6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Taşıma sözleşmesindeki tahkim kaydı nedeniyle mahkemenin görevsizliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/1252 E. 2020/3070 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Taşıma

Gerekçe özeti

Taşıma sözleşmesinde 'gerekirse tahkimin Londra'da yapılacağı ve İngiliz hukuku kurallarının uygulanacağı' yolundaki kayıt, taraflar arasında geçerli bir tahkim anlaşması bulunduğunu gösterir; davalının tahkim itirazında bulunması hâlinde mahkeme uyuşmazlığın esasını inceleyemez ve dava dilekçesi görevsizlik nedeniyle reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Sözleşmedeki tahkim kaydının varlığı ve mahkemenin görevsizliği → ret

İddia: Davalı, tahkim itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.

Gerekçe: Taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin 23. maddesinde 'Arbitrasyon gerekirse Londra'da yapılacak ve İngiliz Hukuku Kuralları ana kanunlar olarak geçerli olacaktır' kaydı yer almaktadır. Bu kayıt, taraflar arasında tahkim anlaşması bulunduğunu gösterir; dolayısıyla uyuşmazlığın çözüm yeri tahkim olup dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Taşıma sözleşmesindeki yabancı tahkim kaydının geçerli tahkim anlaşması sayılarak mahkemenin görevsizliğine yol açması yönünden emsaldir; Yargıtay onaması nedeniyle bağlayıcı içtihat değeri taşır.

Usul tespitleri

Görevli mahkeme
Sözleşmede geçerli tahkim kaydı bulunan uyuşmazlıklarda çözüm yeri tahkim olduğundan mahkeme görevli değildir; tahkim itirazı üzerine dava dilekçesi görevsizlik nedeniyle reddedilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tahkim şartı tahkim itirazı görevsizlik menfi tespit navlun yabancılık unsuru

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2020/1252 E.  ,  2020/3070 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 28/05/2019 tarih ve 2019/52 E- 2019/261 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 19/12/2019 tarih ve 2019/1503 E- 2019/1611 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, Arcadia Shipping And Trading Ltd / Marshall Islands Türkiye yetkili acentesi olan müvekkil firma ile davalı arasında 13 adet patlayıcı madde yüklü konteynerin Mersin'den Djibouti limanına taşınması konusunda anlaşma imzalandığını, 13.11.2017 tarihinde Arcadia Shipping And Trading Ltd / Marshall Islands, Contchart Commodities Co. Ltd firmasının Lübnan yetkili acentesi olan Navi-Trade Denizcilik ile müvekkil firma arasında MV Andromeda isimli gemiyle 29 adet muhtelif tipte patlayıcı madde yüklü konteynerin Mersin'den Djibouti limanına parsiyel yük bazında taşınması konusunda anlaşma imzaladığını, 23/11/2017 tarihinde MV Andromeda isimli geminin, yüklemeyi tamamladıktan sonra, yük evraklarının kaptan tarafından imzalandığını, Mersin - Djibouti arası Süveyş kanalı geçişi haricinde başka yere uğramadan gidilmesinin planlandığını, 24/11/2017 tarihinde navlunun Contchart'in Türkiye Garanti Bankası hesabına aktarıldığını, 26.11.2017 tarihinde gemi işletmecisi olan Coasters Marine Corp isimli firma tarafından gönderilen e-mail ile bahse konu yükle alakalı navlunun alınmadığını ve ödemede gecikme olması halinde gemi üzerindeki yüklerin haczedileceğinin bildirildiğini, 01.12.2017 tarihinde Contchart firmasının, tüm bu gelişmelerden rahatsızlığını ifade ettiğini ve geminin P&l sigortasındaki seyrüsefer sahasının genişletildiği yenilenmiş poliçeyi sunmadan, navlun ödemesini yapmak istemediğini ve kendi haklarını savunmak üzere Hamburg Fleet avukatlık firmasını yetkilendirdiğini bildiren bir e-mail gönderdiğini, bunun üzerine Hamburg Fleet firması avukatları tarafından konu ile alakalı olayın hızlı bir şekilde çözülmesi için üç alternatif sunulduğunu, armatörün kesmiş olduğu navlun faturasındaki miktarı, aynı gün havale ederek ödeme swiftini yollandığını, 08.12.2017 tarihinde Armatör, navlun ödemesinin hesabına ulaştığını ancak 23.257 -usd eksik ödeme yapıldığını bildirildiğini ve imzalanmış olan B/L lerin geçersiz olduğunu, 10.12.2017 tarihinde Süveyş kanal acentesi MGS shipping tarafından, bir e-maille gemi kaptanından aldığı habere göre geminin GYRO pusulasının ve AIS cihazının arızalı olduğunu, bu arizalar giderilmeden geminin Süveyş Kanal geçişi yapamayacağını bildirildiğini, Armatör, elektrikçi ayarlaması ve gerekli tamirin yaptırılmasını istemişse de tamir için gerekli masrafları ödemeyi kabul etmediğini, 13.12.2017 tarihinde armatörün gemideki arızaların tamiri için gerekli onayı vermediğini ve ödemelerin yapılmadığını, MGS acente, limandaki tamir firmasına armatörün önceki seferlerden borcu olduğunu ve firmanın gemi üzerine haciz işlemi başlatacağını, armatörün bu konuda da hiçbir ödeme girişiminde bulunmaması sebebiyle geminin Süveyş kanalı geçiş işlemlerine başlanamadığını, 18.12.2017 tarihinde armatör, günlük olarak yüklerin uygun bir antrepoya boşaltılacağını ve yüke haciz koyacağını bildiren e-mailler yollamaya devam ettiğini, tarafların sulh olması için İstanbul'da görüşme ayarlanmışsa da Coasters Marine firması sahibi Theodore Rellos tarafından, yol masrafları için parası olmadığı gerekçesiyle kendisine 1000 USD havale yapıldığı, 11.01.2018 tarihinde müvekkil firma tarafından, tüm denizcilik haber sitelerinden MV Andromeda'nin Yunanistan Deniz Kuvvetleri gemisi tarafından, Misurata/Libya'ya doğru seyrederken yakalanıp, Girit adasındaki Heraklion Limani'na getirildiği, yüklerin limana boşaltıldığı ve tüm gemi personelinin tutuklandığı bilgisine ulaşıldığını, geminin yakalanma olayı 06.01.2018 tarihinde gerçekleştiği halde tüm bu gelişmelerin müvekkil firmadan saklandığını ve ekstra ödeme tahsil edilmesi amaçlandığını belirterek müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, tahkim itirazında bulunarak davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin 23.maddesinde "Arbitrasyon gerekirse Londra’da yapılacak ve İngiliz Hukuku Kuralları ana kanunlar olarak geçerli olacaktır" kaydının yer aldığı, dolayısıyla taraflar arasında tahkim anlaşması bulunduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616194600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1503 E. 2019/1611 K.

Taşıma sözleşmesindeki tahkim şartının geçerliliği ve tahkim ilk itirazı

Gerekçe özeti

Taraflar Türk tabiiyetinde olsa da, sözleşmeye yabancı hukuku ve Türkiye dışında bir tahkim yerini seçen bir tahkim şartı koymalarına engel bulunmamaktadır. Böyle bir tahkim şartının geçerliliği, Türkiye'nin taraf olduğu New York Sözleşmesi'nin 2. maddesindeki yazılı şekil şartı (imzalı yazılı anlaşma, karşılıklı mektup teatisi veya telgraf) ve geçerli bir tahkim iradesinin varlığına göre değerlendirilir. Bu şartlar mevcutsa, davalının süresinde ileri sürdüğü tahkim ilk itirazı (HMK m.116) kabul edilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi doğru olur.

Emsal değeri

Türk taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde yabancı tahkim yeri ve yabancı hukuk seçiminin geçerliliği ile böyle bir tahkim şartının New York Sözleşmesi kriterlerine göre değerlendirilmesi hususunda emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: tahkim şartı tahkim ilk itirazı New York Sözleşmesi kompetenz-kompetenz ilkesi tahkim şartının ayrılabilirliği ilkesi yabancı hakem kararı görevsizlik menfi tespit

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1503

KARAR NO 2019/1611

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 28/05/2019

NUMARASI 2019/52 Esas 2019/261 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2019

Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde;

13. 11.2017 tarihinde, ... Ltd / Marshall Islands Türkiye yetkili acentesi olan müvekkil firma ile davalı arasında 13 adet patlayıcı madde yüklü konteynerin Mersin'den Djibouti limanına taşınması konusunda anlaşma imzalandığını, 13.11.2017 tarihinde ... Ltd / Marshall Islands, .... Ltd firmasının Lübnan yetkili acentesi olan ... ile müvekkil firma arasında ... isimli gemiyle 29 adet muhtelif tipte patlayıcı madde yüklü konteynerin Mersin'den Djibouti limanına parsiyel yük bazında taşınması konusunda anlaşma imzaladığını, 23/11/2017 tarihinde ... isimli geminin, yüklemeyi tamamladıktan sonra, yük evraklarının kaptan tarafından imzalandığını, Mersin - Djibouti arası Süveyş kanalı geçişi haricinde başka yere uğramadan gidilmesinin planlandığını, 24/11/2017 tarihinde navlunun ...

... Bankası hesabına aktarıldığını, 26.11.2017 tarihinde gemi işletmecisi olan ... isimli firma tarafından gönderilen e-mail ile bahse konu yükle alakalı navlunun alınmadığını ve ödemede gecikme olması halinde gemi üzerindeki yüklerin haczedileceğinin bildirildiğini, 01.12.2017 tarihinde ... firmasının, tüm bu gelişmelerden rahatsızlığını ifade ettiğini ve geminin ... sigortasındaki seyrüsefer sahasının genişletildiği yenilenmiş poliçeyi sunmadan, navlun ödemesini yapmak istemediğini ve kendi haklarını savunmak üzere ... avukatlık firmasını yetkilendirdiğini bildiren bir e-mail gönderdiğini, bunun üzerine ... firması avukatları tarafından konu ile alakalı olayın hızlı bir şekilde çözülmesi için üç alternatif sunulduğunu, armatörün kesmiş olduğu navlun faturasındaki miktarı, aynı gün havale ederek ödeme swiftini yollandığını, 08.12.2017 tarihinde Armatör, navlun ödemesinin hesabına ulaştığını ancak 23.257 -usd eksik ödeme yapıldığını bildirildiğini ve imzalanmış olan B/L lerin geçersiz olduğunu, 10.12.2017 tarihinde Süveyş kanal acentesi ...

shipping tarafından, bir e-maille gemi kaptanından aldığı habere göre geminin GYRO pusulasının ve AIS cihazının arızalı olduğunu, bu arizalar giderilmeden geminin Süveyş Kanal geçişi yapamayacağını bildirildiğini, Armatör, elektrikçi ayarlaması ve gerekli tamirin yaptırılmasını istemişse de tamir için gerekli masrafları ödemeyi kabul etmediğini, 13.12.2017 tarihinde armatörün gemideki arızaların tamiri için gerekli onayı vermediğini ve ödemelerin yapılmadığını, ... acente, limandaki tamir firmasına armatörün önceki seferlerden borcu olduğunu ve firmanın gemi üzerine haciz işlemi başlatacağını, armatörün bu konuda da hiçbir ödeme girişiminde bulunmaması sebebiyle geminin Süveyş kanalı geçiş işlemlerine başlanamadığını, 18.12.2017 tarihinde armatör, günlük olarak yüklerin uygun bir antrepoya boşaltılacağını ve yüke haciz koyacağını bildiren e-mailler yollamaya devam ettiğini, tarafların sulh olması için İstanbul'da görüşme ayarlanmışsa da ...

Marine firması sahibi ... tarafından, yol masrafları için parası olmadığı gerekçesiyle kendisine USD 1000 havale yapıldığı, 11.01.2018 tarihinde müvekkil firma tarafından, tüm denizcilik haber sitelerinden ... Yunanistan Deniz Kuvvetleri gemisi tarafından, Misurata/Libya'ya doğru seyrederken yakalanıp, Girit adasındaki Heraklion Limani'na getirildiği, yüklerin limana boşaltıldığı ve tüm gemi personelinin tutuklandığı bilgisine ulaşıldığını, geminin yakalanma olayı 06.01.2018 tarihinde gerçekleştiği halde tüm bu gelişmelerin müvekkil firmadan saklandığını ve ekstra ödeme tahsil edilmesi amaçlandığını belirterek müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı cevap dilekçesinde;uyuşmazlık konusu miktarın 634.396,60 Amerikan Doları olduğunu ve miktar belirli olduğundan belirsiz alacak davası şeklinde menfi tespit davası açılamayacağını, derdest tahkim yargılaması mevcut olduğundan derdestlik itirazı olduğunu, geçerli bir tahkim şartı olup, bu davanın açılmasının sözleşmeye ve tahkim şartına aykırı olduğunu, taraflar arasında imzalanan Taşıma Sözleşmesi uyarınca uyuşmazlığın esasına İngiliz Hukuku'nun uygulanması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan Taşıma Sözleşmesi uyarınca müvekkilin taşıtanı olduğu yükün, taşıyan sıfatını haiz davalının belirlediği MV/Andromeda isimli gemiye yine sözleşmede belirlenen günde Mersin/Türkiye Limanı'nda yüklendiği ve navlunun Davacı/Taşıyan'ın banka hesabına ödendiğini, yükün tahliye limanı Cibuti/Etiyopya olmasına karşın bilinmeyen bir nedenle fiili taşıyan ve davacının da aralarında bulunduğu alt taşıyanlar arasında ortaya çıkan uyuşmazlık neticesinde fiili taşıyıcı tarafından sebepsiz yere gemi rotasından çıkarılarak alakasız bir şekilde yük Yunanistan'ın hükümranlık alanına terk edildiği ve Yunanistan devleti tarafından yükün müsadere edildiğini, Yunanistan Devleti tarafından müsadere edilen yükün dava tarihi itibariyle raf ömrünü tamamladığından iade edilse bile tekrar satışı mümkün olmadığından yükün bütünüyle zayi olduğunu, davacının müvekkiline verdiği zarardan sorumlu olduğunu, davanın esastan reddini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, taraflar arasında imzalanan taşıma sözleşmesinin 23. Maddesinde "Arbitrasyon gerekirse Londra da yapılacak ve İngiliz Hukuku Kuralları ana kanunlar olarak geçerli olacaktır" kaydı yer aldığını, tahkim şartının ayrılabilirliği ilkesi nedeni ile tahkim şartının geçerli olup olmadığının asıl sözleşmede değerlendirilecek olup bu konuda karar verme yetkisinin kompetenz-kompetenz ilkesi uyarınca hakem heyetinde olduğu gerekçesiyle taraflar arasında tahkim anlaşması bulunduğu kabul edilerek mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, sözleşmenin 23.maddesinde "arbitrasyon gerekirse Londra'da yapılacak" ibaresinin yer aldığını, "gerekirse" ibaresinin tarafların gerçek iradesinin tahkim olmadığını ortaya koyduğunu, davalının dayanak olarak gösterdiği tahkim klozunun geçerli olmadığını, tahkim anlaşmasının yazılı şekilde yapıldığını, asıl sözleşmenin bir parçası haline getirilmek amacıyla tahkim şartı içeren bir belgeye yollama yapılması halinde de geçerli bir tahkim anlaşması yapılmış sayıldığını, tahkim anlaşmasının tarafların tahkim anlaşmasına uygulanmak üzere seçtiği hukuka veya böyle bir hukuk seçimi yoksa Türk hukukuna uygun olduğu takdirde geçerli olduğunu, bu nedenlerle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalıya ait emtialara deniz taşıması esnasında el konulması nedeniyle oluşan zarardan davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit istemine ilişkindir. Davanın tarafları arasında türkçe düzenlenen taşıma sözleşmesi ile davacı Mersin Limanından Djibouti limanına MV /Andromeda gemisi ile taşınacak davalıya ait konteyner emtiasını 89.000-usd bedelle taşınması hususun da anlaşma yapılmıştır. Bilahare geminin rotasını terkettiği ve Yunanistan mkamları tarafından yüke elkonulduğu anlaşılmaktadır. Sözleşme de davacı kiralayan ,davalı da kiracı konumunda olup ,sözleşmenin 23.maddesi "arbitrasyon gerekirse Londra'da yapılacak ve İngiliz Hukuku kuralları ana kanun olarak geçerli olacaktır" şeklinde düzenlenmiştir.

Sözleşmenin tarafları Türk tabiiyetin de olup sözleşmeye tahkim şartı koydukları ancak yabancı hukuk seçimine ve Türkiye dışında bir yeri tahkim yeri olarak belirlemelerine bir engel bulunmamaktadır.Gerek HMK ,gerekse Milletlerarası Tahkim Kanunu tahkim yeri Türkiye bulunan uyuşmazlıklarda uygulanmaktadır. Sözleşmenin 23.maddesinin "Arbitrasyon gerekirse Londra'da yapılacak ve İngiliz Hukuku kuralları ana kanun olarak geçerli olacaktır" şeklinde düzenlendiği görülmektedir. Bu aşama da taraflarca tahkim yoluna başvurulduğunda verilecek hakem kararının tabiiyetinin ,uygulanacak usul kurallarının hangisi olduğunun tesbiti gerekecektir. Sözleşme de tahkim yeri Londra -uygulanacak hukuk kuralları İngiliz hukuku olarak belirlendiğinden tarafların iradesinin uygulanacak usul kuralları olarak İngiliz usul hukuk kurallarını seçtiği sonucuna varılmaktadır.

Buna göre taraflarca tahkim yoluna başvurulması halinde anılan hakem kararı tarafların tabiyetine rağmen yabancı hakem kararı sayılacaktır. Geçerli bir tahkim şartı bulunup bulunmadığı hususunda Türkiye'nin taraf olduğu Newyork Sözleşmesi hükümlerine bakılmalıdır. Tarafların sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamının veya bir kısmının çözümünü hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmalar tahkim sözleşmesi olarak adlandırılmakta olup yalnızca iki tarafın iradeleriyle tasarrufta bulunabilecekleri konularda tahkim sözleşmesi yapılabilir. İster bağımsız bir tahkim sözleşmesi şeklinde isterse bir tahkim şartı şaklinde yapılsın tahkim sözleşmesinin geçerliliği için aranan temel unsurlar geçerli bir tahkim iradesinin varlığı ve yazılı şekil şartıdır.

Tahkim sözleşmesinin tabi olduğu şekil 1958 tarihli New York Sözleşmesi'nin 2. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre geçerli tahkim şartından bahsedebilmek için taraflarca imzalanmış yazılı bir anlaşma, karşılıklı mektup teatisi veya telgraf aranmaktadır. Sözleşme uyarınca davacı tarafından taşımanın üstlenilmesi ve bu sözleşmeden dolayı borçlu olunmadığının tesbiti talebinin belirli bir uyuşmazlığa ilişkin olması karşısında uyuşmazlığın tahkimde çözümü gerekmektedir. HMK'nın 116. maddesinde tahkim itirazı ilk itirazlar arasında sayılmış olup davalı vekilince süresinde tahkim ilk itirazında bulunulmuştur. Mahkemece yukarıda açıklanan hususlar uyarınca geçerli bir tahkim şartı nedeniyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine de isabetsizlik görülmemiş,davacı vekilinin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına ,İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 19/12/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.