Muarazanın Giderilmesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/4911 E. 2020/2681 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 331/1↗ yargı yolu↗ dava şartı yokluğu↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ görevsizlik kararı↗ harç↗ yetkisizlik kararı↗ vekalet ücreti↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, idari bir kurumun almış olduğu bir karardan dolayı adli yargı yolunda çözümü gerektiren bir muarazanın oluşmadığı gibi davacı tarafından da ispat edilemediği, idari yargının görevinde bulunan uyuşmazlığın da, adli yargı yerinde görülmesi olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-b ve c maddeleri ile 115/2 maddesi gereğince açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” biçiminde düzenlenmiş olup anılan düzenleme adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında, bir diğer ifadeyle “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” halinde uygulanabilir. Ancak, yargı yolu bakımından görevsizlik kararlarından sonra, idare mahkemesinde aynı konuda dava açılsa dahi, bu dava, adli yargı mercilerinde açılan davanın devamı niteliğinde olmayıp, kendine özgü usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava söz konusudur. Bu durumda, mahkemece, idare mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğine göre, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de hüküm kurulması gerekirken, harç ve giderlerin nihai kararda göz önünde bulundurulmasına karar verilmek suretiyle anılan hususlarda hüküm tesis edilmemesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5507 E. 2017/7087 K.
Ortak:yargı yolu · usulden reddi · yargılama gideri · görevsizlik kararı · harç · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik · Muarazanın Giderilmesi
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece, idare mahkemelerinin «görevli» olması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verildiğine göre, «harç», «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden de hüküm kurulması gerekirken, harç ve giderlerin nihai kararda göz önünde bulundurulmasına karar verilmek suretiyle anılan hususlarda hüküm tesis edilmem …
Görevsizlik, «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı «yargılama giderlerini» ödemeye mahkûm eder.” biçiminde düzenlenmiş olup anılan düzenleme adli mahkemeler arasındaki «görevsizlik» kararlarında, bir diğer ifadeyle “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” halinde uygulanabilir.
… lunan uyuşmazlığın da, adli yargı yerinde görülmesi olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-b ve c maddeleri ile 115/2 maddesi gereğince açılan davanın dava «şartı yokluğu» nedeni ile «usulden reddine», dosyanın «görevli» ve yetkili Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi gönderilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece, idare mahkemelerinin «görevli» olması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verildiğine göre, «harç», «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden de hüküm kurulması gerekirken, harç ve giderlerin nihai kararda göz önünde bulundurulmasına karar verilmek suretiyle anılan hususlarda hüküm tesis edilmemesi doğru olmamış, kararın davalı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, uyuşmazlığın, davalının ihale öncesi Kamu İhale Kanununa göre yasak davranışlarda bulunduğu iddiasından kaynaklandığı, bu niteliği itibariyle idari yargı mercilerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Görevsizlik, «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı «yargılama giderlerini» ödemeye mahkûm eder.” biçiminde düzenlenmiş olup anılan düzenleme adli mahkemeler arasındaki «görevsizlik» kararlarında, bir diğer ifadeyle “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” halinde uygulanmalıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17861 E. 2015/253 K.
Ortak:yargılama gideri · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaGörevsizlik, «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı «yargılama giderlerini» ödemeye mahkûm eder.” biçiminde düzenlenmiş olup anılan düzenleme adli mahkemeler arasındaki «görevsizlik» kararlarında, bir diğer ifadeyle “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” halinde uygulanabilir.
Bu durumda, mahkemece, idare mahkemelerinin «görevli» olması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verildiğine göre, «harç», «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden de hüküm kurulması gerekirken, harç ve giderlerin nihai kararda göz önünde bulundurulmasına karar verilmek suretiyle anılan hususlarda hüküm tesis edilmem …
6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi “Görevsizlik, «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, «yargılama giderlerine» o mahkeme hükmeder.
Benzer bu karardaAncak, HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca "«görevsizlik», «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, «yargılama giderlerine» o mahkemenin hükmedeceği, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş olması halinde ise talep üzerine davan …
Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davaya bakmakla «görevli» mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, «yargılama giderlerinden» olan «vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, yerel mahkeme kararının anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yargılama giderleri
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, «yargılama giderlerinden» olan «vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekir ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca, yerel mahkeme kararının anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4879 E. 2015/5867 K.
Ortak:yargılama gideri · görevsizlik kararı · yetkisizlik kararı · vekalet ücreti · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaGörevsizlik, «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı «yargılama giderlerini» ödemeye mahkûm eder.” biçiminde düzenlenmiş olup anılan düzenleme adli mahkemeler arasındaki «görevsizlik» kararlarında, bir diğer ifadeyle “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” halinde uygulanabilir.
Bu durumda, mahkemece, idare mahkemelerinin «görevli» olması nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verildiğine göre, «harç», «yargılama gideri» ve «vekalet ücreti» yönünden de hüküm kurulması gerekirken, harç ve giderlerin nihai kararda göz önünde bulundurulmasına karar verilmek suretiyle anılan hususlarda hüküm tesis edilmem …
6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi “Görevsizlik, «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, «yargılama giderlerine» o mahkeme hükmeder.
Benzer bu karardaAncak, HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca "«görevsizlik», «yetkisizlik» veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, «yargılama giderlerine» o mahkemenin hükmedeceği, görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş olması halinde ise talep üzerine davan …
Mahkemece, «temlik sözleşmesi» doğrultusunda davacının «tacir» olmadığı, uyuşmazlığın TTK 4/1 a-f bentlerinde sayılan hususlara ilişkin olmadığı, «genel yetkili» mahkemenin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir 2- Dava, «alacağın temliki sözleşmesinden» kaynaklanın bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişki olup, mahkemece davaya bakmakla «görevli» mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:genel yetkili mahkeme · temlik sözleşmesi · alacağın temliki · yargılama giderleri · temlik · tacir
Benzer bu karardaMahkemece, «temlik sözleşmesi» doğrultusunda davacının «tacir» olmadığı, uyuşmazlığın TTK 4/1 a-f bentlerinde sayılan hususlara ilişkin olmadığı, «genel yetkili» mahkemenin «görevli» olduğu gerekçesiyle mahkemenin «görevsizliğine» ve talep halinde dosyanın Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillere gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir 2- Dava, «alacağın temliki sözleşmesinden» kaynaklanın bakiye alacağın tahsili için yapılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişki olup, mahkemece davaya bakmakla «görevli» mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu gerekçesi ile «görevsizlik» kararı verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, «yargılama giderlerinden» olan «vekalet ücretinin» davacıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/4911 E. , 2020/2681 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 28.06.2016 tarih ve 2016/13-2016/136 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı Kurum vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı kurum tarafından müvekkili şirkete gönderilen 09.09.2015 tarih ve 9782 sayılı karar uyarınca müvekkili şirketin Türk Patent ve Marka Kurumu (TPMK) nezdinde "marka hakkı sahibi" olduğu "Corvus" ve "Corpus" markalarının müvekkili şirket adına tescil tarihinden önce farklı sınıflarda başka firma ve şahıslar tarafından tescil edilmiş olması nedeniyle müvekkili şirkete ait "Corvus" ve "Corpus" markalarının 31.12.2015 tarihine kadar piyasadan toplatılmasını, 31.12.2015 tarihinden sonra piyasada bulunduğu tespit edilmesi halinde 4250 sayılı Kanun'un 7. maddesinin "ç" bendi uyarınca idari para cezası uygulanacağını, davalı Kurum kararının uygulanması halinde telafisi imkansız zararların ortaya çıkacağını, davalı Kurum tarafından müvekkilinin mülkiyetinde olan markaların kullanılmasını engellemek suretiyle muaraza yaratıldığını, bu kararın müvekkilinin marka haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek davalı tarafından yaratılan muarazanın giderilmesini ve müvekkilinin tescilli markalarını kullanmasının usule ve hukuka uygun olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Kurum vekili, yargı yolu, görev ve derdestlik itirazında bulunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, idari bir kurumun almış olduğu bir karardan dolayı adli yargı yolunda çözümü gerektiren bir muarazanın oluşmadığı gibi davacı tarafından da ispat edilemediği, idari yargının görevinde bulunan uyuşmazlığın da, adli yargı yerinde görülmesi olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle HMK'nın 114/1-b ve c maddeleri ile 115/2 maddesi gereğince açılan davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, dosyanın görevli ve yetkili Ankara Nöbetçi İdare Mahkemesi gönderilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi “Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderlerini ödemeye mahkûm eder.” biçiminde düzenlenmiş olup anılan düzenleme adli mahkemeler arasındaki görevsizlik kararlarında, bir diğer ifadeyle “davaya bir başka mahkemede devam edilmesi” halinde uygulanabilir. Ancak, yargı yolu bakımından görevsizlik kararlarından sonra, idare mahkemesinde aynı konuda dava açılsa dahi, bu dava, adli yargı mercilerinde açılan davanın devamı niteliğinde olmayıp, kendine özgü usul kuralları bulunan farklı yargı yerinde yeniden açılan bir dava söz konusudur.
Bu durumda, mahkemece, idare mahkemelerinin görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verildiğine göre, harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden de hüküm kurulması gerekirken, harç ve giderlerin nihai kararda göz önünde bulundurulmasına karar verilmek suretiyle anılan hususlarda hüküm tesis edilmemesi doğru olmamış, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, davalı Kurum vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 08/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/613448300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz