıfatının 01.05.2007 tarihinde sona erdiğinin tespitinin uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin karar defterinde yer alan 14.02.2006 tarih 5, 6, 7, 8, 9 nolu kararların davacı imzalarının sahte olması nedeniyle yok hükmünde olduklarının tespitine, davacının davalı şirketteki ortaklık sıfatının 01.05.2007 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı şirkete ait genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Somut dava ile mümeyyiz davalılar ... ve ...’e husumet yöneltilmesi yerinde olmayıp, anılan davalılar yönünden davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken, adı geçen davalıları da kapsar mahiyette yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, mümeyyiz davalılar yararına bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12383 E. 2014/2633 K.
Ortak:icazet
İncelediğiniz kararda… onusu kararlarda davacının isminin altında bulunan imzaların davacının eli ürünü olmadığı, bu hususun hazırlık soruşturması sırasında davalılardan ... tarafından da «ikrar» edildiği, davacı tarafından şirketteki hisselerinin devri amacı ile davalılardan ...'e Kartal 7 Noterliği’nin 14.02.2006 tarih 5300 yevmiye nolu vekaletnamesinin verildiği ve davalı ...'in bu vekaletnameye dayanarak davacıya ait şirket hisselerini davalı ...'ya devrettiği, davacı tarafça «rızası» dışındaki işlemlerin 14.02.2006 tarihinden sonraki işlemler olduğu beyanı dikkate alındığında iptalini talep ettiği 2, 3 ve 4 nolu kararlardaki imzalar her ne kadar davacıya ait değilse de, bu kararlara «icazetinin» bulunduğunun kabulü ile 14.02.2006 tarih 5,6,7,8,9 nolu kararlarda davacının imzasının sahte olması ve bu kararlara icazetinin bulunduğuna dair herhangi bir delil «ibraz» edilememesi nedeni ile yok hükmünde olduklarının ve davacının davalı şirketteki «ortaklık sıfatının» 01.05.2007 tarihinde sona erdiğinin tespitinin uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin karar «defterinde» yer alan 14.02.2006 tarih 5, 6, 7, 8, 9 nolu kararların davacı imzalarının sahte olması nedeniyle yok hükmünde olduklarının tespitine, davacının davalı şirketteki …
Benzer bu karardaD.'nin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'na verdikleri yazıda işletmenin devredildiğini belirttiklerini, bu işlemlerin yapılan devre «icazet» anlamına geldiğini savunmuştur.
Bu itibarla, mahkemece her ne kadar devir sözleşmelerinin yapıldığı tarihte şirket devrine ilişkin olarak «ortaklar kurulu» kararı yoksada, şirket ortaklarının sonradan «işletme devrini» benimseyen ve yapılan işleme «icazet» veren eylemlerde bulundukları nazara alınarak, davanın reddine karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işletme devri · temsil yetkisi · şirket müdürlüğü · şirket müdürü · ortaklar kurulu kararı · geçersizlik · yetkisizlik kararı · temsil
Benzer bu karardaÖ..'ün sözleşmeleri tek başına imzaladığı, bu tarihlerde «temsil yetkisi» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, sözleşmelerin «geçersizliğinin» tespitine karar verilmiştir.
Ö..'ün sözleşmeleri tek başına imzaladığı, bu tarihlerde tek başına «temsil» «yetkisinin» bulunmadığı gerekçesiyle, sözleşmelerin «geçersizliğinin» tespitine karar verilmiştir.
Dava, işletme devir sözleşmelerinin «geçersizliğinin» tespiti istemine ilişkin olup, mahkemece davalı «şirket müdürü» A..
Ö..'ün şirket dışından müdür olarak atandığını, «işletme devri» sonrası içinde davacının da imzasının bulunduğu 26.03.2009 tarihli ortaklar kurulunda işyerinin kapatılmasına karar verildiğini, 07.04.2009 tarihinde davalı «şirket müdürleri» A..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/7282 E. , 2013/23319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret (Kadıköy 3. Asliye Ticaret) Mahkemesi’nce verilen 12/09/2012 tarih ve 2007/651-2012/970 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan ...'ın %50'şer hisse ile Özegemen Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti.'nin sahibi olduklarını, şirket ana sermayesinin 20.04.2002 tarihli kararla ve müvekkilinin imzası taklit edilerek artırıldığını, anılan davalının payını 12.11.2003 tarihli kararlar ile davalılardan ...'e müvekkilinin bu yönde onayı alınmadan ve karar defterinde imzası taklit edilerek devrettiğini, davalı ...'in şirket ortağı olduğunu müvekkilinden gizleyerek önce kendi hisselerini alınan 14.02.2006 tarihli 5 nolu karar ile ve müvekkilinin imzası taklit edilerek davalı ... 'a devrettiğini, davalılar ... ve ...'un yine müvekkilinin imzasını taklit etmek sureti ile karar defterinde şirketin unvanı, şirketin amaç ve konusu ile şirket müdüründe değişiklik yaptıklarını, buna göre şirket adının davalı Eray İnş.
Hırdavat ve Metal San. Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirilerek şirket müdürlüğüne de müvekkilinin tanımadığı aynı zamanda davalı olarak gösterilen ...'nın getirildiğini, bu hususlara ilişkin 14.02.2006 tarih 6 nolu kararda da müvekkilinin imzasının sahte olduğunu, aynı gün alınan 7 nolu karar ile de şirket adresinin nakledildiğini, aradan 14 ay geçtikten sonra 01.05.2007 tarih, 1 nolu karar ile devir hususunun dile getirildiğini kararların tamamının yok hükmünde olup, mutlak butlanla sakat olduğunu ileri sürerek, Özegemen Sigorta Aracılık Hizmetleri Ltd. Şti'nin karar defterinde yazılı 2,3,4,5,6,7,8,9 nolu kararların, bu kararlara dayanılarak yapılan tescil ve gazete ilanlarının yok hükmünde sayılarak iptallerini, müvekkili ile davalı Eray İnş.
Hırdavat ve Metal San. Tic. Ltd. Şti. arasında herhangi bir ilişki olmadığının tespitini talep ve dava etmiş, daha sonra davaya konu rıza dışı işlemlerin 14.02.2006 tarihinden itibaren yapılmaya başlanıldığını beyan etmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, yapılan işlemlerin usulüne uygun olduğunu ve davacının bilgisi dahilinde yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, dava konusu kararlarda davacının isminin altında bulunan imzaların davacının eli ürünü olmadığı, bu hususun hazırlık soruşturması sırasında davalılardan ... tarafından da ikrar edildiği, davacı tarafından şirketteki hisselerinin devri amacı ile davalılardan ...'e Kartal 7 Noterliği’nin 14.02.2006 tarih 5300 yevmiye nolu vekaletnamesinin verildiği ve davalı ...'in bu vekaletnameye dayanarak davacıya ait şirket hisselerini davalı ...'ya devrettiği, davacı tarafça rızası dışındaki işlemlerin 14.02.2006 tarihinden sonraki işlemler olduğu beyanı dikkate alındığında iptalini talep ettiği 2, 3 ve 4 nolu kararlardaki imzalar her ne kadar davacıya ait değilse de, bu kararlara icazetinin bulunduğunun kabulü ile 14.02.2006 tarih 5,6,7,8,9 nolu kararlarda davacının imzasının sahte olması ve bu kararlara icazetinin bulunduğuna dair herhangi bir delil ibraz edilememesi nedeni ile yok hükmünde olduklarının ve davacının davalı şirketteki ortaklık sıfatının 01.05.2007 tarihinde sona erdiğinin tespitinin uygun olacağı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin karar defterinde yer alan 14.02.2006 tarih 5, 6, 7, 8, 9 nolu kararların davacı imzalarının sahte olması nedeniyle yok hükmünde olduklarının tespitine, davacının davalı şirketteki ortaklık sıfatının 01.05.2007 tarihi itibariyle sona erdiğinin tespitine, fazlaya ilişkin istemlerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalılar ... ve ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davalı şirkete ait genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Somut dava ile mümeyyiz davalılar ... ve ...’e husumet yöneltilmesi yerinde olmayıp, anılan davalılar yönünden davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken, adı geçen davalıları da kapsar mahiyette yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, mümeyyiz davalılar yararına bozmayı gerektirmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, mümeyyiz davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616449600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz