6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İbra oylamasındaki oy yasağı yalnız ortak yöneticileri bağlar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2861 E. 2020/3611 K. · · İlk derece: 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesin

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Gerekçe özeti

Anonim şirkette yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oy kullanma yasağı, ancak şirkette pay sahibi olan yönetim kurulu üyelerini kapsar; şirkette pay sahibi olmayıp yalnızca ortak tüzel kişinin yönetim kurulu üyesi olan kişiler ile yönetim kurulu üyesi olmayan tüzel kişi ortak bu oylamada oy kullanabilir ve bu oylarla alınan ibra kararı yeterli nisapla alınmış sayılır. Kâr payı dağıtılmamasına ilişkin karar, şirketin finansal yapısının kâr payı ödemeye elverişli olduğu belirlendiğinde iptal edilir. Buna karşılık muhalefet şerhi yazdırılmamış kararlar yönünden iptal davası açma koşulu gerçekleşmez.

Ele alınan sorunlar

Yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanma yasağının kişi bakımından kapsamı ve karar nisabı → ret

İddia: Davacı ortaklar, genel kurulda alınan kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak alındığını, yönetim kurulu üyelerinin şirket ve ortaklar zararına eylem içinde bulunduklarını ileri sürerek kararların iptalini istemiştir.

Gerekçe: Oy kullanma yasağı, davalı şirkette pay sahibi olan yönetim kurulu üyeleri bakımından işler; şirkette ortaklığı bulunmayıp yalnızca ortak tüzel kişinin yönetim kurulu üyesi olan kişiler bu kapsamda değildir. Şirkette ortak olan iki yönetici ise kendilerinin ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada oy kullanmamıştır. Genel kurula ortak tüzel kişiyi temsilen katılan kişi yönünden de, tüzel kişi ortak yönetim kurulu üyesi olmadığından ibra oylamasında oy kullanmasına engel bir hâl bulunmamaktadır. Bu durumda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin karar yeterli nisapla alınmış olup iptali gerekmez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Kâr payı dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararının iptali → kabul

Gerekçe: Şirketin finansal yapısının makul ölçüde kâr payı ödemeye uygun olduğu bilirkişi raporuyla belirlendiğinden, kâr payının dağıtılmaması yönündeki kararın iptal edilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Muhalefet şerhi yazdırılmayan kararlar bakımından dava açma koşulu → ret

Gerekçe: Genel kurul toplantısında alınan ilk dört karara davacılar muhalefet şerhi yazdırmadıklarından, bu kararlar yönünden iptal davası açma koşulu gerçekleşmemiştir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Karar, ibra oylamasındaki oy kullanma yasağının kişi bakımından kapsamına — yasağın yalnız pay sahibi yöneticileri bağladığına, ortak tüzel kişinin yöneticilerini ve yönetim kurulu üyesi olmayan tüzel kişi ortağı kapsamadığına — ilişkin ölçüt içermekte ve bu tespit Yargıtay'ca onanmıştır.

Usul tespitleri

Dava şartı
Genel kurul kararının iptali davasında karara muhalefet şerhi yazdırmış olmak dava açma koşuludur

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ibra oy kullanma yasağı karar nisabı genel kurul kararının iptali muhalefet şerhi kâr payı dağıtımı tüzel kişi ortağın temsili

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2019/2861 E.  ,  2020/3611 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 19.07.2017 tarih ve 2016/725 E- 2017/826 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kısmen kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 14.03.2019 tarih ve 2018/379 E- 2019/354 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, davacıların davalı şirkette ortak olduğunu, 01.04.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı olağan genel kurulunda alınan kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak alındığını, yönetim kurulu üyelerinin şirket ve müvekkili ortaklar zararına eylem içerisinde olduklarını, alınan kararlara ilişkin muhalefet şerhleri mevcut olduğunu ileri sürerek 2015 yılı olağan genel kurulunda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacıların müşterilerin neredeyse tamamını ayartmak, kendi kurmuş oldukları Dora Sistem firmasına yönlendirerek davalı şirkete zarar verdiklerini, iddia ettiklerinin aksine kendilerinin ortak ve çalışanları olduğu şirketi ortadan kaldırmak amacıyla başka üçüncü kişilerle işbirliği içinde hareket ettiklerinin dosyalarla sabit olduğunu, alınan tüm kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına uygun olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; genel kurul toplantısında alınan ilk 4 karara davacıların muhalefet şerhi yazdırmadıklarından dava açma koşulunun gerçekleşmediği, 5. gündem maddesi açısından yönetim kurulu üyelerinin kendileri ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrasında oy kullanamayacağı, toplam 43.374 adet paydan yönetim kurulu üyelerinin oy miktarı çıkarıldığında 12.750 adet oyun geçerli olduğu, davacıların payı 8.500 adet olup, bu durumda ibra oylaması 4.250 kabul, 8500 red oyu ile sonuçlanmış olacağından geçerli bir ibra kararının bulunmadığı, bu sebeple yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararının iptali gerektiği, 6. gündem maddesine ilişkin olarak; şirket finansal yapısının mâkul ölçüde kâr payı ödemek için uygun olduğu belirlendiğinden kar payının dağıtılmaması yönündeki kararın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 01.04.2016 tarihli 2015 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 5 ve 6 nolu kararların iptaline, fazla taleplerin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesinde; davalı şirket yönetim kurulu üyeleri olarak Qussama Najjar, Noura Saleh Al Türki,..., ... ve ...’ın 2015 yılında seçildiğini, Qussama Najjar, Noura Saleh Al Türki,...’nin davalı şirkette ortaklıkları bulunmadığını sadece davalı şirketin ortağı olan Nesmal Yatırım Holding AŞ’nin yönetim kurulu üyeleri olduklarını, bu durumda yöneticilerden sadece ... ve ...’in davalı şirketin ortağı olduğu ve bu ortakların da kendileri ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararında oy kullanmadıklarının anlaşıldığı, genel kurulda şirket ortağı Nesmal şirketini temsilen Ahmet Veysi Dağ toplantıya katıldığı, tüzel kişi ortak yönetim kurulu üyesi olmadığından ibra oylamasında Nesmal Yatırım Holding A.Ş.’nin oy kullanmasına engel bir hal bulunmadığı, bu durumda yönetim kurulu üyelerinin ibrası kararının yeterli nisapla alındığı ve iptali gerekmediği, kâr payı dağıtılmamasına ilişkin 6.

maddenin iptali edilmesinde alınan bilirkişi raporu ile isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 01.04.2016 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan (6) nolu kararın iptaline, fazlaya ilişkin iptal isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 10,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 28.09.2020 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/613061700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2018/379 E. 2019/354 K.

YK üyelerinin ibrasında oy yasağı hesabı ve kâr dağıtım kararının iptali

Gerekçe özeti

Anonim şirket genel kurulunda yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin oylamada, TTK 436(2) uyarınca sadece kendi ibrasında oy kullanan YK üyeleri oy yasaklısıdır; YK üyesi olmayan bir ortağın (gerçek veya tüzel kişi) ibra oylamasında oy kullanmasına engel yoktur, bu ortağın oyu nisap hesabına dahil edilir. Kâr payının dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararlarında ise, şirketin mali durumu kâr dağıtımına engel değilse ve dağıtılmama kararı objektif iyiniyet kurallarına dayanmıyorsa, bu karar iptal edilir.

Emsal değeri

Yönetim kurulu üyelerinin ibrası oylamasında oy yasağının kapsamının belirlenmesi (TTK 436/1-2 ayrımı, YK üyesi olmayan ortağın oy hakkının korunması) ve kâr payı dağıtılmaması kararının objektif iyiniyet denetimi bakımından bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: genel kurul kararının iptali yönetim kurulu üyelerinin ibrası oy yasağı TTK 436 kâr payı dağıtılmaması objektif iyiniyet kuralları yedek akçe tüzel kişi ortak dava açma koşulu / muhalefet şerhi

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2018/379

KARAR NO 2019/354

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 19/07/2017

NUMARASI 2016/725 Esas 2017/826 Karar

DAVA

Ticari Şirket (Genel Kurul kararının İptali İstemli)

İSTİNAF karAR TARİHİ : 14/03/2019

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacılar vekili ; şirket içerisinde % 51 hissedarı ... yetkilisi ile diğer ortakların birlikte hareket ederek, şirket içerisinde menfaat grubu oluşturulduğunu,davacıların 01.04.2016 tarihinde yapılan 2015 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına aykırı olarak alındığını ,şirket YK üyelerinin şirket ve müvekkili ortaklar zararına eylem içerisinde olduklarını ,alınan kararlara ilişkin muhalefet şerhleri mevcut olduğunu, 2015 yılı Olağan Genel Kurulunda alınan tüm kararların iptaline karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davalı şirketin ana faaliyet alanının SAP sistemleri ile ilgili uygulama ve iş danışmanlığı ve HP software uygulamaları ve yazılım danışmanlığı olduğu, davacıların müvekkili şirketlerin kendilerinin sorumlu oldukları SAP tarafındaki müşterilerin neredeyse tamamını ayartmak, kendi kurmuş oldukları ... Sistem firmasına yönlendirmek suretiyle müvekkili şirketlere büyük oranda maddi ve manevi zarar verdiklerini, davacılar tarafından gerçekleştirilen fiil ve işlemlerin 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerine aykırılık teşkil ettiğini, iddia ettiklerinin aksine kendilerinin ortak ve çalışanları olduğu şirketi ortadan kaldırmak amacıyla başka üçüncü kişilerle işbirliği içinde hareket ettiklerinin dosyalarla sabit olduğunu, bizatihi ...

tarafına hisselerinin %51'den %20'ye düşürülmesini talep edip, ihtilafı çıkaranın kendileri olduğunu, alınan tüm kararların kanuna ve iyiniyet kurallarına uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, genel kurul toplantısında alınan ilk 4 karar için davacılar muhalefet şerhi yazdırmadıklarından dava açma koşulunun gerçekleşmediği, 5.gündem maddesine ilişkin olarak; somut olayda YK üyelerinin ibrasında oy kullanamayacakların pay adedi 30.624 adet paya tekabül ettiği, toplam 43.374 adet paydan bu miktar çıkarıldığında 12.750 adet paya karşılık oyun geçerli olduğu, davacıların payı 8.500 adet olup, bu durumda ibra oylaması 4.250 kabul/8500 red oyu ile sonuçlanmış olacağından geçerli bir ibra kararının bulunmadığı, 6.gündem maddesine ilişkin olarak; şirket finansal yapısının makul ölçüde kar payı ödemek için uygun olduğu belirlendiğinden kar payının dağıtılmaması yönündeki kararın iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı şirketin 01/04/2016 tarihli 2015 yılına ait olağan genel kurul toplantısında alınan 5 ve 6 nolu kararların iptaline, fazla taleplerin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı vekili; dava konusu genel kurulda kârın dağıtılmamasına ilişkin kararın son derece yerinde olup, dosya kapsamında kanıtlanan haklı ve somut gerekçeler karşısında, şirketin herhangi bir şekilde kâr dağıtımı gerçekleştirmesinin mümkün olmadığını, mahkemenin genel kurulun 6 nolu kararına karşı açılan davanın da reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, TTK 523 maddesinde genel kurula bütün pay sahiplerinin menfaatini dikkate alma yükümlülüğünü verdiğini, dağıtılmayan kârın tam da dağıtılmama gerekçelerine uygun olarak şirketin sermayesine ilave edildiğini,Genel kurulda oy kullananYK üyesi olan ...’nin şirkette herhangi bir ortaklığının bulunmadığını, bu nedenle kendilerine ait paylardan ve oy haklarından bahsedilemeyeceğini, müvekkil şirketin%51 oranındaki pay sahibinin ....

Yatırım Holding AŞ olduğunu, tüm YK üyelerinin de şirket ortağı olarak değerlendirilip, TTK 436/2 fıkrasının uygulama alanı bulacağını ifade etmenin doğru olmadığını, YK üyelerinin, ibra oylamasında üçüncü kişilere ait paylardan doğan oy hakkını temsilci sıfatıyla kullanabildiği, TTK düzenlemesinin “kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamaz” ifadesiyle bu görüşü desteklediğini aşikar olduğunu, dava konusu genel kurulda alınan ve iptali istenen kararların kanun, ana sözleşme ve dürüstlük kurallarına uygun olup kısmen de olsa iptalini gerektirecek hiçbir neden bulunmadığını belirterek, kararın kısmen kabul yönünden olan kısmının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm davacılar tarafından istinaf edilmediğinden genel kurulda alınan 5 ve 6 nolu kararlar dışında hüküm kesinleşmiştir.

Ticaret sicili gazetesinin 5 mart 2015 tarihli nüshasında yayınlanan 10.2.2015 tarihli şirket olağanüstü genel kurulunda şirket yönetim kurulu üyeleri olarak ... ve ...seçilmişlerdir. ... dışındaki üyelerin davalı şirkette ortaklıkları bulunmamaktadır.İptaline karar verilen 5 nolu karar yönetim kurulunun ibrasına ilişkin olup; İbraya ilişkin TTK nun 436(2) maddesi "şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler ,yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişikin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy hakkını kullanamaz."şeklinde düzenlenmiştir.Somut olayda davalı şirketin ortaklık yapısı 12 mart 2013 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiği ve hazırun cetvelinde gösterildiği üzere ;

22. 124 pay ( %51,01) ... Holding ..AŞ ,...,davacılar ... ve ... ,..."dan ibaret olup gerçek kişi paydaşların her biri 4.250 ( %9.80 oranında) pay sahibidir. Davacıların ibra oylamasına red oyu kullandıkları ve muhalif kaldıkları sabit olup her iki davacının red oyu toplamı % 19,6 oranındadır.TTK nun 436(1) maddesinde pay sahibi kendisi ,eşi,alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketi ya da hakimiyetleri altında ki sermaye şirketleri ile şirket arasında ki kişisel işe veya işleme veya herhangibir yargı kurumu ya da hakemde ki davaya ilişkin olan müzakere de oy kullanamaz. Yönetim kurulu üyelerinin ibrası "şahsi bir iş "olarak değerlendirilmesi mümkün değildir. İbra kararı şahsi bir iş olmadığından TTK nun 436(1)maddesinde yazılı kişilerin oy kullanmasına engel bulunmamaktadır.Ancak yönetim kurulu üyesi kendi ibrasında oy kullanamayacağı gibi diğer yönetim kurulu üyesinin ibrasında da oy kullanamayacaktır.Şirket ortakları YK üyelerinin ...

ve ... kendi ibraları ve diğer YK üyeleri için oy kullanamayacakları anlaşılmakla her ikisi de oy yasaklısı olduğundan nisapta dikkate alınmayacak oy oranın %19,6 olduğu ,şirket ortağı ...ın oy kullanmasına engel bir durum olmadığından hesaplamada dikkate alınması gerekmektedir.Ancak ... davalı şirkette pay sahibi değildir. 6762 sayılı kanunun 312/2 maddesindeki YK üyelerinin ortak olması gerektiğine ilişkin zorunluluk TTK 359.maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olup adı geçenlerin YK üyesi seçilmelerinde yasal engel bulunmadığı,davalı şirkette ortak olmadıklarından adlarına kullanabilecekleri yasaklı bir oy bulunmamaktadır.Ancak adı geçenlerin ... Yatırım Holding AŞ nin YK üyeleri olduğu anlaşılmaktadır.

Davaya konu genel kurulda tüzel kişi ortağı temsilen vekaleten ... toplantıya katılmış olup tüzel kişi ortak yönetim kurulu üyesi olmadığından ibra oylamasında ....Yatırım ..AŞ nin oy kullanmasına engel bir hal bulunmamaktadır. Yönetim Kurulu üyesi olmayan ortak ... Yatırım..AŞ nin oy oranı %51,01 olup ,...'ın %9,80 oranında ki oyun da ilavesiyle %61,81 oranı ile yeterli nisap ile YK üyelerinin ibra kararının alındığı ,mahkemece ibra "şahsi bir iş"addedilerek yönetim kurulu üyesi olmayan tüzel kişi ortağın oyu hesaba katılmadan alınan ibra kararının iptaline karar verilmesi doğru olmamıştır.Kaldı ki ...ve ...'in ...Yatırım...AŞ ile ilgisi bulunmamasına rağmen ibra kararının iptalinin bir gerekçesi de yoktur.Dava konusu genel kurulda geçerli bir şekilde alınan yönetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin kararın iptaline karar verilmesi doğru olmadığından 5 nolu kararın iptali isteminin reddine karar verilmesi gerektiğinden hükmün kaldırılması gerekmektedir.İptaline karar verilen 6 nolu karar ise kar payı dağıtımına ilişkin olup TTK nun 523-(2)-b gereği bakiye karın bulunması halinde dağıtılmayıp yedek akçeye ayrılması mümkündür.Ancak anonim ortaklığın bu hakkını keyfi olarak kullanma yetkisi bulunmamaktadır.Genel kurul bu yönde takdir hakkını kullanırken objektif iyiniyet kurallarına uygun davranmalıdır.Yapılan mali incelemelerde şirketin kar payı dağıtımına engel bir durum mevcut olmadığı ,davalı şirketin genel kurul toplantı tarihi ,dava tarihine kadar geçen süreç ,ticari alacakların tahsilinde sorun yaşanmaması ,davalı şirketin 2015 yılı sonu itibariyle raporlanan net dönem karının tümüyle dağıtılmamasına dayanak olabilecek nitelikte fiili gelişmelere rastlanmadığı, finansal gücü ve risk düzeyinin makul miktarda kar dağıtımına elverişli düzeyde olduğu belirlendiği anlaşılmakla ,karın dağıtılmamasına ilişkin 6 nolu kararın iptaline karar verilmesi dosya kapsamına uygun bulunduğundan davalı vekilinin 6 nolu karar hakkında verilen iptal kararına yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiş ilk 4 kararla birlikte 5 nolu kararın da iptal isteminin reddine karar verilmek gerektiğinden hükmün kaldırılarak yeniden hüküm verilmesine ;

kar payı dağıtılmamasına ilişkin 6 nolu kararın iptaline, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleşen kısımları da dikkate alınarak tekrar edilmek suretiyle 1,2,3,4,(5) nolu kararlar hakkındaki iptal isteminin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle:

Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜNE, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/725 E.-2017/826 K. Sayılı ve 19/07/2017 tarihli kararının, HMK.'nun 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA;

"Davanın KISMEN KABULÜNE, İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 1.4.2016 tarihli (2015 yılı) olağan genel kurul toplantısında alınan (6) nolu kararın iptaline,fazlaya ilişkin iptal isteminin reddine"

İlk Derece Yargılamasına İlişkin Olarak; "Alınması gereken 44,40- TL harçtan, davacı tarafından peşin yatırılan 29,20- TL harcın mahsubu ile bakiye 15,20- TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

Davacılar tarafından ödenen 58,40- TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,Davacı tarafından yapılan 135,50- TL teb-müz. masrafından ibaret yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 23-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

Davalı tarafından ödenen 3.000-TL bilirkişi ücreti kar payı dağıtımına ilişkin karar nedeniyle yapıldığından bu isteminde reddine karar verilmekle üzerinde bırakılmasına.

Davacılar vekili için AAÜT uyarınca takdir olunan 1.980- TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı vekili için takdir olunan 1.980-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya ödenmesine,

Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine"

Davalı tarafından yatırılan 35,90 -TL peşin istinaf harcının istek halinde kendisine iadesine,

İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 42-TL posta masrafının davanın kabulü oranında hesaplanan 7,-TL'sinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,

İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 36,10-TL posta masrafının davanın reddi oranında hesaplanan 30-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,

HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.14/03/2019

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.