Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/5179 E. 2020/3309 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bağlantılı davalar↗ bankanın özen yükümlülüğü↗ imza inkârı↗ veraset ilamı↗ sahtelik↗ özen yükümlülüğü↗ sahtecilik↗ illiyet bağı↗ mirasçılık↗ kesin hüküm↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Beyoğlu 51. Noterliğinden alınan veraset ilamı ve aynı noterlikçe düzenlenmiş vekaletname ile işlem yapıldığından, davalı banka tarafından vekaletnamenin doğruluğu ve geçerliliği ilgili noterlik aranarak teyit ettirildiğinden, bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, sahtecilik eylemi ile bankanın sorumluluğunu gerektiren olay arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı mirasçıların ortak murislerinin hesabından sahte belgelerle para çekilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bankanın gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirdiği ve sahtecilik eylemi ile bankanın sorumluluğunu gerektiren olay arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacılar vekilinin istinaf itirazları da bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Ancak, HMK’nun 208/son maddesi uyarınca, resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Davaya konu olayda, sahtecilik iddiasına konu belgelerin noter tarafından düzenlenen belgeler olduğu hususu gözetildiğinde, davacıların sahtelik iddiasının ancak ilgili noterin de taraf gösterileceği ayrı bir davada incelenip karara bağlanabileceği anlaşılmaktadır. Bu durumda, asıl davaya bakan mahkemece, sahtelik iddiasında bulunan tarafa HMK’nun 208/son maddesi uyarınca ilgili notere karşı dava ikame etmesi için iki haftalık kesin verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamış ve resen bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1271 E. 2022/4686 K.
Ortak:sahtelik · sahtecilik · illiyet bağı · kesin hüküm · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaBu durumda, asıl davaya bakan mahkemece, «sahtelik» iddiasında bulunan tarafa HMK’nun 208/«son» maddesi uyarınca ilgili notere karşı dava ikame etmesi için iki haftalık «kesin» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamış ve resen bozmayı gerektirmiştir.
Noterliğinden alınan «veraset ilamı» ve aynı noterlikçe düzenlenmiş vekaletname ile işlem yapıldığından, davalı banka tarafından vekaletnamenin doğruluğu ve geçerliliği ilgili noterlik aranarak teyit ettirildiğinden, «bankanın özen yükümlülüğünü» yerine getirdiği, «sahtecilik» eylemi ile bankanın sorumluluğunu gerektiren olay arasındaki «illiyet bağının» kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bankanın gerekli «özen yükümlülüğünü» yerine getirdiği ve «sahtecilik» eylemi ile bankanın sorumluluğunu gerektiren olay arasındaki «illiyet bağının» kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacılar vekilinin istinaf itirazları da bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, asıl davaya bakan mahkemece, «sahtelik» iddiasında bulunan tarafa HMK’nun 208/«son» maddesi uyarınca ilgili notere karşı bu davaya birleştirilmesi istemli olarak dava ikame etmesi için iki haftalık «kesin» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, bu husus nazara alınmadan karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Davaya konu olayda, «sahtecilik» iddiasına konu vekaletnamelerin noter tarafından düzenlenen belgeler olduğu hususu gözetildiğinde, davacının «sahtelik» iddiasının ancak ilgili noterin de taraf gösterileceği ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilecektir.
Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin dosyalarında hüküm altına alınan ve davalı bankanın ...Şubesi'ne «depo» edilen «kamulaştırma bedellerinin» vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödendiği, davacının adına düzenlenen sahte vekaletnamelerle bankadan kamulaştırma bedellerinin alınması sebebiyle davalıların sorumluluğuna gidilerek işbu davanın açıldığı, vekaletnamelerdeki imzalar üzerinde yapılan inceleme sonucunda Adli Tıp Kurumunca vekaletnamelerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı bankada kamulaştırma dosyaları sebebiyle ilgili Mahkemeler tarafından açılan hesaplardan başka davacının kendisinin bizzat açtığı hesap olmadığı, Mahkemelerce kamulaştırma bedellerinin dosya adına açılan hesaplara depo ettirildiği, dosyadaki davalıların kişisel bilgileri adına hesap açılmadığı, davalı bankada davacının kişisel bilgilerinin bulunmadığı, vekaletnamelerin noterde düzenlendiği, vekaletnamelerdeki kimlik bilgileri ile davacının kimlik bilgilerinin birbirinin aynısı olduğu, vekaletnameler düzenlenirken kimlik fotokopilerinin vekaletnameye eklenmemiş olduğu, lehine vekalet düzenlenen kişilerin baroya kayıtlı gerçek avukatlar olduğu, dava konusu vekaletnameler dışında davacı tarafından ilgili vekillere verilmiş vekaletname bulunmadığı, vekaletnamelerdeki avukatların da aralarında bulunduğu 27 sanığın «sahte kimlik» çıkarıp sonrasında sahte kimlikler ile noterden vekaletnameler düzenleyerek bankalara depo edilen bedellerin alınarak suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kamu kurum ve kuruluşları aleyhine ve kamu gücü kullanılan belgelerle «dolandırıcılık», kamu «görevlisinin» «resmi belgede sahteciliği» ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından hazırlanıp kabul edilen iddianame üzerine ...2.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:illiyet bağının kesilmesi · kamulaştırma bedeli · sahte kimlik · resmi belgede sahtecilik · depo kararı · dolandırıcılık · yetkisizlik kararı · görevli mahkeme
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemeleri'nin dosyalarında hüküm altına alınan ve davalı bankanın ...Şubesi'ne «depo» edilen «kamulaştırma bedellerinin» vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödendiği, davacının adına düzenlenen sahte vekaletnamelerle bankadan kamulaştırma bedellerinin alınması sebebiyle davalıların sorumluluğuna gidilerek işbu davanın açıldığı, vekaletnamelerdeki imzalar üzerinde yapılan inceleme sonucunda Adli Tıp Kurumunca vekaletnamelerdeki imzaların davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, davalı bankada kamulaştırma dosyaları sebebiyle ilgili Mahkemeler tarafından açılan hesaplardan başka davacının kendisinin bizzat açtığı hesap olmadığı, Mahkemelerce kamulaştırma bedellerinin dosya adına açılan hesaplara depo ettirildiği, dosyadaki davalıların kişisel bilgileri adına hesap açılmadığı, davalı bankada davacının kişisel bilgilerinin bulunmadığı, vekaletnamelerin noterde düzenlendiği, vekaletnamelerdeki kimlik bilgileri ile davacının kimlik bilgilerinin birbirinin aynısı olduğu, vekaletnameler düzenlenirken kimlik fotokopilerinin vekaletnameye eklenmemiş olduğu, lehine vekalet düzenlenen kişilerin baroya kayıtlı gerçek avukatlar olduğu, dava konusu vekaletnameler dışında davacı tarafından ilgili vekillere verilmiş vekaletname bulunmadığı, vekaletnamelerdeki avukatların da aralarında bulunduğu 27 sanığın «sahte kimlik» çıkarıp sonrasında sahte kimlikler ile noterden vekaletnameler düzenleyerek bankalara depo edilen bedellerin alınarak suç işlemek amacıyla örgüt kurma, kamu kurum ve kuruluşları aleyhine ve kamu gücü kullanılan belgelerle «dolandırıcılık», kamu «görevlisinin» «resmi belgede sahteciliği» ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından hazırlanıp kabul edilen iddianame üzerine ...2.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/350 Esas sayılı dosyasında ceza yargılamasının devam etmekte olduğu, davalı bankanın davacı adına düzenlenmiş vekaletnameler ile «depo» edilen «kamulaştırma bedellerini» çekmeye gelen avukatların sunmuş olduğu vekaletnamelerin düzenlendikleri noter aranarak ilgili vekaletnamelerin teyit edildiği, vekaletnamedeki vekalet verenin bankada hesabının olup olmadığının kontrol edildiği, vekaletnameleri sunan avukatların kimlik ve avukatlık bilgilerinin ilgili sistemlerden teyit edildiği, vekaletnamelerde ahzu kabz «yetkisinin» bulunduğu, vekaletnamelerdeki davacı imzalarının sahte olduğunun adli tıp incelemesi yapılarak anlaşılabildiği, mevcut hali ile vekaletnamelerin iğfal kabiliyetinin bulunduğu, davalı bankanın vekaletnameler üzerinde yapılabilecek bütün incelemeleri yaptığı, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, meydana gelen zarar sebebiyle davalı bankanın sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, «illiyet bağı kesilmiş» olduğundan davalı banka hakkında da açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle ... ve TEİAŞ Genel Müdürlüğüne karşı açılan davanın her iki daval …
1- Dava, davacıya ait taşınmazların kamulaştırılması nedeniyle davalı bankaya «depo» edilen «kamulaştırma bedellerinin» sahte olduğu iddia olunan vekaletnameler ile davacı dışındaki şahıslara ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davalı bankanın vekaletnameler üzerinde yapılabilecek bütün incelemeleri yaptığı, üzerine düşen sorumluluğu yerine getirdiği, meydana gelen zarar sebebiyle davalı bankanın sorumluluğunun söz konusu olamayacağı, «illiyet bağının kesilmiş» olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1136 E. 2014/7861 K.
Ortak:sahtecilik
İncelediğiniz karardaNoterliğinden alınan «veraset ilamı» ve aynı noterlikçe düzenlenmiş vekaletname ile işlem yapıldığından, davalı banka tarafından vekaletnamenin doğruluğu ve geçerliliği ilgili noterlik aranarak teyit ettirildiğinden, «bankanın özen yükümlülüğünü» yerine getirdiği, «sahtecilik» eylemi ile bankanın sorumluluğunu gerektiren olay arasındaki «illiyet bağının» kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, bankanın gerekli «özen yükümlülüğünü» yerine getirdiği ve «sahtecilik» eylemi ile bankanın sorumluluğunu gerektiren olay arasındaki «illiyet bağının» kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacılar vekilinin istinaf itirazları da bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir.
Davaya konu olayda, «sahtecilik» iddiasına konu belgelerin noter tarafından düzenlenen belgeler olduğu hususu gözetildiğinde, davacıların «sahtelik» iddiasının ancak ilgili noterin de taraf gösterileceği ayrı bir davada incelenip karara bağlanabileceği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaKâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · görevsizlik kararı · teminat · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, dava konusunun 556 sayılı KHK'nın uygulanmasından kaynaklandığı, «görevli» mahkemenin Fikri Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesiyle, davanın «görevsizlik» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kâr Ortaklığı Anlaşması kapsamında davalı tarafa verilen iki adet senedin «teminat» senetleri olduğu ve «sahtecilik» yoluyla değiştirildiğinden bahisle borçlu bulunmadığının tespitine, yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi nedeniyle «sözleşmelerin feshine» ve uğranılan zararın tazminine karar verilmesi istenilmiştir.
Bu durumda, taraflar arasındaki, sözleşmede yer alan ve davalıya ait markanın kullanımından kaynaklanan bir iddia ileri sürülmediğine göre, uyuşmazlıkta 556 sayılı KHK'nın uygulama yeri bulunmadığı halde mahkemece «görevsizlik» kararı verilmesi isabetli görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1751 E. 2019/1651 K.
Ortak:sahtelik
İncelediğiniz karardaDavaya konu olayda, «sahtecilik» iddiasına konu belgelerin noter tarafından düzenlenen belgeler olduğu hususu gözetildiğinde, davacıların «sahtelik» iddiasının ancak ilgili noterin de taraf gösterileceği ayrı bir davada incelenip karara bağlanabileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, asıl davaya bakan mahkemece, «sahtelik» iddiasında bulunan tarafa HMK’nun 208/«son» maddesi uyarınca ilgili notere karşı dava ikame etmesi için iki haftalık «kesin» verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamış ve resen bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · limited şirket
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/5179 E. , 2020/3309 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 11/12/2017 tarih ve 2015/59 E- 2017/1418 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 22/05/2019 tarih ve 2018/839 E- 2019/323 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların, küçük yaşta anne ve babaları ayrıldığından görüşmedikleri babaları Hakkı Işığıçok'un 19/04/2009 tarihinde vefat ettiğini, 2013/Haziran ayında dolandırıcılık şebekesi tarafından sahte belgelerle babalarının malvarlığının ele geçirildiğinden haberdar olduklarını, murisin Garanti Bankası, Heykel şubesinde bulunan 191.000,00 TL tutarındaki mevduatının sahte belgeler ile 15/04/2013 tarihinde çekildiğini öğrenerek Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduklarını, soruşturmanın devam ettiğini, davalı bankanın gerekli tedbir ve önlemleri almayarak basiretsiz davranışı sonucu zarara uğradıklarını bildirerek, davacıların miras bırakanı Hakkı Işığıçok'un hesabından çekilen 191.000,00 TL'nin 15/04/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, resmi kurumlar tarafından düzenlenen belgelere göre işlem yapıldığını, banka kusurlu olmadığından husumet yöneltilemeyeceğini, mevzuat çerçevesinde tüm belgelerin istenildiğini, hatta vekaletname ve veraset konusunda noterden sözlü teyit alındığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Beyoğlu 51. Noterliğinden alınan veraset ilamı ve aynı noterlikçe düzenlenmiş vekaletname ile işlem yapıldığından, davalı banka tarafından vekaletnamenin doğruluğu ve geçerliliği ilgili noterlik aranarak teyit ettirildiğinden, bankanın özen yükümlülüğünü yerine getirdiği, sahtecilik eylemi ile bankanın sorumluluğunu gerektiren olay arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Bursa Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı mirasçıların ortak murislerinin hesabından sahte belgelerle para çekilmesinden kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Mahkemece, bankanın gerekli özen yükümlülüğünü yerine getirdiği ve sahtecilik eylemi ile bankanın sorumluluğunu gerektiren olay arasındaki illiyet bağının kesildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olup, davacılar vekilinin istinaf itirazları da bölge adliye mahkemesince esastan reddedilmiştir. Ancak, HMK’nun 208/son maddesi uyarınca, resmî bir senetteki yazı veya imzayı inkâr eden tarafın bu iddiası, ancak ilgili evraka resmiyet kazandıran kişiyi de taraf göstererek açacağı ayrı bir davada incelenip karara bağlanabilir. Davaya konu olayda, sahtecilik iddiasına konu belgelerin noter tarafından düzenlenen belgeler olduğu hususu gözetildiğinde, davacıların sahtelik iddiasının ancak ilgili noterin de taraf gösterileceği ayrı bir davada incelenip karara bağlanabileceği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, asıl davaya bakan mahkemece, sahtelik iddiasında bulunan tarafa HMK’nun 208/son maddesi uyarınca ilgili notere karşı dava ikame etmesi için iki haftalık kesin verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle ve hatalı değerlendirmeyle karar verilmesi doğru olmamış ve resen bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının resen BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/616139800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz