Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/651 E. 2020/4303 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin 19.1 maddesi uyarınca, projenin bitiş tarihini izleyen en çok iki ay içinde sonuç raporun verilebileceği, belirlenen bu iki aylık sürenin sözleşmede belirlenmiş süre kapsamında olduğu, davacı tarafından bu iki aylık süre içinde ek süre istendiği, ek süre istemi davalı kurum tarafından itirazsız olarak kabul edildiği, verilen ek süre içinde davacı tarafından sunulan raporda davalı tarafından kabul edildiği dolayısıyla davacının hissesine düşen bedeli isteyebileceği, davacının hissesine düşen bedelin 15.000 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bedin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 278 sayılı Kanun’un 14/c maddesi uyarınca davalı kurum harçtan muaf tutulmuştur. Anılan Kanun maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece davalının harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2949 E. 2019/278 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mazeret dilekçesi · iç yönerge · mazeret · sözleşmeden doğan dava · taşıyan · ibraz · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ce, tüm dosya kapsamına göre; ....08.2011 tarihinde proje yürütücüsü davacı ile davalı kurum arasında "İklim Değişikliği ve Türkiye Çevresel Risk Analizi" başlığını «taşıyan» sözleşme yapıldığı, proje sonuç raporunun proje bitiş tarihini izleyen en çok iki ay içerisinde kuruma sunulmasının gerektiği, 09.01.2009 tarihli araştırma projelerinde uygulanacak idari ve mali esasları düzenleyen «yönergenin» 7. maddesinde proje sözleşmesinde belirtilen bitiş tarihinden sonra ek süre talebinde bulunulamayacağının hüküm altına alındığı, kurumun ... koordinasyon kurulunun 03.03.2010/... sayılı kararı uyarınca proje bitiş tarihinden önce gelmeyen «mazeret dilekçesinin» PTİ ödemelerinde nazara alınmamasına karar verildiği, anılan mevzuat hükümlerinin taraflar arasında yapılan sözleşme tarihinden önce de mevcut bulunduğu, davacının yürütücüsü olduğu projenin süresinin ....08.2011 tarihinde başladığı ....08.2014 tarihinde «son» bulduğu, davacının belirlenen süreye riayet etmeksizin sonuç raporun yazımı için ek süre talebini projenin süresinin bitiminden sonra ....09.2014 tarihinde davalıy …
TL tutarlı PTİ ödemesinin yapılması halinde hak sahiplerinin %50'si davacı, kalan %50'sinin ise dava dış.... ve..... isimli şahıslar olduğu, alacağın «sözleşmeden doğan» nispi hak niteliğinde bulunduğu, davacının proje yürütücüsü olmasına rağmen dava dışı şahısların «temsilcisi» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından bu iki aylık süre içinde ek süre istenmiş, ek süre istemi davalı kurum tarafından itirazsız olarak kabul edilip, davacıya raporu «ibraz» için ek süre verilmiş verilen ek süre içinde davacı tarafından sunulan raporda davalı tarafından kabul edilmiştir.
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/3572 E. 2015/10316 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat sigortası · rücu hakkı · rücuen tahsil · riziko · rücu · sigorta poliçesi · hasar · teminat
Benzer bu kararda… amına göre; davacı tarafça 68248263 nolu poliçenin düzenlendiği, tanzim tarihinin 20.06.2013, başlangıç tarihinin 07.03.2013, bitiş tarihinin ise 30.03.2013 olduğu, «hasarın» 24.04.2013 tarihinde tespit edildiği, buna göre hasar ve «riziko» gerçekleştikten sonra poliçenin oluşturulduğu, hasarın gerçekleşmesinden sonra düzenlenen «sigorta poliçesine» dayanılarak «rücu hakkının» bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «nakliyat sigortasına» dayanılarak «rücuen tahsil» amacıyla yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, sunulan her iki poliçe değerlendirilerek meydana gelen «hasarın» «teminat» altına alınıp alınmadığının ve davalının sorumlu olup olmadığının belirlenmesi gerekirken, sadece 68248263 nolu poliçe hükümlerine göre değerlendirme yapılması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
E.Sigorta Poliçesi'nin dava konusu taşımayı «teminat» altına almadığını, poliçede gemi isminin farklı gösterildiğini savunmuştur.
-
Tasarımın tecavüzün tespiti ve meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3924 E. 2014/6387 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/651 E. , 2020/4303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 30.10.2019 tarih ve 2019/124-2019/457 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı kurum arasında "İklim Değişikliği ve Türkiye Çevresel Risk Analizi" isimli proje sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği sonuç raporunun 15.10.2014 tarihine kadar kuruma sunulacağını, 15.09.2014 tarihinde proje yazımı için davacı tarafından bir buçuk aylık ek süre talebinde bulunulduğunu, istemin kurum tarafından uygun bulunduğunu ve 30.11.2014 tarihine kadar ek süre verildiğini, verilen süre içerisinde raporun tamamlanıp kuruma sunulduğunu ve kurum tarafından kabul edildiğini, ancak sözleşme uyarınca ödenmesi gereken proje teşvik ikramiyesinin (PTİ) sonuç raporun geç gönderilmesi nedeni ile ödenmediğini, projedeki ek süre talebinin müvekkilinin kusurundan değil sonuçları daha da iyileştirme çabasından dolayı gerçekleştiğini, araştırma projelerinde uygulanacak idari ve mali esasların 5.1 K maddesinde sözleşmede belirtilen proje bitiş tarihinden "ek süre dahil" sonra sadece PTİ ödemelerinin yapılabileceğini ifade edildiğini, süre uzatımı ile birlikte projeden doğan tüm hakların da uzatıldığını, eğer diğer mali haklar da uzatılmıyor ise açıkça bildirilmesi gerektiğini, üç yıllık çalışma sonucunda hazırlanan 343 sayfalık sonuç raporunun hiçbir eleştiri ve eksik olmadan alınan ek süre içerisinde sunulmuş olmasına karşın proje teşvik ikramiyesinin ödenmemesinin haksız ve sözleşmeye aykırı olduğunu, davalının ikramiye ödenmemesine ilişkin gerekçesi ile proje amacının çeliştiğini, kurumun haklarını kullanırken dürüstlük kuralına aykırı davrandığını, müvekkilinin hukuken korunması gereken haklı güveni olduğunu ileri sürerek, sözleşmeden doğan 26.250,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı kurum vekili, proje teşvik ikramiyelerinin projede çalışan yürütücü, araştırmacı ve danışmanlara verilebildiğini, söz konusu projede davacı dışında üç farklı proje çalışanı olduğunu, davacının diğer proje çalışanları adına dava açma yetkisinin bulunmadığını, davacının istemi kabul edilecek bulunsaydı dahi hakkının 15.000,00 TL olabileceğini, fazla miktar için dava açma hakkının bulunmadığını, müvekkili ve davacı arasındaki projenin 15.08.2011 tarihinde yürürlüğe alındığını, 15.08.2014 tarihinde sona erdiğini, sözleşme gereği sonuç raporunun proje bitiş tarihinden sonra iki aylık süre içerisinde tamamlanıp kuruma sunulması gerektiğini, proje bitiş tarihinden sonra verilen mazeret dilekçeleri kabul edilse bile PTİ ödemelerde dikkate alınmayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin 19.1 maddesi uyarınca, projenin bitiş tarihini izleyen en çok iki ay içinde sonuç raporun verilebileceği, belirlenen bu iki aylık sürenin sözleşmede belirlenmiş süre kapsamında olduğu, davacı tarafından bu iki aylık süre içinde ek süre istendiği, ek süre istemi davalı kurum tarafından itirazsız olarak kabul edildiği, verilen ek süre içinde davacı tarafından sunulan raporda davalı tarafından kabul edildiği dolayısıyla davacının hissesine düşen bedeli isteyebileceği, davacının hissesine düşen bedelin 15.000 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bedin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 278 sayılı Kanun’un 14/c maddesi uyarınca davalı kurum harçtan muaf tutulmuştur. Anılan Kanun maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen mahkemece davalının harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş, hükmün bu yönden bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, kararın hüküm fıkrasının 2. bendi çıkartılarak yerine “2-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına” ibaresinin eklenmesine ve hüküm fıkrasının 6. bendi çıkartılarak yerine “6- Davacı tarafından yatırılan 448,39.-T TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine” ibarelerinin eklenmesine, kararın bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612645500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz