6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muaccel para alacağı ispatlanmadan ihtiyati haciz talebinin reddi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2023/2073 E. 2023/1604 K. · · İlk derece: İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati hacizistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsalİhtiyati haciz usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

İhtiyati haciz talebinde bulunabilmek için İİK 257/1 ve 258/1 uyarınca alacaklının rehinle temin edilmemiş, vadesi gelmiş bir para alacağının varlığını ve haciz sebeplerini mahkemeye kanaat getirecek derecede (yaklaşık ispat düzeyinde) delillendirmesi gerekir. Alacağın varlığı ve miktarı ihtilaflı olup ayrı bir yargılamayı (esas davayı) gerektiriyorsa, delil tespiti raporu gibi takdiri deliller tek başına muaccel bir para alacağının yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlandığını göstermez; bu durumda ihtiyati haciz talebinin reddi gerekir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati haciz talebinde muaccel para alacağının yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanıp kanıtlanmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporu ile maddi ve manevi zarara uğranıldığının her türlü şüpheden uzak şekilde ispat edildiğini, taleplerin yaklaşık olarak ispatlandığını ve ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını ve talebin kabulünü istemiştir.

Gerekçe: İİK 257/1 uyarınca rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir; İİK 258/1 uyarınca alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermekle mecburdur. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur; varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden muaccel veya müeccel bir para alacağı bulunduğu söylenemez. Somut olayda taraflar arasında beton alım satımına ilişkin anlaşma bulunduğu, davacının satın alınan betonun gizli ayıplı olduğu iddiasıyla maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, ayıba ilişkin delil tespiti raporu alındığı ileri sürülmekte ise de, bilirkişi raporu takdiri delil niteliğinde olup mahkemece diğer delillerle birlikte değerlendirilecektir; yargılamanın bulunduğu aşama itibarıyla muaccel alacağın varlığı hususunda duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamamaktadır. Uğranılan zarar miktarı, yapılacak yargılama sonucunda belirlenecek olup eldeki dava kısmi dava olarak açılmış olmakla, bu aşamada muaccel alacağın varlığını ve miktarını belirlemeye yarar kanaat verici delil sunulmadığının kabulü gerekir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Ayıplı mal/eser nedeniyle açılan tazminat davalarında, alacağın miktarı ve varlığı esas yargılamaya bağlıysa, delil tespiti raporunun tek başına ihtiyati haciz için gereken muaccel para alacağının yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlanmasına yetmeyeceğine ilişkin bölgesel ikna edici bir değerlendirme içermektedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati haciz muaccel para alacağı yaklaşık ispat takdiri delil kısmi dava delil tespiti

Atıf yapılan mevzuat: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) — İ.İ.K 257/1İ.İ.K 258/1

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2023/2073

KARAR NO 2023/1604

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 13/07/2023 (Ara Karar)

NUMARASI 2023/492 Esas

TALEP İhtiyati Haciz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 20/10/2023

İhtiyati haciz talebin reddine ilişkin 13/07/2023 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

TALEP

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, taraflar arasında beton alımı yapılması hususunda anlaşma yapıldığını, dava konusu inşaatların bir kısmı tamamlandıktan sonra binalarda beton kalite ve yetersizliğinden, kullanılan betonun gizli ayıplı olmasından kaynaklı hasarlar, binada çatlama ve dökülmeler meydana gelmeye başladığını, müşterilere teslim edilen binalarda oturanların uyarısıyla diğer tamamlanmayan binaların müvekkili firma çalışanları tarafından tespiti üzerinde firma tarafından hasarların giderilmeye çalışıldığını, söz konusu hasarların ne kadar daha devam edeceği ve nasıl sonuçlanacağının belirsiz olduğunu, sürekli tamirat ve tadilat gerektiren bu durumun müvekkili firma açısından oldukça maliyetli olduğunu, işbu dava ikame edilmeden önce dava konusu yapılarda meydana gelen hasar ve dökülmelerin tespiti için İstanbul Anadolu 19.

Sulh Mahkemesi'nin 2021/155 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti davası açıldığını, dosyada alınan uzman bilirkişi tarafından yerinde yapılan inceleme sonunda hazırlanan raporla bahsedilen zararların davalı tarafça temin edilen betondan kaynaklandığının tespit edildiğini,satıcının ağır kusuru sonucu meydana gelen ayıptan doğan seçimlik haklarından; eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme haklarını kullanma zaruriyeti doğduğunu, doğmuş ve doğacak maddi kayıpların tespiti için alanında uzman bilirkişi görevlendirilerek rapor aldırılmasını talep ettiklerini, bilirkişi incelemesi neticesinde arttırmak üzere şimdilik 100.000-TL maddi tazminat talepleri olduğunu, müvekkilinin müşterilerine karşı zor durumda kalarak ekonomik saygınlığının zarar gördüğünü, davalı taraftan 250.000-TL manevi tazminat talep ettiklerini, müvekkilinin alacağını temin edememesi durumunda maddi zararı önlemek amacıyla davalı tarafın üçüncü şahısta olan taşınır veya taşınmaz malları ile alacaklarıyla diğer hakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI

Mahkemece, ihtiyati haciz talep eden tarafın dilekçesi incelendiğinde dilekçe içeriğinin davalı adına kayıtlı tüm taşınır ve taşınmazları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları hakkında borca yeter miktarda ihtiyati haciz kararı verilerek şerh konulmasını talep ettiği anlaşıldığı, dava konusu alacağın yargılamayı gerektirdiği, dava konusu yapıda zarar olduğu tespit edilmiş olsa bile zararın miktarının belli olmaması sebebiyle İİK 257. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığına kanaat getirilerek yerinde görülmeyen ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, işbu dava ikame edilmeden önce dava konusu yapılarda meydana gelen hasar ve dökülmelerin tespiti için İstanbul Anadolu 19. Sulh Mahkemesi'nin 2021/155 D.İş sayılı dosyası ile delil tespiti davası açıldığını, bu dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığının her türlü şüpheden uzak bir şekilde ispat edildiğini, dolayısıyla taleplerin yaklaşık olarak ispat edildiğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için tüm koşulların gerçekleştiğini, mahkemece dayanaktan yoksun, usul ve yasaya aykırı olarak verilen kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürerek ara kararın kaldırılmasını ihtiyati haciz taleplerinin kabulünü talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep, İİK’nın 257 vd. devamı uyarınca ihtiyati haciz istemine ilişkindir. İ.İ.K'nın 257/1.maddesine göre, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz talebinde bulunabilir. İ.İ.K'nın 258/1. maddesinin 2. cümlesine göre: "İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacaklı, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek delilleri göstermeye mecburdur." Bu madde uyarınca İhtiyati haciz talep eden,bir para borcunun alacaklısı olduğunu, borcun rehinle temin edilmediğini ve borcun vadesinin geldiğini kanaat verecek derecede ispat etmek durumundadır. İ.İ.K 257.maddesi hükmü uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için muaccel bir para alacağının bulunması ön koşuldur.

Varlığı ihtilaflı ve tespite muhtaç olan bir alacak talebi yönünden ortada muaccel veya müeccel bir bir para alacağı bulunduğu söylenemeyecektir. Somut olayda; taraflar arasında hazır beton alım satımına ilişkin anlaşma yapıldığı, davacı tarafından satın alınan betonların gizli ayıplı olduğu iddiasıyla maddi manevi tazminat talebinde bulunulduğu,davacı tarafça satılan betonun gizli ayıplı olduğuna ilişkin delil tesbiti raporu alındığı,zararın yaklaşık ispat düzeyinde kanıtlandığı ileri sürülmekte ise de ;bilirkişi raporu takdiri delil olup mahkemece diğer delillerle birlikte değerlendirileceği muaccel alacağın varlığı hususunda yargılamanın bulunduğu aşama itibariyle duraksamadan delil değerlendirmesi yapılamamaktadır.

Uğranılan zarar miktarı var ise yapılacak yargılama neticesinde belirlenecek olup eldeki davanın da kısmi dava olarak açıldığı belirlenmekle bu aşamada muaccel alacağın varlığının ve miktarını belirlemeye yarar kanaat verici delilin sunulmadığının kabulü gerekir. Açıklanan nedenlerle; mahkemece, ihtiyati haciz isteyen tarafça sunulan delillerin bulunduğu aşama itibariyle yaklaşık ispat/kanaat verici delil seviyesinde bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediğinden; istinaf nedenleri yerinde görülmeyen ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 20/10/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/61334 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.