Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2020/388 E. 2020/4262 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
re'sen gözetilme↗ tüketici işlemi↗ güven kurumu↗ mirasçılık↗ tmsf↗ kamu düzeni↗ hak düşürücü süre↗ fer'i müdahil↗ görevsizlik kararı↗ havale↗ zamanaşımı↗ husumet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; güven kurumu olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off-shore'a yönlendirdiği ve kendisine havale görünümlü mevduat temin ettiği, Yurtbank A.Ş'ye 21/12/1999 tarihinde el konulduğu, davacının yatırdığı paraya karşılık ödeme yapıldığına dair herhangi bir makbuz veya belgeye rastlanmadığı, davacının alacağının zamanaşımına uğramadığı, bilirkişi tarafından hesaplanan davacı alacağından davalının sorumlu olduğu davacı ...'in 02/04/2018 tarihinde vefat ettiği; yasal mirasçıların davacı sıfatını kazandığı gerekçeleriyle husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreye dair itirazların reddine davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
I- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. 28.05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/1-k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/1-l bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmıştır. 6502 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinde yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, 18.04.2014 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada, 09.07.2018 tarihinde tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 07.09.2018 tarihinde kesinleşmiş, davaya tüketici mahkmesinde devam olunarak davanın esası hakkında hüküm tesis edilmiştir. Ancak, davanın açıldığı tarih ve 6502 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesi dikkate alındığında, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda HMK'nın 1. maddesi uyarınca görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği gibi, temyiz edilmeksizin kesinleşen asliye ticaret mahkemesi kararının tüketici mahkmesini bağlamayacağı hususu da gözden kaçırılarak işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
II- Bozma sebep ve şekline göre davalı ve fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15793 E. 2016/9616 K.
Ortak:tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · husumet · görevli mahkeme · dava şartı · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, 18.04.2014 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada, 09.07.2018 tarihinde tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 07.09.2018 tarihinde kesinleşmiş, davaya tüketici mahkmesinde devam olunarak davanın esası hakkında hüküm tesis edilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off-shore'a yönlendirdiği ve kendisine «havale» görünümlü mevduat temin ettiği, Yurtbank A.Ş'ye 21/12/1999 tarihinde el konulduğu, davacının yatırdığı paraya karşılık ödeme yapıldığına dair herhangi bir makbuz veya belgeye rastlanmadığı, davacının alacağının «zamanaşımına» uğramadığı, bilirkişi tarafından hesaplanan davacı alacağından davalının sorumlu olduğu davacı ...'in 02/04/2018 tarihinde vefat ettiği; yasal «mirasçıların» davacı sıfatını kazandığı gerekçeleriyle «husumet», zamanaşımı ve «hak düşürücü süreye» dair itirazların reddine davanın kabulüne karar verilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Benzer bu karardaSomut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «temliknamelere» göre davacının temlik aldığı alacağının aslında temlik eden tarafından davadan önce bankaya temlik edildiği anlaşıldığından davacının davada aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · aktif husumet yokluğu · alacağın temliki · aktif husumet · temlik · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; «temliknamelere» göre davacının temlik aldığı alacağının aslında temlik eden tarafından davadan önce bankaya temlik edildiği anlaşıldığından davacının davada aktif dava «ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesiyle; davanın «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Somut olayda; davanın açıldığı 24.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının «alacağını temlik» aldığı şahsın ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
1- Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11160 E. 2016/5902 K.
Ortak:tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, 18.04.2014 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada, 09.07.2018 tarihinde tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 07.09.2018 tarihinde kesinleşmiş, davaya tüketici mahkmesinde devam olunarak davanın esası hakkında hüküm tesis edilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa …
Benzer bu kararda… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi
Benzer bu kararda… 08.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12816 E. 2016/6671 K.
Ortak:tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, 18.04.2014 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada, 09.07.2018 tarihinde tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 07.09.2018 tarihinde kesinleşmiş, davaya tüketici mahkmesinde devam olunarak davanın esası hakkında hüküm tesis edilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa …
Benzer bu kararda… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · feri müdahil
Benzer bu karardaKararı, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekili temyiz etmiştir.
… 09.06.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilmeksizin «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı banka vekili, «feri müdahil» ... vekili ve feri müdahil ... vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
5 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5023 E. 2017/6684 K.
Ortak:tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, 18.04.2014 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada, 09.07.2018 tarihinde tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 07.09.2018 tarihinde kesinleşmiş, davaya tüketici mahkmesinde devam olunarak davanın esası hakkında hüküm tesis edilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa …
Benzer bu kararda… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasının engelleyemeyeceğine değinilmiştir.
… le tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma simsarlık, sigorta, vekâlet bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi
Benzer bu kararda… 1.12.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacıların ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1841 E. 2018/6187 K.
Ortak:tüketici işlemi · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaSomut olayda, 18.04.2014 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada, 09.07.2018 tarihinde tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 07.09.2018 tarihinde kesinleşmiş, davaya tüketici mahkmesinde devam olunarak davanın esası hakkında hüküm tesis edilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa …
Benzer bu kararda… sı Hakkında Kanun'un 3/1-k maddesinde tüketicinin; “ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade edeceği, 3/1-l maddesinde ise «tüketici işleminin»; “mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade edeceği düzenlenmiş, aynı Yasa'nın 73/1 maddesinde de; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalara bakmaya tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:poliçe özel şartı · mutlak ticari dava · özel dava şartı · sigorta tazminatı · sigorta sözleşmesi · fesih · usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki ilişkinin ikale olarak değerlendirilmesi gerektiği, söz konusu durumun «poliçe özel şartlarının» 5.3.2-e bendinde düzenlenen haklı veya geçerli nedenle «fesih» olmadığı, bu nedenle davanın poliçe kapsamındaki tazminat talebinin reddinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Belirtilen düzenlemeler karşısında, «sigorta sözleşmelerinin» ...'da düzenlenmiş olması nedeniyle davanın «mutlak ticari» dava olduğunun kabulü ile davanın ticaret mahkemesinde görülmesine imkan bulunmadığı açıktır.
1- Dava, Gelir Koruma Sigortası Poliçesine dayalı olarak «sigorta tazminatının» tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Bu itibarla, mahkemece; yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca tüketici konumundaki davacı tarafından açılan işbu davada tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gözetilerek mahkemenin «görevsizliği» nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12311 E. 2015/11323 K.
Ortak:tüketici işlemi · havale · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off-shore'a yönlendirdiği ve kendisine «havale» görünümlü mevduat temin ettiği, Yurtbank A.Ş'ye 21/12/1999 tarihinde el konulduğu, davacının yatırdığı paraya karşılık ödeme yapıldığına dair herhangi bir makbuz veya belgeye rastlanmadığı, davacının alacağının «zamanaşımına» uğramadığı, bilirkişi tarafından hesaplanan davacı alacağından davalının sorumlu olduğu davacı ...'in 02/04/2018 tarihinde vefat ettiği; yasal «mirasçıların» davacı sıfatını kazandığı gerekçeleriyle «husumet», zamanaşımı ve «hak düşürücü süreye» dair itirazların reddine davanın kabulüne karar verilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa …
Benzer bu kararda… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemin «tüketici işlemi» olarak tanımladığı, aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Dava, «havale» ile gönderilen paranın, havale alıcısı dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, «bankacılık sözleşmelerinden doğan» uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
6100 sayılı TTK’nın 5. maddesi uyarınca, bu davalarda «görevli» mahkeme, asliye ticaret mahkemesi olup, mahkemece, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık sözleşmesi · sözleşmeden doğan dava · üçüncü kişi · usulden reddi
Benzer bu karardaDava, «havale» ile gönderilen paranın, havale alıcısı dışında «üçüncü kişiye» ödenmesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece, «bankacılık sözleşmelerinden doğan» uyuşmazlıklarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemin «tüketici işlemi» olarak tanımladığı, aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğunun belirlendiği gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
6100 sayılı TTK’nın 5. maddesi uyarınca, bu davalarda «görevli» mahkeme, asliye ticaret mahkemesi olup, mahkemece, davanın esasına girilerek karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15254 E. 2016/6540 K.
Ortak:tüketici işlemi · kamu düzeni · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaSomut olayda, 18.04.2014 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada, 09.07.2018 tarihinde tüketici mahkemesinin «görevli» olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 07.09.2018 tarihinde kesinleşmiş, davaya tüketici mahkmesinde devam olunarak davanın esası hakkında hüküm tesis edilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa …
Benzer bu kararda… 03.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi · yasal faiz · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ... yönünden davanın kabulüne, 14.000 TL'nin 26.11.2009 tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı ...'ın bir alacağı bulunmadığından bu davacı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
1- Mahkemece, verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ...'ın dilekçesi temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içinde rastlanmamıştır.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434 ncü maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
… 03.07.2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu hususu gözetilerek «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/510 E. 2017/3547 K.
Ortak:re'sen gözetilme · tüketici işlemi · kamu düzeni · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durumda HMK'nın 1. maddesi uyarınca görev hususu «kamu düzenine» ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» gibi, temyiz edilmeksizin kesinleşen asliye ticaret mahkemesi kararının tüketici mahkmesini bağlamayacağı hususu da gözden kaçırılarak işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
… tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" «tüketici işlemi» olarak tanımlanmıştır.
Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa …
Benzer bu karardaAynı yasanın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu belirtilmiş, 83/2. maddesinde ise taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin «tüketici işlemi» sayılmasını ve 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğine değinilmiştir.
HMK'nın 1. maddesinde ise görev hususunun «kamu düzenine» ilişkin olduğu, mahkemece yargılamanın her aşamasında re'«sen gözetileceği» düzenlenmiştir.
… 31/10/2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu gözetilmeksizin işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bankacılık işlemi
Benzer bu kararda… 31/10/2014 tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa'nın yürürlükte olduğu, davacının ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket etmesi nedeniyle tüketici, dava konusu «bankacılık işleminin» de «tüketici işlemi» sayıldığı, yukarıda belirtilen yasa hükümleri uyarınca davaya bakma hususunda tüketici mahkemelerinin «görevli» olduğu gözetilmeksizin işin esasının incelenip yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2020/388 E. , 2020/4262 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Tüketici Mahkemesi'nce bozmaya uyularak verilen 22.10.2019 tarih ve 2018/497 E. -2019/874 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesinin davalı ...Ş vekili ve fer'i müdahil TMSF vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 32.970 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin ... A.Ş personelinin teşvik ve yönlendirmesi üzerine ... Şubesi vasıtasıyla off-shore hesabına 13.12.1999 tarihinde %80 faiz oranı üzerinden 14.250,00 TL yatırdığını, bankaya el konulunca mevduatın çekilemediğini ileri sürerek 14.250,00 TL'nin vade sonuna kadar %80 faiz, vade sonundan itibaren akdi faizden az olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı ...Ş vekili, davanın TMSF ve OYAK'a ihbar edilmesini ve davanın reddini istemiştir.
Fer'i müdahil TMSF vekili, fer'i müdahale talebinde bulunduklarını, banka ile ... Off Shore Ltd.'nin farklı tüzel kişiliklere sahip kuruluşlar olduğundan bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davacının bilgisi dışında işlem yapılması ve yanıltılmasının söz konusu olmadığını, davacının kendisinden beklenen özeni göstermemesi nedeniyle riske girmesinden bankanın sorumlu tutulamayacağını, Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. nezdindeki mevduatlar için bankanın herhangi bir garantisinin bulunmadığını, bankanın vekalet görevini yerine getirdiğini, davacının hesap cüzdanı aldıktan sonra itirazda bulunmadığını ve davacının havale ettiği tutarın 13.000.- TL olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil OYAK vekili, müvekkili kurumun davalı bankanın borçlarını üstlenmediğini, davanın asıl muhatap olan TMSF'ye tevcih edilmesini, bu talebinin kabul edilmemesi halinde ileride müvekkil kurumun hak kaybına ve zarara uğramasına önlemek üzere davaya davalı yan yanında fer'i müdahil olarak katılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; güven kurumu olarak faaliyet gösteren davalı bankanın müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off-shore'a yönlendirdiği ve kendisine havale görünümlü mevduat temin ettiği, Yurtbank A.Ş'ye 21/12/1999 tarihinde el konulduğu, davacının yatırdığı paraya karşılık ödeme yapıldığına dair herhangi bir makbuz veya belgeye rastlanmadığı, davacının alacağının zamanaşımına uğramadığı, bilirkişi tarafından hesaplanan davacı alacağından davalının sorumlu olduğu davacı ...'in 02/04/2018 tarihinde vefat ettiği; yasal mirasçıların davacı sıfatını kazandığı gerekçeleriyle husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreye dair itirazların reddine davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ...Ş vekili ve fer’i müdahil TMSF vekili temyiz etmiştir.
I- Dava, bankacılık işleminden kaynaklanan alacak istemine ilişkindir.
28. 05.2014 tarihi itibariyle yürürlüğe giren 6502 sayılı Yasa'nın 3/1-k bendinde "Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişi" tüketici, 3/1-l bendinde ise "Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlem" tüketici işlemi olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasa'nın 73/1. maddesinde tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemelerinin görevli olduğu belirtilmiş, 83/2.
maddesinde ise, taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemlerle ilgili diğer kanunlarda hüküm olması halinde dahi, 6502 sayılı Yasa'nın görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanacağı belirtilerek, maddenin özel hüküm niteliğinde olduğu vurgulanmıştır. 6502 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesinde yasanın yürürlüğü sonrası açılacak davalarda usul kurallarının derhal uygulanması gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Somut olayda, 18.04.2014 tarihinde Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davada, 09.07.2018 tarihinde tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş ve karar temyiz edilmeksizin 07.09.2018 tarihinde kesinleşmiş, davaya tüketici mahkmesinde devam olunarak davanın esası hakkında hüküm tesis edilmiştir. Ancak, davanın açıldığı tarih ve 6502 sayılı Yasa'nın geçici 1. maddesi dikkate alındığında, mahkemece görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamıştır. Bu durumda HMK'nın 1. maddesi uyarınca görev hususu kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın her aşamasında re'sen gözetileceği gibi, temyiz edilmeksizin kesinleşen asliye ticaret mahkemesi kararının tüketici mahkmesini bağlamayacağı hususu da gözden kaçırılarak işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamış hükmün re’sen bozulması gerekmiştir.
II- Bozma sebep ve şekline göre davalı ve fer'i müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (I) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın res’en BOZULMASINA, (II) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekili ile davalının yanında feri müdahil olarak davaya katılan TMSF vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı ...Ş'ye iadesine, 20.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/612413900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz