6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Kesinleşmiş mahkeme ilamına dayalı takipte menfi tespit davası açılamaz

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2207 E. 2023/1757 K. · · İlk derece: İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Menfi tespit / İstirdatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Gerekçe özeti

Kesinleşmiş bir mahkeme ilamına dayalı olarak başlatılan ilamlı icra takibine karşı, o ilamın verildiği yargılamadaki usul aykırılıkları (örn. tebligat usulsüzlüğü) ileri sürülerek menfi tespit davası açılamaz; bu tür iddialar ancak ilgili ilama karşı olağan veya olağanüstü (yargılamanın yenilenmesi) kanun yollarına başvurularak ileri sürülebilir, çünkü kanun yolları numerus clausus ilkesiyle sınırlı sayıda düzenlenmiştir ve mahkeme kararlarına karşı başka bir mahkemede dava açılması hukuki güvenlik ilkesini ihlal eder.

Ele alınan sorunlar

Kesinleşmiş ilamlı icra takibine karşı menfi tespit davası açılıp açılamayacağı → ret

İddia: Davacı, dayanak mahkeme kararına ilişkin dosyada kendisine tebligatların KEP yerine UETS ile yapılması gerektiğini, bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığını, ayrıca istinaf başvurusunun reddi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun sonucu beklenmeden takip dosyasının kesinleştirildiğini ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Gerekçe: Eldeki dava, ilamlı icra takibine karşı açılan menfi tespit davasıdır. İİK 72 uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Ancak hükümlere karşı başvurulabilecek kanun yolları HMK'da olağan (istinaf-temyiz) ve olağanüstü (yargılamanın yenilenmesi, HMK 374) olarak sınırlı biçimde (numerus clausus) düzenlenmiştir; bu maddeler dışında kalan yargılama hataları, ne kadar ağır olursa olsun, yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılmaz. Mahkeme kararlarına karşı bir başka mahkemede dava açılabileceğinin kabulü hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceğinden kanunlarda bu yönde bir düzenleme bulunmamaktadır. Koşulları mevcutsa olağan veya olağanüstü kanun yoluna başvurulabilecekken, dayanak ilamdaki usulsüz tebligat iddiasına dayalı olarak menfi tespit isteminde bulunulmasının yasal dayanağı yoktur.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayalı ilamlı icra takibinde, o kararın verildiği yargılamadaki usul aykırılıklarının menfi tespit davası yoluyla ileri sürülemeyeceğine, bunun için olağan/olağanüstü kanun yollarının tüketilmesi gerektiğine ilişkin genel ilke niteliğinde bir tespit içermesi nedeniyle emsal değeri taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
menfi tespit davası ilamlı icra takibi yargılamanın yenilenmesi numerus clausus hukuki güvenlik ilkesi kesinleşmiş ilam

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İİK 72 · 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 341HMK 361HMK 374

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2207

KARAR NO 2023/1757

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 06/06/2023

NUMARASI 2023/95 Esas 2023/249 Karar

DAVA

Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/11/2023

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, 18 Haziran 2020 tarihinde ... AŞ. tarafından ... şirketine 100.000 adet maske gönderildiğini, sözleşmeye konu maskelerin ... tarafından gönderileceği sözleşmede yer alıp, dolayısıyla bu hususta ... şirketine fatura kesecek olan firmanın ...Teks. olduğunu ve ilgili faturanın kesildiğini, müvekkili şirketin ... A.Ş.'ye ... şirketine 85.000- TL'lik fatura kesmesine karşılık 85.000-TL fatura kestiğini ve usule ve hukuka uygun olanını yaptığını, ... şirketine faturayı müvekkilin kesmesinin suç teşkil edeceğini, yapılan sözleşmeye göre fiyata hibe ve nakliye dahildir denildiğini ve imzalandığını, 100.000 adet maskenin karşılığı 85.000-TL olması sebebiyle faturanın 85.000-TL olarak kesildiğini ve doğru olanın yapıldığını, müvekkilinin davalıya borcu olmadığını, 13.06.2020 tarihli sözleşme gereğince davalı yan açtığı davada ihracatı yapacak tarafın müvekkili şirket olduğunu iddia ederek mahkemeyi yanılttığını,ileri sürerek takipten dolayı borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının icra tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; açılan iş bu davanın daha önce taraflarınca açılıp hükme bağlanan ve kesinleşen mahkeme hükmüne karşı açıldığını,mahkeme ilamlarına karşı dava açılmasının mümkün olmadığını, takip ilamların icrası yolu ile takip ( örnek 4-5) olup söz konusu ilamın kesinleştiğini dayanak ilamın Kuşadası 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/55 Esas sayılı dosyası olduğunu HMK 114 maddesi gereğince esas hakkında yeni hüküm tesis edilemeyeceğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece; davanın; ilama dayalı olarak başlatılan İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğu, İstanbul ... İcra Müdürlüğü ... esas sayılı takip dosyasında; ... tarafından davalı ... Ltd.Şti aleyhine Kuşadası 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/55 esas ve 2022/317 karar sayılı kararına dayalı ilamlı icra takibi başlatıldığı, davacının, taraflarının Kuşadası 1.ASHM'nin 2022/55 esas sayılı dosyasında tebligatlardan haberleri olmadığı yönündeki beyanları hususunda şartları oluşmuş ise kesinleşen karara karşı olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; Kuşadası 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/55 esas sayılı dosyasında müvekkili şirkete tebliğ edilmesi gereken mahkeme evrakları ve diğer belgelerin KEP yolu ile ulaştırıldığını, ancak KEP ile mahkemelere ilişkin evrak ve belgelerin gönderilemeyeceğini, müvekkili şirkete tebligatların UETS ile tebliği gerekirken KEP sistemi ile gönderilmesinin usule aykırı olduğunu, savunma hakkını kullanamadığını, karara karşı istinaf yoluna başvurunun reddedildiğini, istinaf başvurusunun reddi kararına karşı da istinaf kanun yoluna başvurduklarını, bu başvurunun sonucu beklenmeden dosyanın kesinleştirildiğini,haksız eylemden kaynaklanan uyuşmazlıkta mahkemenin görevsizliğinin söz konusu olmadığını, borçlu olmadığının tespitini, kararın kaldırılarak dosyanın yeniden incelenmek üzere gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Eldeki dava; ilamlı icra takibine karşı açılan menfi tesbit davasıdır.İİK’nun 72. maddesi “Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir." Türk Hukukunda, bölge adliye mahkemelerinin 20.07.2016 tarihinde göreve başlamasıyla,hükümlere karşı başvurulabilecek olağan kanun yolları istinaf ve temyiz kanun yolu olarak düzenlenmiştir.Bir karara karşı kanun yoluna başvurulup başvurulamayacağı kanunlarda belirlenir. Buna göre, esasen HMK m. 341 vd. hükümlerinde hangi kararlara karşı istinaf yolunun açık hangilerine karşı kapalı olduğu, HMK m. 361 vd. hükümlerinde ise hangi kararlara karşı temyiz yolunun açık hangilerine karşı kapalı olduğu belirtilmiştir.

Öte yandan, HMK m. 374 uyarınca olağanüstü kanun yolu olarak ise yargılamanın yenilenmesi (iadesi) benimsenmiştir. İlgili hüküm kapsamında kesinleşmiş mahkeme kararlarına karşı hangi hallerde yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulabileceği düzenlenir. Yargılamanın yenilenmesi sebepleri sınırlı biçimde (numerus clausus) sayıldığından bu maddeler dışında kalan yargılama hataları ne kadar ağır olursa olsun yargılamanın yenilenmesi sebebi sayılmaz. Davacı tarafça açılan menfi tesbit davasının sebebi Kuşadası 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/55 esas sayılı dosyasında usulüne uygun tebligat yapılmadığı ,savunma hakkının kısıtlandığı gösterilmiştir.Mahkeme kararlarına karşı bir başka mahkemede dava açılabileceğinin kabul edilmesi hukuki güvenlik ilkesini ihlal edeceğinden kanunlarımızda bu yönde yapılan bir düzenleme bulunmamaktadır.

Koşulları mevcut olması halinde olağan veya olağanüstü kanun yoluna başvurulabilecek iken menfi tesbit isteminde bulunulmasının yasal dayanağı bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf nedeni yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/11/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/61617 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.