6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Fesih davasında 1/10 pay şartı; yavru şirketin payı hesaba katılır

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5418 E. 2020/3132 K. ·

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Halka açık olmayan anonim şirketlerde haklı sebeple fesih davası, TTK'nın 531. maddesi uyarınca sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahiplerince açılabilir ve bu oran dava şartıdır. Karşılıklı iştirak hâlinde yavru şirketin ana şirketteki payları bu dava şartının hesabında nazara alınır; TTK'nın 389. maddesindeki düzenleme yalnızca genel kurul toplantılarında nisabın hesabına ilişkin olduğundan fesih davasındaki pay oranının hesabına uygulanmaz. Oran sağlanmıyorsa dava, dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Haklı sebeple fesih davasında sermayenin en az onda birini temsil etme dava şartı → ret

İddia: Davacılar, davalı şirketin yavru şirket konumundaki dava dışı şirkette çoğunluk payına sahip olduğunu, yavru şirketin ana şirketteki paylarının TTK'nın 389. maddesi uyarınca yok sayılması gerektiğini ve bu durumda paylarının %10'u aştığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı şirket halka açık şirketlerden olmadığından TTK'nın 531. maddesi uyarınca fesih davası, sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahiplerince açılabilir. Davacıların pay toplamı %7,56'dır. Davalı şirket dava dışı şirketin %92,52 oranında hissesine sahip olduğundan bu şirket yavru şirket konumunda olsa da, yavru şirketin davalı şirketteki %25,03 oranındaki payları dava şartı bakımından hesaplamada nazara alınmalıdır; zira TTK'nın 389. maddesindeki düzenleme yalnızca genel kurul toplantılarında nisabın hesabına ilişkindir. Bu durumda davacıların hisseleri bu davayı açabilmek için yeterli değildir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Fesih davasındaki onda bir pay şartının hesabında yavru şirketin ana şirketteki paylarının dikkate alınacağına ve TTK 389'un bu hesaba uygulanmayacağına ilişkin, Yargıtay'ca onanmış tespit.

Usul tespitleri

Dava şartı
Anonim şirketin haklı sebeple feshi davasında, halka açık olmayan şirketlerde sermayenin en az onda birini temsil eden pay sahipliği dava şartıdır (TTK 531)

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirketin haklı sebeple feshi azlık pay sahipliği dava şartı karşılıklı iştirak yavru şirket ortaklıktan çıkarılma nisap

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 531TTK 389

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/5418 E.  ,  2020/3132 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 08/05/2019 tarih ve 2018/1307 E- 2019/529 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 07/11/2019 tarih ve 2019/1591 E- 2019/1399 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkilleri açısından ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini, şirketin feshinin diğer ortaklar ve kamu yararına olduğunu, davalı şirketin dava dışı Türksan Kağıt A.Ş’nin %92,52 oranında hissesine sahip olduğundan dava dışı Türksan Kağıt A.Ş. yavru şirket konumunda olduğunu, yavru şirketin ana şirketin %25,03 hissesine sahip olduğunu, bu hisselerin TTK 389 uyarınca yok sayılması gerektiğini, bu durumda müvekkillerinin %10’dan daha fazla hisseye sahip olduğunu ileri sürerek davalı şirketin feshine, feshe karar verilmediği takdirde müvekkillerinin pay bedellerinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesini istemiştir.

Davalı vekili, davacıların %10’dan daha az payı sahibi olmaları nedeniyle dava şartının bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince, davalı şirket halka açık şirketlerden olmaması nedeniyle TTK 531. maddesi uyarınca sermayenin en az 1/10 tarafından fesih davasının açılabileceği, davacıların pay toplamının %7,56 olduğu, davalı şirket dava dışı Türksan Kağıt A.Ş’nin %92,52 oranında hissesine sahip olduğundan dava dışı Türksan Kağıt A.Ş. yavru şirket konumunda olsa da yavru şirketin davalı paylarından %25,03 oranındaki hisseleri de dava şartı bakımından hesaplamada nazara alınması gerektiği zira TTK 389’daki düzenlemenin yalnızca genel kurul toplantılarında nisabın hesabına ilişkin olduğu, bu durumda davacıların hisselerinin işbu davayı açabilmesi için yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi ile aynı gerekçe ile davacılar vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 24/06/2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616164700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2019/1591 E. 2019/1399 K.

Azınlık pay oranı hesabında yavru şirket payının düşülemeyeceği

Gerekçe özeti

TTK 531. maddesi uyarınca haklı sebeple fesih davası açabilmek için gereken asgari pay oranının hesaplanmasında, TTK 389. maddesindeki yavru şirketin ana şirket paylarına ilişkin genel kurul nisabı ve oy hakkı donma hükmü uygulanamaz; çünkü pay sahipliği ile oy kullanma hakkı farklı kavramlardır ve TTK 389 yalnızca genel kurul toplantı nisabının hesabına yöneliktir. Bu nedenle davacı, dava dışı bir şirketin (yavru şirket konumundaki) sahip olduğu payı toplam pay sayısından düşerek kendi pay oranını yükseltme yoluna başvuramaz.

Emsal değeri

TTK 531 kapsamında haklı sebeple fesih davasındaki asgari pay oranı dava şartının hesaplanmasında, TTK 389'daki yavru şirket paylarına ilişkin nisap/oy hakkı donma hükmünün uygulanamayacağına dair açık bir norm yorumu içermesi nedeniyle emsal niteliktedir.

Kavramlar: haklı sebeple fesih azınlık pay sahipliği dava şartı hakim şirket-yavru şirket ilişkisi genel kurul nisabı oy hakkının donması

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2019/1591

KARAR NO 2019/1399

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 08/05/2019

NUMARASI 2018/1307 Esas 2019/529 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Fesih İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 07/11/2019

Dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin hükmün davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin 6.318.000-TL sermayeli ve 4511 ortaklı halka kapalı bir şirket olduğunu, dava dışı .... AŞ’nin davalı şirkette %25,03 oranına tekabül eden 158.120.278 adet paya sahip olduğunu, davalı şirketin de ...AŞ’nin hisselerinin %92,52’sine sahip bulunduğunu, iki şirket arasında hakim şirket- yavru şirket ilişkisi bulunduğunu,davacı ...’in davalı şirketteki hisse sayısının 336.000 adet, ....’in 133.350 ve ...’nın ise 8.250 adet olup hisselerinin %10’undan fazlasına sahip olduklarını ve azınlık hissedarı olduklarını, davalı şirket yöneticilerinin küçük yatırımcıyı zarara uğrattıklarını,şirketi kendi çıkarlarına uygun yönettiklerini, bilançoda gelirlerin az, giderlerin fazla gösterildiğini,hissedarlara çok düşük temmettü dağıttıklarını, yavru şirketin kâr payı almaması gerekirden kâr payı verildiğini, müvekkilleri açısından ortaklığın devamının çekilmez hale geldiğini, şirketin feshinin diğer ortaklar ve kamu yararına olduğunu ileri sürerek davalı şirketin feshine, feshe karar verilmediği takdirde müvekkillerinin pay bedellerinin ödenmesi suretiyle ortaklıktan çıkarılmalarına karar verilmesini istemiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin 6.318.000- TL sermayeli ve 4.500 ortaklı bir şirket olduğunu, davacıların şirketteki ortaklıklarının devam ettiğini, davacıların iyiniyetli olmadığını, fesih nedeni bulunmadığını, müvekkili şirketin yedi defa kâr payı dağıttığını, davacıların gelirlerin az, giderlerin fazla gösterildiği iddiasının doğru olmadığını, davacıların toplam hisselerinin % 7.56 oranında bulunduğunu ve TTK 531. maddesindeki onda bir pay sahipliği koşulunu sağlamadıklarından davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacıların pay oranı TTK 531. maddesinde belirtilen %10na ulaşamadığından iş bu davada dava takip yetkileri bulunmadığı , diğer yandan HMK 115. maddesi gereğince eksikliğin mahiyetine göre, bu eksikliğin giderilmesi sonradan mümkün olmadığından ayrıca süre verilmesine gerek görülmediği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacılar vekili; davalı şirket hissedarlarından ...A.Ş.'nin 158.120.278 adet hisseye sahip olduğu ve bu toplam hissenin %25,03'ne tekabül ettiğini,şirketlerin karşılıklı iştirak durumunda olup, iki şirket arasında hakim şirket yavru şirket ilişkisinin mevcut olduğunu, her iki şirketin aynı adreste bulunduğunu ve yönetim kurulunun aynı kişilerden oluştuğunu, müvekkillerinin hisselerinin ... 336.000, ... 133.350 ve ...'un 8.250 adet olduğunu, bu hisselerin toplam miktarının sermayenin %10'undan fazlasına tekabül ettiğinden TTK gereği azınlık hissedar olduklarını,... AŞ.'ne ait davalı şirket hissesi olan 158.120.278 adet hissenin toplam hisseden çıkarıldığında 473.678.042 adet hisse kaldığını, bu hissenin %10'unun ise 473.679 adet hisse olup,müvekkkillerinin hisse toplamı 477.600 adet olduğundan dava açma hakkına sahip olduklarını, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

TTK 531.maddesinde "Haklı sebeplerin varlığında , sermayenin en az 1/10, halka açık şirketlerde 1/20 i temsil eden pay sahipleri...şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler..." hükmü yer almaktadır. Davalı şirket halka açık değildir.Davalı şirketin 6.318.000-TL sermayeli olup davacı ...’in 336.000 adet,...’in 133.350 ve ...’nın ise 8.250 adet pay sahibi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Davacıların pay toplamının %7,56 oranında bulunduğu hesaplanmaktadır.Davacılar vekili,dava dışı ... AŞ’nin davalı şirkette %25,03 oranına tekabül eden 158.120.278 adet hissesi TTK 389. maddesi gereğince yavru şirket konumunda bulunan .... AŞ’nin %25,03 oranına tekabül eden payı düşüldüğünde müvekkillerinin %10'un üzerinde pay sahibi olduklarını ve TTK 531.

maddesindeki özel dava şartın gerçekleştiği iddia etmektedir. TTK 389. maddesindeki düzenlemede yer alan " yavru şirket tarafından iktisap edilen ana şirket paylarının ana şirketin genel kurulunun toplantı nisabında dikkate alınmayacağı ve oy hakları ve buna bağlı hakların donacağına" ilişkin hüküm genel kurul toplantılarında nisabın hesabına ilişkindir. Halbuki TTK 531. maddesinde ise haklı sebeple fesih davasını açabilmek için 1/10 oranda pay sahiplerine tanınmıştır.Pay sahipliği ve oy kullanma hakkı farklı kavramlar olduğundan TTK 389. maddesindeki düzenlemenin TTK 531. maddesinde pay oranını hesaplamasına esas alınması mümkün görülmemiştir.Davacıların TTK 531. maddesinde belirtilen %10 oranına ulaşamadığından iş bu davada dava açma hakları bulunmadığından davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Açıklanan nedenlerle;

mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, HMK.'nun 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin olarak kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf nedenleri yerinde görülmeyen davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacılar tarafından yapılan istinaf yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, hükümden sonra davalı gider avansından karşılanan 23,50-TL posta masrafının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 07/11/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.