Kefalet beyanında kefalet tarihinin bulunmamasının kefaleti geçersiz kılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/2488 E. 2020/3590 K. · · İlk derece: 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Kefalet şekle tabi bir akittir; kefalet beyanında kanunun öngördüğü unsurlardan olan kefalet tarihinin bulunmaması kefaleti geçersiz kılar. Şekle tabi akitte şekil eksikliği mahkemece re'sen incelenir; geçersiz kefalet sözleşmesinden kaynaklanan borç sebebiyle kefilin sorumluluğuna gidilemez.
Ele alınan sorunlar
Kefalet beyanında kefalet tarihi bulunmaması nedeniyle kefaletin geçersizliği ve bu hususun mahkemece re'sen incelenmesi → ret
İddia: Davalı, krediyi kullanan dava dışı şirketin ortağı ya da yöneticisi olmadığını, eşinin ticari geleceği tehdit altında olduğu için sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, bu nedenle kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Gerekçe: Davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu sözleşmenin kefalet beyanı kısmında kefalet tarihinin bulunmadığı hususunda ihtilaf yoktur. Akdin sıhhati şekle tabi kılınan hallerde kanunun öngördüğü şekilde yapılmayan akitler geçersiz olup bu husus mahkemece kendiliğinden (re'sen) incelenir; kefalet beyanında tarih bulunmadığından davalının kefaleti geçerli değildir ve bu sözleşmeden kaynaklanan borç sebebiyle davalının sorumluluğuna gidilemez. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kefalet beyanında kefalet tarihinin bulunmamasının kefaleti geçersiz kılması ve bu şekil eksikliğinin mahkemece re'sen incelenmesi bakımından emsal değer taşır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kefalet sözleşmesi↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ şekil şartı↗ kefalet tarihi↗ geçersizlik↗ re'sen inceleme↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/2488 E. , 2020/3590 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 26.04.2018 tarih ve 2017/655 E- 2018/377 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 11.10.2018 tarih ve 2018/1447 E- 2018/1222 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı Kubbe Mekan Yatırımları Ltd. Şti’nin kullandığı genel nakdi ve gayri nakdi krediler için imzalanan sözleşmeyi davalının müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığını, borcun ödenmemesi üzerine borçlulara keşide edilen ihtarnamelere rağmen ödeme yapılmaması üzerine başlatılan icra takibine davalının itirazının haksız olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının krediyi kullanan dava dışı şirketin ortağı ya da yöneticisi olmadığını, eşinin ticari geleceğinin tehdit altında olduğunu düşünerek ticari faaliyetine devam edebilmesi için sözleşmeyi imzalamak zorunda kaldığını, bu sebeple kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davanın reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda, davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu sözleşmenin kefalet beyanı kısmında kefalet tarihi bulunmadığından davalının kefaletinin geçerli olmadığı, bu sözleşmeden kaynaklanan borç sebebiyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine, davalının süresinde kötüniyet tazminatı talebinde bulunmamış olması ve davacının kötüniyetli olarak icra takibi yaptığı hususu ispat edilemediğinden davalının da kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinafa başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince, 21.06.2013 tarihli sözleşmede davalının müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzasının bulunduğu, sözleşmenin kefalet beyanı kısmında kefalet tarihinin bulunmadığı hususlarında ihtilaf bulunmadığı, akdin sıhhatinin şekle tabi kılındığı hallerde kanunun öngördüğü şekilde yapılmayan akitler geçersiz bulunduğundan bu hususun mahkemece kendiliğinden incelenmesinin gerekli olduğu, davalının kefaletinin geçerli olmadığı, dolayısıyla bu sözleşmeden kaynaklanan borç sebebiyle davalının sorumluluğuna gidilemeyeceği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle muhakeme hukukuna ve maddi hukuka uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 18,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, dosyanın İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/613057000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz